
Charles Bronson
Paul Kersey

Kişisel adalet savaşı veren Paul Kersey'nin hikayesini anlatıyor. Başarılı bir travma cerrahı olan Paul, kendini diğer insanların hayatını kurtarmaya adamıştır. Stresli işi dışında ise sevgi dolu bir aile babasıdır. Fakat bu düzen bir trajedi ile değişir. Evine düzenlenen saldırı sonrası eşi ölür, kızı ise komada yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu olaydan sonra Paul, mesleki yeteneğini kullanarak bambaşka bir insana dönüşür. Ne pahasına olursa olsun intikamını almaya kararlıdır.

Charles Bronson
Paul Kersey

Hope Lange
Joanna Kersey

Vincent Gardenia
Frank Ochoa

Steven Keats
Jack Toby

William Redfield
Sam Kreutzer

Stuart Margolin
Aimes Jainchill

Stephen Elliott
Police Commissioner

Kathleen Tolan
Carol Toby

Jack Wallace
Hank

Fred J. Scollay
District Attorney
Chris Gampel
Ives

Robert Kya-Hill
Joe Charles

Edward Grover
Lt. Briggs

Jeff Goldblum
Freak #1
Christopher Logan
Freak #2

Frank Castle intikamın ötesinde bir anlam ararken; beklenmedik bir güç onu yeniden savaşın tam ortasına çekiyor.

Geçmişinin ızdırabıyla yaşayan Clean adında bir çöpçü, sakin bir kefaret hayatı yaşamaya teşebbüs eder. Ancak çok geçmeden kendisini geçmişinin şiddetiyle uzlaşmak zorunda kalmış halde bulur.

Val Resnick ve Porter geleceğe dair büyük umutlar besleyen iki soyguncudur. Çalmayı hayal ettikleri büyük mebladaki bir parayla hayatların sonuna kadar lüks içinde yaşamayı istemektedirler. Soygun gerçekleştirdikten sonra Porter’a ihanet eden Val, korkunç bir kan davasının fitilini ateşler. Porter ise bu ihaneti sineye çekmeyi düşünmemektedir. İki eski dost arasında amansız bir mücadele başlayacaktır. Komplo Teorisi ve Los Angeles Sırları gibi filmlerin senaryosunu yazan Brain Helgeland’ın bir yönetmen olarak ilk filmi olan Payback, Richard Stark’ın ‘Avcı’ adlı kitabından sinemaya uyarlandı.

Yaşlı kurt Michael Caine’in başrolünü oynadığı müthiş bir gerilim-aksiyon ile karşı karşıyayız.Harry Brown acımasızca öldürülen çok eski bir dostunun intikamını almak için adeta kendini yeniden yaratır ve her tehlikeyi göze alır. Kendisi zaten eski bir gizli servis personelidir. Şimdi ise, sıra kendi adalet anlayışını bu insan sürülerine zorla kabul ettirme amacındadır ve intikam mutlaka alınacaktır.

Haksızlıklara karşı katı bir San Fransisco dedektifi olan Harry, bir takım olaylar yatışana kadar şehir dışında bir göreve verilir fakat Harry nereye giderse gitsin, olaylar onu bulmaktadır. Harry Callahan artık yaşlanmaya başlamıştır, herşey kirlenmiştir ve dünya kötüye gitmektedir. Callahan, bir tecavüz olayının peşindedir.

Paul Kersey (Charles Bronson), Los Angeles'a taşındıktan sonra sakin bir hayat sürmeye çalışmaktadır. Ancak, geçmişin gölgesi onu bir kez daha bulur. Evine giren bir grup suçlu, Paul'un kızını öldürür ve ev arkadaşına tecavüz eder. Bu trajedi, Paul'u bir kez daha adaleti kendi elleriyle sağlamaya iteler. Polisin suçluları yakalamakta yetersiz kalması üzerine, Paul Kersey silahlarını kuşanır ve Los Angeles'ın tehlikeli sokaklarında suçlulara karşı acımasız bir savaş başlatır. Her bir suçlu, Paul'un intikam listesinde yerini alır ve Paul, adaleti sağlamak için her türlü riski göze alır.

Paul Kersey (Charles Bronson), bir kez daha adaleti kendi sağlamak zorunda kalır. Bu sefer, New York'un suçla boğuşan bir mahallesinde, masum insanların güvenliğini sağlamak için savaşır. Paul, eski bir arkadaşını ziyarete gittiğinde, onun bir sokak çetesi tarafından öldürüldüğünü öğrenir. Mahallede terör estiren çete, sakinleri korku içinde yaşamaya zorlamaktadır. Polis, çeteyi durdurmakta yetersiz kalınca, Paul Kersey bir kez daha silahlarını kuşanır. Çeteye karşı acımasız bir savaş başlatan Paul, mahalle sakinlerinin de desteğini alarak suçlulara karşı amansız bir mücadele verir.

Yer Brooklyn, zaman şimdi ve polisimiz bu mahallede doğmuş ve büyümüş Gino Felino (Seagal). Gino, hayatı boyunca birçok şey görmüştür, ama bazı şeyleri kabul edememektedir. Çocukluktan beri tanıdığı mahallenin kötü çocuğu (William Forsythe), şimdi de Brooklyn'in sokaklarını bir savaş alanına çevirmektedir. O, tam anlamıyla serbest bırakılmış çılgın bir doberman gibidir. Gino için onu hapishaneye göndermek, çok büyük bir zevk olacaktır. Ama bunu yapabilmek için, ilk önce onu yakalaması gerekmektedir.

Californialı sahtekar politikacılar tetikçileri aracılığıyla Los Angeleslı dedektif Mason Storm'u vurup sonra da ölüme terkettiler. Fakat çok yakında Mason'u öldürmenin ne kadar zor olduğunu anlayacaklar. Steven Seagal bu filmle, Nico: Above The Law filmindeki başarısını ikiye katladı. Mason, yedi yıl boyunca koma-bakım ünitesinde kalmıştı. Şimdi Mason bir tek şey için geliyor: Öç almak. Komada kaldığı süre içerisinde bir hemşireden (Kelly LeBrock) destek alan Mason, öcünü almak için kolları sıvar.

Mafya hesaplaşmaları, kanlı pazarlıklar ve bir polis. Birtakım yanlışlara göz açtırmayan müthiş bir dövüşçü.. Ancak bu sefer doğru bildiği yolda çok büyük engeller var..

Tam 30 yaşına kadar, kendisini annesinden çok küçük yaşta almış Bart adlı adamın ofisinin altındaki küçük bir depoda yaşayan Danny, bir öldürme makinesi olarak eğtilmiştir. Tüm hayatı yaşadığı bu yeraltındaki odadır. Ve ne zaman ihtiyaç duysa Bart'a onun öğrettiği şekilde hizmet etmektedir. Hayatını para satarak kazanan bir tefeci olan Bart, borç verdiği insanlar geri ödemekte zorluk çektiklerinde ya da geciktiklerinde Danny'yi devreye sokar. Onu bir köpek gibi yetiştirmiştir ve her fırsatta silahı olarak kullanmaktadır. Ta ki Bart bir gün kin tutan müşterilerinden biri tarafından tuzağa düşürülene dek. Danny, bu olaydan sonra kendisini sahiplenen sanatçı Sam ve üvey kızı Victoria'nın yanında sevginin ne olduğunu öğrenirken, Bart'ın öldüğüne inanmaktadır. Fakat Bart ölmemiştir; 'köpeğini' geri almak için döndüğünde Danny'nin eski ve yeni hayatı birbirine girer.

"Sürücü" işinin uzmanıdır : o soygunlardan kaçış için nadir bir araba sürücüsüdür. Onun olağanüstü bu yeteneği yakalanmasına engel olmuştu. Polisten başarılı bir kaçış sonrasında, kendinden emin dedektifin birincil hedefi "Sürücü"yü yakalamaktır. Onlar, çetenin soygun sonrası mahkum edilmesine yardım etmesi karşığında bağışlanacağı vaad edilir. Sürücü dedektifi yanıltmak için "Oyuncu" ( Isabelle )'dan yardım istedi.

Dedektif ve Müfettiş Lee, Hong Kong polisine bağlı uzak doğu dövüşleri konusunda rakip tanımayan son derece başarılı bir polis memurudur. Hayatta en çok değer verdiği varlık ABD'ye Çin Konsolosu olarak atanan çok saygı duyduğu bir bürokratın 11 yaşındaki kızı Soo Yung'dur. Soo Yung içinde Lee, en iyi dostu ve koruyucu meleğidir. Fakat, Çin Konsolosu, ABD'ye gidip yeni görevine başladıktan kısa bir süre sonra, Soo Yung kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırılır. Bunun üzerine Lee, Amerika'ya gönderilerek Soo Yung'u bu kişilerin elinden kurtarmakla görevlendirilir. Lee, Amerika'da hiç ummadığı bir durum ile karşılaşır. FBI, LAPD dedektiflerinden biri olan James Carter'ı (C. Tucker) da bu iş için görevlendirmiştir. Carter, sorumsuzluğu, vurdumduymazlığı ile çalıştığı kişiler için bir kabustur. Fakat FBI'ın amacı bir yabancı olan Carter'ı kendi işlerine karıştırmamaktır.

Çin gizli servisinin bir mensubu, özel görevle Paris'e gönderilir. Burada, cinayeti de içeren bir dizi karmaşık olayla karşılaşır. Kahramandan ziyade anti-kahramana yakın bir portre çizen adamımız, bir sır yumağını çözmek yolunda Paris'in altını üstüne getirecektir. Filmde, çocuğunu arayan Nebraskalı bir kadın rolünde karşımıza çıkan Bridget Fonda'dan tutun da, Paris'i bir fon olarak kullanmaktan öte amaç gütmeyen sahnelerine kadar herşey, ayağı yere basan bir senaryonun gerektirdiklerine alabildiğine uzak. Diyebiliriz ki senarist ve yapımcı kimliğiyle filme damgasını vuran Luc Besson, Jet Li'li güzel dövüş koreografileri dışında pek bir şeye aldırmadan, kung-fu motiflerinin olabildiğince çoğunu içeren bir film çekmiş... Çok aksiyon, çok Paris, çok abartı...

New York yakınlarında, New Jersey çevresinde yalnızca polislerin oturduğu gelişmiş ve çok güvenli bir semt vardır. Yıllar önce güvenliklerini sağlamak amacıyla burayı satın almışlar ve yerleşmişlerdir. Ancak arazi mafya tarafından polislere mafyanın işlerine karışmamaları şartı ile verilmiş. Yıllarca bu böyle sürüp gitmiş ta ki yılın polisi seçilen genç memur Babbitt pis bir işe karışıp, yanlışlıkla iki zenci genci öldürene kadar. Bu olay üzerine halkın sinirlerini yatıştırmak için başkomiser bir senaryo hazırlayarak Babbitt'i herkesin gözü önünde öldürtür. Bunun üzerine bölge şerifi bu olaylardan şüphelenir ve araştırmaya başlar. Ve işler bir anda kontrolden çıkar.

Motor sesleri ve kükremeleri arasında "Yıldırım Günleri", bugüne kadar çekilmiş en muhteşem profesyonel araba yarışı filmi. Kazanma hırsıyla gözü dönmüş yarışçı Cole Trickle'ı Tom Cruise canlandırıyor. İş adamı Tim Daland tarafından keşfedilen Cole, efsanevi takım kaptanı Harry Hogge ile Daytona 500'deki Winston Kupası'na katılmak üzere biraraya gelir. Korkunç bir kaza Cole'un kariyerini noktalar ve hasar gören sinirlerinin yeniden canlanması, yeniden yarışması, kazanması ve yarışma sevincini kazanması için güzel doktorun yardımına ihtiyacı vardır...

Genç Vito Corleone, Amerika'ya yeni gelmiştir. 1917 yılında, New York şehri'nin yerel mafyalarından birinin liderini öldürünce saygınlık kazanır ve korkulan biri haline gelir.Bu arada, 50 yıl sonra, Michael Corleone, Washington'da senato komitesine aile işleriyle ilgili ifade vermektedir.1972 yapımı ilk filmin devamı niteliğinde, yine yazar Mario Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola'nın yaratıcı ellerinden çıkmış usta işi bir yapım. Eleştirmenler tarafından, önceki filmden daha başarılı bulunan az sayıdaki devam filminden biri olarak kabul ediliyor.

Oldukça bunalmış görüntüsüyle hayattan bezdiğini ve yaptığı işten sıkıldığını fazlaca belli eden Jack Mosley'e yine kimsenin istemediği bir iş kalmıştır. Koruma altındaki çenesi düşük bir tanığı, polis karakolundan sadece 16 blok ilerde olan mahkeme salonuna götürmek. Genç adamın gevezeliği tek başına çekilmezken işin içine tanığın mahkemeye çıkmamasını sağlayacak olan mafya üyeleri de girince 16 blokluk yol tam bir cehenneme döner.

Doc McCoy, Jack Benyon adlı bir gangsterin yardımıyla Meksika'daki bir hapishaneden çıkar. Jack'in Doc'a yardım etmesinin nedeni, büyük bir soygun işinde ona ihtiyaç duymasıdır. Doc'ın eşi Carol ve Jack'in adamlarının yardımıyla soygun gerçekleştirilir ama bu sırada bir koruma öldürülmüştür. Kısa sürede işler karışır ve Doc aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayacaktır.

McCall gizemli geçmişini geride bırakıp, sakin ve sessiz bir yaşama doğru yelken açar. Fakat acımasız Rus mafyasının kontrolü altındaki Teri isimli genç kızla tanıştığında onun içinde bulunduğu duruma kayıtsız kalamaz. Kendi kendisini emekli etmiş olan McCall, içindeki adalet duygusunun peşinden giderek Teri'ye yardım edecektir. Çünkü adaletin temsili olarak güçsüzün yanındadır...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir