
Adrien Brody
Man
"Kim olduğunu hatırlamıyor. Nerede olduğunu bilmiyor."
Tanımadığınız insanların cesetleri ile dolu, kaza yapmış bir arabada bacağınız kırılmış bir şekilde uyandığınızı hayal edin. Nerede olduğunuzu, kim olduğunuzu ya da ne yaptığınızı bilmiyorsunuz. Zihniniz sırlarla dolu bir esrar perdesi gibi. Vahşi doğanın ortasında içgüdüsel olarak hayatta kalmaya çalışıyorsunuz. Peki, gerçekle yalanın, hayalle gerçeğin birbirine girdiği, hem kurban hem şüpheli olduğunuz bu bilmecenin içindeyken geçmişinizden kaçabilir misiniz?

Noel akşamıdır. Frank Harrington her yıl yaptığı gibi karısını ve çocuklarını arabayla Noel kutlaması için kayınvalidesinin evine götürmektedir. Ancak bu sene, ilk defa, hayatının en büyük hatasını yapmak üzere olduğunu bilmeden, kestirmeden gitmeye karar verir. Ormanda etrafına ölüm saçan beyaz elbiseli gizemli bir kadın belirir. Yoldaki tabelalar erişilmesi mümkün olmayan bir kasabayı işaret etmektedir. Kilometreler bitmek tükenmek bilmeksizin birbirini izlerken artık Harrington'lar kontrol edemedikleri tek bir arzunun pençesinde kıvranmaktadırlar; izledikleri yoldan kurtulabilmek. Ancak kabus daha yeni başlamıştır... Sinirlerinizi gerecek, vahşi, bir anlamda komik, gece kadar karanlık olan bu filmde sıradan bir ailenin dağılıp yok olmasını soluğunuz kesilerek izleyeceksiniz...

Kriminal Psikolog Miranda Grey uzmanlık alanıyla ilgili bir çalışma yapmaktadır. Bir anda üzerinde çalıştığı ruhsal sorunla baş başa kalır. Dr. Miranda Grey, öldürmekle suçlandığı kocasına dair hiçbirşey hatırlamamaktadır.Hafızasını yeniden kazanmaya ve masumiyetini ispatlamaya çalıştıkça kinci bir ruh onu kıskacına alır. Tüm çabalarına rağmen, kendi suçluluğunu ve giderek artan deliliğini kabul etmek zorunda kalır.

Genç bir çiftin romantik kamp kaçamağı akıl almaz bir yaşam mücadelesine dönüşecek! Sam ve Ian şehir hayatından bunalıp gözden uzak bir plajda hafta sonunu geçirmeye giderler. Önce terk edilmiş bir kamp alanına rastlarlar ardından da yapayalnız bir çocuğa. Çocuğun travmatik bir olay geçirdiği her halinden bellidir. Ne olduğunu anlayamadan kana susamış iki psikopat çıkagelir ve ortalık karışır.

Bir adam (Sharlto Copley), kim olduğu ya da nasıl oraya geldiğini bilmeden ölülerle dolu bir yerde uyanır. Kaçmak için yan taraftaki bir eve gizlice girer ve hafıza kaybı yaşayan bir dizi korkmuş yabancı ile karşılaşır. Grup, kimlikleri ile alakalı ipuçlarını bir araya getirmeye başlarken şüphe yerini şiddete bırakır, ancak kendilerinden çok daha korkunç ve aç bir tehditi fark ettiklerinde, çok geç olmadan kendilerini neyin oraya getirdiğini bulmak zorunda kalırlar...


Karısını tecavüz edip öldüren adamın peşine düşen Leonard Shelby'nin tek amacı intikam almaktır. Ancak bu adalet arayışındaki en büyük engeli, geçirdiği kaza sonrası yakalandığı tedavi edilemez bir kısa süreli hafıza kaybıdır. Kazadan önceki hayatını hatırlamasına rağmen birkaç dakika öncesini bile unutan Leonard, katili bulmak için zamanla ve kendi hafızasıyla amansız bir mücadeleye girer.

Christine'nin hafızası geçirdiği bir kaza sonrası her gece adeta sıfırlanır. Kendisini 27 yaşında sanıyorken, aynada 40 olduğunu görür; fotoğraflarda "bu senin kocan" yazan adamı hatırlayamaz. Christine bir tarafta karanlık geçmişine ulaşmaya çalışırken, diğer yandan da kendisini öldürmeye çalışan kişiyi aramaktadır. Dürüstlüğü konusunda şüpheye düştüğü kocası Ben, şüpheliler listesinin en tepesindedir. Fakat hafızasını geri kazanma derdinde olan Christine, aslında kimseye güvenmemesi gerektiğini kısa sürede anlayacaktır.

Beş adam, kilitli bir depoda uyandıklarında ne geçmişlerine dair ne de oraya nasıl geldiklerine dair hiçbir şey hatırlamazlar. Bilmedikleri bir oyunun içindeymişçesine birbirlerinin ve kendilerinin kim olduğunu anlamaya çalışırlar. Kısa zamanda ortaya çıkar ki, gerçekten içinde bulundukları şey bir oyundur. Canlı kalmak için kimin iyi taraftan, kimin kötü taraftan olduğunu anlamaları gerekmektedir.

A criminal psychologist loses his arm in a car crash, and becomes one of three patients to have their missing limbs replaced by those belonging to an executed serial killer. One of them dies violently, and disturbing occurrences start happening to the surviving two.

Uzun yıllar saklandığı kasabada kimliği belirsiz kişilerce vurularak öldürülen Andersen'ın olayı sigorta şirketinin en gözüpek çalışanlarından Jim Reardon'ın ilgisini çeker. Cinayeti araştırmaya başlayan Jim, İsveçli olarak da bilinen Andersen'in tanıdıklarıyla konuştukça makdülün karanlık geçmişine tanık olur. Bağlantıları kurdukça geçmişte yaşanan bir hırsızlık olayına ulaşır. Sigorta şirketine 250 bin dolara mal olan bu dava kapanalı altı yıl olsa da Jim'in vazgeçmeye niyeti yoktur.

Sakin Woodsboro kasabasını şoke eden acımasız cinayetler zincirinden 25 yıl sonra yeni bir katil, Hayalet maskesini takar ve kasabanın ölümcül geçmişine ait sırlarını yeniden canlandırmak için bir grup genci hedef almaya başlar.

Yeni bir dünya turuna çıkmak üzere olan küresel pop yıldızı Skye Riley (Naomi Scott), giderek daha korkunç ve açıklanamaz olaylar yaşamaya başlar. Artan dehşet ve şöhretin baskısından bunalan Skye, kontrolden çıkmadan önce hayatının kontrolünü yeniden kazanmak için karanlık geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır.

Jindabyne kasabasında yaşayan dört arkadaş, her sene olduğu gibi şehrin çok uzağında bir göl kıyısına kamp kurarlar. Amaçları her sene olduğu gibi birkaç gün boyunca balık tutup avlanmaktır. Kamp alanına vardıkları akşam ise bir keşif yaparlar: yakındaki nehirde ölü bir kızın cesedi yüzmektedir... Şehirden çok uzakta olduklarından yardım çağırmak için ertesi günü beklemeye karar verirler. Ancak gün doğduğunda, kendilerinin de tam anlamadığı bir sebepten dolayı kamplarına ara vermemeye karar verirler. Kızı ayağından nehrin yakınlarında bir yere bağlarlar ve otoritelere ancak kamp dönüşü, yani neredeyse bir hafta sonra haber verirler...

Johnny Smith bir araba kazası ile girdiği komadan tam beş yıl sonra çıkar. Uykuda olduğu dönemde dünya şüphesiz çok değişmiştir. Fakat kısa sürede kendisinde de bazı önemli değişiklikler olduğunu fark eder. Smith bazı olayların ardından medyumluk özellikleri gösterdiğini fark eder. Bu yeni özelliğini bir cinayet davası için kullanmaya başlayınca da ürkütücü deneyimler yaşamaya başlar.

Jim Halsey isimli genç, arabayı sahibine ulaştırmak için yola koyulmuştur… yolda yorgunluktan uyuya kalmamak için otostop çeken adamı arabasına alan genç, daha sonra bu adamın niyetini anlayınca yolculuk onun için kabusa dönüşecektir…

Gerilim sinemasının büyük ustası Alfred Hitchcock “Spellbound”da Sigmund Freud’un psikanaliz teorileriyle bir cinayet çözümlemesi yapıyor. Hitchcock’un düş sekansları için ressam Salvador Dali’yle çalıştığı film, göreve yeni atanan müdürünü bekleyen bir akıl hastanesinde başlıyor. Doktor Ballantine’in gelişiyle merakları bir kat daha artan hastane sakinleri, doktorun kimi tuhaf hallerine anlam vermekte zorlanacak, hatta içlerinde onun katil olduğunu ileri sürenler bile olacaktır.

Sanat eserleri konusunda uzman olan Simon tanınmış bir müzayede müdürüdür. Franck adındaki bir gangster ile birlikte milyon dolarlar değerindeki bir tablonun çalınma eylemine katılır. Olay esnasında oluşan kargaşada başına korkunç bir darbe alır ve uyandığında tabloyu nereye sakladığı konusunda hiçbir şey hatırlamamaktadır. Ne tehditler ne de işkenceler onun hafızasını geri getirmeyecektir. Bunun üzerine Franck Elizabeth adlı bir hipnoz uzmanını tutar, böylece Simon'un beyninin derinliklerindeki bilgiye ulaşmayı planlamaktadır. Seans ilerledikçe geçmişine dönen Simon için geçmişteki tutkularının canlanlanma zamanıdır.

Clay, geçirdiği açık kalp ameliyatı sırasında “anestezik farkındalık” adı verilen durumu yaşamaktadır. Yani olup bitenin tamamen farkında olacak şekilde uyanıktır, operasyonu tüm acısıyla hissedebiliyordur ama anestezinin etkisiyle vücudu hiçbir şeye tepki gösteremeyecek şekilde paralize olduğundan, ameliyat ekibinin bundan haberi yoktur. Clay, zihni içinde bir yolculuğa çıkar.

When a mute makeup/special effects artist working on a low-budget slasher film gets locked in a dilapidated Moscow movie studio late one night, she thinks she witnesses the making of a snuff film. Thus begins a night of terror.

Afonso Poyart'ın yönettiği film, korkunç cinayetler işleyen ve ardında hiçbir iz bırakmadan kimliğini saklamayı başaran bir seri katilin peşine düşen genç bir FBI dedektifinin hikayesini ele alıyor. Genç dedektif bu zorlu davada, kızının ölümünün ardından hayata küsüp emekli olan uzman tıpçıya ihtiyacı vardır ve onu davayı çözmek için birlikte çalışmaya ikna etmesi gerekmektedir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir