
Thomas Haden Church
Bruce Landry

In the harsh, wintry woods of rural Quebec, Bruce (Thomas Haden Church), a down-on-his-luck snowplow operator, accidentally kills a man during a drunken night joyride. Stricken with panic, he hides the body and takes to the deep wilderness in hopes of outrunning both the authorities and his own conscience. But as both begin to close in, Bruce falls apart mentally and morally and mysteries unravel to reveal who he was before the accident, the truth behind his victim, and the circumstances that brought them together in a single moment.

Thomas Haden Church
Bruce Landry

Marc Labrèche
Paul Blackburn

Vincent Hoss-Desmarais
Eric

Geneviève Laroche
Julie

Isabelle Nélisse
Simone

Anie Pascale
Diner waitress

Sylvio Archambault
Cook
Yvette Auger-Pratte
Elderly Lady - Diner
Bonfield Marcoux
Man - Garage

Claire Jacques
Cashier - General Store

Pierre Leblanc
Customer - General Store

Keir Cutler
Friend - Cottage

Marie-Michelle Garon
Woman - Lake

Gaston Caron
Bruce's Neighbor

Gina Landry
Bruce's Wife

Bir terörist tarafından gizlinen üç atom bombası, ABD’nin en büyük kabusu haline gelir. Yerleri bilinmeyen bu bombaların yerleştirilmesine iki gün kala, bir sorgu yargıcı ile FBI ajanı bu silahları bulmak için mücadeleye girişirler.Film, Yusuf isimli Amerikalı Müslümanın bir video kaydı yapmasıyla başlar. FBI özel ajanı Helen Brody ve ekibi, haberlerden Yusuf'un arandığını öğrenince bir soruşturma başlatırlar.Özel bir sorgu yargıcı olan H, Yusuf'un videoda bahsettiği nükleer bombaların yerini bulmak için işe koyulur ve Yusuf'u bulduğu anda parmaklarından birini keserek, caniliğini ve kararlılığını ispatlar. Böylelikle Brody iyi polis, H kötü polis olmuştur. Yusuf ise işkenceye katlanmaya eğitimli biridir ve sessizliğini bozmaz. Bu işin içinde ise başka iş vardır, film absürdlüğünü gizleyip sonradan ortaya çıkaran, seyirciyi ters köşeye yatıran bir özelliğe sahip.

A chronicle of the interaction between college student Jason Moss and the object of his obsession, serial killer John Wayne Gacy.

Jerry Lundegaard borçları olan bir sahtekârdır. İhtiyaç duyduğu meblağda parayı acilen edinmeli ve borçlarını temizlemelidir. Karısının babası oldukça zengin bir adamdır; ancak gamsız bir sahtekar olan Jerry’ye yardım etmesi imkansız gibi görünmektedir. Jerry’nin aklına şeytani bir fikir gelir. Jerry, karısını kaçırmak ve kayınpederinden fidye istemek üzere iki adam kiralar. Lakin hiçbir şey planlandığı gibi ilerlemeyecektir. Sinemalarının ilk döneminden bu yana çizgilerini hiç bozmadan ilerleyen Coen Kardeşler’e büyük bir şöhret kazandıran Fargo, orijinal senaryo ve en iyi kadın oyuncu dallarında Oscar kazanmıştı.

Uyuşturucu bağımlısı bir genç, televizyon bağımlısı annesi ve aralarında günden güne yükselen bir uçurum... Uyuşturucu batağı içerisindeki Harry’nin hayattaki tek amacı daha fazla uyuşturucuyken; umutsuz annesini hayata bağlayan tek şey en sevdiği yarışma programıdır. Bir gün bu yarışmaya katılmaya hak kazandığında tek derdi, ödül olan kırmızı elbiseye girebilmek olacaktır. Yaşlı ve mutsuz kadın zayıflama hapları kullanmaya başlar...

Farklı siyasi görüşlere sahip, birbirine düşman iki kardeş (biri polis, diğeri dövüş sanatları uzmanı), mafya tarafından öldürülen emekli ajan babalarının intikamını almak için güçlerini birleştirir.

Kuzeyli Nanook 1922 yapımı bir Robert J. Flaherty filmidir. Belgesel sinemanın en önemli örneklerinden biri sayılır. Hudson Körfezi'nde yaşayan bir Eskimo ailesinin yaşamını konu alır. Belgeselin ilk bantları kaza sonucu yanmıştı. Daha sonra Flaherty geri döndü ve tekrar aynı belgeseli çekti. Filmde eskimo ailesinin buzdan ev yapmaları, çocuklarını beslemeleri, avlanmaları gibi soğuk yaşamlarının en ince ayrıntıları görülebilir.

Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.

Genç bir adam içinde 2 milyon dolar olan bir çanta ile Meksika'daki El Fronteras adlı kasabaya gider Amacı, kanlı geçmişini arkada bırakıp hayatının sonuna kadar bu parayla huzur içinde yaşamaktır Ancak sakin görünümlü El Fronteras kasabası onu hiç de iyi karşılamaz Hırsızlar, kötü polisler ve gözü dönmüş suçlular onun peşindedir artık...

Yıl 1959... Truman Capote gazetede Kansaslı bir ailenin cinayet haberini okur ve haber hakkında bir yazı yazmak üzere soluğu Kansas'da alır. Önce tanıklarla konuşur sonra sıra şüphelilere gelir. Birisi kararlılıkla konuşur ancak diğeri, Perry Smith çok az şey anlatır. Bu Capote'yi bir türlü tatmin etmez, hikaye hakkında daha fazla şey öğrenmek ister ve böylece olağanüstü kitabı In Cold Blood için ona ilham veren olaylar başlar. Çok geçmeden Perry'le olan İlişkisi bir yazar ve karakteri ilişkisinden daha öte bir hal alır. Toby Jones (Capote rolüyle), Sandra Bullock, Daniel Craig ve Sigourney Weaver gibi pek çok yıldız oyuncunun katılımıyla Infamous, kaçırılmaması gereken zeki ve şaşırtıcı bir saplantı hikayesi.

Lt. John Dunbar, İç Savaş boyunca Birlik ordularını tesadüfen zafere götüren bir kahramandır. Doğu sınırında bir görev ister ancak oranın terk edilmiş olduğunu görür. Orada yalnız olmadığını hemen fark eder, "Two Socks" adını verdiği bir kurt ve meraklı bir yerli kabilesi ile karşılaşır. Dunbar, kabiledekilerle hemen arkadaş olur ve yerliler tarafından yetiştirilen beyaz bir kadını keşfeder. Yavaş yavaş bu yerli insanların saygısını kazanır ve beyazlara özgü eski alışkanlıklarını bırakır.

Yıllardır hapiste olduğunu bilmeyen, kaçık anne babasını ziyarete giderken peşinden gelmeye dünden razı bir genç kızı kaçırıp onu karısıymış numarası yapmaya zorlayan Billy, ailesine devlet için çalışan bir gizli ajan olduğunu, evden bu nedenle uzak kaldığını söylemiştir. Böylesine oyuncaklı bir konusu olan bu düşük bütçeli tuhaf aşk hikâyesi, dört başrol oyuncusunun filme yakışan sıradışı performanslarıyla övgüyü hak ediyor.

Jamaica'nın ilk Olimpiyat kızak takımının gerçek hikayesinden ilham alan şok edici derecede eğlenceli komedi. Bu takımı destekleyip, onlar için mutlu olduğunuzu ve bağırdığınızı farkedince hiç şaşırmayın! Son yılların en uçuk komedisi sizi kahkahalara boğacak!

1958 tarihli aynı adlı filmin yeniden çevrimi. Bir ateş topu ormana düşer.O sırada oradaki yaşlı bir adamla motorsikletini tamir etmek için oraya giden Brian (Kevin Dillon) düşen ateş topunun yanına giderler. İhtiyar olay yerine gittiğinde jöle kıvamında bir nesne görür. Nesne kendisini incelemek isteyen ihtiyarın eline yapışır ve ihtiyarı emer. Bu sırada Brian olayı görür. Adam acıdan inlerken kendini yola atar. Ancak bir çift yoldan arabayla geçmektedir. Arabadakiler Meg (Shawnee Smith) ve Paul (Donovan Letich) çiftidir ve Brian’ın okuldan arkadaşıdır. Araba ihtiyara çarpar. Brian, Meg ve Paul ihtiyarı hastaneye götürürler. Hastanede korkunç bir şekilde Paul’de ölür ve artık Brian ve Meg yalnız başına bu belaya karşı gelmeye çalışırlar.

Mizah, trajedi, seks… Bu filmde her şey var! Suzanne Stone’un (Nicole Kidman) tek hedefi televizyona çıkmaktı ve ne olursa olsun bu hayalini gerçekleştirmek istiyordu. Ancak önünde büyük bir engel vardı: Kocası Larry Moretto (Matt Dillon). Kendisine aşık bir gencin yardımını alarak bu engeli saf dışı bırakabilirdi, hem de sonsuza dek. Amerikan bağımsız sinemasının en önemli isimlerinden biri olan ve Fil (Elephant), Can Dostum (Good Will Hunting), Benim Güzel Idaho’m (My Own Private Idaho) gibi filmlere imza atan Gus Van Sant’ın yönettiği Sonsuz İhtiras, Oscar® ödüllü oyuncu Nicole Kidman’ın “femme fatale” rolünde unutulmaz performansını izlemek için kaçırılmayacak bir fırsat.

Dünya, doğanın gazabına uğramaktadır. Şiddetli kasırgalar Los Angeles'ı haritadan silmiş, Yeni Delhi karlar altına gömülmüş, Tokyo devasa dolu yağışıyla yıkılırken New York, ani iklim değişikliği ile dev dalgaların tehditi altında kalmıştır. Bir iklim bilim uzmanı olan Jack Hall, dünyayı, küresel ısınmanın tetiklediği bu felaketten kurtarmak için çözüm arayışındadır. Kurtuluş Günü'nün yaratıcısı Roland Emmerich, dünyayı bu kez uzaylılar tarafından değil, bizzat doğanın kendisi tarafından yok ediyor. Devasa doğal felaketler, büyük paralar harcanarak ve bilgisayar teknolojisinin de katkısıyla nefes kesen gerçekçilikte sahnelere dönüştürülmüş. Denis Quaid, Jake Gyllenhaal ve Ian Holm'un da katılımıyla filmin kadrosu da en az efektleri kadar dikkat çekiyor.

Amerikalı çift, Roy (Woody Harrelson) ve Jessie (Emily Mortimer), son olarak ikamet ettikleri Pekin’den oldukça uzaktaki evlerine dönmeye karar verirler. Trende Carlos (Eduardo Noriega) ve Abby (Kate Mara) adlı başka bir çiftle tanışırlar. Aralarında hızlı bir şekilde evlerinden uzaktaki gezginler arasında kurulan temelleri çok da sağlam olmayan bir bağ kurulur. Roy durakların birisinde trenden ayrılır. Jessie yeni arkadaşlarının göründükleri gibi olmadıklarını anlamaya başlar. Fakat bu unutulmayacak seyahatin gerçek tehlikeleri yeni yeni su yüzüne çıkmaya başlamıştır. Basit bir tren yolculuğu Rus polisler (Ben Kingsley ve Thomas Kretschmann), mafya, işkence, uyuşturucu ve cinayetle korkutucu bir kovalamacaya dönüşecektir.

Ajan 007 James Bond, güç delisi Fransız endüstri patronu Maz Zorin'in çılgın hedeflerine ulaşmasını engellemek için zamanla yarışmak zorundadır! Zorin, dünya mikroçip pazarını ele geçirmek için Silikon Vadisi'ni büyük patlamalarla oluşacak bir depremle yok etmeyi planlamaktadır. Şimdi Bond, ilk önce Zorin'in güzel ve ölümcül partneri May Day'i, sonra da Zorin'i alt etmelidir. Eyfel Kulesi'nden Golden Gate Köprüsü'ne uzanan bu macerada James Bond durdurulamıyor!

Mountainhead, giderek büyüyen uluslararası bir krizin ortasında bir araya gelen bir grup milyarderin hikayesini konu alıyor. Dört arkadaş. 371 milyar dolarlık net servet. Sıfır suçluluk.

Marv, aşık olduğu kadınla ilk kez bir geceyi beraber geçirdikten sonra ne yazık ki ertesi sabah onun, yanı başında öldüğünü görür. Ancak konumları gereğince söz konusu cinayetin esas zanlısı pozisyonuna düşen Marv, polis tarafından aranırken kendisi de esas katilin peşine düşmüştür. Bir yandan kaçıp diğer yandan kovalarken yeterince zor bir işin içine girmiştir bile.

Ailesi ile ilgili acil bir durum için yola çıkan Darby, kar fırtınası yüzünden yolda kalır. Bu durum üzerine Darby, bir grup erkekle birlikte otoyol dinlenme alanında sığınak bulmaya çalışır. Otoparktaki bir minibüste kaçırılmış bir kıza rastlayan Darby, onları kaçıranın kim olduğunu bulmaya çalışırken kendisini korkunç bir ölüm kalım meselesinin içinde bulur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir