
Kevin Zegers
Simon


Kevin Zegers
Simon

Keisha Castle-Hughes
Jellyfish

Yu Aoi
Mina

Adelaide Clemens
Ladybird

Trevor Morgan
Renfield

Amanda Plummer
Helga

Kristin Kreuk
Maria Lucas

Rachael Leigh Cook
Laura King

Jodi Balfour
Michaela

Ian Brown
Jack Hales

R. Nelson Brown
Nick Williams
Kyle Cameron
Abbot King

Samuel Patrick Chu
Brian
Dustin Eriksen
Gargoyle
Herod Gilani
Eclipse

A young man, convinced he's a vampire, goes to live with his elderly and hostile cousin in a small Pennsylvanian town, where he tries to suppress his bloodlust.

A vampiric doctoral student tries to follow the philosophy of a nocturnal comrade and control her thirst for blood.

Başarılı bir ulusal avukat, on yıllarca kuzeydoğu kıyılarında yaşamış olan saldırgan bir kabilenin son ferdini yakalayıp onu medenileştirmeye teşebbüs ettiği zaman, aile fertlerinin hayatlarını tehlikeye atar...

14 yaşındaki Milo yalnız bir çocuk, Queens'teki yıkık dökük toplu konutlardan birinde ağabeyiyle yaşıyor. Mahallenin delikanlıları tarafından devamlı kötü muamele görüyor; o sekiz yaşındayken evde intihar eden annesinin ölümü yakasını bırakmıyor. Sessiz biri Milo ve insan kanı içmeden edemiyor. Gündüzleri odasında cinayet notları tutarak, geceleriyse sokaklarda av arayarak geçiriyor. Duygulu bir karakter analizi, hüzünlü bir aşk hikâyesi ya da dramı bol bir korku olarak adlandırılabilecek Dönüşüm, Michael O'Shea'yı henüz ilk filmiyle Cannes'a katılma onuruna eriştirdi. Birçok sahnesi New York sokaklarında dolaşan oyuncularının uzaktan çekimleriyle tamamlanan Dönüşüm, kendini yabancı hissederek büyüyen birinin kentin merhametsiz enerjisine hassas ama nihilist bir müdahalesi gibi.


Korku filmi klasiği olan bu film serisinde, yaralı yüzlü bir sübyancıyı bir çete linç eder. Öldürülen sübyancı, yıllar sonra katillerinin çocuklarının rüyalarına girmeye ve rüyalarında onu gören çocukları teker teker öldürmeye başlar.

Cannes Film Festivalinin olay yaratan filmi Antichrist, Çocukları öldükten sonra yaşadıkları acıyı unutmaya çalışan bir çiftin orman kulübesine gitmesiyle herşeyin daha da kötüleşmesini ve gelişen garip olayları anlatıyor. Yönetmen koltuğunda Lars von Trier var.


Kaybedenler Kulübü tarafından yenilgiye uğratılmasından yirmi yedi yıl sonra, Pennywise, Derry kasabasını yeniden dehşete düşürmek üzere geri döner. Artık birer yetişkin olan Kaybedenler Kulübü üyeleri Derry'i terk etmiş ve kendi yollarını çoktan çizmişlerdir. Derry'de çocukların tekrardan ortadan kaybolmaya başlamasıyla, kulübün kasabada kalmış tek üyesi olan Mike diğerlerini kasabaya geri çağırır. Geçmişin deneyimlerinden dolayı yıpranmış olan kulüp üyelerinin Pennywise’ı bu kez sonsuza dek ortadan kaldırabilmek için kendi en derin korkularıyla yüzleşmeleri gerekecektir.

New York moda dünyasının göz alıcı karmaşasında, sıfır bedenli muhteşem kadınlar içindeyken saçınızın kötü olduğu bir gün iş hayatınızın sonu olabilir. İşte Runway Dergisi bu inanılmaz cehennemin tam ortasıdır. Miranda Priestly ise moda dünyasının en güçlü kadını Runway'in korku salan kraliçesi kendisine bir asistan alacaktır. Milyonlarca kızın hayatını verebileceği bir iş ise sıradan bir New York'ta yaşayan Andy Sachs için göz kırpmaktadır. Yapacağı iş kesinlikle kendisine saygısı olmayan insanların yapabileceği türden, yaşamı bırakıp çalışmaya dayalı bir tür Miranda köleliğidir.

Hayatı pek yolunda gitmeyen bir kasap, hapisten yeni çıkmıştır ve yeni bir başlangıç yapmak istemektedir. Zihinsel engelli kızını bir akıl hastanesine yerleştirdikten sonra, hamile sevgilisi ve onun annesi ile Lille’e yerleşir. Sevgilisini sevmemektedir; fakat sevgilisi ona yeni bir kasap dükkânı açmayı vaat etmiştir. Kısa zaman sonra kadının ona yalan söylediğini anlar, onu terk eder. Tekrar Paris’e dönmeye ve kızını bulmaya karar verir. Yanındaki tek şey tabancasıdır ve yollara düşer… Artık kendi kendiyle baş başadır, hayatın amacını ve anlamını bulma çabaları arasında gelgitler yaşar. 1998'de aralarında Cannes Eleştirmenler Haftası Ödülü, Sarajevo Film Eleştirmenleri Ödülü, Stockholm En İyi İlk Film ve En İyi Görüntü olmak sayısız ödülün sahibi oldu...


Liam’ın annesi, onun 16. yaş gününden önce hapishaneden çıkacaktır. Liam, o döndüğünde her şeyin farklı olması için elinden geleni yapar, hiçbir zaman sahip olamadığı aile ortamını kurmaya çalışır. Ama öncelikle para bulması gerekir. Arkadaşlarıyla birlikte yaptığı plan, başını belaya sokacaktır.

Bir grup üniversite öğencisi yaz aylarında Mao'nun politik ve kültürel devrimi üzerine çalışmaya başlarlar. Kendilerinin ve Fransa'nın durduğu noktayı tahlil etmek için yapılan bu araştırmada, sanat, kültür, kadının toplumdaki yeri sorgulanmaya başlanır. Grubun geldiği nokta, şiddetin kullanıldığı bir devrim projesidir.

A woman wakes up injured in a basement surrounded by corpses. To survive, she pretends to be dead while a grotesque ritual unfolds in the house above.

A duo of bisexual female vampires prey on passing motorists, whom they seduce and murder in the English countryside.

In 1830, the Karnstein heirs use the blood of an innocent to bring forth the evil that is the beautiful Mircalla - or as she was in 1710, Carmilla. The nearby Finishing School offers rich pickings not only in in the blood of nubile young ladies but also with the headmaster who is desperate to become Mircalla's disciple, and the equally besotted and even more foolish author Richard Lestrange.

Güçlü Maya Krallığı, gittikçe yayılan şehirler kurarak, gökyüzünü delen piramitler yaparak ve olağanüstü kültürel ve bilimsel başarılar elde eden etkileyici gelişmiş bir toplum inşa ederek Amerika’da 1000 yıldan fazla bir süre hüküm sürdü. Ondan sonra, tarihin ışıltısı içinde, bu dünya çöktü. Bütün bunlardan geriye kalan ormanlarla kaplı birkaç piramit ve boşuna umut veren bir gizem oldu. Şimdi, Maya uygarlığının sona ermesinden 500 sene sonra, yönetmen Mel Gibson, felaketin kıyısındaki bir dünyada kendisi için en fazla önem taşıyan şey olan ülkeyi kurtaracak olan bir adamın macerası üzerine kurulan belirli bir zamanı olmayan bir efsanede olduğu gibi her şeyi gözler önüne seren modern bir film macerası yaratmak için asla keşfedilmemiş bu ülkeyi derinlemesine araştırıyor.

Klasik bir kült olan bu filmde alışılmadık bir çifti izliyoruz. Ekranlarda görmeye alışık olduğumuz türden çiftlere ait bildiğimiz ne varsa tümüne meydan okuyan bir birliktelik. Harold olarak izlediğimiz Bud Cort, zenginliğinden sıkılmış ve tüm ilgisine ölüme vermişa. Maude ise hayat hakkında pek çok şey bilen eski bir serseridir. Senaryosu Colin Higgins'e ait olan filmi Hal Ashby yönetmiş. Sevginin sınır tanımadığına dair eğlenceli ve etkileyici bir film. Müzikler ise Cat Stevens'e ait.

Yüzlerce küçük tesadüfün senelerce ilmek ilmek ördüğü bir aşk hikayesini anlatıyor film. Herşey mucizevi bir şekilde ama kendiliğinden gelişiyor filmde. Hayat gibi, kader gibi, aşk gibi. Filmde birçok defa karşılaştığımız yol ayrımları, bizi yormak yerine sadece kurguyu zenginleştirerek heyecanı arttırıyor. Kaderleri çok önceden çizilmiş bir erkek ve bir kadın. Onların alın yazısını birleştiren bir aşk. Aşka yol gösteren bir çizgi. Kutup çizgisi. Önce Ana 'nın babası ölüyor, sonra Otto'nun babası annesinden boşanıyor. Yalnız bu çift birleştiklerinde; gerçek aşk, aslında çocuklarının içinde filizleniyor. Aradan seneler geçiyor, anne baba ayrılıp kendilerine başka hayatlar kuruyor, Ana ve Otto birbirlerinden ayrı düşüp başka hayatlar yaşıyor ama birbirleri için yaşamaktan da hiç vazgeçmiyor. Çizgi nerede ve nasıl sona erecek?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir