
Sasson Gabay
Jafaar

After a tempest, fishermen do not find only fish in their nets. That is what happens to Jafaar, a poor fisherman who lives poorly in Gaza. And what he hauls in is really upsetting: imagine that, a pig! An unclean animal judged impure not only by the Faith of Islam but also by the Jewish religion. Determined to get rid of the animal, Jafaar tries desperately to sell it, first to a United Nations official, then to a Jewish colony where Yelena raises pigs not for their meat but for security reasons. Of course, going unnoticed in the company of a "forbidden" animal, among his Palestinian brothers, past Israeli soldiers and under the scrutiny of Islamic fundamentalists is no bed of roses and a series of misadventures await Jafaar.

Three manic idiots—a lawyer, a cab driver and a handyman—team up to run a ballet company to fulfil the will of a millionaire. Stooge-like antics result as the trio try to outwit the rich widow and her scheming big-shot lawyer, who also wants to run the ballet.

Mike Donnelly (Chris Farley) ile tanışın! O, herkesin sevdiği, komik ve başına bela açmaya hazır bir sakarlık makinesi. Büyük kardeşi Al’in (Tim Matheson) Washington eyaleti valiliğini kazanmasına yardım etmeye kendini adamıştır, ancak her oy kazanma fırsatını utanç verici bir felakete dönüştürmeyi başarır. Kampanya ekibinin tembel yardımcısı Steve Dodds (David Spade), Mike’a göz kulak olmayı gönüllü olarak üstlenir. Mike, mevcut valinin bir sahtekâr olduğunu keşfedince, iyi niyetli yıkımı yepyeni bir seviyeye taşır. Tommy Boy’un yıldızları Chris Farley ve David Spade, neden “90’ların en iyi komedi ikilisi” olduklarını bir kez daha kanıtlıyor!

Küçük bir dolandırıcı olan Thomas Jefferson, aynı ismi taşıyan ölen bir kongre üyesinin koltuğuna aday olur ve hiç beklenmedik şekilde seçilir. Washington'a gidip siyasetin kirli dünyasına tanık oldukça, başlangıçtaki şahsi çıkar amacı yerini adaletsizliğe karşı bir mücadeleye bırakır. Artık oyunun kurallarını değiştirmek isteyen Thomas, sistemin yozlaşmışlığına karşı kendi planını yapmaya başlar.

Modellik yapan Carl ve Yaya, milyarder yolcuların tercih ettiği süper lüks bir gemi ile seyahate çıkar. Ancak keyifli başlayan yolculukları, fırtınanın çıkmasıyla yarım kalır. Çift, bir grup milyarder ve geminin temizlikçilerinden biriyle birlikte ıssız bir adada mahsur kalır.

Nazi Almanya'sının tıpkısının aynısı bir başka diktatörlükte, kararları ve yönetimi ile ülkesini kırıp geçiren Diktatör Adenoid Hynkel, ülkede kendisine ikizi kadar çok benzeyen son derece saf karakterli bir Yahudi berberin yaşadığından habersizdir. Hynkel'in askerleri Yahudileri teker teker toplama kamplarına götürmek üzere toplarken Yahudi Berber'in Hynkel'e olan benzerliği nedeni ile onu Büyük Diktatör zannederler ve bu benzerlik büyük bir karışıklık yaşanmasına neden olur. Charles Chaplin'in Nazi Almanya'sını ve Hitler'i hicvettiği bu eğlenceli komedi, sinema tarihinin en başarılı hiciv örnekleri arasında yer alıyor.

Xixo’nun iki çocuğu Kalahari’de büyük bir kamyonu keşfetmeye çalışırken, çocuklardan biri kamyon hareket ettiğinde zıplayamamış ve kamyonun içinde kalmıştır. Babaları Xixo onları bulmak için uzun bir yola başlar. Kamyondaki batılıların planladıkları bazı şeyler bulunmaktadır.

Alçakgönüllü bir kimyager, aşınmaya ve zorlanmaya karşı dirençli bir kumaş icat eder ve bunu insanlığa bağışlar. Ama hem iş verenler hem de işçiler, bu icadın ekonomik sebepler yüzünden yok edilmesi gerektiğinin farkına varırlar.

When God appears to an assistant grocery manager as a good natured old man, the Almighty selects him as his messenger for the modern world.

Dear Santa, Liam (Robert Timothy Smith) adındaki küçük bir çocuğun Noel dileklerini yazdığı mektupta “Santa” yerine “Satan” yazması sonucu şeytanı yeryüzüne çağırmasıyla başlıyor. Jack Black’in canlandırdığı şeytan karakteri, çocuğun ruhunu almadan önce ona üç dilek hakkı tanıyor.

Ivy ve Theo, başarılı kariyerleri, mutlu evlilikleri ve harika çocuklarıyla ideal bir hayat sürüyor gibi görünmektedirler. Ancak Theo'nun kariyeri düşüşe geçerken Ivy'nin kendi hedefleri yükselişe geçince bu kusursuz görüntünün altında bir fırtına patlak veriyor. Kusursuz görünen çiftin çatırdayan ilişkisinde gizli rekabetler, bastırılmış öfkeler ve komik olduğu kadar keskin çatışmalar gün yüzüne çıkmaya başlar.

Truman küçük kasabasının aslında, yenilikçi bir yapımcı/yönetmen/ yazar (Ed Harris) tarafından kurulan devasa bir stüdyo olduğunun farkında değildir. Kasabada yaşayan herkes, hatta çok sevdiği güzel karısı bile sözleşmeli bir Hollywood oyuncusudur.

Benicio Del Toro ve gangster/detektif filmlerinin demirbaşı Dennis Farrina'yı biraraya getiren film şu sloganla tanıtılıyor: Kemikler kırılıyor, elmaslar çalınıyor. Boks dünyasında kaçak iş çeviren Turkish adlı adam, namlı suçlu Brick Top'la hileli bir boks maçı için anlaşınca başına büyük bela alır. Öte yandan, başarısız bir mücevher soygunu ardından garip gelişmeler yaşanmaktadır. Garip bir biçimde iki olay birbirine karışarak ilerler ve kahramanlar için olmasa da bizim için eğlendirici bir curcuna çıkar ortaya.

Dünyanın en güçlü adamı, kendi yol açtığı felaket her şeyi yok etmeden önce, insanlığın kurtarıcısı olduğunu kanıtlamak için hummalı bir mücadeleye girişir.

Zim, Dünya'nın uzaylılar tarafından istila edilmesi planının yeni aşaması için ortaya çıktığında baş düşmanı Dib Membran, onun maskesini düşürmek için kolları sıvar.

Barbie, yaşadığı dünyanın koşullarına uymayan bir kadındır. Yaşadığı dünyanın "mükemmel kadın" imajına uzak olduğunu farkeden Barbie, yaşadığı fantastik dünyadan dışlanır ve kimsenin iletişim kurmak istemediği biri halini alır. Uyum sağlayabileceği bir dünya bulma umuduyla bizim yaşadığımız gerçek dünyaya bir yolculuğa çıkar. Bu yeni dünyada, onu kendi evinde dışlanmış kılan farklılıkları, onu özel kılan avantajlara dönüşür.

Uçak pilotu Topper Harley, babasının kötü şöhreti altında ezilirken bir taraftan da rakibi Kent ile her konuda mücadele etmektedir. Tüm bunlar olurken çok tehlikeli bir görev de onları beklemektedir.

"Yükseklik Korkusu" gerilim filmlerinin, özellikle de Alfred Hitchcock'un 1958'de çektiği Ölüm Korkusu (Vertigo)'nun bir parodisidir. Sapık, Notorious ve Kuşlar başta olmak üzere Hitchcock'un diğer filmlerine de göndermeler yapılır. Bir bakıma "Yükseklik Korkusu" Mel Brooks'un Alfred Hitchcock'a bir saygı gösterisidir. Filmin sloganlarından biri şöyledir:"Komedinin üstâdı bu kez gerilimin üstâdını ele alıyor"

Bu bölümde, Afrika ormanlarının isimsiz kahramanları Timon ve Pumbaa ile geçmişe yolculuk edeceğiz. Simba'nın maceralarının başlamadan önceki zamana gidip, Timon ve Pumbaa'nın nereden geldiğini, nasıl tanıştıklarını, yaşamak için nasıl bir mükemmel yer aradıklarını ve Simba'yla nasıl tanıştıkları anlatılıyor.

Uçma yetileri olmayan kuşların barış içinde yaşadıkları cennet gibi bir adada öfke problemini bir türlü yenemeyen Red, Bomba ve Chuck; diğer kuşlar tarafından dışlanmıştır. Bir gün gemiler dolusu domuzlar çıkagelir ve domuzlar, kısa sürede halkın güvenini kazanır. Red, ada halkını domuzlar konusunda defalarca uyarır ve güvenmemelerini söyler ancak domuzlar, adadaki tüm yumurtaları çaldıklarında çaresiz kalan kuşlar, uyarılarına kulak asmadıkları öfkeli kuş Red'den yardım talep ederler.

Yoksul Kim ailesi, hileyle zengin Park ailesinin yanında çalışmaya başlar; ancak konutun altında gizli bir sığınak keşfetmeleriyle parazitçe yürüttükleri bu plan kontrolden çıkar ve şiddetli bir sınıf çatışmasına dönüşür.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir