
Kacey Rohl
Katie Arneson

Katie Arneson is faking cancer. A university dance major, Katie's falsified diagnosis and counterfeit fundraising have transformed her into a campus celebrity surrounded by the supportive community she's always dreamed of. But now dependent on a bursary for sick students to maintain her ruse, Katie learns the funding is in jeopardy unless she can provide copies of her medical records within the week.

Kacey Rohl
Katie Arneson

Amber Anderson
Jennifer Ellis

Martin Donovan
Doug Arneson

Connor Jessup
Owen

Thomas Olajide
Dr. Jabari Jordan

Christine Horne
Julia Stansfield

Sharon Lewis
Colette

Darrin Baker
Dr. Becker

Vanessa Matsui
Heather Sheer

Lanette Ware
Dr. Platt

Carolina Bartczak
Magda

Dan Beirne
Sam Blumenthal

Shanice Banton
Veronica

Murray Furrow
Adam Blumenthal

Jennifer Vallance
Nola Ellis

1962 yılında hem Cannes hem de Venedik Film Festivallerinden ödülle dönen, aynı yıl George Meliee ödülünün de sahibi olan Beşten Yediye Cleo, Vardanın yönetmenlik adına ilk başarısı. Kanser olduğu gerçeğiyle yüzleşen genç ve güzel bir Fransız pop şarkıcısı Cleonun öyküsü. Kendince geri dönüşleriyle hayatını irdelediği doksan dakikayı Cleoyla birlikte yaşıyoruz. Aynı zamanda Cleonun hayata dair sorularıyla da karşı karşıya kalıyoruz: Böyle bir zamanda ne yapılabilir?, Nasıl yapılır? Cleo, bu soruların cevaplarını ve kişisel ilişkilerini sorguluyor. Bu soruların cevaplarını hem bugünde, yaşadığı hayatta hem de yeni tanıdığı insanlarda arıyor. Kanser psikozunun, korkusunun çevrelediği filmde zaman ilerledikçe değişik insan yüzlerinin geçtiği Paris sokaklarına, içeriğini kaybetmiş hareketsiz ve durgun bir zamana dönüyoruz...

Yakışıklı ve başarılı moda fotoğrafçısı Romain ölümcül bir kansere yakalandığını öğrenir. İstemeye istemeye tedavi gören Romain hastalığını ailesinden saklar ve onları kendisinden soğutmaya çalışır. Bir sonraki adımı hastalığından habersiz olan erkek arkadaşını terk etmek olur. Durumu sadece büyükannesine anlatır;ona göre yaklaşan ölümü kabul etmenin başlangıcı budur.

Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

James ve ömür boyu en yakın üç arkadaşı, Batı Galler'deki çarpıcı kıyı bölgesi Barafundle Körfezi'ne akıl almaz bir geziye çıkarlar. Ardından dostluk, kahramanlık ve aşkla ilgili dokunaklı ve komik bir macera var.

Çok uzun yıllar kaldığı hapishaneden çıktıktan sonra bulaşıkçı olarak çalışmaya başlayan, çalıştığı yerin arkasındaki bir çöp tenekesinde terk edilmiş bir bebek bulan Russ Millings’in hikâyesini anlatıyor. Bebek için ne yapacağından pek emin olamayan Russ, bir süre sonra bu bebeğin hayatını düzene sokmak konusunda önemli bir fırsat olduğunu fark eder.

Amber Appleton, bir otobüste yaşamaktadır. Annesinin erkek arkadaşının onları kovmasından sonra Amber, annesi ve sadık köpekleri Boby Big Boy ile birlikte, annesinin kullandığı okul otobüsü ‘Hello Yeloow’un arkasında kamp kurarlar. Umut ve iyimserlik prensesi olan Amber, kötü şeyleri kafasına takmamaktadır. O artık, alkolik annesi ve arkadaşlarının hayatını kurtarmaya odaklanır.

The story of a New York pro baseball team and two of its players. Henry Wiggen is the star pitcher and Bruce Pearson is the normal, everyday catcher who is far from the star player on the team and friend to all of his teammates. During the off-season, Bruce learns that he is terminally ill, and Henry, his only true friend, is determined to be the one person there for him during his last season with the club. Throughout the course of the season, Henry and his teammates attempt to deal with Bruce's impending illness, all the while attempting to make his last year a memorable one.

Futbolcu Santiago Munez'in hikayesi, dinamik ve aksiyon dolu bu muhteşem film ile devam ediyor. Newcastle United'ın popüler oyuncusu, her futbolcunun rüyası Real Madrid'e transfer olunca UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki zorlu mücadelede David Beckham, Zinedine Zidane, Raul, Guti ve Iker Casillas gibi dev oyuncularla aynı sahada oynama şansını yakalar. Zafer, alkış ve para ile tanışan Santiago, aynı zamanda başarının çirkin yüzünü de keşfeder. Tüm ömrü boyunca uğruna çalıştığı ve sevdiği her şeyi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

Bir inanç krizinin ardından çıktığı spiritüel yolculuk, tanınmış fundamentalist vaiz Carlton Pearson'ın değer verdiği her şeyi riske atar.

Eski boksör Apollo Creed'in evlilik dışı biri ilişkiden doğan çocuğu olan Donnie annesinin ölümünün ardından Creed'in dul eşi tarafından himaye altına alınır ve zengin bir ailede rahat bir şekilde büyür. Üvey annesinin himayesinde gayet iyi bir yaşama kavuşan Adonis, önündeki tüm iyi yaşam fırsatlarına rağmen tek bir arzu ile yanıp tutuşmaktadır; babası gibi boksör olmak! Kendini eğitmesi için babası Apollo Creed'in hem rakibi hem de yakın dostu olan, boks hayatını çoktan geride bırakmış Rocky Balboa’yı bulmaya Philadelphia'ya gider.

Kırsalda sakin bir yaşam süren ve Japon kültürüne özel bir ilgisi olan Trudi, kocası Rudi'nin hastalığı nedeniyle çok az ömrü kaldığını öğrenir. Bu gerçeği saklayarak birlikte Berlin'e çocuklarını ziyarete gitmelerini ister. Fakat bu ziyaret ve sonrasındaki küçük tatil Trudi için oldukça hüzünlüdür. Bu hüzün ve belki bilinmeyen bir hastalık Trudi'yi hayattan ve kocasından koparır. Rudi Japonya'yı göremeden ölen karısının acısını içine atarak, Tokyo'ya doğru bir yolculuğa çıkar. Amacı üçüncü çocuklarını ziyaret etmek ve eşinin yapmak istediği ama yapamadığı ziyareti yapmaktır. Rudi burada genç bir dansçının yardımıyla, karısının tüm hayatı boyunca hayalini kurduğu özel dansı gerçekleştirir. Bu hem onun için hem de karısı için bir aydınlanmadır.

Zamanın eskitici gücünden nasibini alan bir zamanların efsanesi Rocky, artık oldukça yaşlanmıştır ve karısının adını verdiği Adrian's isimli restoranında müşterilerine eski şanlı günlerinin anılarını anlatarak avunan bir adam haline dönüşmüştür. Savaşçı ruhunu kaybetmese de bedeni, bu ruhu karşılayabilecek güçte değildir. Çok sevdiği oğlunun ise babasına ayıracak çok fazla vakti yoktur. Bir gün, ağır siklet boks şampiyonu Mason “The Line” Dixon ile kendisinin bir bilgisayar simülasyonu oyunu olarak karşı karşıya getirilmeleri, insanların gözlerinin yine kendisine çevrilmesine neden olur. Fırsattan kendi reklamlarını yapabilmek için yararlanmak isteyen Dixon'ın menajeri, gerçek bir maç ister. Kendisini tekrardan kanıtlayabilmek için eline geçen bu son şansı değerlendirmek isteyen Rocky, acaba bu sefer de azminin zaferine ulaşabilecek midir?

Köklü ve zengin bir aileden gelen Oliver Barrett IV,aile geleneğini devam ettirerek kendisinden öncekiler gibi Harvard Üniversitesinde hukuk okumaktadır.Bir gün Radcliffe Kolejinde müzik öğrencisi olan işçi sınıfından Jennifer Cavalleri 'ye aşık olur.Çift evlenmeye karar verir,ancak Oliver'in babası Oliver Barrett III bu evliliğe onay vermez ve oğlunun harçlığını keser ayrıca onu mirasından da mahrum edeceğini söyler.Oliver'ın babasının maddi desteği olmadan Harvard'a devam etmesi çok zordur.Hayata sıfırdan başlamak zorunda kalan yeni evli çift Oliver'in okul masraflarını karşılamak için farklı işlerde çalışmaya başlarlar.Bu arada çocuk istedikleri halde gebe kalamayan Jennifer'in yapılan tetkikler sonucunda lösemi hastası olduğu anlaşılır.

Sevgilisinin kendisine ihanet ettiğini öğrenen Hilary O'Neil (Julia Roberts) yeni bir başlangıç ve yeni bir iş arıyor. Böylece kan kanserine yakalanmış acı çeken genç bir adamın özel hemşiresi oluyor. Zaman geçtikçe birbirlerine aşık oluyorlar ama bu yaşadıkları aşkın çok uzun sürmeyeceğini de biliyorlar. Çünkü genç adam ölmek üzeredir.

Bir gencin hayatı, kendisine nadir görülen bir kemik kanseri teşhisi konulması ile alt üst olur. Yaşadığı şoku atlatmasının ardından genç, hayatta az kalan zamanını değerli bir şekilde geçirmeye karar verir. Bu süreçte genç başkalarına ilham olmanın yolunu bulur * İnsanın burnunun direğini sızlatan tarz bir film. Zaman zaman neşeli, zaman zaman esprili ama genelde hüzünlü. Gerçek hayattan olması filme artı değer katıyor. Hele "Yaşamaya başlamak için ölmek üzere olduğunuzu öğrenmenize gerek yok" cümlesi nasıl da son noktayı koyuyor. Ailece izlenebilecek güzel bir film, En son sahnede gerçek kişilerin gösterildiği bölümleri es geçmemenizi öneririm.

Based on a true story. Liz Murray is a young girl who is taken care of by her loving, but drug-addicted parents. Liz becomes homeless at 15 and after a tragedy comes upon her, she begins her work to finish high school.

William, babası amansız bir hastalık nedeniyle ölüm döşeğinde olduğu için, evine geri döner. Babasını yakından tanımak için, renkli bir kişiliği olan adamın gençliğinde yaşadıklarına dair öyküler toplamaya başlar. Babasının, gençliğinde gezgin bir satıcıyken yaşadıkları bir bulmacanın parçaları gibi yerine oturacak ve anlaşılması güç olan adamın yaşamını en masalsı yönüyle zaferleri ve zaaflarıyla ortaya çıkaracaktır.

Shy sixteen-year-old Stacy Collins can't believe that the most popular guy in school, an attractive athlete named Bobby Tennison, is interested in her. At first she is flattered by his constant attention, but then he becomes possessive and jealous-telling her who she can speak to and what she can wear. Threats escalate into violence when Bobby thinks Stacy has stepped out of line. Soon she is walking on egg shells and living in fear. Having seen the tell-tale bruises, Stacy's best friend convinces her to break things off with Bobby-but in a moment of weakness, Stacy goes to meet him. It will be the last time she is seen alive.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir