
Silvana Pampanini
Anna Zaccheo

Anna Zaccheo is a beautiful young woman from a working class Neapolitan family. Her main concern is to find herself a suitable husband. She meets a young sailor Andrea one day and gets engaged to him. But while she is waiting for Andrea to return from the navy she gets raped by her boss. Her life suddenly takes a downward spiral.

Silvana Pampanini
Anna Zaccheo

Amedeo Nazzari
Il dottor Illuminato

Massimo Girotti
Andrea Grazzi

Umberto Spadaro
Don Antonio Percucoco
Monica Clay
La signora Illuminato
Anna Galasso
La signora Zaccheo
Dora Scarpetta
Caterina

Agostino Salvietti
L'antiquario
Edoardo Inperatrice
Peppinello Zaccheo - fratello di Anna
Franco Bologna
Pasquale Zaccheo, fratello di Anna
Giovanni Berardi
Il signor Zaccheo

Enrico Glori
Il proprietario del cinema

Enzo Maggio
Il fotografo
Nando Di Claudio
Nello Ascoli

Yıl 1938. Hitler ile Mussolini Roma"da büyük bir törenle buluşurlar. Şehirdeki hayat durur, halk bu tarihi olaya tanıklık etmek için tören alanına akın eder. Boğucu bir evliliği olan ev kadını Antonietta (Sophia Loren) da o gün kocası ve çocuklarını törene uğurlamıştır. Apartmanda yalnız kaldığını düşündüğü bir anda, kendisi gibi törene katılmayan Gabriele (Marcello Mastroianni) ile tanışır. Çok geçmeden Gabriele"nin cinsel tercihi ve antifaşist tutumu yüzünden işini kaybettiğini öğrenecek, kendisinden çok farklı bu erkeğin çekimine kapılacaktır. Alışılmadık ilişki üzerinden son derece başarılı bir faşizm eleştirisi yapan Özel Bir Gün, İtalyan sinemasının iki ünlü oyuncusunun benzersiz performansı ile akıllarda yer ediyor.

Sır: Hayal Etmekten Korkma merkezine, üç çocuğunu tek başına ve çok çalışarak büyütmeye çalışan Miranda Wells'i ve ailesini alıyor. Güçlü bir fırtına hayatına yıkıcı bir meydan okuma ve gizemli bir adam, Bray Johnson'u getiriyor. Kısa bir süre sonra Bray'in varlığı ailenin ruhunu yeniden canlandırıyor ancak kendisinin taşıdığı bilmedikleri bir sır vardır ve bu sır her şeyi değiştirebilir.

Sinemada gösterildiği yıllarda , tartışmalı biçimde, tamamen yanlış anlaşılmalarla dolu ve utanç verici biçimde eleştirilen, ama uzun yıllar sonra şimdi ,sadece Rossellini'nin en iyi filmlerinden biri olarak anılmakla kalmayıp, aynı zamanda modern sinemanın temel elementlerinden biri olarak hak ettiği yeri bulmuştur. Küçük bir ipucu verelim : Bir evlilik, İtalya'ya yapılan bir seyahat esnasında kötüye gider, biz de izleriz.

Baş cerrah olarak çalıştığı hastanenin bekleme odasında, talihsiz bir kaza geçiren ve hayatta kalma mücadelesi veren kızı için dua eden Doktor Timoteo, istemsiz bir şekilde on beş yıl öncesinin hatıralarına gider ve Italia ile olan tutkulu ilişkisini hatırlar. Italia ile sert ve şiddet dolu bir şekilde başlayan ilişkisi, sürpriz bir şekilde tutkulu bir aşka dönüşerek mutlu bir evliliği olan Timoteo'nun duygusal dengesini alt üst eder. Gençliğin verdiği korkusuzlukla kendini tutkunun pençesine bırakan Timoteo, şimdi yapayalnız olduğu bekleme odasında, geçmişle farklı bir hesaplaşma içine girmekten kaçamayacaktır.

Akademi ödüllü Cinema Paradiso'nun yaratıcısından, dünyanın her yerinde eleştirmenlerce bir başyapıt olarak coşkuyla karşılanan muhteşem bir film. Joe Morelli bir "yıldız avcısı"dır. Bir küçük kasabadan diğerine sürekli seyahat eden bu üçkağıtçı adam, gittiği yerlerde en iyi film stüdyoları için çalışan bir yetenek avcısı olduğunu iddia etmektedir. Ve Joe nereye giderse gitsin, içlerinde büyük ekranın yeni sansasyonu olma isteği duymaya başlayan insanlarla karşılaşması hiç de zor olmaz. Filmlerin büyüsü ve sıradan insanların sıradışı hayalleri üzerine hayat dolu ve eğlenceli bir hikaye.

Romantizmin, dostluğun ve olgunlaşmanın zamanları aşan hikayesi. Zack Mayo, deniz kuvvetleri pilotu olmak için subay okuluna girer. Zorlu bir on üç haftanın sonunda aldığı eğitimin yanısıra arkadaşlığı, disiplini, birlikte hareket etmenin önemini ve kasabanın kızlarından Paula'nın hayatına girmesiyle de aşkı öğrenir. Duygusal hikayesiyle akılda kalan film, 6 dalda Oscar adayı olmuş ve Louis Gossett Jr.'a da "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü"nü kazandırmıştı..

Charlie, erkek kardeşi Sam'in ölümünü bir türlü atlatamamaktadır. Onun ölümünden duyduğu suçluluk duygusu, Charlie'yi kardeşine en yakın olacağı mekana götürür. Charlie, yasını bundan böyle mezarlıkta çalışarak atlatacaktır. Kader onu mucizenin gerçekleşeceği yere kendi ayakları ile götürmüştür, Charlie kardeşi Sam ile yeniden karşılaşır.Her gece mezarlıkta Sam ile buluşan Charlie'nin hayatına Tess'in girmesi, tüm dengeleri değiştirecektir. Charlie ya gerçek hayatı seçecek ya da kardeşi Sam ile fantastik dünyasında yaşamayı tercih edecektir.

Milan'ın ileri gelenlerinden olan Recchi ailesi için her şey, sahip oldukları şirketin hisselerini Tancredi ve oğlu Eduordo Jr. arasında bölüşme kararıyla başlar. Eduordo'nun aslında başka planları vardır, yetenekli bir şef olan Antonio ile birlikte bir restoran açmayı düşünmektedir. Tancredi'nin eşi ve Eduordo'nun annesi Emma'nın hayatı dolaylı olarak bu kararla değişir. Bir Rus göçmeni olan ve İtalya'daki yaşama uyum sağlamaya çalışan Emma'nın tüm düzeni, Antonio'ya aşık olması ile bozulur. Bu tutkulu aşk hikayesi, tüm ailenin dengelerini alt üst edecektir.

Sicilya'da bir yelken kampında birbirine âşık olan genç bir çift, dünyalarını yıkacak acı bir gerçekle yüzleşir ve çok önemli bir karar vermek zorunda kalır.

İtalya'nın en iyi yönetmenlerinden Nanni Moretti'nin rol aldığı bu güzel film ölüm acısına farklı bir açıdan yaklaşıyor. Pietro, karısının ani ölümünden beri "sessiz bir kaosiçine düşmüştür. Kızının ilkokula başladığı gün, Pietro onu arabasıyla okula kadar bırakır ve derslerin bitiş saatine kadar dışarıda bekler. Aynı şeyi ertesi gün ve daha sonraki gün de yapar. Patronları, çalışma arkadaşları, akrabaları önce onun derdini paylaşmak için ziyaretine gelirler ama sonunda kendi dertlerini paylaşmaya başlarlar.

İş arkadaşlarına veda partisinde Anna,Domenico ile tanışır.Domenico yakışıklı,orta yaşlı,evli ve iki çocukludur..Ancak bunlara rağmen aralarında karşı konulamaz bir tutku ve ihtiras doğar..

film yönetmeni Niccolo karısı tarafından terk edilmiştir. Bu ayrılık ona kadın ilişkileri hakkında bir film yapma fikri verir ve filmde başrol oynatabileceği bir kadın aramaya başlar, aynı zamanda kendi hayatında da.

lbay Donald Harvey tarafından terk edildikten sonra Lily maceraperest bir kadın olarak ün salar. Eski aşıklar Şangay’a gitmekte olan trende karşılaşırlar. Her ikisi de birinci sınıfta farklı ülkelerden gelen yolcularla seyahat etmektedirler. Çinli isyancılar treni ele geçirirler ve Albay Harvey’yi rehin alırlar. Lily sevmekten hiçbir zaman vazgeçmediği adamı kurtarabilmek için her şeyi yapmaya hazırdır.. Çin sivil savaşı sırasında Pekin`den Shangai`ya gitmekte olan Shangai Express yolcularının bu yolculuk sırasında yaşdığı tehlikeli olayların anlatıldığı film. Trenin birinci sınıf yolcuları ise filmin ana kahramanlarını oluşturuyor. Ayrıca Film, 1933 yılında “En iyi Görüntü” Oscar`ını almıştır..

19 yaşındaki Anne , genç ve yakışıklı deniz subayı Frederick Wentworth'e delicesine aşık olmuştur. Ama Frederick'in ne serveti ne de sınıfsal düzeyi uygun değildir. Anne'in ailesi bu birlikteliğe karşıdır ve onu nişanı bozmaya ikna ederler. Sekiz yıl sonra, Anne kararından pişman olur. Frederick'i sevmekten asla vazgeçmez ve Frederick, ün ve servet sahibi olarak denizden döndüğünde, yöredeki evlenme çağına gelmiş her genç kadın gibi sadece seyreder. Frederick, kalbinin sesini dinlemek yerine ailesini dinleyen Anne'i affedebilecek mi?

1900'lerin başında, güneyli bir siyahi kız olan Celie, önce babası tarafından hamile bırakılır, ardından yıllar boyunca efendisi olarak göreceği adama evlenmek üzere adeta satılır. Kocasından gördüğü şiddete rağmen tek tesellisi kız kardeşi Nettie'ye yazdığı mektuplardır. Oysa babası Nettie'nin cevaplarının ona ulaşmasına engel olmaktadır. Celie sonunda kuru gürültüye papuç bırakmayacak güçlü bir kadın olan Sofia ile tanışacak ve ondan çok şey öğrenecektir.Alice Walker'ın Pulitzer ödüllü romanından Steven Spielberg tarafından uyarlanan Mor Yıllar, 11 dalda Oscar adayı olmayı bilmiş, güçlü bir film.

Ramon Sampedro’nun yaşamı, 30 yıldır bir yatakta geçmektedir. Gençliğinde geçirdiği bir kazadan sonra hayatla tek ilişkisi deniz manzaralı penceresidir. Hayatına iki kadın girer: avukat Julia ve köylü kızı Rosa. Bu iki kadından biri, boynundan aşağısı felçli adama hayatın anlamını tattırır ve onun kurtuluşunu sağlar. Alejandro Amenabar’ın bu çalışması Venedik’te ikinciliği, başrol oyuncusu Javier Bardem’e de En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı.

2007 Cannes Altın Palmiye ödülü sahibi, festivalde büyük beğeni toplayan '4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün'de Romanyalı yönetmen Cristian Mingui, süssüz, neredeyse çiğ bir gerçekçilikle, istenmeyen bir eylemin bireysel sonuçları üzerinden totaliter bir toplumdaki soğukkanlı adalet anlayışını ifşa ediyor. 'Altın Çağ'dan Öyküler' başlıklı toplayıcı bir projenin parçası olarak tasarlanan ve şehir efsaneleri ve bireysel zorluklar etrafında gelişen anlatılardan yararlanarak komünizm dönemi Romanya'sının sivil tarihine öznel bir bakış geliştiren film, rejimin son yıllarında Romanya'da küçük bir kasabada yaşayan iki oda ve okul arkadaşı Otilla ve Gabita'nın öyküsünü beyazperdeye taşıyor. İstemediği bir gebelikten muzdarip olan Gabita Otilia'dan yardım ister. Otilia Gabita için ucuz bir otelde bir oda kiralar ve Gabita, hatasını temizleyecek olan kürtajcı Mr. Bebe'yi beklemeye başlar. Gabita cezadan ve horgörüden kaçmak için herşeyi yapmaya hazırdır fakat hiçbirşey göründüğü kadar kolay olmayacaktır.

"Cesur ve Tutkulu Bir Dram" Bir rahibe ile mahkumun gerçek hikayesinden esinlenilen, Susan Sarandon'a 1995 yılında en iyi kadın oyuncu dalında Oscar®, Sean Penn'e de en iyi aktör dalında Oscar® adaylığı kazandıran bu muhteşem film, suç, ceza ve bedel ödemenin kışkırtıcı sınavını gözler önüne seriyor. "Ölüm Yolunda" sizi başından sonuna kadar merak içinde bırakacak, zeki sahnelerle bezeli, sürükleyici bir film. New Orleans'lı rahibe Helen Prejean, idama mahkum edilmiş kızgın ve karmaşık katil Matthew Poncelet'in manevi akıl hocasıdır. Rahibe Helen kendini başkalarının kurtuluşuna adamıştır, Matthew'a da aynı şekilde davranır. Ancak Matthew'in karanlık ruhunun derinliklerine indikçe, aklını tamamen farklı bir soru kurcalamaya başlar: Bir insanın bedel ödemesinin sınırı nedir? Matthew'un kaçınılmaz idamını engelleyebilecek midir? Yoksa tüm hayalı boyunca inandıklarını sarsacak bir gerçek mi keşfedecektir?...

Canı sıkkın ve hüsrana uğramış Penny’nin, iş kaçkını bir taksi şöförü olan kocası Phil’e duyduğu aşk tükenmiştir. Phil yumuşak, filozof ruhlu bir adamdır, Penny ise bir süpermarkette kasiyer olarak çalışmaktadır. Kızları Rachel bir huzurevinde temizlik yapar, aşırı kilolu oğulları Rory ise işsiz ve saldırgandır. Phil ve Penny’nin hayatında neşe ve keyif kalmamıştır; ama beklenmedik bir trajedi gerçekleşince yakınlaşırlar, aşklarını yeniden keşfederler. Aynı Londra varoşunda yaşayan ve sorunlu ailenin hayatının bir parçası haline gelmiş komşuların çoğu, kendilerini onların duygusal yolculuğuna katılmış bulur.

1941 yılında İtalyanların adayı işgal etmesiyle bu huzurlu ortam bozulur. Başlarda adalılar tarafından basit bir işgalci olarak görülen Yüzbaşı Antonio Corelli'nin (Nicolas Cage) gerçek yüzünü adalı Pelagia (Penelope Cruz) ortaya çıkarır. O, savaşa inanmayan gerçek bir insan ve yaşam sevgisiyle dolu bir askerdir. Kısa zamanda ada halkıyla kaynaşırken, genç kadına aşık olur. Ancak savaşın acımasızlığı aşıkların peşini bırakmayacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir