
Gloria Swanson
Beth Gordon

Robert and Beth Bordon are married but share little. He runs into Sally at a cabaret and the Gordons are soon divorced. Just as he gets bored with Sally's superficiality, Beth strives to improve her looks. The original couple falls in love again at a summer resort.

Gloria Swanson
Beth Gordon

Thomas Meighan
Robert Gordon

Bebe Daniels
Sally Clark

Theodore Kosloff
Radinioff

Sylvia Ashton
Aunt Kate

Clarence Geldart
The Doctor

Mayme Kelso
Harriette - the Couturière

Lucien Littlefield
Gordon's Butler

Edna Mae Cooper
Gordon's Maid

Jane Wolfe
Harriette's Client

Madame Sul-Te-Wan
Sally's Maid (Uncredited)

Kendinden emin ve burnu havada, yakışıklı bir borsacı olan, Max Skinner Londra borsasında spekülasyonlar yaparak büyük paralar kazanmaktadır. Son fethinde ise bir çok rakibini buyuk kayıplara uğratmıştır. Max'in zaferi felsefesi ile aynı yöndedir: en önemli şey kazanmaktır ve hayatta başka hiçbir şeyin kıymeti yoktur. Büyük zaferin hemen ardından Max Fransa'da yaşayan büyük amcasının öldüğüne dair üzücü bir haber alır. Henry Amca Max'ın en yakın akrabasıdır ve bütün çocukluğu onun hatıralarıyla doludur. Max bir yandan eksantrik amcasıyla dolu çocukluk hatıralarını anımsarken bir yandan da şatoda geçecek bir hayatın nasıl bir hayat olacağı konusunda araştırmalar yapmaktadır. Londra'da onu bekleyen geleceği değişecek belki de oradaki herşeyinden vazgeçecektir.

Chaplin'in Amerika' daki son filmi müzikhol komedyenlerinin dramını anlatıyor. Chaplin bir gün bir balerini intihar etmek üzereyken kurtarıyor ve ona destek oluyor. İki ortak komedyenin arasındaki sorunlarda böylece açığa çıkıyor. "Sahne Işıkları" dönemin sessiz sinemadan gelme iki ünlü ismini de bir araya getirmesi açısından önemli: Charlie Chaplin ve onun ortağını oynayan Buster Keaton.

Kızının nişanlandığını söylemesi ile son davetlinin düğünden ayrılmasına kadar geçen sürede kızını çok seven bir babanın ayakta kalma çabasını anlatan bu klasik komedide Akademi Ödüllü Spencer Tracy ve Elizabeth Taylor başrolleri paylaşıyor. Kızı Kay, Buckley Dunstan ile nişanlandığını ilan ettiğinde avukat Stanley T. Banks böyle bir şeye hiç hazırlıklı olmadığını fark eder. Buna karşın, Kay'in evleneceğini öğrenmek karısı Ellie ile oğlu Tommy'yi son derece mutlu eder. Bir "oğul" sahibi olması, artık büyümüş ve kendi hayatını yaşayan minik kızını kaybedecek olan Stanley için bir teselli değildir. Belki her şey yoluna girecek, tabii eğer Stanley, Buckley'yi kabul edebilir ve düğünü atlatabilirse. Peki, düğün masraflarını kim karşılıyor? Tabii ki, gelinin babası.

Kısaca Hitch olarak bilinen Alex Hitchens, New York'ta yaşayan ünlü bir "aşk doktoru"dur. Eşsiz "reçeteleriyle" sayısız erkeğe yardımcı olmuştur. Onun sayesinde bir çok erkek hayallerinin kadınının gönlünü fethetmiştir. Bir gün, Allegra Cole isimli güzel yıldıza kafayı takmış olan silik muhasebeci Albert ondan yardım ister. Hitch ilk defa zorlanır.Yolu, Allegra'nın peşinde olan güzel ve zeki dedikodu gazetesi yazarı Sara Melas ile kesiştiğinde ise ilk defa aşık olur. Oysa Sara'nın niyeti Hitch'in maskesini düşürmektir.Aşk Doktoru, Will Smith, Eva Mendes gibi isimleri romantik komedide birleştiren bir yapım. ABD'de vizyona girer girmez gişe rekorları kırarak kendi türünden filmlerde görülmemiş bir başarıya imza attı; söylemesi bizden.

A mentally challenged girl proves herself to be every bit as capable as her "perfect" sister when she moves into an apartment and begins going to college.

Genç bir kadın, kaybettiği annesinin Londra Notting Hill'deki kendi fırınını açma hayalini gerçekleştirmek ister.

Genç ve bekar bir kadın olan Brontë'nin tüm istediği, büyük ve serası olan bir kata taşınmaktır. Doğru evi bulduğunda bekarlara verilmediğini öğrenir. Bunun üzerine yeşil kart alıp ABD vatandaşı olmak isteyen Fransız Georges ile sahte bir evlilik yapmayı kabul eder. Ancak göçmenlik dairesinin müfettişleri sık eleyip ince dokumaktadırlar. Bunun üzerine Georges, Brontë'nin yeni evine taşınır ve imtihanı geçebilmek için birbirlerini yakından tanımak zorunda kalırlar. Oysa dıştan bakıldığında gerçekten de uyumsuz bir çifttir onlar: Genç kadın tam bir idealist, üstelik vejetaryendir. Fransız ise sokaklarda büyümüş, pragmatik bir adamdır. Kırmızı ete ve şaraba bayılır.

Alfie, Helena'yı kaybolan gençliğini bulmak adına terk eder ve kendisinden oldukça genç bir kadın olan Charmaine (Lucy Punch) ile evlenmeye karar verir... Helena ise hayatını şarlatan bir falcının sözlerine göre yönlendirmeye başlamıştır. Mutluluğu evliliğinde yakalayamayan Sally çalıştığı sanat galerisindeki yakışıklı patronu Greg'e (Antonio Banderas) aşık olmuştur. Kocası Roy ise heyecan içinde son yazdığı romanına yayınevinden cevap beklemektedir... Fakat karşı pencereden kendisine bakan gizemli bir çift göz Roy'u hayatının aşkı Dia'yı (Freida Pinto) bulduğuna inandıracaktır. Mutluluğu bulmaya çalışan karakterlerimizin önüne her defasında problemleri çıkacak aşkı bulma çabaları onları sadece kalp ağrısına ve umutsuzluğa sürükleyecektir... Acaba aşk bir falcının sözlerindeki "Karşına uzun boylu esmer bir adam çıkacak" kehaneti ile mi kalacaktır... Hayallerimizdeki ilüzyonlar bizi hep komik durumlara mı düşürecek...

Gelecek vaat eden genç bir film yapımcısı, şöhret ve servete giden yolu komik sapmalar ve çukurlarla döşeli bulur.

Fred ve Mick iki eski arkadaştır. Ömürlerinde pek çok kez yaptıkları gibi Alplerin kalbinde yer alan bir kaplıca/dinlenme otelinde biraraya gelmişlerdir. Fred artık emekli olmuş bir besteci, Mick ise halihazırda son filmini projelendirmeye çalışan bir yönetmendir. İkili, toplumun karmaşasından uzaklaşmak için adeta "sığındıkları" bu konforlu otelde hem kendi çocukları hem de yeni jenerasyonun eğilimlerine dair bakış açılarını tazelerler. Özellikle Mick, bu otelde tanıdığı yeni insanları, yeni filminin öyküsüne taşımayı hedeflemektedir. Mick üretirken, birileri de Fred'in yeniden müzik kariyerine dönüş yapmasını beklemektedir.

Büyük bir mirasın sahibi olan Tracy Lord, çapkın kocası C.K. Dexter Haven'i evlendiklerinden kısa bir süre sonra başından atar. Boşanmadan iki yıl geçmiştir ve Tracy bu sefer toplumda saygı gören biri olan George Kittredge ile evlenme hazırlıklarına başlar. O sırada Dexter bir dergi için çalışıyordur. Kendini kardeşinin arkadaşı olarak tanıtan yazar Mike Connor ve fotoğrafçı Liz Imbrie ile saklı kalanları ortaya dökmek için düğünden bir gün önce Tracy'nin malikanesine gider. Altı Akademi ödülüne aday gösterilen ve iki ödül alan film, 1955'te Ulusal Film Dairesi tarafından korunmaya alınmıştır.


Sır: Hayal Etmekten Korkma merkezine, üç çocuğunu tek başına ve çok çalışarak büyütmeye çalışan Miranda Wells'i ve ailesini alıyor. Güçlü bir fırtına hayatına yıkıcı bir meydan okuma ve gizemli bir adam, Bray Johnson'u getiriyor. Kısa bir süre sonra Bray'in varlığı ailenin ruhunu yeniden canlandırıyor ancak kendisinin taşıdığı bilmedikleri bir sır vardır ve bu sır her şeyi değiştirebilir.

New York Times’ın en çok satan yazarlarından Katherine Center’in romanından uyarlama. Libby (Leslie Bibb), kocasının ani ölümünden sonra, her şeyi aşırı eleştiren annesinin yanına taşınır. Hiç beklenmedik bir anda, uzun süre ayrı kaldığı için yabancılaştığı teyzesi Jean, Libby için bir çıkış planı önerir: Jean’ın Texas Hill Country’deki çiftliğinde bir iş ve yaşaması için bir yer. Düşünüp vazgeçmeye zaman bırakmamak için, Libby hemen minivanı toplar, çocukları alır ve yola koyulur. Jean Teyze’nin çiftliğindeki hayat beklediğinden daha gizemli ve heyecanlı hale gelir. Özellikle de aksi çiftlik müdürü James’le (Josh Duhamel) tanıştıktan sonra. Libby, aslında sadece bir çılgın anneyi diğer bir çılgın anneyle takas etmiş olmayabileceğinin farkına varır. Belki de aslında kendisi ve küçük ailesini tekrar hayata döndüreceği yeri bulmuştur.

Priscilla Çöller Kraliçesi'nin yönetmeni, on yıl aradan sonra bu şen şakrak komediyle yeniden karşımızda. 1920'ler Amerika'sının eğlenceli ve kışkırtıcı havasını yansıtan filmin ana karakterleri, Amerikalı Larita, varlıklı bir İngiliz aristokrat ailesinin vârisi John ve onun aşırı gelenekçi annesi Veronica'dır. John, yeni eşi Larita'yı İngiltere'deki aile evine getirir. Ama Veronica'nın, yeni gelini görür görmez tüyleri diken diken olur. Larita ne kadar çaba gösterse boştur. Evliliğini kurtarmak isteyen Larita ile konumunu, itibarını ve iktidarını korumak isteyen Veronica arasında çıkacak çatışmada zekâlar yarışacaktır.

Kral Edvard (Chris Geere) ve Kraliçe Paige (Kam Heskin), Saygon Prensesi Myra'nın (Ase Wang) düğününe katılmak için Asya'ya doğru yola çıkar Saygon'a vardıklarında Myra'nın düğün konusunda kafasının karışık ve çok ümitsiz olduğunu görürler Zira müstakbel kocası Kah'ı (Prinya Intach) hiç sevmemektedir Myra'nin kalbi fil terbiyecisi Alu (Amarin Cholvibul) için atmaktadır Edvard ve Paige, Myra'nın babasını, kızının sevdiği erkekle evlenebilmesi için ikna etmeye çalışır...

Ryan Turner hırslı ve aktif bir borsacıydı, çalıştığı şirketin ortaklığına kadar yükselmek de dahil çok büyük hedefleri olan genç ve yakışıklı adam yeni bir iş peşindeydi. Bir gazetenin patronunun yapacağı yatırımla alakalı tiyoları almak için Adamla diyaloğa girmişti ve aynı zamanda Adam’ın karısını da baştan çıkartmıştı. Görünüşte herşey çok iyi giderken bir anda planlar ters tepiverdi, Adam karısının Ryan’la kendisini aldatmasına karşı intikamını genç adamı yanlış yönlendirerek alan gazeteci iş adamı, hem Ryan’ın hemde çalıştığı şirketin müşterilerinin 52 milyon dolar zarara uğramasına neden olmuştu ve işin sorumlusu Ryan için herşeyin sonu demekti. İşini ve parasını kaybeden Ryan’ın kariyeri sıfıra inmişti. Brookerlık lisansı iptal edilmiş ve kimse onunla çalışmak istemiyordu. Evine ve eşyalarına gelen hacizden sonra bir gazeteköşesi olan güsel ve salak sevgilisi Cindy evinde kalırken onun da terk etmesinden sonra kara kara düşünürken aklına plan gelir ve bu onun son şansıdır.

Angelina, kariyerinin artık sona erdiğini düşünen bir pop yıldızıdır. genç bir hayranının dileğini gerçekleştirmek isteyen Angelina, bunun için New York’un küçük bir kasabasına gider. Angelina burada sadece kariyerini yeniden başlatmak için ilham bulmakla kalmaz, aynı zamanda gerçek aşkı bulma şansı da yakalar.

Lucky Jackson, Las Vegas Grand Prix'sine katılmak için şehre gelir, ancak arabasının motoru yoktur. Yarışa girebilmek için gereken parayı kısa sürede kazanır, ancak havuz müdiresi güzel ve dikkat dağıtıcı bir kadınla tanışınca parasını kaybeder. Hem yarışı hem de aşkını kazanma şansı tehlikededir. İşler daha da karmaşıklaşır çünkü rakibi Elmo Mancini hem pistte hem de aşkta ona rakip olmaktadır.

Uzak bir gezegenden dünyaya gelen üç uzaylı, gemilerinin kaza geçirmesi sonucu California'da bir evin havuzuna düşerler. Uzay gemisinin kaptanı Mac, evde yaşayan güzel kıza aşık olunca, uzaylılar ve dünyalılar arasında komik bir macera başlar. Uzaylıların cinsel yaşamımız hakında ne düşündükleri belki ilginizi çeker...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir