
Al Jolson
Al Wonder

Harry and Inez are a dance team at the Wonder Bar. Inez loves Harry, but he is in love with Liane, the wife of a wealthy business man. Al Wonder and the conductor/singer Tommy are in love with Inez. When Inez finds out that Harry wants to leave Paris and is going to the USA with Liane, she kills him.

Al Jolson
Al Wonder

Kay Francis
Liane Renaud

Dolores del Río
Inez

Ricardo Cortez
Harry

Dick Powell
Tommy

Guy Kibbee
Henry Simpson

Ruth Donnelly
Emma Simpson

Hugh Herbert
Corey Pratt

Louise Fazenda
Pansy Pratt

Hal Le Roy
Himself

Fifi D'Orsay
Mitzi

Merna Kennedy
Claire

Henry O'Neill
Richard

Robert Barrat
Hugo Von Ferring

Henry Kolker
R. H. Renaud

Herkes rüyalarının izinden gitmek için bir şansı hak eder ancak bazılarının sadece bir hakkı vardır. Baltimore'un yanlış yerlerinde dolaşan Tyler Gage'in tek hayali bir gün onu tatmin etmeyen hayatını bir kenara bırakıp yeni bir dünyaya yelken açmaktır. Nora ise Baltimore'da seçkinlerin okuduğu Maryland Sanat Okulu'nda başarılı bir bale öğrencisidir. Şu anda tek düşündüğü parlak geleceğinde ona eşlik edecek bir partner bulmaktır. Bir gün Nora tesadüfen okulda Tyler'la karşılaşır ve onun sokak dansına olan yeteneğinin farkına varır. Sahne ve sahne dışında aralarında çakan kıvılcım Tyler'ın sergileyeceği performansla hayal bile edemeyeceği bir dünyaya adım atabileceğini fark etmesini sağlayacaktır.


Üniversitedeki ilk günlerinde tanışan Jeremy ve Melissa kısa süre içinde birbirlerine deliler gibi aşık olur. Ancak bir süre sonra Melissa’nın yakalandığı amansız hastalık, gençleri ciddi bir sınavdan geçirirken, aşka ve umuda sıkı sıkı tutunmalarını sağlayacaktır.

Göz kamaştırıcı genç bir koreograf (Thomas Doherty) Zander Raines, New York'un en çok beklenen yeni Broadway şovunda çarpıcı bir çağdaş dansçı, Barlow ve yenilikçi piyanist Charlie (Harry Jarvis) yayınladığında iki umutlu sanatçıya ömür boyu ara veriyor: Ücretsiz Dans. Ancak hamle, Charlie Barlow'a (Juliet Doherty) sert düştüğünde, gösterinin hassas yaratıcı dengesini bozarken, Zander onu ilham perisi olarak kucaklar. Duygular ateşli rekabet, romantizm ve kararlılıktan oluşan bir rollercoaster ateşleyerek ateşlenir. Soru şu: Bu yetenekli sanatçılar aşk için ne kadar risk almak istiyorlar?

Jets'in üyesi Tony'nin (Richard Beymer) Sharks'ın liderinin kız kardeşi Maria'ya (Natalie) aşık olmasıyla iki grup arasında bir şiddet patlaması olur ve filmin kalpleri kıran finalinde pek çok masum kan dökülür.

Based partially on the story of Bonnie and Clyde, Eddie Taylor is an ex-convict who cannot get a break after being released from prison. When he is framed for murder, Taylor is forced to flee with his wife Joan Graham and baby. While escaping prison after being sentenced to death, Taylor becomes a real murderer, condemning himself and Joan to a life of crime and death on the road.

Üç mahkum hapisten kaçarlar, içlerinde en masumu henüz 23 yaşındaki Bowie’dir, masumiyetini kanıtlamak için çabalamaktadır. Ancak diğer firari arkadaşları tek gözlü Chickamaw ve T-Dub onun hayatını olumsuz yönde etkileyeceklerdir. Kaçtıktan sonra sığındıkları evde, Bowie tanıştığı Keechie’ye aşık olur. Banka soygununuda gerçekleştirirler, Bowie, Keechie ile evlenirde fakat sorunlar bitmez onlar için.

Megan Carter, şüpheli bir çete lideri olduğu düşünülen Michael Gallagher hakkında doğru olmayan bir haber yapmaya kandırılan bir muhabirdir. Gallagher'ın, suçun işlendiği iddia edilen zaman için bir gerekçesi vardır — ancak bu gerekçe masum bir tarafı içermektedir. Carter'a gerçeği söylediğinde ve gazete bunu yayınladığında, trajedi kaçınılmaz olur. Gallagher ile yüzleşen Carter, mesleğinin sorumluluklarını kabullenmek zorunda kalır.

Genç ve öfkeli bir Marlon Brando, 50'lerin bu kült klasiğinde beyaz perdeyi fethediyor. Brando'nun canlandırdığı Johnny, küçük, uyuşuk bir California kasabasını ele geçiren motosikletli çetenin lideridir. Deri ceketli genç motorcu, kasabanın en güzel kızı Kathie'ye âşık olana kadar sadece yıkımla ilgileniyor gibidir. Ancak Johnny'nin şanssızlığı, psikopat rakibi Chino tarafından tehdit edilmesi ve bunun üstüne, kasaba halkının düşmanlığı ve önyargılarıdır.

Genç ve sorunlu bir karakter olan Danny Fisher, liseyi terk eder ve bir gece kulübünde bulaşıkçı olarak çalışmaya başlar. Ancak, bir gece sahnede şansını deneyince yeteneği fark edilir. Mafya lideri Maxie Fields, onu kendi kulübü "The Blue Shade"'de çalışması için işe almak ister. Danny teklifi reddetse de, Fields'in "hayır" cevabını kabul etmeye niyeti yoktur. Danny, müzik kariyerinin peşinden gitmek ile tehlikeli suç dünyasına bulaşmak arasında bir seçim yapmak zorunda kalır.

An unemployed drifter, Eric Stanton wanders into a small California town and begins hanging around the local diner. While Eric falls for the lovely waitress Stella, he also begins romancing a quiet and well-to-do woman named June Mills. Since Stella isn't interested in Eric unless he has money, the lovelorn guy comes up with a scheme to win her over, and it involves June. Before long, murder works its way into this passionate love triangle.

Genç bir çift, yaklaşmakta olan düğünlerinin heyecanı içindedir. Tam da bu tatlı koşuşturmanın içinde hayatlarını değiştirecek acı bir haber alırlar. Damada tedavi edilemeyen karaciğer kanseri teşhisi konulur ve genç adamın yaşamak için sadece birkaç ayı vardır.


The Austrian Secret Service sends its most seductive agent to spy on the Russians.

A woman fights to convince the police that she witnessed a murder while looking out her bedroom window.

Üç masum insan, bir fırtına ve bir katil tarafından tutsak edilmiştir. Dışarıda bir fırtına vardır, ama hiçbir şey Key Largo'daki otelin içinde yaşanan fırtınayla karşılaştırılamaz. Orada, sadist mafya patronu Johnny Rocco (Edward G. Robinson), otel sahibi Nora Temple'ı (Lauren Bacall), onun felçli kayınpederini (Lionel Barrymore) ve eski bir asker olan Frank McCloud'u (Humphrey Bogart) silah zoruyla rehin tutar. McCloud, Rocco'ya karşı durabilecek tek adamdır. Ancak savaş sonrası dünyasının gerçeklikleri onu savaşma gücünden yoksun bırakmıştır.

Tanrı'nın varlığını ve hayatın anlamını sorgulamakta olan Faust gerçeği aramaya karar verir ve bu yolculuğu esnasında arzularına yenik düşmeye başlar. Mephisto ise Faust'a gençlik ve dirilik olan gerçekliği vaat etmektedir. Faust, kanıyla bu gençlik anlaşmasını imzaladığında şeytanın yüzü Mephisto'nun laneti tarafından kuşatılmaya başlayacaktır. Biçimsel özellikleriyle Alman Ekspresyonizmi'nin sinema tarihine yön veren filmleri arasında yer alan Faust, kuşkusuz hala tecrübe edilmesi gereken seyir deneyimlerinin başında gelmektedir.


Anna, kocası Sean'ın ölümünün ardından günlük hayatına geri dönen genç bir duldur. Evlenmek üzere nişanlanan Anna, Sean olduğunu söyleyen on yaşındaki bir çocukla tanışır. Anlattığı şeylerin saçmalığına rağmen Anna çocuğu aklından bir türlü çıkaramaz ve çocukla olan ilişkisi hayatında vermiş olduğu tüm kararları ve seçimleri sorgulamasına neden olur.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir