Iñigo Etayo
Ramón Illa

August 1936, the beginning of the Spanish Civil War. 51 members of the Claretian community of Barbastro (Huesca) are martyred, die for their faith. The film recounts the last weeks of his life, since they are held until they are finally shot. During that time, they perform various writings they talk about their situation, of his fellow captives, people who saw them. These writings have been the basic testimony used to narrate this real fact in film version.
Iñigo Etayo
Ramón Illa
Eneko Capapay
Miguel Masip
Jacobo Muñoz
Eugenio Sopena
Ainhoa Aldanondo
Ángeles

Guido Balzaretti
Hall

Emma Caballero
Miliciana Montse

Chema Coloma

Elena Furiase
Trini
Jerónimo Salas
Faustino

Álex Larumbe
Juan Echarri
Ricardo del Cano
Atilio Parussini
Javier Suárez
Casadevall
Juan Lombardero
Vall
José María Rueda
Padre Juan Díaz
César Diéguez
Padre Sierra

1970'lerin ortalarında New York Times muhabiri Sydney Schanberg Kamboçya'da hüküm süren iç savaşı gazetesi adına takip edip yazmak için bu ülkededir. Kendisine gazetenin bölge muhabiri olan, arkadaşı ve tercümanı Dith Pran yardımcı olmaktadır. Amerikan ordusu Vietnam yenilgisinden sonra geri çekilirken Kamboçya'lıların da bölgeden tahliyesini sağlamaktadır. Ancak ailesini helikoptere bindiren Dith Pran görevini terketmeyerek Sydney Schanberg'le birlikte bölgede kalır ve haber yapmayı sürdürürler. Bir dizi trajik habere imza atan ekip ülkedeki durumun daha da vahim bir hal alması ile ABD'ye dönme kararı alır. Ancak bir Kamboçya'lı olan Dith Pran kaçamaz ve korktuğu şey başına gelir,ülkeyi kana bulayan Kızıl Kmerlere esir düşer.

Gezici bir tiyatro kumpanyasının 1939 ve 1952 yılları arasında Yunanistan'da çıktıkları uzun turne sırasında uğradıkları her ada, köy ve kasabada Kadın Çoban Golfo adlı aynı kırsal oyunu sergilerlerken, gerçek hayatta kendi aralarında yaşadıkları birtakım olayların da klasik bir Yunan trajedisi olan Oresteia'yı andırması konu edilir. Bu bağlamda Yunanistan'ın çalkantılı yakın tarihine dramatik ve alegorik bir yolculuk yaparlar. Bu tarih Nazi işgalinin sürdüğü 2. Dünya Savaşı yıllarından başlayıp, Kralcılar ve Komünistler arasında geçen yıkıcı Yunan İç Savaşı'nı da içine alan süreyi kapsar. Brechtvari bir anlatım tarzıyla filmde zaman bir ileri bir geri sıçrar durur. Yunanistan'ın en eski tarihi (bir anlamda mitoloji) ile yakın tarihi (1939 - 1952 arası) arasındaki zamanda gidip gelmeler tiyatro aracılığıyla yapılır.

Joshua Rose (Dennis Quaid) Paris'te bir terörist saldırısı sırasında karısı ve çocuğunu kaybeden Amerikalı bir askerdir. Joshua başına gelen bu olayın etkisiyle gönüllü olarak Bosna Savaşına katılmaya karar verir. Savaşın bütün dehşeti ve vahşiliğine rağmen yaşadığı olaylar, içindeki nefreti yavaş yavaş eritirken sevgi ve umudu yeniden yeşertmeye başlar.

Summer 1936: young unemployed communist David Carr leaves Liverpool to join the fight against fascism in Spain. He joins an international group of Militia-men and women, the POUM (Partido Obrero de Unificación Marxista). After being wounded, he goes to Barcelona, where he joins another group of fighters.

1936 yazı, İspanya. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ünlü yazar ve Profesör Miguel de Unamuno, İç Savaş sırasında ülkede düzenin sağlanması adına General Franco’nun tarafında bulur kendini. Ama bu yüzden çalıştığı üniversitenin dekanı tarafından görevden alınır. Bu sırada Franco güneye doğru ilerleyerek güç kazanır ve çatışmalar daha da artar. En sonunda Unamuno’nun arkadaşları da evlerinden alınıp hapse atılmaya başlar. Bu olanlar yüzünden Unamuno şimdiye kadar inandığı her şeyi ve prensiplerini sorgular. Sonunda her şeyi göze alıp Franco’ya karşı gelir ve İspanya tarihinin en ünlü konuşmalarından birini yapar.

Dünyanın her yerinde medyanın ilgisini çeken gerçek bir olaydan esinlenen Son Piyade, 92 yaşındaki bir 2. dünya savaşı gazisi olan Artie Crawford'ın maceralarını anlatan dokunaklı bir dram. Artie, Normandiya'da gerçekleşecek 75. yıl anma törenini kaldığı huzur evinde duyar. Kutlamalara katılmaya kararlı olan Artie huzur evinden gözüpek bir kaçış planlar ve eski birliğine son bir kez saygısını sunmak için Fransa'ya doğru ilham verici bir yolculuğa çıkar.

İngiltere’nin asırlardır demir yumrukla yönettiği İrlanda’da 6 gün süren ve tarihe 1916 Dublin Posta Binası Kuşatması olarak geçen olaydan kurtulan tek isyancı, aslen ABD vatandaşı olan İrlanda kökenli Eamon De Valera olur. Diğer destekçilerinin çoğu hapsi boylamıştır. İçerden yeni fikirlerle çıkan Michael Collins, direnişte yeni bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu düşünmektedir. Dava arkadaşı Harry Boland ile birlikte İrlandalı Gönüllüler hareketini başlatır. Terörist saldırılar, gerilla hareketleri ve çok önemli casusluk operasyonları sonucu, İngiliz hükümeti kısa sürede zor bir duruma düşer. Cumhuriyetçi hareket bütün İrlanda’da yeşermiştir ve Collins artık özgürlük isteyen herkes için bir kahramandır. Bağımsızlığa giden yöntemler konusunda Collins’le aynı şeyleri düşünmeyen kişi ise eski arkadaşı De Valera’dır. Collins, kendine karşı savaş açan De Valera’yla uğraşırken bir yandan da dava arkadaşı Boland’ın sevgilisine aşık olunca, birçok cephede mücadele etmek zorunda kalır.

Cristero Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir hikayeyi anlatan film, 1920'lerde Meksika hükümetinin Katolikler'e uyguladığı insanlık dışı zulmü anlatıyor.


1980'de, küçük bir ülke olan El Salvador'da ordu ile bölgedeki köylüler arasında bir anlaşmazlık başladı. Çok geçmeden köylüler örgütlenip FMLN (farabundo martí national liberation front) olarak bilinen gerilla ordusu halini aldı. Bu anlaşmazlık 12 yıl sürecek kirli bir iç savaşa neden oldu. 12 yaşındaki çocuklar zorla askere alınmaktaydı. Film, gerillalarla ordu arasında sıkışıp kalan son köylerden biri olan Cuscatanzingo'da yaşayan 11 yaşındaki Chava'nın gözünden savaş gerçeğini anlatmaktadır...

Güneyli güzel Scarlett O'Hara üç evliliği, iç savaş ve Güneyin yeniden inşaa edilmesi sürecinde zenginlikten fakirliğe düşüşünü, sonra yeniden zenginliğe kavuşmasını anlatan film, Margaret Mitchell'in klasik eserinden sinemaya uyarlanmış olup yapımcı David O. Selznick'in en başarılı eseri kabul edilmiştir.

Shakespeare'in 3. Richard oyununun oldukça modern biçimde yorumlandığı filmde, Tudor hanedanlığının şeytani olarak andığı, tarihin belki de en acımasız adamlarından biri olan 3. Richard'ı, aktör Ian Mckellen'ın vücudunda Hitler ve Mussolini'yi andıran faşist bir kılıkta izliyoruz.

On beş yıl önce üç arkadaş Vietnam savaşında görev almak üzere askere çağrılmıştı. Ancak iki tanesi geri dönebilmişti. Yaşadıkları o korkunç savaşın onça inanılmaz acılarını hala içlerinde taşıyan ve geceleri kabuslarla uyanan bu iki arkadaş artık birbirlerinden ayrı yaşamaktadır. Çektikleri acılar o kadar çoğalır ki artık tekrar bir araya gelip o günleri yeniden yaşayacaklar ve hem kendilerini hem de arkadaşlıklarını bir tür sınavdan geçirerek yarınlara daha sağlıklı ulaşmanın yollarını arayacaklardır.

Waiting For Anya, Michael Morpurgo’nun aynı isimli romanından sinemaya uyarlananıyor. Romanın konusu ise şöyle: Fransa-İspanya sınırındaki küçük Lescun kasabasında yaşayan Jo, savaşa uğurladığı babasının özlemiyle başa çıkmaya çalışırken, okuldan artakalan zamanlarını çobanlık yaparak geçirir. Günün birinde Jo, dağda bulduğu ayı yavrusuna bakan gizemli bir adamla karşılaşır. Daha önce bir yerlerde gördüğüne emin olduğu bu adamın izini sürmeye karar verince boyundan büyük işlere kalkışır. Savaşın yakıcı etkilerinden kaçmaya çalışan bir düzine çocuğun kaderi, artık tamamen onun ellerindedir. Çocukların düşünü kurduğu barış, kasaba sınırının yanı başındaki dağların eteklerinden geçmektedir. Ancak bu yol, bir grup rütbeli davetsiz misafir yüzünden her zamankinden çok daha tehlikeli bir hâl almıştır.

Carla'nın Şarkısı, Güney Amerika'daki (Nikaragua) askeri diktalara karşı verilen savaşın, ABD'nin ve Avrupalı egemenlerin entrikalarının insanların hayatını nasıl zehir ettiğinin hikâyesidir. Yönetmen Loach, hikâyeyi aşk üstüne kurmuştur; İngiltere'de yaşayan sıradan bir otobüs şoförünün bir kadının arkasından kilometrelerce uzağa gitmesini anlatır. Loach, Carla'nın hikâyesini İngiltere'de başlatır ve Nikaragualı gerillaların arasında bitirir. Film iki bölümden oluşur: Birinci bölümde; Glasgowlu, başına buyruk otobüs şoförü George, genç bir kadının (Carla) otobüse biletsiz binmesine göz yumar. Nikaragua göçmeni olan Carla, eski bir sandinist gerillasıdır. Aralarında bir ilişki başlar. George, Carla'nın hikâyesini ögrenir. Filmin ikinci bölümünde George, Carla'nın dava arkadaşı ve sevgilisi olan Antonio'yu bulmak için Nikaragua'ya gider.

Ailesi iç savaş yüzünden paramparça olan Batı Afrikalı bir çocuk, paralı askerler birliğine katılmak zorunda kalır. O artık bir çocuk askerdir.

Soldier Brian Wood, is accused of war crimes in Iraq by the human rights lawyer Phil Shiner. The two men go head to head in a legal and moral conflict that takes us from the battlefield, at so-called Checkpoint Danny Boy, to the courtroom and one of Britain’s biggest ever public inquiries, the Al-Sweady Inquiry.

Bu son derece etkileyici drama, II. Dünya Savaşı'nda gerçekleşen Bulge Savaşı sırasında Alman hatları arkasında kalan savaş yorgunu bir piyade bölüğünü anlatmaktadır. Ev özlemiyle yanan ve karla kaplı siperlerde soğuktan titreyen askerler acıya, ıstıraba ve üzüntüye bastırılamaz bir mizah ve amansız bir alay ile katlanmaktadırlar. Hiçbiri kahraman olmak niyetinde değildir ama hepsi de kendilerinden beklenen cesareti göstermeye hazırdır.

Afganistan'da görev yapan genç bir Amerikan askeri, komutanının bazı davranışlarından rahatsızlık duyar. Bu durum, onu ahlaki bir ikilimenin içine sürükler

Yetenekli ve çekici bir doktor Afrika'nın çatışma bölgelerinden birinde görevini sürdürmektedir ve bu esnada aynı bölgede çalışan birine aşık olur. Aşk ikisi için de başlamış olsa da aşkı ile son derece tehlikeli olan ve ciddi mesai isteyen işini dengede tutmak bir hayli güç olacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir