
T.J. Thyne
Hugh Newman

A cheerful parking attendant considers it his job to do more than validate parking. He wants to validate the customers themselves, delivering compliments about their appearances and the inner qualities behind them. Everyone who comes up to him with a ticket walks away validated as a worthwhile human being. Soon, the parking attendant becomes so popular that people line up for validation...

T.J. Thyne
Hugh Newman

Vicki Davis
Victoria Donner

Pam Cook
Depressed Woman
Manolo Travieso
Head Suit

Danielle Kaplowitz
Patient / Line Waiter
Candace Weber
DMV Line Waiter

Logan Sparks
Photo Subject / Line Waiter
Andrea Lwin
First Tourist

Kyle Nudo
Third Tourist

James Haven
Uniformed Couple

Dylan Kenin
DMV Photo Subject / Line Waiter
Mary Scanlon
Line Waiter
Lira Kellerman
Line Waiter (uncredited)

Tom Winston karısının ölümünden sonra üç çocuğunu tek başına büyütmek için mücadele ediyor. Büyüleyici ve güzel Cinzia Zaccardi ile bir konserde tanıştıktan sonra, onu bir dadı olarak işe alır. Tom'un haberi olmadan, Cinzia aslında otoriter babasından kaçan Avrupalı bir sosyetedir ve yemek pişirme, temizlik veya çocuk yetiştirme konusunda kesinlikle hiçbir deneyimi yoktur. Ancak Tom'a karşı bir ilgisi var.

İkisi de Manhattan'da oturan 10 yaşındaki Gabe ve 11 yaşındaki Rosemary, birbirlerinden habersizken hobi olarak gittikleri karate kursunda karşılaşınca yakın arkadaş olurlar. Rose, bu arkadaşlığa ilgisiz gibi görünürken küçük Gabe; kıza sırılsıklam aşık olmuştur. Gabe, daha bir kızla nasıl konuşacağını hatta bir kızın elini nasıl tutacağını dahi bilmezken bu çekingenliği sebebiyle Rosemary'yi kaybedeceğini görür. Çünkü Rosemary, karatedeki başka bir çocuğa aşık olmak üzeredir. Gabe, Rosemary'nin altı haftalık yaz kampına gideceğini öğrendiğinde uzun süredir tasarladığı planı artık hayata geçirmeye karar verir. Plan, kızı öperek kızı kendine bağlamaktır.

Yönetmenliğini George Cukor'un yaptığı bu klasik komedide, Akademi Ödüllü Spencer Tracy ve Katharine Hepburn, karı koca avukat ekibi olarak, biri bir tarafı, diğeri öteki tarafı temsil etmektedir. Bir metresi olduğunu keşfettiği kocasını öldürme girişiminden tutuklanan bir kadının davası, avukat Adam Bonner'a göre son derece basit bir davadır. Ama Adam'ın karısı, Amanda Bonner, kocanın karısının bir ilişkisi olduğunu keşfetmesi ve karısını öldürme girişiminde bulunması durumunda, suç oluşturmayan adam öldürmeye teşebbüs davası açılacağına inanmaktadır... Ve böylece, karşıt cinsler arasında bugüne kadar filmi yapılmış, gelmiş geçmiş en zekice mahkeme savaşı başlar.

After a disastrous first date, wild-child Nicole and socially-anxious Max vow to lose each other’s numbers until they learn that their dogs found a love match, and now puppies are on the way! The hilariously mismatched Nicole and Max are forced to become responsible co-parents, but may end up finding love themselves.

Bros, bağlanma sorunları olan iki eşcinsel erkeğin hikayesini konu ediyor. Onların hayatı birbirlerinden etkilenip, ilişki yaşamaya başlamalarıyla birlikte bambaşka bir hal alır.

Aileden kalma gizli tarifleriyle restoran işleten iki yakın arkadaş Sal ve Vince'in arası bilinmeyen bir nedenden dolayı yıllar önce bozulmuştur. O günden sonra Küçük Italya bir daha hiç aynı olmamış Pizza Napoli Vince'in Pizzası-En İyisi ve Sal'ın Pizzası-Daha İyisi olarak ikiye bölünmüştür. Şimdi artık aradan yıllar geçmiştir ancak ikili hâlâ birbirlerini sabote etmeye devam etmektedir. Ancak sanıldığı gibi ailenin her üyesi birbiriyle savaş halinde değildir. Pizza fırınları yanar ve en iyi pizzayı pişirmek için amansız bir yarış başlar. Nikki ve Leo'nun aşkları bu amansız yarışın kurbanı mı yoksa kazananı mı olacaktır?

Sandy, 40 yaşına yeni basmış, 2 çocuk annesi güzel bir kadındır. Pasta yapmak, sandviç hazırlamak, çocukları okula bırakmak gibi birçok işi aynı anda yürütme konusunda uzmanlaşmıştır. Kocasının onu aldattığını öğrenince, yeni bir hayata başlamak üzere New York’a taşınır. Orada 24 yaşındaki, üniversiteden yeni mezun olmuş, Aram Finkelstein’la tanışır.

Film, Woody Allen’ın yazıp yönettiği bir dönem oldukça popüler olan müzikallere göndermeler yapan bir komedi. Açık fikirli avukat Bob (Alan Alda), her şeye burnunu sokan karısı, karısının eski kocası, üvey kızı, oğlu, babası, Alman hizmetçisi ve hatta eski karı ve kocaların da içinde bulunduğu alışılmışın dışında kocaman bir ailenin hikayesi... Çekimleri New York, Paris ve Venedik’te yapılan 1930’lara özgü müzikal dili ile hayat dersleri veren bir Allen klasiği.

Yeni terk edilmiş Owen ile romantizme hâlâ inanan Allie, şehirde basit bir kaçamaklardan fazlasını arayan belki de tek bekârlardır. Karşılaştıkları anda aralarında bir kıvılcım doğar; ancak yanlış anlaşılmalar ve beklenmedik yan maceralar gecelerini karmaşık hâle getirir ve onları sürekli birbirlerinden uzak tutar. Şehir boyunca hem birbirlerine doğru hem de birbirlerinden kaçarken, aslında aradıkları şeyin sandıklarından çok daha yakın olabileceğini fark edebilirler.

New York'ta yaşayan genç çift Jack ve Marion tatillerini Avrupa'da geçirmeye karar verirler. Son derece romantik Venedik tatilinin ardından ikili Marion'un ailesinin yaşadığı Paris'te 2 gün geçirmeye karar verir. Aşıklar şehri Paris fikri Jack'i başta heyecanlandırsa da işler hiç de beklendiği gibi gitmez. Marion'un zamanında şehrin yarısı ile çıkmış olduğunu şaşkınlıkla öğrenen Jack, Fransızların seks konusundaki rahatlığı karşısında da şaşkına döner. Komik olayların birbiri ardına sıralandığı iki günün ardından aşıklar bir yol ayrımına gelirler.

Danny Muldoon, a Chicago policeman, still lives with his overbearing mother Rose. He meets and falls in love with Theresa Luna, whose father owns the local funeral parlour. Naturally, his mother objects to the relationship, and Danny and Theresa must either overcome her objections or give up the romance.

Brooklyn'li bir lise öğretmeni olan Gordon Kinski, kız arkadaşı şef Sophie Tremblay'e, şef Ruby Collins'in sahibi olduğu Chateau Frontenac'ta 3 yıldızlı bir Michelin restoranı için sınava gireceği memleketi Quebec'e kadar eşlik eder.

Veronica (Kathleen Robertson), birbirine taban tabana zıt iki erkekle aşk yaşamaktadır: Abel (Johnathan Schaech), zeki, duyarlı ve entelektüel bir erkek; Zed (Matt Keeslar) ise vahşi, tutkulu ve hayvani çekiciliği olan bir maceraperest. İkisi de Veronica’ya delicesine aşıktır ve zamanla bu üçlü, aynı çatı altında yaşamaya başlar. Başlarda her şey mükemmel görünse de, iki erkek arasındaki dostluk, Veronica için amansız bir rekabete dönüşür. Ancak Veronica, bu durumdan pek de rahatsız değildir – sonuçta kendisine bir tanrıça gibi davranılmaktadır! Her şey, Veronica’nın annesinin ideal damat adayı olarak gördüğü Ernest (Eric Mabius) ile tanışmasına kadar sorunsuz devam eder. Artık Veronica’nın önünde zor bir seçim vardır: Beyni mi, yoksa bedeni mi? Yoksa bu üçlü düzen bir şekilde devam edebilir mi?

When an Italian man comes out of the closet, it affects both his life and his crazy family.

A fussy celebrity caterer, a blind woman, a tour-bus guide and an inexperienced wedding planner search for love.

Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.

Tsrga Pitiç ve Zariye, bir süredir birbirinden uzak düşmüş iki eski dosttur. Uzun yıllardır birbirlerini görememelerine karşın dostluklarında en ufak bir azalma olmadığını, Zariye'nin oğlu Matro'nun haylazlıkları sayesinde öğreneceklerdir. Bir kara borsa işine para bulmak için babasının öldüğünü söyleyen Matro, büyük bir şamatanın kopacağı macerayı başlatmış olur.

Bir adam ve kadın, ilişkilerini sadece fiziksel olarak yürütmeyi dener. Ancak daha fazla şey istediklerini öğrenmeleri uzun sürmez.

On yıl süren zahmetli bir çalışmadan sonra, romancı Karen Eiffel, en iyi kitabını tamamlamak üzeredir. Önündeki tek sorun, ana karakteri Harold Crick’i nasıl öldüreceğini bulmaktır. Yazar, Harold Crick’in gerçekte yaşadığını ve sözcükleri yazdığı anda olayları yaşadığını bilmemektedir. Şaşkına dönen Harold, yazarın aklındakileri duyup romanın (ve kendi) sonunu değiştirmesi gerektiğini anlar.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir