
Gérard Barray
D'Artagnan

Dartanyan, her zaman kralın kendisini koruyan bir silahşör alayında hizmet etmeyi hayal eden genç bir Gaskonyalı. Yorgun bir at üzerinde, bilinmeyen bir taşralı, hayalini gerçekleştirme umuduyla Paris'e gelir. İlk gün, kendi başına bela bulmayı ve aynı anda birkaç kişiyle kavga etmeyi başarır. Dartanyan önce yeni düşmanlarıyla uğraşmak zorunda olduğundan, şimdi silahşör alayındaki hizmet arka planda kalıyor. Bununla birlikte, adam onu hangi inanılmaz maceraların beklediğinden ve kraliçeye yardım etmesi ve Kardinal Richelieu ile yüzleşmesi gerekeceğinden bile şüphelenmiyor.

Gérard Barray
D'Artagnan

Mylène Demongeot
Milady de Winter

Perrette Pradier
Constance Bonacieux

Georges Descrières
Athos

Guy Tréjan
Louis XIII

Jean Carmet
Planchet
Françoise Christophe
Anne d'Autriche

Daniel Sorano
Cardinal de Richelieu

Bernard Woringer
Porthos

Serge Marquand

Jacques Toja
Aramis

Guy Delorme
Rochefort

Anne Tonietti
Ketty

Henri Nassiet
M. de Tréville

Jacques Berthier
Buckingham

In 17th-century France, beautiful country maiden Angélique marries wealthy neighbor Jeoffray de Peyrac out of convenience, but eventually, she falls in love with him. So when Jeoffray is arrested and then vanishes, she bravely sets out to find him. This is the first of many dramas based on Anne and Serge Golon's novels about strong-willed Angélique and her adventures during the reign of Louis XIV, the Sun King.

Angelique goes in search of her husband Joffrey de Peyrac who did not die on the stake.

Soon after her latest husband death, the King himself (Louis XIV) meets with our heroine and begs her to help convince the Persian Ambassador to agree to a treaty. However, what they didn't realize was that the handsome Persian was in fact a sexual sadist. So, it is up to the King's half- brother, some Hungarian prince, to save Angélique from the evil troll's clutches.

Beaumarchais the Scoundrel is a biopic film based on the life of the French playwright, financier and spy Pierre Beaumarchais depicting his activities during the American War of Independence and his authorship of the Figaro trilogy of plays.

Sahra Çölü´ndeki bir hazineyi bulmaya çalışan iki adam ve bir kadın, tehlikelerle dolu bir maceraya sürüklenirler.

Bir tapınak şövalyesi ve bir grup ayaktakımı asker, 13. yüzyıl İngiliteresi'nde Rochester Kalesi'ni gaddar Kral John'a karşı savunmak için savaşmaktadırlar. Magna Carta Anlaşmasını imzalayan Kral John'un zamanında geçen hikayede, bu grup Kral'a karşı savaşarak ülkelerinin özgürlüğünü savunmaya çalışmaktadırlar. 25 milyon dolar bütçeli film Jonathan English tarafından yönetilmiştir. Film ile ilgili uzun bir süre Megan Fox'un adı geçse de, Fox'un filmi terketmesiyle yerini Kate Mara almış, Fox'la birlikte film ekibinin de önemli bir kısmı da (James Purefoy ve Paul Giamatti) değişmiştir. Filmin yapımcısı Andrew Curtis filmin finansmanını Londra Metrosundan daha karmaşık olarak tanımlamıştır.

In 18th-century France, a young man masquerades as an actor to avenge his friend's murder.

In 17th century France, young D'Artagnan wants to join the King's Musketeers, but instead befriends three legendary musketeers—Athos, Porthos, and Aramis—and together, they become embroiled in the political intrigue surrounding King Louis XIII and his adversaries, particularly the powerful Cardinal Richelieu.

Duke Philippe de Nevers is an influential and popular man who is married to a beautiful wife called Aurore. His rival Philippe de Gonzague hates him enough to organise an attempt on him. The Duke is accompagnied by Henri de Lagardère when de Gonzague's henchmen altogether attack him. Lagardère cannot save his friend because the both of them are hopelessly outnumbered. He has to escape in order to save the Duke's daughter and swears revenge. Together with his old buddy Passepoil he raises the little girl in Spain. At the same time he returns frequently to France where he detects confronts his friend's murderers and puts them to the sword one by one until only their former leader is left. Finally he discovers that Philippe de Gonzague is the man for whom he is looking.

The incredible destiny of Angélique: a beautiful girl who found in her love for Joffrey Peyrac the strength to fight injustice and submission in a century plagued by power struggles, inequality and the oppression.

Krallık tacı için savaşan iki kardeşin mücadelesini anlatan film, iki büyük aktörü karşı karşıya getiriyor. 8. ve 9. yüzyılda Avrupa'da hüküm süren, tüm yaşamlarını savaş Tanrısı Odine'ye adayan ve her yeri yıkıp yağmalayan Vikingler'i anlatan, unutulmaz film. Edison Marshall'ın romanından yapılan uyarlama, güzel renkleri, oyuncuların performansı, doğal setleri ve akıcı temposuyla sivriliyor. Filmin en ilginç özelliği ise hikayeyi Orson Welles'in anlatıyor oluşu.

Paris. XVII yüzyıl. Kurnaz ve güçlü Kardinal Richelieu, Fransa'nın kralı olmayı planlıyor ve bu hedefe ulaşmakta oldukça iyiydi. Tüm kraliyet sarayı onun kontrolü altındaydı, kral bile onun etkisine yenik düştü. Avusturya Kraliçesi Anne zaptedilemez kalır. Kardinal bu engeli nasıl ortadan kaldıracağını buldu, ancak arkadaşlar kraliçenin yardımına geldi: Dartaniyan adında genç bir Gascon ve üç kraliyet silahşörü.

Angelique is saved by the king of the cutthroats when she is endangered in the streets of Paris. After her hero is killed, she has many amorous affairs and becomes a successful businesswoman.

Nero'nun saltanat zamanları. Parthia istilası tam bir fiyasko olur. Ermenistan'ın karlı dağlarında iki Roma lejyonu pusuya düşürülür ve adamları soğukta yavaşça ölmektedir. Roma ordusunun geri kalanı Suriye'de, sadece iki hafta yürüme mesafesinde olsalar da dağlar Parthian devriyeleriyle doludur. Yarım Romalı Noreno'ya yardım istemek için dağları geçme görevi verilmiştir. Ancak, en iyi seçenek o olmayabilir, çünkü bağları olmasına rağmen Roma'dan nefret etmektedir.

John Forbes Nash kazandığı bir bursla Princeton Üniversitesi'nde öğrenim görmeye başlar. Bu süreçte parlak zekasını her daim hissettiren ancak çevresindekilerle uyum sorunu yaşayan dahi Nash, inanılmaz bir teoriyi ortaya sürüp kanıtlama aşamasına kadar gelir. Böylece matematik çevrelerince ününü yayan dahi adam zamanla şizofreni belirtileriyle mücadele etmeye başlar. Nash artık kendi kurgusal gerçekliklerinden oluşturduğu dünyasıyla asıl gerçekleri ayırt edemeyecek bir aşamaya gelir.

Elfriede Jelinek'in Piyano Öğretmeni adlı romanından uyarlanan film, Viyana Müzik Konservatuarı'nda öğretim görevlisi olarak çalışan orta yaşlı bir kadın üzerine kurulu. Annesiyle aralarında sevgi ve nefret karışımı bir ilişki bulunan Erika Kohut adlı bu kadın, bir yandan saygı duyulan ve otoriter bir öğretmen görüntüsü çizerken diğer yandan karanlık arzuları ve müzik arasında ikilem yaşamaktadır. Viyana'nın kenar mahallelerindeki erotik gösterilere ve porno film gösteren sinemalara gidip gelen Erika, anlam katamadığı hayatında bir tür kendi kendini tüketme sürecine girmiştir. Kendine o denli yabancıdır ki bir sevgili edinememekte, geceleri parkta sevişen çiftleri gizlice seyretmekle tatmin olmaktadır. Kendisine karşı garip bir hayranlık ve tutku duyan erkek öğrencisiyle iletişim kurmasının ardından, görünüşteki hayatı ve bastırılmış arzuları arasındaki duvar yıkılmaya başlar.

Ünlü yazar Victor Hugo'nun kızı Adéle Hugo'nun günlüğüne özenle aktardığı yaşamı ve aşklarının öyküsü "The Story of Adéle H."… Adéle bir askere aşık oluyor, ancak sevgilisine bencilce yaklaşıyor.

Hitler ve yakın arkadaşları kendilerini sığınaklarda güvene almışlardır. Aralarında Führer'in özel sekreteri Traudi Junge de vardır. Berlin artık düşmüş bir kaledir fakat Hitler, şehirden çıkmayı ve teslim olmayı kabul etmemektedir. Halkının tüm fertleri dışarıda yok edilirken o, son yolculuğuna hazırlanmaktadır. Birlikte intihar etmeden birkaç saat önce Eva Braun ile evlenirler. Cesetleri düşman eline geçmemesi için yakılır. Führer'in peşinden yıllarca sadık bir şekilde gitmiş birçok insanın durumu da farklı değildir. Berlin düşerken herkesin ölümle yaşam arasında seçim yapma saati giderek yaklaşmaktadır.

Lt. John Dunbar, İç Savaş boyunca Birlik ordularını tesadüfen zafere götüren bir kahramandır. Doğu sınırında bir görev ister ancak oranın terk edilmiş olduğunu görür. Orada yalnız olmadığını hemen fark eder, "Two Socks" adını verdiği bir kurt ve meraklı bir yerli kabilesi ile karşılaşır. Dunbar, kabiledekilerle hemen arkadaş olur ve yerliler tarafından yetiştirilen beyaz bir kadını keşfeder. Yavaş yavaş bu yerli insanların saygısını kazanır ve beyazlara özgü eski alışkanlıklarını bırakır.

Küçük bir sahil kasabasının tek geçim kaynağı yaz ayları boyunca kasabaya tatil yapmaya gelen turistlerin bıraktığı paradır. Bu kasabanın belediye reisi kasaba sahilinde bir kızın köpekbalığı tarafından öldürülmesini örtbas etmeye çalışır ama küçük bir çocuk herkesin gözü önünde köpekbalığı tarafından öldürülünce balığı yakalayana ödül verileceği açıklanır ve büyük bir köpekbalığı yakalanınca da herkes rahat bir nefes alır. Şerifin yardıma çağırdığı uzman yakalanan köpekbalığının aradıkları balık olmadığını söylese de kimse ona inanmaz. Onun sözünü dinleyen şerif ile balığın peşin gitmeye karar verirler ve bir köpekbalığı avcısı ile yola çıkarlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir