
Sting
Self

Urgh! A Music War is a British film released in 1982 featuring performances by punk rock, new wave, and post-punk acts, filmed in 1980. Among the artists featured in the movie are Orchestral Manoeuvres in the Dark (OMD), Magazine, The Go-Go's, Toyah Willcox, The Fleshtones, Joan Jett & the Blackhearts, X, XTC, Devo, The Cramps, Oingo Boingo, Dead Kennedys, Gary Numan, Klaus Nomi, Wall of Voodoo, Pere Ubu, Steel Pulse, Surf Punks, 999, UB40, Echo & the Bunnymen and The Police. These were many of the most popular groups on the New Wave scene; in keeping with the spirit of the scene, the film also features several less famous acts, and one completely obscure group, Invisible Sex, in what appears to be their only public performance.


Spot ışıklarında yıllar geçirdikten sonra Selena Gomez akılalmaz bir yıldız statüsüne ulaştı. Ancak yeni bir zirveye yaklaşırken beklenmedik bir durum tarafından karanlığa çekildi. Bu eşsiz dobra ve samimi belgesel, Selena Gomez’in altı yıllık yeni bir ışığa ulaşma yolculuğunu anlatıyor.

"Bu benim hikayem. İhtiras, şiddet, tazminat ve aşkın hikayesidir." Tupac Shakur, gecekondularda yetişmiş, şöhret ve zenginlik için büyük mücadele etmiş ve tüm zamanların en çok satan hip-hop sanatçısı haline gelmiştir. Bilgili, hassas ve her zaman doğruları söylemiş biridir. Kısacık yaşamı süresince, dünyanın her tarafından milyonlarca gence ulaşabilmiştir. Zamansız ve şok edici ölümünün ardından onun etkisi ve önemi sürekli büyümektedir. Şimdi, ilk defa, Tupac kendi dramatik yaşantısını kendisi anlatmaktadır. Orjinalinde tamamı Tupac'ın kendi sesiyle anlatılan bu yegane film, Tupac'ın annesi Afeni Shakur'un izni ve yardımlarıyla yapılmıştır. Tupac'ın müziği ve insanı elektrik gibi çarpan sahne gösterilerinin olduğu tek filmdir. Dürüst, alışkanlık yapıcı ve ilham verici bu samimi "kendi portresi" bu sıra dışı sanatçının karmaşık ruhunu da yansıtmaktadır. Şair, kahin ve devrimci... İşte Tupac yeniden karşınızda.

90’lı yılların en çok konuşulan isimlerinden biri olan Kurt Cobain, genç yaştaki ölümüyle ardında büyük tartışmalar bırakmıştı. Şimdi aradan geçen yılların ardından Montage of Heck, Cobain’in hayatına hiç olmadığı kadar detaylı bir bakış atıyor.

Tüm zamanların en iyi konser filmi olarak nitelendirilen, Oscar Ödülü sahibi "Woodstock", şimdi görüntü ve ses kalitesinin yenilenip güçlendirildiği "Director's Cut" versiyonuyla DVD formatında. Üstelik 30 yıldan sonra, filmin orjinalinde yeralmayan, yönetmen Wadleigh'in seçtiği 40 dakikalık çekimi de bu versiyonda izleyebileceksiniz. Dönemin ruhunu benzersiz bir şekilde yakalayan bu muhteşem film, geniş ekran formatıyla kaçırılmayacak bir fırsat.

Mike Diamond ve Adam Horovitz, gruplarının ve 40 yıllık dostluklarının hikayesini arkadaşları, iş ortakları ve eski büyük babaları Spike Jonze’un yönettiği bir belgeselde paylaşıyor.

Take a musical odyssey through five weird and wonderful decades with brothers Ron & Russell Mael, celebrating the inspiring legacy of Sparks: your favorite band’s favorite band.

As the front man of the Clash from 1977 onwards, Joe Strummer changed people's lives forever. Four years after his death, his influence reaches out around the world, more strongly now than ever before. In "The Future Is Unwritten", from British film director Julien Temple, Joe Strummer is revealed not just as a legend or musician, but as a true communicator of our times. Drawing on both a shared punk history and the close personal friendship which developed over the last years of Joe's life, Julien Temple's film is a celebration of Joe Strummer - before, during and after the Clash.

Experience the iconic rock band's legacy in the first major documentary to tell their story. Directed with the era’s avant-garde spirit by Todd Haynes, this kaleidoscopic oral history combines exclusive interviews with dazzling archival footage.

An exploration of the heavy metal scene in Los Angeles, with particular emphasis on glam metal. It features concert footage and interviews of legendary heavy metal and hard rock bands and artists such as Aerosmith, Alice Cooper, Kiss, Megadeth, Motörhead, Ozzy Osbourne and W.A.S.P..

In 1997, rap superstars Tupac Shakur and Christopher Wallace (aka Biggie Smalls, The Notorious B.I.G.) were gunned down in separate incidents, the apparent victims of hip hop's infamous east-west rivalry. Nick Broomfield's film introduces Russell Poole, an ex-cop with damning evidence that suggests the LAPD deliberately fumbled the case to conceal connections between the police, LA gangs and Death Row Records, the label run by feared rap mogul Marion "Suge" Knight.

Her Smell, hayatındaki sorunlarla baş etmeye çalışan bir punk şarkıcısının hikayesini konu ediyor. Becky Something, 90’lı yıllara damgasını vuran Something She isimli tamamı kadınlardan oluşan punk rock grubunun süperstarıdır. Ancak onun eski şaşalı günleri artık geri kalmıştır. Genç kadının hayatı, anne olmasıyla birlikte tamamen değişmiştir. Bir yandan anne olmanın verdiği sorumlulukla ilgilenen Becky, bir yandan da heveslerini git gide kaybeden grup üyeleri, çıkması gereken albümlerinin yarattığı gerginlik ve yeni neslin müzik anlayışının değişmiş olması ile birlikte gelen sorunlarla boğuşur. Kendisini büyük bir çıkmazın içinde bulan Becky, başındaki sorunlarla uğraşırken gün geçtikçe yalnızlaşmaya başlar. Her türlü soruna karşı ayık kalmaya çalışan genç kadının aklında olan tek şey ise grubu eski güzel günlerine geri döndürmenin yolunu bulmaktır.

Sex Pistols'un büyüsüne kapılmış olan şehirdeki her genç, umutsuz kahramanımız Enn de dahil olmak üzere, bir punk olmak istemektedir. Yerel punk kraliçesi Boadicea'nın değişim öğrencileriyle dolu partisine sızan Enn, partide görür görmez aşık olduğu gizemli Zan'le tanışır. Ancak bu gençler aslında, gizemli bir geçit törenine hazırlanmak için Dünya'ya gönderilmiş olan uzaylılardır. Karanlık sır ortaya çıkınca sevdiği kızı kurtarmak isteyen Enn, yardım için Boadicea ve takipçilerine döner. Bu mücadelenin sonucunda ne Enn'in ne de Zan'in hayatı bir daha eskisi gibi olmayacaktır...

1970’li yıllarda Londra’sında asi ve kendine has genç bir kadın olan Estella, zeki olduğu kadar yaratıcıdır ve en büyük hayali kendi adına bir moda markası yaratmaktır. Talihsizlikler sonucu Londra’da beş parasız, yetim ve yalnız kalan Estella, Jasper ve Horace adında iki hırsız ile arkadaş olur. Bir şeyler aşırarak hayatlarını sürdürürler ancak Estella katiyen moda tutkusundan vazgeçmez. Estella’nın bu tutkusu ve tarzı sayesinde yolu ünlü bir moda tasarımcısı olan narsisist Baroness von Hellman ile kesişir. Baroness’in yanında çalışmaya başlayan Estella, bir gün kendisi ile ilgili korkunç bir sırrı keşfetmesi ile birlikte intikam ateşiyle dolu Cruella de Vil’ı ortaya çıkarır.

Tahran'da ailesi ile birlikte yaşamakta olan küçük Marjane'ın ve ailesinin hayatı Şah rejiminin devrilmesiyle değişir. Aile çareyi Marjane'ı, politik tansiyonun giderek arttığı ülkeden göndermekte bulur. Avusturya'daki bir okula yazılan Marjane önce batı kültürüne uyum sağlamakta daha sonra ise koptuğu doğu kültürüne tekrar alışmakta zorluk çeker.

Ailesi ve çevresi tarafından "geri zekâlı" olarak betimlenen Patty ile hayatını punk rock kültürü üzerine kurmuş, otoritenin her türüne karşı çıkan Simon bir gün şans eseri karşılaşır. İşte her şey bu karşılaşma ile değişecektir. Sürekli uymak zorunda hissettiği düzenden bir kaçış arayan ve hiçbir düzene uymak zorunda hissetmeyen iki kişi bir araya gelince sanki yaşam anlam kazanır.

New York Brooklyne’de, yılın en sıcak günündeyiz. Mahallede geveze bir DJ’yin yeteneklerini sergilediği bir radyo istasyonu ve Koreli bir çiftin işlettiği bakkal dükkanı dışındaki yegane hareket merkezi, mıntıkanın bir beyazın işlettiği tek ticarethane olan pizzacıdır. Sal’ın Meşhur Pizzaları isimli dükkanda adamın birbirinden deli saçması iki oğlu ve bezgin siyahi Mookie çalışmaktadır. Mookie’nin hayatında ise gereğinden fazla sorumluluk sahibi kızkardeşi Tina dışında, iki kankası, rap düşkünü sessiz Radio Raheem ve çabuk alevlenen mizacıyla Buggin' Out vardır. Buggin’ bir gün Sam’ın dükkanında asılı bir İtalyan asıllı Amerikalılar köşesinde neden hep beyazlar olduğunu gündeme getirip mahalle çapında eylem yapmaya kalkar. Küçük aklıyla hesabedemediği şey ise, sinirlerin zaten gergin olduğu bu yılın en sıcak gününde olayların ne kadar kolay kontrolden çıkabileceğidir.

Paul Hackett, monoton yaşamı olan genç bir bilgi işlemcidir. Bir akşam işten sonra gittiği kafede raslantı eseri Marcy adında hoş bir kadınla tanışır ve onun telefon numarasını alır. Akşam telefonda Marcy ile konuşan Paul, genç kadının daveti üzerine Soho’daki evine gitmek için yola koyulur.Tuhaf olaylarla başlayan gecesi pek de umduğu gibi gitmeyen Paul, evine dönmek için yola çıkar. Ancak aksiliklerin ve kötü tesadüflerin peşini bırakmayacağı uğursuz bir gece onu beklemektedir.

Asılsız bir iddia ile suçlanan Mikael Blomkvist (Daniel Craig), adını temize çıkartmak için elinden geleni yapmaya and içer. İsveç’in zengin endüstri patronları arasında yer alan Henrik Vanger ise, çok sevdiği ve uzun zamandır kayıp olan yeğeni Harriet’ın ortadan kaybolmasının ardındaki gerçeği aydınlatması için gazeteci Blomkvist'i görevlendirir. Başı zaten dertte olan gazeteci, yeğenin ölümünden muhtemelen sorumlu olan ailenin malikanesine doğru yol alır.Bu sırada, Milton Güvenlik adına çalışan sıra dışı "hacker" Lisbeth Salander (Rooney Mara) da Blomkvist’in geçmişini araştırmakla görevlendirilir. Yolları kesişen ikili geçmişten bugüne uzanan bir cinayetler zincirini çözmeye çalışırken, aralarında hassas bir güven köprüsü de oluşacaktır...

Güney California'da 1970'lerin sonlarında geçen film, 1970'li yılların kadın, aile, zaman gibi kavramlarını derinlikli ve eğlenceli bir biçimde masaya yatırıyor. Santa Barbara'da geçen hikaye 50'lerinin ortalarında bekar bir annesi temel alıyor. Dorothea Fields sakin hayatında bir tek büyüttüğü küçük oğluyla yaşıyor. Kültürel değişim ve isyan çağına gelmiş olan Jason'ın hizaya gelmesi için 2 genç kadının yardımına başvuruyor; punkçı, özgür ruhlu bir sanatçı olan kiracısı Abbie ve anlayışlı ve seks bağımlısı yan komşusu Julie...Başrollerinde ünlü oyuncular Elle Fanning, Alia Shawkat ve Laura Wiggins'in yer aldığı filmi Mike Mills yazdı ve yönetti. Yarı otobiyografik olan film, yönetmen Mills'in çocukluğundan uyarlandı. Komedi-drama tarzı olan film kendini izlettirmektedir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.














0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir