
Maggie Grace
Aunt Elizabeth

Elizabeth Thatcher, a cultured young teacher in 1910, fears leaving her comfortable world in the city. But when she accepts a teaching position in a frontier town, she finds new purpose and love with a handsome Royal Canadian Mountie.

Maggie Grace
Aunt Elizabeth

Stephen Amell
Wynn Delaney

Poppy Drayton
Elizabeth

Daniel Sharman
Edward Montclair

Cherie Lunghi
Mrs. Thatcher

Christopher Villiers
Mr. Thatcher

Jean Smart
Frances Tunnecliffe

Lori Loughlin
Abigail Stanton

Daisy Head
Julie Thatcher

Lee Williams
Higgins

Natasha Calis
Perlie Leverly

Tygh Runyan
Phillip Delaney, Sr.

Alex Arsenault
Young Farmer

Tom Carey
Mr. Moran

Sam Duke
Andy Moran

Emily arrives home, hoping to visit her parents, only to discover that they are leaving on a trip of their own. As she stays at their house for the holidays, their HOA is determined to get Emily to participate in the neighborhood’s many Christmas festivities.

Tracey Wise, ailesinin küçük oda ve kahvaltı tesisi Silver Peak hakkındaki incelemesi karşılığında Graham Cooper tarafından bir Noel kaçamağına davet edilen ünlü bir lüks seyahat blog yazarıdır. Ne yazık ki, mütevazi pansiyon, misafirleri çalan ve aile şirketinin varlığını tehdit eden yakındaki lüks bir otel tesisiyle zorlu bir rekabetle karşı karşıyadır.

Angie wonders what her life would be like if she had married a former boyfriend who became a famous sportscaster. She takes the train home to spend Christmas with her family and inexplicably finds herself 10 years in the past. With the advice of the train's enigmatic conductor, Angie has the chance to revisit that Christmas and learn what — and who — is truly important to her.

Kennedy Blaine, a Californian girl, inherits a ranch in the small town of Valentine in Nebraska. Before she sells the property, she decides to spend the summer in her house and learn more about her family.

"Aşkım" (Cheri), zengin erkekleri baştan çıkarmasıyla meşhur 49 yaşındaki Lea de Lonval’le, daha 19 yaşındaki havalı ve deneyimsiz Fred’in altı yıl süren ilişkilerini anlatıyor. 1900’lerin başında Paris’te geçen filmde Lea, rakibesi Charlotte’un oğlu Fred’i kadınlar hakkında bir şeyler öğrenmesi için kanatları altına alır. İlişkileri safi zevkten ibaretken birbirlerine aşık olurlar. Oscar adayı güzel oyuncu Michelle Pfeiffer’ı baş döndürücü bir rolde izleyeceğimiz “Aşkım / Cheri”de Rupert Friend ve Kathy Bates de başarılı performanslarıyla dikkat çekiyor.

Alex yolda giderken arabasına aldığı otostopçu Vivienne ile bir kaza geçirir. Vivienne’in ölümü nedeniyle kendini suçlu hisseden Alex, Vivienne’in annesi Linda'yı ziyaret etmeye karar verir. Fakat Linda'nın otistik olduğunu görünce, cenaze işlemlerinde yardımcı olması gerektiğini düşünerek onunla kalır. Ne zaman ne yapacağı belli olmayan Linda’nın dünyasını anlamak güçtür... Bu arada Alex, Linda’Nın komşusu Maggie ile bir ilişki yaşamaya başlamıştır. Ancak geçmişi ile ilgili kabullenmekten kaçtığı bazı gerçekler su yüzüne çıkmaya başladıkça içinde biriktirdiği acı ve kızgınlıklarla yüzleşmek zorunda kalır.


Tracy başarılı ve hırslı bir öğrencidir. Son hedefi ise Carver Koleji öğrenci başkanı olmaktır. Okulun sevilen öğretmeni Jim ise Tracy'nin başarıyı bir saplantı haline getirdiği düşüncesiyle onun karşısına bir rakip çıkarır. Öğrencilerden birini başkanlığa adaylığını koyması ve çalışması için ikna eder. Ancak Tracy'yi durdurmaya çalışmasının diş macunu tüpe geri doldurmaya çalışmaktan pek bir farkı yoktur.


Honey Daniels hayatı boyunca hep bugünlerin gelmesini beklemiştir. Yıllardır eğitimini alarak geliştirdiği dans yeteneğini tüm dünyaya göstereceği günler gelip çatmıştır. Özlemini çektiği herşey artık sadece bir adım önündedir.Onu en çok seven insanlar bile, bu zor alanda dikkatleri üzerine çekebileceğine inanmamış, "Mutlaka başaracağım" dediği zaman bile, hep kuşkuyla bakmışlardır. Ailesi tarafından önerilen ve güvenli gelecek vaat eden seçimlerden tatmin olmadığı için herşeye sırtını dönmüş; kendisini büyük kentin merkezine atmıştır. O artık bütün sokakları müzikle ve enerjiyle dopdolu büyük kentin kızıdır.

50'lerin Welton Akademisi, ciddi, disiplinli ve akademik çevrelerde saygınlığı yüksek olan bir okuldur. Okul yönetiminin muhafazakar ve ortodoks tavırları okulu öğrenciler için sıkıcı ve bunaltıcı bir hale getirmektedir. Fakat yeni ingilizce öğretmeni John Keating'in okula atanmasıyla çok şey değişecektir.Keating öğrencilerine ders kitaplarını yırtıp atmalarını, kalıplaşmış düşünce şekillerinden uzaklaşmalarını ve hayatlarını dolu dolu yaşamalarını öğütlemesiyle okulun statükocu tavrına son derece zıt bir profil çizmektedir. Öğrencilerini şiir ve nitelikli edebi yapıtlarla tanıştıran Keating onların pek çoğu üzerinde derin bir etki yaratır ve onların geleceğe dair hayallerinin şekillenmesini sağlar. Elbette Keating’in yaklaşımının okul yönetimi tarafından farkedilmesi ve üstüne gidilmesi uzun sürmeyecektir. Fakat okul müdürü Nolan Keating’i okuldan uzaklaştırma kararı aldığında hayatlarını değiştirdiği öğrencileri Keating’i savunmak için harekete geçerler.

Rio de Janeiro'da çalışan, müşterilere mektup yazıp postalamakla görevli soğuk ve yaşlı bir kadın olan Dora (Fernanda Montenegro), müşterilerden ve insanlardan nefret ediyor. Dokuz yaşında bir çocuk olan Josue (Vinicius de Oliveira), babasını hiç görmemiş. Josue'nun annesi, kocasına mektuplar yazıyor ve bu mektuplar Dora aracılığıyla gönderiliyor. Kadın bir araba kazasında ölünce, Josue'nin sorumluluğunu insanları pislik olarak gören Dora üstlenmek zorunda kalıyor. Dora, Josue'yı babasını görebilmesi için yolculuğa çıkmaya ikna ediyor ve bu iki farklı insan arasında sıradışı bir dostluk kuruluyor.

"Bir Zamanlar Savaşçıydılar," bir kadının ailesini bir arada tutmak için geleneklerine dönüşünü anlatıyor. Beth, beş çocuğu ve kocasıyla Yeni Zelanda'da bir gecekonduda yaşayan Maori kökenli, fakir bir kadındır. 18 Yıl önce Maori ailesinin evlenmesini istemediği kocası iyice içkiye bulaşmış, Beth'e kötü davranan, O'nu döven bir adamdır. Beş çocuklarından biri bir çeteye katılmış, diğeri ise bir sosyal yardım kurumu tarafından götürülmüştür. Beth tüm sorunlarına rağmen aileyi bir arada tutmaya çabalarken tek yardımcısı hayatla ilgili umutlarına dört elle sarılan kızı Grace'dir. Yazar olmak isteyen Grace'in başına gelenler ailenin kaderini değiştirir ve Beth'in, geleneklerinde yatan gücü keşfetmeye zorlar...

Kanada'daki küçük bir dağ kasabası, bir okul otobüsü kazasında bir düzineden fazla çocuğun ölmesiyle sarsılır. Büyük şehirden gelen bir avukat, kazazedelerin ve kurbanların ailelerine toplu dava açmaları için yardıma gelir; ancak çabaları kasaba halkını birbirine daha da uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Aynı zamanda, kazadan sağ kurtulan bir genç kız, maruz kaldığı farklı türde bir hasarın getirdiği masumiyet kaybıyla hesaplaşmak zorundadır.

Florida’nın merkezinde küçük bir kasabada yaşayan 7 yaşındaki Mary Adler, okulun ilk gününde yaşından beklenmedik bir matematik performansı gösterir. Üstün zekalı çocuklar için özel bir okuldan burs alır, ancak dayısı Frank göndermek istemez. Mary’nin annesi aslında çok değerli bir matematikçidir ancak Mary henüz 6 aylıkken intihar etmiştir. O zamandan beri dayısı Frank, Mary’nin vasisidir. Kız kardeşinin Mary’nin “normal” bir çocukluk yaşamasını istediğine inandığından, Mary’i bir devlet okuluna yazdırmakta kararlıdır. Ancak Mary’nin milyonda bir görülen bir matematiksel zekası olduğuna inanan Mary’nin büyükannesi aynı zamanda Frank’in de annesi olan Evelyn, Frank’ten Mary’nin velayetini almak için mücadele içine girecektir.


19. yüzyıl sonlarında büyümekte olan Polonya şehri Łódź'de geçen film, bir tekstil fabrikası inşa ederek büyük para kazanmayı hedefleyen üç arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Polonya'nın sanayileşme dönemine ve özellikle de endüstri kenti Łódź'e dikkat çeken kayda değer bir portre sunuyor.

Elfriede Jelinek'in Piyano Öğretmeni adlı romanından uyarlanan film, Viyana Müzik Konservatuarı'nda öğretim görevlisi olarak çalışan orta yaşlı bir kadın üzerine kurulu. Annesiyle aralarında sevgi ve nefret karışımı bir ilişki bulunan Erika Kohut adlı bu kadın, bir yandan saygı duyulan ve otoriter bir öğretmen görüntüsü çizerken diğer yandan karanlık arzuları ve müzik arasında ikilem yaşamaktadır. Viyana'nın kenar mahallelerindeki erotik gösterilere ve porno film gösteren sinemalara gidip gelen Erika, anlam katamadığı hayatında bir tür kendi kendini tüketme sürecine girmiştir. Kendine o denli yabancıdır ki bir sevgili edinememekte, geceleri parkta sevişen çiftleri gizlice seyretmekle tatmin olmaktadır. Kendisine karşı garip bir hayranlık ve tutku duyan erkek öğrencisiyle iletişim kurmasının ardından, görünüşteki hayatı ve bastırılmış arzuları arasındaki duvar yıkılmaya başlar.

Üniversitede ders vermek için Amerika'ya yerleşen İngiliz Profesör Humbert Humbert 13 yaşında kızı Dolores'le birlikte yaşayan dul Charlotte'un yanında bir oda kiralar. Humbert, Lolita adını takacağı Dolores'e açıklanamaz bir tutku duymaya başlar. Yasak aşkına daha yakın olabilmek için, hiç sevmediği halde Charlotte'la evlenecek kadar ileri gider. Carlotte inanılmaz gerçeği keşfetmesinin ardından kaza sonucu ölünce, Lolita'ya hiç bir şey söylemeyen Humbert onu da yanına alarak arabayla yollara düşer. Humbert'in giderek daha da tehlikeli sularda yüzerken aklıselimi de yitirmeye başlayacaktır.

Film, görünüşte sıradan olan Barney Panofsky sıra dışı hayatının samimi ve espirili hikâyesini anlatıyor. Film, dört tane 10 yıllık perioda ve iki kıtaya yayılıyor. Bu sıra dışı yaşam hikâyesinde Barney’e üç farklı kadın ve yakın arkadaşı olan babası Izzy’ı eşlik ediyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir