
Ella Kweku
Juliet Capulet

When Juliet Capulet (of Shakespearean fame) is plucked from death and turned into a vampire, she is forced to live all eternity without her sweet Romeo. Now, 800 years later, Juliet meets a young woman who captures her heart again and teaches her that love and loss are all a part of life, and that a life without love is no life at all.

Delicesine aşık olan lise mezunları Riley ve Chris trajik bir araba kazasıyla ayrıldığında, Chris arafta kalırken Riley erkek arkadaşının ölümünden kendini sorumlu tutar. Mucizevi bir şekilde, ikisi bağlantı kurmanın bir yolunu bulur.

Bella, yeni yaşamına ayak basmasıyla kendini hiç olmadığı kadar güçlü, ve kendine güvenli hissetmeye başlar. Kızı ve kocasıyla mükemmel bir hayatın eşiğindedir. Ancak Voulturi, ailenin peşini bıraklmaz. Küçük kızları Renesmee'nin sonradan dönüştürülmüş bir vampir çocuk olduğunu düşünmektedirler ancak Bella ve Renesmee, o kadar güçlüdürler ki kimse onların karşısında duramayacaktır.

17 yaşındaki Isabella, babası Charlie ile birlikte yaşamak üzere küçük bir kasaba olan Forks'a taşınır. Burada 108 yaşında bir vampir olup 17 yaşında görünen sınıf arkadaşı Edward ile tanışır. Edward'ın romantizmden uzak durmaya çalışmasına rağmen birbirlerine aşık olurlar. Kasabaya üç göçebe vampir geldiğinde Edward'ın ailesi, hayatı tehlikeye giren Isaella'yı kurtarmak için çalışırlar.


1916 yılının New York şehrindeyiz... İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Peter Lake şimdilerde yetenekli bir hırsız olarak hayatını sürdürmek zorundadır. Göreve çıktığı evlerden birinde güzel ev sahibesi Beverly Penn ile karşı karşıya gelir ve o anda genç kadına aşık olur. Ne var ki aşkları pek de uzun ömürlü olamayacaktır; zira Beverly bu olayın hemen ardından hayatını kaybeder. Beverly'i bir türlü aklından çıkaramayan Peter yakın gelecekte yaşayacağı doğaüstü bir olay sonrasında kendini başka zaman bir zaman diliminde, kim olduğunu hatırlamadığı bir hal içerisinde bulur. Dahası ölüleri diriltmeyle ilgili gizli bir gücü olduğunu keşfetmiştir...

Bella Swan, kendisini yine tehlikenin tam ortasında bulur. Edward Cullen’a olan aşkıyla arkadaşı Jacob Black arasında bir seçim yapmak durumundadır ve vereceği kararın vampirlerle kurt adamlar arasında asırlardır varolan kavgayı ateşleyebileceğinin farkındadır. Bella hayatının en zor kararını vermeyede yaklaşmaktadır.

Bella, içine girmek istediği dünyaya yönelik araştırmasını derinleştiriyor, ancak kendisini daha da büyük bir tehlikenin içinde buluyor. Edward’ın Washington’dan ayrılmasının ardından Bella, kendini her tehlikeye atışında Edward’ın hayalinin yanında olduğunu keşfediyor. Bella’nın taşlaşmış kalbi, kendi doğaüstü sırları olan Jacob ile filizlenen ilişkisiyle birlikte zamanla yumuşuyor.

Yasak bir aşk ve değişen sosyal normlar hakkında incelikle işlenmiş bir hikaye olan Benim Polisim, polis memuru Tom (Harry Styles/Linus Roache), öğretmen Marion (Emma Corrin/Gina McKee) ve müze kuratörü Patrick (David Dawson/Rupert Everett) arasında yaşanan ve kırk yıla yayılan bir aşk üçgenini anlatıyor.

After her mother's passing, 17-year-old Coley navigates new feelings of intimacy with Sonya in rural Oregon, where both girls must overcome their mutual uncertainties and self-doubt to embrace their connection.

Romeo ve Juliet, birbirine düşman olan iki ailenin çocuklarıdır. Karşılaştıkları ilk anda aşık olmuşlar ve böylece kavuşamama öyküleri başlamıştır. Juliet, Romeo'ya kavuşmak için ailesini yok saymayı göze alamaz ve kendini yok saymaya karar verir. Böylece rahibin yardımını alarak bir zehir içer; herkes onu ölmüş bilecektir. Ancak Romeo döndüğünde Julıet'in öldüğünü zanneder ve kendini öldürür. Romeo ve Juliet'te basit olarak aşk anlatılıyor denemez. Bunu "aileleri düşman, engellere rağmen vazgeçmeyen imkansız aşk" diye alımladığımızda daha doğru olur. Çünkü oyunun ana konusu en yalın haliyle, aşk ölümü bile göze alır şeklinde özetlenir.

Bridger is a young outsider who's always wanted more. He and his mother flee an abusive home, eventually finding a small town in the middle of nowhere. Once there, Bridger finds true acceptance with another misfit.

Marisa Tomei (My Cousin Vinny) ve Christian Slater (Murder in the First) bu yürekleri ısıtan, dürüst ve ustaca işlenmiş modern çağ romantik hikayesinde olağanüstü performans sergiliyorlar. Rosie Perez'in de (White Men Can't Jump) yardımcı rolde yer alarak kendisine özgü enerji ve yeteneğini kattığı Untamed Heart, "tam olması gerektiği gibi" (Roger Ebert, "Siskel & Ebert"), Tomei, Caroline adında aşk hayatı sürekli mutsuz devam eden bir garsonu canlandırıyor. Slater ise Adam rolünde restaurantın Caroline'a gizli bir hayranlık besleyen fakat ona duygularını açamayan başka bir çalışanını canlandırmakta. Ama her şey soğuk bir gecede değişir, Caroline eve dönerken hayatı tehlikeye girer ve Adam onu kurtarır. Beklemediği beyaz atlı prensine ilgi duymaya başlayan Caroline, duyarlı adımlarla onun yalnız dünyasına girer. İkisi bir arada sinemadaki en unutulmaz aşk hikayelerinden birisine dönüşecek bir güven ve anlayış bağı oluşturuyorlar.

1981 yapımı Franco Zeffirelli filmi Endless Love'ın yeniden uyarlaması olan yapıtta iki gencin sınırları zorlayan bir aşk hikayesine tanık oluyoruz. David Axelrod ve Jade Butterfield tanışır ve başta aileleri olmak üzere tüm dünyaya meydan okuyacakları bir ilişkiye başlarlar. Zira Jade'in ailesi bu ilişkiye kesinkes karşıdır ve kolay kolay pes etmeye niyetleri yoktur. Artık ilişkilerinin önünde oldukça zorlu engeller vardır, ancak bu engeller ilişkilerini sadece daha karışık, karanlık ve saptantılı bir hale getirmeye yarar. Modern bir Rome ve Juliet hikayesi niteliğinde olan filmin başrollerini Alex Pettyfer ve Gabriella Wilde paylaşıyor...

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

A pregnant New York social worker begins to develop romantic feelings for her gay best friend, and decides she'd rather raise her child with him, much to the dismay of her overbearing boyfriend.

1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.

Teknolojinin son sürat ilerlediği bir dönemde, insanlar üstesinden gelemeyecekleri hiçbir sorun olamayacağına inanmaya başlamışlardır. 'Titanic' adlı dev transatlantik ise, insanlığın doğaya karşı gövde gösterisi gibidir. Bu Düşler Gemisi'nin yolcuları arasında Avrupa'da birkaç yıl geçirdikten sonra Amerika'ya dönmekte olan, Jack Dawson adlı genç ve fakir bir ressam ile nişanlısı ve annesiyle Philadelphia'ya giden Rose DeWitt Bukater adlı zengin bir genç kız da vardır. İki genç şans eseri tanışacak, aralarındaki sınıf farkına aldırmaksızın birbirlerine yakınlaşacaktır. Yola çıkılmasından dört buçuk gün sonra, 10 Nisan 1912'de, Titanic iki saat kırk dakika süren ve sulara gömülmesiyle son bulan, hazin olayların başlamasına neden olacak buz dağına çarpacaktır.

Unutulmaz bir klasik olan "Pinokyo" bu kez olağanüstü güzelllikteki bir masal diyarında geçiyor. Marangoz babasıyla birlikte yaşayan Pinokyo şimdi 12 yaşında... Kendisini yaratan babası Gepetto bu defa kukla festivali için hazırlanıyor. Ve birlikte büyüleyici bir serüvenin içinde buluyorlar kendilerini... Bu büyülü kuklalar, sihirli yaratıklar, ürkütücü olaylarla dolu, gizemli ve mistik bir dünyada geçen harika bir film... Ailece izleyebileceğiniz görsel bir şölen...

An English mother and her teenage son spend a week preparing the sale of their remote holiday house in the South of France. Fifteen-year-old Elliot struggles with his dawning sexuality and an increasing alienation from his mother, Beatrice. She in turn is confronted by the realisation that her marriage to his father, Philip, has grown loveless and the life she knows is coming to an end. When an enigmatic local teenager, Clément, quietly enters their lives, both mother and son are compelled to confront their desires and, finally, each other.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir