
Viola Davis
Martha Schulman


Diane Després üç yıl önce kocasını kaybetmiş, tek oğluyla hayatta ayakları üstünde duran 48 yaşında bir kadındır. Sadece geçinebilecekleri kadar parayı kazanabilmek için elinden geleni yapan Diane, 15 yaşındaki oğlu Steve'in hiperaktivite ve dikkat bozukluğu hastalığı nedeniyle çok zor zamanlar geçirmeye başlar. Kocasını kaybetmesinin ardından oğlu Steve'i rehabilitasyon merkezine götürür. Ancak Steve burada yangın çıkarmak ya da başka bir hastayı yaralamaya kadar varan şiddet olaylarına başvurunca merkezle ilişiği kesilir. Görevliler Diane'e iki seçenek sunmuştur. Oğluna ya kendisi bakacak ya da ıslahevine gönderecektir. İkinci seçenek Diane için imkansızdır ve bu nedenle çocuğuna tek başına bakması gerekecektir...

Parası, işi ve geleceğe dair hiçbir umudu olmayan Erin Brockovich, çok zor bir durumdadır. Hiç suçu olmadığı bir araba kazasına karışan Erin, bir anda kendisini daha da kötü olayların içinde bulur. Hiçbir seçeneği kalmayan Erin, avukatı Ed Masry'nin hukuk bürosunda çalışmak için onu ikna eder. Burada çalışırken gayrimenkul dosyalarındaki bazı tıbbi kayıtlara rastlar. Kafası karışan Erin, aradaki bağlantıyı sorgulamaya başlar. Bu konuyu araştırmak için Ed'i ikna eden Erin, yöre halkının kullandığı suyun kirli olduğunu, bu gerçeğin onlardan saklandığını ve bu sebeple orada yaşayan insanların birtakım ciddi hastalıklara yakalandıklarını öğrenir.

Grace, çocukların kısa dönemli kaldığı bir yetimhanede çalışan, orada evlerinden alınmış kötü durumdaki çocuklar için elinden geleni yapmaya çalışan genç bir danışmandır. Her ne kadar kendi hayatını yaşamaya çalışsa da derinden yaralar almış çocuklarla ilgilenmek bunu kolaylaştırmamaktadır. Şimdi ise uzun süredir birlikte olduğu sevgilisiyle ciddi adımlar atmaya hazırlanırken onu derinden etkileyecek dönüm noktaları onu beklemektedir. Tüm bunlarla baş edebilmek için kariyerini ve daha da önemlisi kendisini tehlikeye atabilecek kararlar alması gerekecektir.

Otistik bir baba olan Sam Dawson, etrafındaki sıradışı dostlarının yardımıyla kızı Lucy'i büyütmeye çalışır. Lucy, 7 yaşını doldurunca zeka düzeyi açısından babasını geçmeye başlar. Sam ile Lucy'nin kurdukları yakın ilişki, devlete ait yetiştirme yurdunda çalışan bir kişinin dikkatini çeker. Bu kişi, bir süre sonra Lucy'nin çocuk yetiştirme yurduna devredilmesini talep eder. Sam, kızını yanına almak için devlete karşı açtığı davayı bakması için avukat Rita Harrison'ı ikna eder. Rita, çok başarılı bir avukattır ancak bu tip davalara bakmama kararı almıştır. Bu davaya bakmaya ise arkadaşlarıyla girdiği iddia sonucunda karar verir. Sam'in kızına tekrar kavuşabilmesi için Sam ile Rita, sisteme ve kanunlara karşı savaşa girerler.

When Tragedy Strikes three Families, their Destiny forces them on a coverging path and mercy as the challenges of their fate could also resurrect their beliefs

Filmde evlilik dışı doğduğuna inanılan ve bu nedenle evlatlık verilen bir çocuğun annesi olan Philomena Lee’nin çabaları anlatılıyor. Kilisenin doktrinine uygun olarak, kadın oğlunun nerede olduğunu araştırmayacağına dair bir sözleşme imzalamıştır. Yıllar sonra İngiltere’de bir aile kurduktan sonra, Philomena uzun zamandır kayıp olan oğlunu birlikte bulmaya karar vereceği bir BBC muhabiriyle tanışır...

Film, Downey'in canlandıracağı başarılı bir avukatın, annesinin cenazesi için memleketine dönmesinden sonra yaşananları anlatacak. Babasıyla arası pek de iyi olmayan avukat, Alzheimer hastası babasının, yıllar önce davasına baktığı bir adamın ölümüyle bağlantısı olup olmadığını araştırırken, unuttuğu kökleriyle ve babasıyla da tekrar karşılaşacak.

Radyo programcısı Johnny, minik yeğenine bir süreliğine bakma görevini üstlenir. İkili, Los Angeles’tan New York’a, oradan New Orleans’a uzanan bir seyahate çıkarlar. Bu yolculuk, geçmiş ve gelecek arasındaki bağlar üzerine hassas ve derin bir hikayeye dönüşür.

Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

While out to avoid spending time with her narcissistic and promiscuous mother, sixteen-year-old Jo has a brief affair that leaves her pregnant and abandoned. When her mother remarries, Jo's only support becomes her friend Geoffrey, a homosexual.

Evliliği dağılmak üzere olan bir yargıç, dini ilkelere dayanarak kan naklini reddeden genç bir çocuğun yer aldığı bir davada karar vermelidir.

Uyuşturucu bağımlısı annesinin terk ettiği bebek, beyaz bir işçi ailesi tarafından evlat edinilir. Oğlunun ölmediğini öğrenen anne, onu geri alabilmek için mahkemeye başvurur.

Andin Drake Doremus’un filminde Felicity Jones, evinde yaşadığı ailenin babasıyla (Guy Pearce) ilişkisi olan bir öğrenciyi canlandırıyor...

Bir inanç krizinin ardından çıktığı spiritüel yolculuk, tanınmış fundamentalist vaiz Carlton Pearson'ın değer verdiği her şeyi riske atar.

The Brutalist filmi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra "Amerikan rüyasını" yaşamak için ABD’ye göç eden Macaristan doğumlu, Bauhaus eğitimli Holokost kurtulanı mimar Laszlo’nun yolculuğunu ve hayat hikâyesini anlatıyor. Başlangıçta yoksulluk içinde çalışmaya zorlanan Laszlo, kısa süre sonra hayatının seyrini 30 yıl boyunca değiştirecek bir kontrata imza atar. Yenilikçi kamera oyunları, dramatik yapısı, alışılmadık açı ve kadrajları, kurgusu ve sıradışı ses tasarımı, parlak oyuncu kadrosuyla hem şaşırtıcı hem de unutulmaz.

Victor Navorski Amerika yolundayken ülkesinde askeri darbe olması üzerine New York'un Uluslararası Havaalanında mahsur kalıyor. Pasaportu artık geçersiz olduğu için Amerika'ya girme hakkını yitirmiş durumda olan Victor ne ülkesine geri dönebiliyor ne de Amerikaya girebiliyor. ülkesindeki savaş bitinceye kadar havaalanı terminalinin transit yolcular salonunda beklemek zorunda kaldığında başına gelmeyen kalmıyor.

Daha çok batı kültürüne özgü sayılan bireyler arası yabancılaşmanın klasik 'jarmush' metaforlarıyla anlatıldığı film, uzun süredir görüşmemiş iki uzak akrabanın, Western kültürü içinde yaşadıkları maceraları, 'kimlik' kavramını öne çıkararak sorgulayor * 1984 Cannes Altın Kamera (En İyi İlk Film) - 1984 Locarno Altın Leopar - 1985 Sundance Jüri Özel Ödülü


Polis San Pedro'da patlayan bir tekneyi araştırdığında 27 ceset ve 91 milyon dolarlık uyuşturucu parası bulur. Olaydan kurtulan iki kişi, yanıklarla dolu vücuduyla korkmuş bir Macar terörist ve Verbal Kint adında bir tetikçidir. Polisteki sorgusunda Kint, 6 hafta öncesinden başlayarak olayları anlatır.

Bir bilgisayar hatası sonucu Birleşik Devletler’in Moskova’ya yönelik nükleer saldırısı iptal edilemez. Bunun üzerine Başkan zararı tazmin etmek için New York’un bombalanmasını teklif eder... Stanley Kubrick’in “Dr Strangelove”ından sadece birkaç ay sonra vizyona girdiği için ne yazık ki fazla hasılat yapamamış, kadri kıymeti bilinememişti. Şimdi oturup seyrettiğinizde yürek hoplatmayı ve Soğuk Savaş korkularını yeniden canlandırmayı başaran filmde, akla hayale sığmayanı gerçekleştiren Başkan rolündeki Fonda tüyler ürpertici derecede soğukkanlı. Fail Safe , dönüşü olmayan nokta Eugune Burdick ve Harvey Wheeler'in Türkçeye (kıyamete iki saat)adıyla çevrilmiş romanından, Sidney Lumet tarafından yönetmenliği yapılmıştır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.









0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir