
周文健
Fat

In 17th century China, zombies and vampires roamed the lands, feeding on the unsuspecting. A group of martial artists / vampire hunters find themselves employed by a very rich - and very insane - old man who has kept everyone of his relatives preserved in wax and not buried. Apparently it is his family's tradition. So, having generations of potential zombies in your cellar may not be the smartest idea ever, but it takes two to tango. In this case, a thief wants the old-man's treasure and hires a zombie-wrangler to re-animate the waxed up relatives in order to sneak into the mansion and steal the treasure. It's up to the kung-fu fighting vampire hunters to save the day (or night).

Küçükken ailesi gözlerinin önünde vampirler tarafından öldürülmüş olan Jack Crow bu olayın etkisi ile kendini vampir öldürme işine vermiştir. Güzel bir de ekip kuran Crow, memleketi köşe bucak, dere tepe gezip öldürmedik vampir bırakmamaktadır. Vampirlerin underground varlığı ne kadar underground olursa olsun, yine de yüzyıllardır Vatikan tarafından da bilinmektedir. Crow ve ekibi de zaten Vatikan için ama Vatikan’dan bağımsız çalışan, kafa avcılarıdır. Sıradan bir operasyon sırasında çok kötü biçimde sert kayaya toslayan ve master vampir Jan Valek ve vampir ordusu ile müşerref olan Crow ve ekibinden geriye yalnızca kendisi ve has adamı Montoya kalır. Vampirler tarafından ısırılmış ve üç vakte kadar vampire dönüşecek bir fahişe, ve stajyer avcı tıfıl bir genç rahip ile kadroyu genişleten Crow, Valek ve vampirlerinin peşine düşer. Valek, vampirlerin gün ışığında da yürümesini sağlayacak bir teknolojinin peşindedir ve çok geç olmadan durdurulmalıdır.

Amansız bir tarikat, cehennem kaçkını yaratıklar, intikam peşinde kana susamış bir adam... 1980'lerde geçen filmde, Red (Nicolas Cage), "Yeni Şafağın Çocukları" adlı tuhaf bir tarikat ve cehennem kaçkını yaratıklar tarafından katledilen sevgilisi Mandy’nin intikamının peşine düşüyor. Red hem hayalle gerçek arasında gidip geliyor hem de kana susamış bir halde. Not: Bu filmdeki bazı sahneler yaşı küçük izleyiciler için uygun olmayabilir.

An aerobics instructor becomes a ruthless assassin after being possessed by a slain ninja's spirit, leading to a showdown with a martial arts expert.

Moskova'daki Karanlık ve Aydınlık arasında devam eden savaşta bir adam (Khabensky) bu iki büyük gücün herşeyle beraber tüm dünyayı da yok etmesini engelleyebilmek için uğraşmaktadır.

When ancient dark magic falls into sinister hands and unleashes ages of suffering onto mankind, a group of heroes from different eras and cultures must band together in order to defeat it at all costs.

Salgın bir hastalık Amerika'da yaşayan insanları et yiyen zombilere çevirmiştir. Yaşadıkları şehir zombiler tarafından tam anlamıyla istila edilen bir grup insan çareyi kaçmakta bulur. Diğerlerinin kolay kolay bulamayacağı bir alışveriş marketinde karar kılırlar.Başlangıçta buradaki ortam herkesin hoşuna gider. Ellerinin altında binlerce çeşit eşya bulunmaktadır. Fakat zamanla mağazanın çevresinde biriken zombilerin sayısı artmaya başlar...

Bridgette ve ablası Ginger, 15 ve 16 yaşlarında iki genç kızdırlar. Banliyöde, kısıtlı bir çevrede yaşayan ve çevrelerindeki diğer kızlardan bir hayli farklı olan kızkardeşler, yalnızlıklarını ancak birbirleri sayesinde azaltabilmektedirler. Ölümle ve karanlık ne kadar ton varsa hepsiyle ilgili olan kardeşler, komşularının köpeklerini parçalayan gizemli bir yaratık mahalleyi tehdit edince de ilgi alanlarından uzak durmazlar. Gece yarısı ormanda parçalanmış köpekleri görüntülemeye çalıştıkları bir sırada, yaratık Ginger’a da saldırır ve onu kötü şekilde yaralar. Bu badireyi böylece atlatan ve bu olayı kimseye söylemeyeye karar veren kardeşlerden Bridgette, ablasındaki yaraların olağanüstü biçimde hızla iyileştiğini fark ettiğinde çok şaşırır. Bir süre sonra yaralarından kıl tüy çıkmaya başlayan Gİnger’daki değişiklikler bununla da sınırlı kalmayacaktır.

Ginger Snaps filminin devamı olan bu filmde Ginger’in kardeşi Emily lanetlenmiştir durum daha da kötüye gitmektedir, akıl hastanesinde yatmaktadır. Tek umudu ise Ghost isimli garip küçük bir kızdır fakat Ghost’un da kendine göre planları vardır.

Yeni Cennet adlı kurtarılmış bölgedeki evi ve ailesi vampirler tarafından yok edilen Martin, tek başına intikam peşine düşer. Bu zorlu savaşı kazanabilmesi için tek çaresi, eski akıl hocası ve efsanevi vampir avcısı Mister’ı bulmaktır. Martin, bunun için salgından dolayı giderek çürümekte olan Amerika’nın en tehlikeli bölgelerinde bir maceraya atılır.

Earthrealm'i ele geçirmeye kararlı olan Kano, üç soğukkanlı Black Dragon askerinin yardımıyla kasabalara acımasızca saldırır. Boyun eğmeyenler yok edilir ama genç bir adam Kano'ya diz çökmez: Kenshi.

Dünya Diyarı kahramanları Dış Dünya'ya yolculuk etmeli ve kötü savaş lordu Shao Kahn'ın güçleri tarafından işgal edilen anavatanlarının hayatta kalması için tüm turnuvaları sona erdirecek turnuvada savaşmalıdır.

Rock yıldızı Eric Draven (Brandon Lee) ve kız arkadaşı Shelly Webster (Sofia Shinas) bir gece şehrin zalim serserileri tarafından vahşice öldürülürler. Tam olarak bir sene sonra Eric, insanüstü güç ve öngörü yetileriyle donanmış bir şekilde hayata geri döner. Gizemli bir karganın rehberliğiyle hareket eden Eric, intikam amacıyla kendisini öldürenlerin peşine düşer. Çete ise kendilerini bekleyen kaderden habersiz, bir başka kaos ve şiddet gecesine hazırlanmaktadır. James O'Barr'ın popüler çizgi romanından sinemaya uyarlanan Ölümsüz Aşk'ın yönetmen koltuğunda ise Alex Proyas oturuyor.

Yoksulluktan kaçıp witcher olan Vesemir, para ve şöhret için canavar öldürür. Ama yeni bir tehdit ortaya çıktığında tanıdık bir iblisle ve geçmişiyle yüzleşmesi gerekir.

Senaryosunu Robert Rodriguez ve Quentin Tarantino'nun birlikte yazıp yönettikleri ve yapımcılığını üstlendikleri bu film aslında birbiri ile bağlantısı olmayan iki uzun metrajlı filmin bir arada sunulmasından oluşmuştur. Bunlar Quentin Tarantino'nun yönettiği Ölüm Geçirmez (Death Proof) ile Robert Rodriguez'in yönettiği Dehşet Gezegeni (Planet Terror) filmleridir. Tarantino ve Rodriguez ayrıca filmlerin görüntü yönetmenliğini üstlenmiş ve kurgularını da yapmışlardır. İki film arka arkaya sunulurken araya 4 adet de "sahte film fragmanı"konmuştur. 6 Nisan 2007'de bu şekli ile ABD ve Kanada'da gösterime verildiğinde filmler beklenen gişeyi yapmayınca diğer ülkelerde ayrı ayrı iki film halinde gösterilmelerine karar verilmiştir.

After being slain by a group of criminals, a man is reborn with animal-like superpowers and makes it his mission to right the wrongs of his city.

Artık Nevada çölünde saklanan Alice, her insanoğlunu ölümsüz olmakla tehdit eden ölümcül bir virüsü yok etmek ve adaleti aramak için yeniden Carlos Olivera ve L.J. ile birlikte yeni hayatta kalanlar Claire, K-Mart ve Hemşire Betty ile işbirliği yapar. Umbrella Şirketi tarafından tutsak alındığından beri Alice, deneylere maruz kalmıştır ve genetik olarak duyuları ve becerileri insanüstü düzeylere ulaşmıştır. Hayatta kalmak isteyenlerin bu becerilere ve daha fazlasına ihtiyacı olacaktır.

Fotoğrafçı Leon, Metro Kasabı diye adlandırılan bir seri katilin tüm risklerine rağmen peşine düşer. Çektiği fotoğraflardan yola çıkarak ipuçları arıyordur. Yıllarca metroda kaybolan insanlara ne olduğunun gizemini çözmeye çalışmaktadır. Yaptığı araştırmalarla, çok geçmeden seri katilin kim olduğuna ulaşacaktır. Filmin konusu, korku hikayesi yazarı Clive Barker'ın kısa hikayesi olan ve aynı ismi taşıyan The Midnight Meat Train (1984) adlı eserden esinlenmiştir.

Gizemli bir vebanın gezegeni mahvetmesinin ardından yıllar sonra hayatta kalan bir grup insan intikamcı serseri ve aç "yaratıklardan kendini korumak zorundadır...Düşük bütçeli ama aksiyon dolu bir film.Bazı noktalarda 28. Gün ve Ben Efsaneyim gibi yapımlara benzerlik gösteriyor.Türün meraklıları mutlaka beğenecektir.

Bizimkine paralel bir dünyada, on iki yaşındaki didişken Lyra ile cini Pantalaimon, bildiğimiz Oxford’dan farklı ama yine de tanınabilen bir Oxford’da yaşar. Bir akşam Lyra’nın amcası Lord Asriel okulu ziyarete gelir. Lyra ile cini, onun hocalarla yaptığı gizli toplantıya kulak misafiri olurlar. Lyra gizlendiği dolapta, Toz, Kuzey’de havada asılı bir şehir ve cinayetle sonuçlanan bir keşif seferi hakkında esrarengiz hikayeler dinler. Sonra arkadaşı Roger, çocuk hırsızı Gokgoklar tarafından kaçırılır, güvenilmez ama güzel Mrs. Coulter onu birlikte yaşamak için Londra’ya götürür. Lyra’nın bu büyük korkunun üstesinden gelebilmesi için, Kuzey Işıkları’nın ötesine erişen daha dehşet verici bir şeyle yüzleşmesi gerekmektedir.

CHAANK isimli askeri donanımlar üreten dev bir firmanın ürünlerinden birinde kullanıcıların kontrol dışı olmasına neden olduğu keşfedilir. Bu durumu öğrenen şirketin yeni yöneticilerinden Hayden Cale (Ely Pouget) proje çalışanlarından Jack Dante'yi (Brad Dourif) işten çıkarır. Bu arada sivil toplumdan büyük tepki gören şirketin faaliyetlerini sabotaj etmek için üç kişi şirket içine sızmaya çalışır: Raimi (John Sharian), Weyland (Andreas Wisniewski) ve Yutani (Martin McDougall). Cale'e ilgi duyan Dante hem işerini devam ettirmek hem de intikam almak için gizlice yürüttüğü Warbeast isimli projesini şirket yöneticilerini hedef alacak şekilde programlayarak harekete geçirir?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.














0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir