
Beata Tyszkiewicz
Beata

Wajda's homage to Zbigniew Cybulski, the "Polish James Dean" who starred in the director's ASHES AND DIAMONDS and died young. The movie follows the tribulations of a director attempting to make a movie with a Cybulski-like star who never shows up.

Beata Tyszkiewicz
Beata

Elżbieta Czyżewska
Ela

Andrzej Łapicki
Andrzej

Daniel Olbrychski
Daniel

Witold Holtz
Witek

Małgorzata Potocka
"Mała"

Elżbieta Kępińska
Ateneum Actress

Bogumił Kobiela
Bobek

Irena Laskowska
Gamekeeper's Wife

Tadeusz Kalinowski
Gamekeeper

Wiesław Dymny
Wiesio

Wojciech Solarz
Man talking about a Screenplay
Józef Fukś

Witold Dederko
Taxi Driver

Andrzej Kostenko
Kostek

Yıllardır görmediği kızıyla tekrar yakınlaşmaya başlayan bir adam, gençliğinde kaybettiği aşkını ve yıllar önce Tayvan'dan Amerika'ya gelişini hatırlar.

1959 yılında Michigan Ypsilanti Hastanesinde çalışan Dr. Alan Stone’un üç paranoyak ve şizofren hastanın tedavisinde deneysel yollar kullanmasına odaklanıyor. Dr. Stone bu hastalıkları elektroşok ve ilaçlar gibi agresif tedavi yöntemleri ile tedavi etmek yerine daha basit bir yol seçer. Hastaları aynı odaya koyan Dr. Stone onların hayallerini yaşamasına müsaade eder ve devrim niteliğinde yeni bir tedavi yolu bulur.

South America, 1960. A lonely and grumpy Holocaust survivor convinces himself that his new neighbor is none other than Adolf Hitler. Not being taken seriously, he starts an independent investigation to prove his claim, but when the evidence still appears to be inconclusive, Polsky is forced to engage in a relationship with the enemy in order to obtain irrefutable proof.

Bambi genç yaşına rağmen çocuk sahibi olmuş, suç dünyasına girmiştir. Bu yüzden cezaevine girip çıkmıştır. Hapisden çıktıksan sonra çocuğuyla birlikte sakin yaşam yaşamak istesede çevresindekiler onu rahat bırakmaz.

19. yüzyıl İngiltere'sinde geçen filmde, dönemin en ünlü sanat tarihçisi ve eleştirmenlerinden biri olan John Ruskin ile evlenen genç Euphemia "Effie" Gray'in hikayesi ele alınıyor. Bir türlü yolunda gitmeyen evlilik zamanla hayal kırıklığı ve acıları da beraberinde getirir. Bir gün kocasının arkadaşlarından biri olan ressam John Everett'e modellik yapan Effie, ressama aşık olur ve aralarında bir ilişki başlar. En yakın arkadaşı Elizabeth Eastlake'in verdiği cesaretle kocasından ayrılmaya karar veren Effie için dönemin sert muhafazakarlığıyla yüzleşme vakti de gelmiştir. Ünlü oyuncu Emma Thompson'ın senaryosunu yazıp başrolünde yer aldığı filmin yönetmenliğini Richard Laxton üstleniyor.

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

1980 Polonya’sının zor zamanlarında doktorluk yapan kalp cerrahı Zbigniew Religa, yapılacak olan kalp nakli için doktorlardan oluşan bir ekibin başındadır. Bu nakli gerçekleştirmek hiç de kolay olmayacaktır... Zbigniew Religa 1938’de dünyaya gelen Polonyalı bir kalp cerrahıdır. Onu bu kadar ünlü yapan ve meslektaşlarından öne çıkaran şey ise 1987 senesinde ilk başarılı kalp naklini gerçekleştirmesidir. Ameliyat yirmi üç saat sürer. Hastanın adı Tadeusz Żytkiewicz‘tir. Doktoruyla birlikte tarihe geçen Żytkiewicz bu inanılmaz ameliyat sonrasında otuz yıl daha yaşamıştır. Yani hayata veda ettiği tarih 2017’dir. Bu tarihten sekiz sene önce ölen Zbigniew Religa, cerrahlık kariyerinin yanında politikaya da atılmış, senatoya girmiş ve hastaları gibi ülkesinin de daha güzel günlere kavuşması için mücadele etmiştir.

Kardeşi için kafese dönen MMA efsanesi Patton James, eski antrenörüyle birleşip ONE Championship'in acımasız şampiyonu Xavier Grau'ya karşı son bir dövüşe çıkar.

Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.

Eddie Dodd is a burnt out former civil rights lawyer who now specializes in defending drug dealers. Roger Baron, newly graduated from law school, has followed Eddie's great cases and now wants to learn at his feet. With Roger's idealistic prodding, Eddie reluctantly takes on a case of a young Korean man who, according to his mother, has been in jail for eight years for a murder he didn't commit.

In a daring robbery, some $300,000 is taken from the Italian mob. Several mafiosi are killed, as are two policemen. Lt. Pope and Capt. Mattelli are two New York City cops trying to break the case. Three small-time criminals are on the run with the money. Will the mafia catch them first, or will the police?

Rumulus dahi zenci bir piyanist iken Stuyvesant adlı biri tarafından gözlendiği saplantısı ile paranoyak olmuş ve bir parktaki mağaranın içine yerleşmiştir.. Evsiz denmesine kızmaktadır zira evi mağarasıdır.. Bu arada mağarasının önündeki ağacın üstünde bir ceset bulur ve katilleri aramaya baslar..
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir