
Stan Laurel
Cuthbert Hope


Stan Laurel
Cuthbert Hope

Oliver Hardy
Top Sergeant Banner

James Finlayson
Captain Bustle

Anita Garvin
Captain Bustle's 1st girlfriend

Janet Gaynor
Extra

Viola Richard
Girl at station

Symona Boniface
Dignified Lady (uncredited)

Josephine Dunn
Girlfriend (uncredited)

Charlie Hall
Soldier (uncredited)

Eve Southern
Captain Bustle's 2nd girlfriend

Ollie's house is a mess after a wild party from the previous night. Ollie receives a telegram from his wife (who is on vacation in Chicago), which tells him that she is returning home in the afternoon. Fearing his wife's wrath he calls Stan over to help him clean up. Things go downhill and they make more mess not less.

Two families embark on a pleasant Sunday picnic but manage to run into a variety of issues with their temperamental automobile. Each incident requires repeated exits and reboardings by Laurel, Hardy, their wives and grouchy, gout-ridden Uncle Edgar.

Laurel ve Hardy bu kez balık işinde. Balık satmak için şehir geziyorlar. Stan, balıkları kendisinin yakalayabileceğini ve insanlara satarken kâr edebileceklerini söyler. Ollie bu fikirden hoşlanır, böylece hurdalıkta bir tekne alırlar ve bazen başarısızlıkla sonuçlanırlar. Sonunda tekneyi tamir ettiklerinde, tüm operasyon güneye kayar.

Charlie (Little Fellow), kırlarda dolaşırken bir ağacın altında oturup karnını doyurmak ister. Bu sırada oradan geçen bir aylak, ona çaktırmadan ekmeğini alıp yerine bir tuğla bırakınca aç kalan Charlie ot yemek zorunda kalır. Aynı hırsız biraz sonra yakınlardaki bir çiftlikten gelen Edna' ya saldırdığında Charlie yanındaki tuğlayı hırsıza vurarak kızı kurtaracak, bu esnada da ona aşık olacaktır. Hırsız yakınlardaki arkadaşlarını da çağırıp yeniden onlara saldırır; ama Charlie onları döverek göle atmayı başarır. Böylece Charlie, kendisine minnettar kalan Edna tarafından çiftliğe götürülür ve orada çalışmaya başlar. Sakarlıkları ile her yeri karıştırırken çiftliği soymak için gelen hırsızları yeniden alt eder ve bu esnada yaralanır; onun bakımını üstlenen Edna' nın da yakınlığını kazanır. Fakat bir gün Edna' nın bir nişanlısı olduğunu fark edecek ve onlara sorun olmak istemediği için kısa bir veda mektubu yazarak gizlice çiftlikten ayrılacak ve ait olduğu yaşama geri dönecektir

Bir bankada temizlikçi olarak çalışan Charlie, orada sekreterlik yapan Edna' ya aşıktır; fakat ona aşkını ilan ettiğinde Edna, biraz da onu küçümsediği için bu hareketine sinirlenir. Charlie ise morali bozuk bir şekilde işine geri döner ama temizlikten yorulduğu bir sırada uyuyakalır. Rüyasında bankayı soymaya gelen üç hırsızı büyük bir cesaretle alt ederek hem patronunun takdirini hem de Edna' nın kalbini kazanır. Edna' ya sarıldığı anda uyanan Charlie aslında Edna'ya değil paspasa sarıldığını fark edecektir.

Buster and a woman are mistakenly married and her initially unfriendly family begins to treat him nicely when they come to believe he has a large inheritance awaiting him.

Two disruptive theater patrons, the wealthy drunk Mr. Pest (played by Charlie Chaplin) and the rowdy working-class Mr. Rowdy (also played by Chaplin), attend a live vaudeville theater production. Their constant antics, seat-hopping, and physical altercations quickly overshadow the acts on stage and plunge the entire theater into absolutely hilarious chaos.

Edna, anne ve babası ile birlikte parkta vakit geçirmektedir. Bir ara karısı ve kızının uyumasını fırsat bilen baba ordan ayrılarak başka bir bayana kur yapar. Bu sırada rastladığı Charlie tarafından göle atılır. Parkta boş boş gezen Charlie, yalnız kalan anne kızın yanına gider, sohbet esnasında onlar tarafından çaya davet edilir. Edna'dan hoşlanan ve bu fırsatı kaçırmayan centilmen Charlie, evde hanımlarla çay içip sohbete başlar. Bu sırada Edna'nın babası gelir ve parkta kendisini göle atan adamı evinde görünce deliye döner. Üst kata kaçan Charlie, Edna'nın kıyafetlerini giyer; hatta inandırıcı olabilmek için bıyıklarını bile keser. Bu hoş hanımdan(!) etkilenen Edna'nın babası ona kur yapmaya başlar. Son sahnelerde Charlie'nin gerçek kimliği ortaya çıkar.

Nazi Almanya'sının tıpkısının aynısı bir başka diktatörlükte, kararları ve yönetimi ile ülkesini kırıp geçiren Diktatör Adenoid Hynkel, ülkede kendisine ikizi kadar çok benzeyen son derece saf karakterli bir Yahudi berberin yaşadığından habersizdir. Hynkel'in askerleri Yahudileri teker teker toplama kamplarına götürmek üzere toplarken Yahudi Berber'in Hynkel'e olan benzerliği nedeni ile onu Büyük Diktatör zannederler ve bu benzerlik büyük bir karışıklık yaşanmasına neden olur. Charles Chaplin'in Nazi Almanya'sını ve Hitler'i hicvettiği bu eğlenceli komedi, sinema tarihinin en başarılı hiciv örnekleri arasında yer alıyor.

Quill'e unutulmaz bir Noel yaşatmayı görev edinen Koruyucular, mükemmel hediyeyi araştırmak için Dünya'ya doğru yola çıkar.


Bu film, minyonların Hollywood'u nasıl fethettiği, film yıldızı olup her şeylerini kaybettikleri, dünyaya canavar saldıktan sonra yarattıkları kaostan dünyayı kurtarmak için nasıl bir araya geldiklerinin çılgın, saçma ve tamamen gerçek hikayesidir.

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

Latin kökenli bir Amerikalı genç babasını bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle birinci dereceden cinayetle suçlanır ve mahkeme önüne çıkarılır.

17. yüzyıl Japonya'sında savaş yılları geride kalınca samuraylar da işsiz kalmıştır. Monarşik düzenin öğüttüğü Ronin'ler, barış zamanında birer posa olarak görülmekte ve birer birer harakiri yapmaktadırlar. Hatta açlık yüzünden onurlarından bile vazgeçip, otorite sahiplerinden para istemekte ve aksi taktirde kapılarının önünde harakiri yapmakla tehdit etmektedirler. Böyle bir ortamda yine eski bir samuray olan Hanshiro, yerel bir lordun huzuruna çıkar ve seppuku töreni için izin ister.

Usta Samuray Kambei'nin cesareti ve fedakarlığına şahit olan bir grup köylü ondan sürekli olarak haydutların baskınlarına uğrayan köylerini korumasını isterler. Kambei bu isteği herhangi bir çıkarı olmamasına rağmen kabul eder ve ilk olarak kısa süre sonra müridi olan genç samuray Katsushiro'yu, ardından da güç kullanmaya meraklı bir samuray olarak görünen fakat sonradan bir çiftçinin oğlu olduğu ortaya çıkan Kikuchiyo'yu yanına alır. Takımına dört yeni samuray daha ekleyerek köyü savunmaya girişen Kambei köylüler tarafından sevinçle karşılanır ve herkesin sevgisini kazanır; bir süre sonra onlara kendilerini savunmayı öğretmeye başlar. Bu arada haydutlar köyün sınırlarında dolaşmakta ve yeni saldırıları için uygun bir zaman kollamaktadırlar...

Marion Crane’e patronuyla iş yapan zengin bir adam 40 bin dolar emanet eder ve Marion parayı bankaya yatırmak yerine yanına alıp şehirden ayrılır. Bir polis Marion’un şüpheli davranışları üzerine peşine takılır. Ancak Marion’un peşine takılan sadece polis değildir. Sevgilisi ile buluşmayı planlayan Marion şiddetli yağmur yüzünden geceyi bir otelde geçirmeye karar verir. Otelden içeri girer girmez garip şeyler olduğunun farkına varan Marion uyumadan önce otel sahibi Norman Bates ile biraz sohbet eder. Norman’ın kişiliğinde sorunlar olduğunu, annesine ve kuşlara karşı bir takıntısı olduğunu öğrenen Marion, sohbeti kısa kesip odasına giderek duş almaya karar verir ve olaylar gelişir.

Bay Gondo ulusal ayakkabıcılık şirketinde payı olan bir iş adamıdır. Bir gün şirketteki payını arttırıp şirketteki en büyük söz sahibi olmak için alnının teriyle biriktirdiği her şeyi şirket hisseleri için yatırır ve evini ipotek ettirir. Aynı dönemde çocuğu kaçırılır fakat çocuk bay Gondo nun değil onun hizmetinde çalışan başka bir şahsa aittir. Çocuğu kaçıran kişi ise bu yanlışı fark eder ve daha önce istediği fidyeyi yine bay Gondo dan ister. Bay Gondo parayı verip vermemesi konusunda teredütte kalır.

30 yılını bir masanın başında mühür basarak ve hiçbir iş yapmayarak geçirmiş olan Bay Watanabe 1 yıldan az ömrü kaldığını öğrenince, o güne dek hiç yaşamamış olduğunu hisseder. Ancak yaşama duygusunu kolay kaybetmeye niyetli değildir.

İflasın eşiğine gelen George Bailey (James Stewart) bir Noel gecesinde kendini nehre atarak intihar etmek üzeredir. Doğduğundan bu yana aynı küçük kasabada yaşayan Bailey kendisini buraya ve insanlarına adamış, hoşgörülü, güvenilir ve yardımsever bir insandır. Büyük bunalım'ı hasarsız atlatmış,babasından devraldığı konut ve finans şirketi aracılığı ile kasabalıların neredeyse tamamını konut sahibi yapmıştır. Bu arada para kazanmayı, mimar olma fırsatını,dünyayı gezmeyi, kısaca tüm hayallerini ertelemek zorunda kalmıştır. Kasabaya yaptığı bunca iyilik kötü yürekli banker Henry F. Potter (Lionel Barrymore)'ın çıkarları ile çakışır. Potter, Bailey'in sürekli peşindedir artık.Birgün aradığı fırsat çıkar ve Finans şirketine ait önemli bir miktarda para Bailey'in alkolik ve yaşlı amcası Billy Bailey (Thomas Mitchell)'in dalgınlığı sonucunda Potter'ın eline geçer. Banka müfettişlerinin yaptığı bir denetlemeden sonra şirketin açığı ortaya çıkar. Bu iflas ve tutuklanma anlamına gelmektedir...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir