
Payton Lepinski
JonBenét Ramsey


Payton Lepinski
JonBenét Ramsey

Eion Bailey
Steve Thomas

Michel Gill
John Ramsey

Julia Campbell
Patsy Ramsey

Brendon Zub
Officer French

Vincent Gale
ADA Hofstrom

David Keeley
Fleet White

Kendall Cross
Priscilla White

Camille Sullivan
Detective Linda Arndt

Lane Edwards
Detective Ron Gosage

Andrew Moxham
Detective Frank Quinn

Hrothgar Mathews
Detective Lou Smit

Kiefer O'Reilly
Burke Ramsey

Nels Lennarson
Commander Eller

Derek Green
John Fernie

16 yaşındaki Lilya, eski Sovyetler Birliği’nde varoşlarda yaşamaktadır. Annesi tarafından terkedilen genç kız, kendisine baskı uygulayan teyzesinin yanında kalmaktadır. Çıkış yolunu ise arkadaşlarıyla vakit geçirmekte bulur. Andrei'ye aşık olup onun peşinden İsveç’e gitmeye karar verir. Eski iğrenç yaşamından kurtulup cennet ülkede yeni bir sayfa açmayı planlamaktadır. Fakat, yaşam onu bir seks köleliğine doğru itecek ve hayatın her yerde aynı olduğunu kavramasını sağlayacaktır.

Geceyarısı Ekspresi Alan Parker'ın yönetmenliğini yaptığı İngiliz-Amerika ortak yapımı ve 1978 çıkışlı bir sinema filmidir. 1970'te, Türkiye'de tutuklanıp hapse atılan William Hayes'in gerçek öyküsünden yola çıkılarak yazılmış hikâyeyi anlatmaktadır. Amerikalı genç bir turist olan William Hayes, sevgilisi Susan ile birlikte Türkiye'de tatildedir. Hayes tatil dönüşü arkadaşlarına satıp para kazanmak amacıyla ülkesine dönerken yanında iki kilogram haşhaş götürmeye teşebbüs eder. Vücuduna canlı bomba gibi yerleştirdiği küçük paketler halindeki uyuşturucu uçağa binmek üzereyken yapılan ani bir güvenlik aramasıyla polisler tarafından bulunur ve İstanbul Sağmalcılar Cezaevi'nde tutuklu geçireceği süreç başlar.

Sinemanın en aşağılayıcı tecavüz sahnelerinden birini içeren mahkeme draması. Erkeklerin tahrik sınırının tecavüz için hoşgörülür olabilme ölçüsünü ve tecavüzün boyutlarını sorgulayan bir davayı, bir gerçek yaşam öyküsünü Jodie Foster'in muhteşem oyunculuğu ile birleştirip Jodie'ye ilk oscarını kazandırmıştı. Erkek arkadaşı ile kavga ettikten ve biraz da içtikten sonra flörtiz bir havaya giren Sarah Tobias'ın bir barda, oyun masası üzerinde üç erkeğin tecavüzüne uğraması ve bardaki bütün erkeklerin olayı seyretmesi, tezahürat etmesi ve alkışlaması ertesinde yaşadıklarını Amerikan hukuk sistemine kabul ettirme uğraşını anlatır film. Çevresinde her zaman fazla dağınık olarak bilinen Sarah'nın hali, tavrı, davranışları, o akşam ne kadar irade sahibi olduğu mahkemede tartışılır; Sarah'nın gerçekten tecavüze uğrayıp uğramadığı, tahrik edici davranışları sorgulanır.

Suç işleyen gençlerin bulunduğu bir ıslah evinde, kamp yöneticisi Sean Porter (The Rock) önderliğinde kurulan bir futbol takımının 4 haftada neler yapabildiğini konu edinen bir Phil Joanou eseri. Kurulan futbol takımı ile gençlerden çete anlayışının alınıp, yerine takım ruhu aşılanmasının gerçek bir öyküsü...

Bir hayalet, 1970'lerin Amerika'sının otoyollarında dolaşıyor, adı Ted Bundy. Peşindekiler ise, Amerika'nın en rezil seri katilini yakalamak için tarihteki en büyük insan avının organizatörleri olan korkusuz FBI ajanları Kathleen McChesney ve Robert Ressler.

Askeri diktatörlük ile yönetilen, soğuk savaşın son yıllarının yaşandığı Güney Kore'de halk, sürekli olarak tatbikatlar ve Kuzey Kore tehdidi ile korkutulmakta, rejimin baskısı protestolara ve isyanlara neden olmaktadır. Bu esnada, Seul'e yakın bir kasabada, cinayetler işlenmeye başlanır. Kadınlar bağlanarak öldürülmekte, tecavüze uğramaktadırlar. İlk başlarda, yerel bir dedektif olan Park Doo-Man olayı kendi yöntemleri ile çözmeye çalışır. Olayı çözmekte yetersiz kalınca, Seul'dan mektepli bir dedektif Seo Tae-Yoon da ekibe katılır. Tae-Yoon modern yöntemler ve analizler ile olayı çözmeye çalışırken, cinayetler devam edecek, polis teşkilatı yetersiz kalacak ve kasabada kargaşa artacaktır.

1970'lerin başında yozlaşmış New York Polis Teşkilatı'nda görevli dürüst bir polis memurunun gerçek hikâyesine dayanan filmde New York Polis teşkilatına yeni katılmış olan devriye polisi Frank Serpico'nun rüşvet çarkına açtığı savaş anlatılmaktadır.

Veronica Guerin, gerçeği ararken her şeyi riske atan bir gazeteci hakkında aksiyon dolu ve eleştirmenler tarafından beğenilen gerçek bir hikaye.

Eski New York Times muhabiri Kurt Eichenwald’ın aynı adlı kitabından uyarlanan İspiyoncu, Amerika tarihinde şirket sırlarını sızdıran en üst düzey yönetici olan şizofreni hastası Mark Whitacre’in hikayesini anlatan, kara komedi öğeleri içeren bir film.

Film Henry Lee Lucas adlı bir seri katilin hayatından bir bölümü anlatır. Hapishaneden tanıştıkları ve aynı evi paylaştıkları kendisi gibi psikopat ve uyuşturucu bağımlısı arkadaşı Otis'le birlikte zevk için arka arkaya işledikleri bir dizi cinayet konu edilir. Bu canavarca cinayetleri durmaksızın işlerlerken hiçbir amaçları veya motivasyonları yoktur. Film gerçekte bir seri katil olan ve 2001 yılında cezasını çekmekte olduğu hapishanede ölen Henry Lee Lucas'ın soğukkanlı itiraflarına dayanmaktadır.

Şaşırtıcı bir rastlantının birleştirdiği cinayet davası, beyzbol maçı ve dizi, masum bir adamın aklanmasını sağlıyor.

Upon waking up to the news that the man she’d gone on a date with the previous night has been murdered, a young woman with only a faint memory of the night’s events begins to suspect that she murdered him while attempting to resist his advances.


Actress Jane Wilkinson wants a divorce, but her husband, Lord Edgware, refuses. She convinces Hercule Poirot to use his famed tact and logic to make her case. Lord Edgware turns up murdered, a well-placed knife wound at the base of his neck. It will take the precise Poirot to sort out the lies from the alibis - and find the criminal before another victim dies.

Amerika'da yaşayan ve yabancılardan oluşan bir grup, günün birinde Los Angelas'da bulunan restoranlara rastgele silahlı saldırıda bulunur. Ancak bu olay birbirlerini tanımayan insanların her birinin hayatında onarılamaz trajedilere yol açar.

Aynı adlı romandan uyarlanan bu suç komedisinde faili meçhul vakaları çözme konusunda tutkulu bir grup yaşı geçkin hafiye, kendilerini gerçek bir gizemli cinayetin ortasında bulur.

Film, satanik bir ritüelle işlenen cinayetin ardından yakalanan, işlemedikleri bu cinayet için 18 yıla mahkum olan ve 2011 Ağustos'unda serbest kalan 3 gencin hikayesini anlatıyor...

In Acapulco, Hercule Poirot attends a dinner party in which one of the guests clutches his throat and suddenly dies. The causes seem to be natural until another party with most of the same guests produces another corpse.

Oğulları Jacob, kız arkadaşını öldürmekle suçlanınca, saygın ve bağları güçlü olan Ryan ailesi sarsılır. Jacob kaçar; babası Ben olası tüm delilleri yok eder; çevresindekiler düşmanca tavırlar takınmaya başlarlar ve annesi Carolyn de geçici olarak doktorluğu bırakmak zorunda kalır. Daha sonra Jacob tutuklanır ve kısa bir süre sonra mahkemeye giderken ailesi ve kendisini, gerçek, güven ve yalanlar ağında kıstırılmış olarak bulur.

Annelerinin alkolikliğinden ve onun kötü erkek arkadaşlarından bıkan iki kız kardeş, annelerini öldürmenin planı yapmaya başlarlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir