
Annabelle Lanyon
Helga Hammerstein


Annabelle Lanyon
Helga Hammerstein

Lee Bane
'Mad Dog' Murphy

Derek Nelson
Billy 'The Butcher'

Gareth Lawrence
SS Officer Hess

Suzie Frances Garton
Ilsa Koch

Jared Morgan
The Bartender

Patrick O'Donnell
SS Officer Schneider

Dennis Farrin
Sergeant Peck
Darren Swain
'Fighting Joe' Kane

Kwame Augustine
'Reckless' Reggie Brown
David France
Doctor Hammerstein
Neville Cann
Doctor Josef Mengele
Francesco Tribuzio
SS Officer Becker
Charlie Seddon
Adolf Hitler

Lee Mark Jones
SS Officer Schreck

İkinci dünya savaşında, müttefik güçlerin Normandiya'ya asker çıkarması yapacağı günün arifesinde, bir grup Amerikalı paraşütçü, düşman hattının arkasında bırakılır. Askerlerin buraya bırakılmasının amacı saldırının başarısı için önemli bir görevi gerçekleştirmektir. Fakat askerler hedeflerine yaklaşırken beklenmedik bir şeyle karşılaşırlar. Nazi işgali altındaki köyde, sadece bir askeri operasyondan fazlasının olduğunu fark ederler.

Wladyslaw Szpilman, Polonyalı başarılı bir piyanisttir. İkinci Dünya Savaşı'nda Almanların Polonya'yı işgal etmesiyle hayatı kâbusa döner. Musevi olduğu halde şans eseri toplama kamplarına gitmekten kurtulur ve Varşova'nın gettolarında yaşamaya başlar. Acı ve sefalet dolu yaşamı, bir gün bir Alman subayının ona yardıma gelmesi ve onu oradan kurtarmasıyla değişir.

Bir seri katilin kurbanı olmaktan zor kurtulan başarılı TV spikeri Karen Write, doktorun önerisi ile ormanlık bir alanda yerleşik bir kamp niteliğindeki rehabilitasyon merkezine gider. Aslında kampın sakinleri tuhaf bir koloninin üyeleri gibi davranmaktadır. Çok geçmeden Karen, yağmurdan kaçarken doluya tutulduğunun farkına varır.

St. Leonards Adası, dünyanın en azılı suçlularına ev sahipliği yapar. Adada tecrit edilen suçlular üzerinde bir dizi tıbbi deney uygulanır. Ancak yapılan deneyler oldukça ekstremdir. Bir bilim insanı, tıbbın sınırlarını aşan bir deney yapar ve beklenmedik sonuçlar yaşanır. Çok geçmeden tüm ada, çıkışı olmayan ölümcül bir labirente dönüşür.

II. Dünya Savaşı'nın en karanlık günlerinde, beş Amerikan askeri bir Fransız Şatosu’na girmekle görevlendirilir. Şato daha önce bir Nazi subayı tarafından işgal edilmiştir. Askerler için bu görev, onların savaş alanında gördükleri her şeyden daha korkunç bir kabus haline gelir. Doğaüstü bir düşmanla karşılaşan askerler, hayatlarının savaşını vermek zorunda kalır.

Lawrence Talbot’un çocukluğu, annesinin öldüğü gece sona ermiştir. Lawrence, sessiz sakin Victoria dönemi kasabası Blackmoor’u terk ettikten sonra kendisini toplayıp herşeyi unutmak için uzun yıllar boyunca ortalıkta görünmez. Ancak kardeşinin nişanlısı Gwen Conliffe’in (Emily Blunt), kaybettiği biricik aşkını bulmak için yardımını istemesi üzerine arama çalışmasına katılmak için geri döner. Kasabaya ulaştığında doymak bilmeyen bir kana susamışın kasaba halkını tek tek öldürdüğünü; olayı araştırmak için Aberline (Hugo Weavin) adlı bir Scotland Yard müfettişinin kasabaya geldiğini öğrenir. Lawrence, vahşet dolu bulmacanın parçalarını birleştirdikçe dolunayda ortaya çıkan kurt adamlarla ilgili çok eski bir laneti duyar.

Gençlik masumiyetinin kaybı, genç bir kızın yetişkinlik eşiğinde cinsellikle tanışması üzerine kurulu bu büyüme hikayesi... Aynı zamanda romancı Neil Jordan'ın ilk kez denediği "Angel"dan sonraki ikinci filmi. Masalların düz anlatımını benimsemese de, düpedüz bir masal; kurtadam hikâyeleriyle desteklenmiş bir "Kırmızı Başlıklı Kız" masalı.

Alman ordusunun bombardımanı altında kalan Belgrad’da komünist Marko’nun hedeflediği ortam fazlasıyla sağlanmıştır. Zekasını sinsiliğiyle birleştiren Marko, arkadaşı Blacky ve yoldaşlarını yeraltında bulunan bir mahzene silah üretmek için yerleştirir.Marko’nun söylediklerine göre savaş bitince herkes dışarıya çıkacak ve bir yeryüzü cennetiyle karşılaşacaktır. Zaman geçip de kaos sona erip barış ilan edildiğinde yer üstünde çok şey değişir. Ama yeraltında her şey aynı şekilde devam eder. Marko yeraltındakilere faşist yönetimin tüm acımasızlığıyla hükmünü sürdürdüğünü belirterek, yeraltında silah üreten yoldaşlarına yaşamın tüm karanlığıyla devam ettiğine inandırır.

Film, muharebe sırasında bombaları etkisiz hale getirmekle görevli askerlerin yaşamından bir kesit sunuyor. Çavuş James yeni atandığı görevinde, yüksek eğitim almış bir grup askeri şiddet dolu bir çatışmaya gönderir. James adeta ölüme meydan okurca kaygısız davranmaktadır. Askerler yeni ve vahşete eğilimli önderlerini zaptetmeye çalışırken, şehirde kaos başlar.

"İngiliz Hasta", dört yabancının birbirinden farklı hayatlarının kesişerek içinden çıkılmaz bir hal aldığı; aşk, ihanet, entrika ve macera dolu destansı bir film... Hikayemizin çoğu, II. Dünya Savaşı'nın başlamasına yakın vurularak düşen bir uçaktan kurtulan, aklı hayatın sırları ve tutkularıyla dolu, bilinmeyen bir İngiliz hastanın gözlerinden anlatılmaktadır. Geçmişin ve şimdinin öyküleri gözler önüne serildikçe karakterler birbirlerine açılırlar ve iki aşk hikayesi ortaya çıkar. Mısır'dan sahra çöllerine yaptıkları tehlike dolu yolculukları, onları terkedilmiş bir İtalyan manastırında unutulmaz bir sonuca götürür...

İskoçya'da bir dağda tatbikat yapan İngiliz askerler özel bir askeri birimin komutanına rastlarlar. Ekibini kaybeden asker, çevrede gezinen korkunç yaratıklardan söz etmektedir. Bir süre sonra özel birim komutanının bahsettiği gizemli yaratıklar kendini göstermeye başlar ve askerler kurtadamların saldırısına uğrar.Kaçmaya çalıştıkça takım yavaş yavaş diğerlerinin tarafına geçmeye başlayacaktır. Bu esnada karşılarına çıkan gizemli bir kadın bütün takımın kaderini değiştirir. Kadının arabasına binen askerler terk edilmiş bir eve sığınırlar. Fakat bir süre sonra etraflarındaki duvar ve tepelerindeki çatı da koruyuculuğunu yitirmeye başlayacaktır.

Hoffman dışardan bakıldığında Jigsaw efsanesini devam ettirecek tek kişi olarak gözükmektedir. Ama Hoffman’ın bu sırrı tehdit edilince, sağ kalan herkesi tek tek avlamaya geri döner.

Amerika bölgede "son sözü" söyleyen tek güç olmak hedefindedir. Onlara göre bölgede artık Türklere yer yoktur. O gün on bir asker, başlarına çuval geçirilerek halkın gözlerinin önünde, askerlik onurları hiçe sayılarak sınır dışı edilirler. Filmde her şey buraya kadar gerçekleri anlatıyor. Gerçekler üstüne kurulan hikayede Süleyman Aslan, o on bir kişiden biridir. Vaktiyle aşağılanarak teslim olmayı onuruna yediremeyen Üsteğmen Süleyman geride bir mektup bırakıp intihar eder. Mektup Polat Alemdar'a yazılmıştır. Polat Alemdar, çok özel olarak yetiştirilmiş bir Türk istihbaratçısıdır. Devlet adına çalışan gizli bir servisin, yurt içi ve yurt dışı sayısız operasyonuna katılmıştır. Hayatta hep görevleri için yaşayan Polat Alemdar, görevi uğruna intihar eden arkadaşının vasiyetine kayıtsız kalamaz. O, artık adamları ile birlikte Kuzey Irak'tadır, gerekirse ölmek için.

Ginger Snaps filminin devamı olan bu filmde Ginger’in kardeşi Emily lanetlenmiştir durum daha da kötüye gitmektedir, akıl hastanesinde yatmaktadır. Tek umudu ise Ghost isimli garip küçük bir kızdır fakat Ghost’un da kendine göre planları vardır.

When deadly attacks from a nearby forest beset a secluded retirement community, it is up to a blind army veteran to discover what the residents are hiding.

Five years after a zombie outbreak, the men and women of R-Division hunt down and destroy the undead. When they see signs of a second outbreak, they fear humanity may not survive.

X-Men, X2 ve Watchmen filmlerinin senaryo yazarı David Hayter'in ilk yönetmenlik denemesi Wolves korku türüne yeni bir soluk getirecek! Kurt adama dönüştükten sonra ailesini öldürmekle suçlanan ve en sonunda bilmediği bir kasabaya kaçan gencin kendine kurt adamlarla dolu yeni bir aileye girmesine tanık olacağız.

Dr. Kelson, kendisini şok edici yeni bir ilişkinin içinde bulur. Bu ilişkinin sonuçlarının, alışık oldukları dünyayı değiştirebileceğinin farkındadırlar. Spike'ın Jimmy Crystal ile karşılaşması ise kaçamadığı bir kâbusa dönüşür.

Gizemli yaratıkların istila ettiği dünyada bir hafızasını kaybetmiş genç adam, kayıp kız arkadaşını bulmak için eksantrik bir hayatta kalma uzmanıyla iş birliği yapar. Lowell Dean'ın yazıp yönettiği filmde "Matrix" serisinin Trinity'si Carrie-Anne Moss ve Douglas Smith'i izliyoruz.

Obama ve Amerikan hükümeti, İran'dan gelecek ciddi bir saldırıdan kuşkulanmaktadır ve savaş ilan eder. Çin ve Rusya İran'ın yanında; İngiltere ve İsrail ise Amerika'nın tarafındadır. Böylece 3. Dünya Savaşı başlamış olur. Nükleer ve kimyasal silahların kullanılmasıyla dünya nüfusu gitgide azalmaya başlar. Peter, kızı ve nefret ettiği komşusu Maine'in Bangor şehrinde hayatta kalan tek insanlardır. Şimdi hesaba katmadıkları o düşmana karşı bir arada olmaları gerekmektedir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir