
Franco Nero
Commissario Stefano Belli


Franco Nero
Commissario Stefano Belli

Florinda Bolkan
Vera Fontana

Adolfo Celi
Avvocato Fontana

Delia Boccardo
Sandy Bronson

Zuzana Martinková
Emmanuelle

Renzo Palmer
Commissario Baldo

Roberto Bisacco
Claudio

Maurizio Bonuglia
Mino Fontana

Laura Antonelli
Franca (uncredited)

Geoffrey Copleston
Chief of Police (uncredited)

Silvia Dionisio
Gabriella (uncredited)

Alfonso Giganti
Police agent (uncredited)

Marino Masé
Romanis (uncredited)

Vittorio Ripamonti
Policeman (uncredited)

John Stacy
Porter (uncredited)

Mario Puzo'nun çok satan kitabından Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola tarafından sinemaya uyarlanan eser, 40'lar ve 50'lerin Amerika'sında, bir İtalyan mafya ailesinin destansı öyküsünü konu alıyor. Corleone ailesi, Don Vito Corleone'nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı meşhur bir ailedir. Aile, New York'taki diğer dört aileyle birlikte New York'un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone'nin cebinde bozuk para gibi taşıdığı politikacılar ve yargıçlardır. Politikacılar ve yargıçlarla olan bu yakın ilişkileri diğer ailelerin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.

Genç Vito Corleone, Amerika'ya yeni gelmiştir. 1917 yılında, New York şehri'nin yerel mafyalarından birinin liderini öldürünce saygınlık kazanır ve korkulan biri haline gelir.Bu arada, 50 yıl sonra, Michael Corleone, Washington'da senato komitesine aile işleriyle ilgili ifade vermektedir.1972 yapımı ilk filmin devamı niteliğinde, yine yazar Mario Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola'nın yaratıcı ellerinden çıkmış usta işi bir yapım. Eleştirmenler tarafından, önceki filmden daha başarılı bulunan az sayıdaki devam filminden biri olarak kabul ediliyor.

A two-bit criminal takes on the Mafia to avenge his brother's death. Earl Macklin is a small time criminal who is released from prison after an unsuccessful bank robbery only to discover that a pair of gunmen killed his brother.

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.

James Stewart, karısına asılan bir barmeni öldürmekle suçlanan subayı (Ben Gazzara) savunan kasaba avukatı rolünde. McCarthy yıllarının kuşku dolu Amerika?sındaki havayı yansıtan, zekice örülmüş, sağlam oyunlarla klasikleşen bir film bu. Preminger, çok sıkıcı olabilecek bir öyküyü anlatırken, yönetmenlik dersi de veriyor.

Mezun olmak üzere olan, koşuya tutkun Babe (Oscar® ödüllü Dustin Hoffman) New York'ta yaşıyor. Ağabeyi, Avrupalı kız arkadaşı ve saklanan bir Nazi'nin dahil olduğu garip bir kumpasın ortasına sürüklenen Babe, bir ajan olan abisi sayesinde 'zor anlar' yaşıyor. Kaçak nazi Christian Szell rolünde Laurence Olivier, çizdiği akıl almaz sadist potresiyle Oscar® ödülüne aday gösterilmiştir. John Schlesinger yönetmenliğinde yıldız kadrosuyla Vahşi Koşu izleyenlere tırnak yedirtecek bir gerilim macera.

Fahişe kılığına girerek, genç kız kardeşini eroin bağımlısı haline getirenlerin peşine düşen Coffy isimli bir hemşirenin serüveni.

Mysterious Orfamay Quest hires Los Angeles private investigator Philip Marlowe to find her missing brother. Though the job seems simple enough, it leads Marlowe into the underbelly of the city, turning up leads who are murdered with ice picks, exotic dancers, blackmailed television stars, and self-preserving gangsters. Soon, Marlowe's life is on the line right along with his case.

Alex (Malcolm McDowell), huzur dolu fütürist evinde tüm gün uyuyan ve de geceleri arkadaşları ile masum insanlara sokaklarda ve evlerinde saldıran acımasız genç bir hayduttur. Sonunda polis tarafından yakalanınca Alex rehabilitasyona gönderilir. Bu istek azaltma formunda olan rehabilitasyonda yaptıklarının kat ve kat fazlası şiddet içeren ve insanı dehşete düşüren bir zaman geçirir.

Stephen King'in küçük bir romanından uyarlanan bu filmde, yazar (Richard Dreyfuss) kendi ve üç diğer arkadaşının yaşadığı macerayı ve kahramanlıklarını anlatıyor. Bu çocuklar, 1950'lerde Oregon ormanlığında kayıp bir çocuğun cesedini aramaya koyulurlar. Yol boyunca daha da yakınlaşan çocuklar birbirleri hakkında da çok şey keşfederler...

Bir grup acemi genç Alman askerinin, 1.Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres’in canlandırdığı Paul Baumer’in repliği, filmin konusunu da özetliyor: “Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz, tek yaptığımız bu” Modası çabuk geçen pek çok mesaj filmlerinin aksine, Erich maria Remarque’nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi yıllar sonra bile hiç azalmamıştır. Lewis Milestone’nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen çalışması, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklıydı.

Bu hareketli öyküde, hoyrat bir kent okulundaki öldürücü bir uyuşturucu çetesinin peşine düşen paralı bir askerin mücadelesini işleniyor. Okul, korkunun, şiddetin, uyuşturucunun ve otomatik silahların kol gezdiği bir yerdir.

Priest, a New York City drug kingpin, devises a scheme to get out of the business and retire with a big payday, but his plans are complicated when a street dealer rats him out to the police.

An unlikely Hollywood hooker helps a detective set a trap for a mutilator pimp.

Yer Brooklyn, zaman şimdi ve polisimiz bu mahallede doğmuş ve büyümüş Gino Felino (Seagal). Gino, hayatı boyunca birçok şey görmüştür, ama bazı şeyleri kabul edememektedir. Çocukluktan beri tanıdığı mahallenin kötü çocuğu (William Forsythe), şimdi de Brooklyn'in sokaklarını bir savaş alanına çevirmektedir. O, tam anlamıyla serbest bırakılmış çılgın bir doberman gibidir. Gino için onu hapishaneye göndermek, çok büyük bir zevk olacaktır. Ama bunu yapabilmek için, ilk önce onu yakalaması gerekmektedir.

1975 yılında Roma'daki bir Katolik erkek lisesinin üç öğrencisi, sınıf arkadaşlarını ve toplumu dehşete düşüren korkunç bir suç işler. Gerçek olaylardan uyarlandı.

Yıllardan 1885’tir. Nebraska’dan Iowa kentine sürülen 3 kadına, eşlik edecek isimlerden biri yine Nebraskalı olan Mary Bee Cuddy’dir. Sert bir mizacı olan Mary Bee’ye, hayatını kurtardığı George Biggs de yol boyu eşlik edecektir. İkili bu zorlu yolda güçlerini birleştirerek hareket eder... Oscarlı aktör Tommy Lee Jones’un, 2005 tarihli Üç Defin filminden sonra yeniden yönetmen koltuğuna geçtiği film Glendon Swarthout’un romanından uyarlandı. Jones filmde başrolü ise Hilary Swank ile paylaşıyor…

Yılların deneyimi ve 45'lik otomatik tabancasıyla, LAPO Dedektif Nick Pulowski, ihtiyacı olan herşeye sahiptir. Fakat aynı zamanda ihtiyacı olmayan bir şeye de sahiptir. Yeni ortağı "Acemi". Yönetmen-oyuncu Clint Eastwood, Pulowski rolünde, Charlie Sheen ise polis teşkilatının, talimatlara ve kurallara uymayı ilke edinmiş "çaylak" üyesi olarak sıkı bir filme imza atıyorlar.

Birlikte büyüyen üç arkadaştan biri olan Michael (Freddie Prinze Jr.) hukuk okumaya karar verir. Cimri Bobby (Jerry Ferrara) hayatını postacı olarak devam ettirmek ister ve postacılık sınavına girer. Carmine (Scott Caan) ise mafya hayatına özenmekte ve kendisine gangster Caesar Manganaro’yu (Alec Baldwin) örnek almaktadır. “BROOKLYN KANUNLARI” Brooklyn’in tehlikeli sokaklarındaki bu üç arkadaşın sevgi ve sadakat kavramlarını tartışmaya açan hayat mücadelelerinin öyküsünü anlatıyor.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir