
Kim Go-eun
Mi-su

1994 yılında, Şarkıcı Yoo Yeol'un "Müzik Albümü" radyo programı DJ'i olduğu ilk gün Mi-Soo ( Kim Go-Eun ), Hyun-Woo ( Jung Hae-In ) ile tanışır. Mi-Soo bir fırın dükkanında yarı zamanlı çalışıyor ve Hyun-Woo mağazaya giriyor. Mi-Soo, ilk bakışta Hyun-Woo'ya aşık olur ve sonunda romantik bir ilişki gelişir. Beklenmeyen bir durum gerçekleşir ve çift ayrılır, ancak ilişkileri asla bitmez.

Through the course of their lives, a man and his first love are repeatedly separated from each other because of circumstances out of their control.

Yasak bir aşk ve değişen sosyal normlar hakkında incelikle işlenmiş bir hikaye olan Benim Polisim, polis memuru Tom (Harry Styles/Linus Roache), öğretmen Marion (Emma Corrin/Gina McKee) ve müze kuratörü Patrick (David Dawson/Rupert Everett) arasında yaşanan ve kırk yıla yayılan bir aşk üçgenini anlatıyor.

Val Xavier, a drifter of obscure origins, arrives at a small town and gets a job in a store run by Lady Torrence. Her husband, Jabe M. Torrance, is dying of cancer. Val is pursued by Carol Cutere, the enigmatic local tramp-of-good-family.

Genç bir tıp öğrencisi olan Shaw, asi bir dövme sanatçısı olan Rule’a, onu gördüğü ilk andan beri aşıktır. Ancak Rule, Shaw’ı hiç o gözle görmemiştir. İtiraflarla dolup taşan unutulmaz bir gece, aralarındaki ilişkiyi sorgulamalarına yol açar: Bu iki zıt karakter büyük bir aşk mı yaratacaklar, yoksa birbirlerinin hayatını zindana mı çevirecekler?

Viven ve Roy, lise son sınıfta okuyan iki gençtir. Viven, fizik tutkunu olan başarılı bir öğrenciyken Roy'un oldukça sorunlu bir hayatı vardır. Beklenmedik bir olay ikisinin yollarının kesişmesine ve hayatlarının bambaşka bir hal almasına neden olur.

Laura ve Simon, üniversiteden beri çok yakın arkadaştır. Yıllar içinde, bağlarının sadece platonikten ibaret olmadığını fark ederler. Peki, her şeyi riske atarak başından beri var olan bu aşkı keşfedebilirler mi ve keşfetmeliler mi?

1950'li yılların Harlem'inde genç bir kadın, babasının dükkanında, gelecek vadeden bir saksafoncuyla tanışır. Aşkları, değişen zamanların, coğrafyaların ve profesyonel başarıların ötesine geçen nefes kesici, romantik bir hikayeye dönüşür.

Kardeşinin ölümünden sonra yeni bir başlangıç için Milano'ya taşınan June, yeni uluslararası okulundaki kusursuz onur öğrencisi Will'de huzur bulur. Ama Will'in gizli MMA dövüşlerine katılan sorunlu arkadaşı James'le başlayan rekabet, hızla karşı konulmaz bir çekime dönüşür. June güvenli olanla istediğini sandığı her şeyi altüst eden aşk arasında seçim yapmak zorundadır.

Amerikalı bir eczacı olan Martin (Nicholas Hoult) ve İspanyol bir fizyoterapist olan Gabi (Laia Costa)'nin Los Angeles'ta gecenin geç saatlerinde buluşması popüler bir "arkadaşlık uygulaması" aracılığıyla gerçekleşir. İkisi de birbirlerinden çok etkilenir ve bir süre "takılmak" isterler ancak aralarındaki güçlü cinsel çekim bir süre sonra mutlu ve sadık bir ilişkiye dönüşür. Yine de Gabi "yeniliklere" takık olduğunu itiraf etmiştir, onun için her zaman trend, son moda olan daha cezbedicidir. Böyle bir kişi ilişkisine sadık kalabilecek midir? Film, "Bazen aşk yetersiz kalır" mesajını sosyal medyanın kaydadeğer etkileri üzerinden sunuyor.

Almut, yakın zamanda boşanmış olan Tobias'la tesadüfen karşılaşmasıyla hayatının sonsuza kadar değiştiğini fark eder. Ancak birbirlerine aşık olduktan, bir ev inşa ettikten ve bir aile kurduktan sonra zor bir gerçek ortaya çıkar.

Film, mükemmel şekilde planlanmış hayatına başlamadan önce arkadaşlarıyla Avrupa'yı gezen genç bir kadın olan Heather'ın hikâyesini anlatıyor. Jack ile tesadüfi bir karşılaşma, derin duygusal keşiflere yol açan beklenmedik bir aşka kıvılcım olur. Sırlar ve hayat seçimleri bağlarını sınarken onun yolu sonsuza dek değişir. J.P. Monninger'ın romanından uyarlanmıştır.

Immanuel Rath, yaşlı ve bekar bir profesördür. Öğrencilerinden duyduğu "Mavi Melek" adlı gece kulübüne onları yakalamak amacıyla gider. Gizlice gittiği gece kulübünde Lola Lola adlı dansçıya herkes gibi o da tutulur. Artık her akşam Lola'yı ziyaret etmeden duramaz hale gelir. Gece hayatı tıpkı bir girdap gibi onu içine çeker. Sürekli bir hayal alemi içinde derslerde bile Lola'yı düşünerek kendinden geçer. Lola'nın başka erkeklerle olmasından ölümüne rahatsız olduğu için onun tüm ihtiyaçlarını karşılamaya çalışır. Bu onun giderek çöküşüne yol açmaya başlar.

Dünyaca ünlü bir orkestra şefi olan Dareus, bir konser esnasında kalp krizi geçirir. Doktorunun tavsiyesi üzerine, stres dolu hayatını ardında bırakarak, çocukluğunu geçirdiği kasabaya gelir. Amacı biraz yalnız kalmak ve tek başına yaşamayı denemektir. Ama kısa sürede kasabanın en renkli kişiliklerinden biri olur. Samimi ilişkiler kurduğu kasaba halkı için bir şeyler yapmak isteyen Dareus, kasabanın korosunu çalıştırmaya başlar. Kasabadaki çoğunluk, şefin yaptıklarından memnun kalsa da, tutucu çevreler ve özellikle kilise için durum aynı değildir. Hepsi için yeni bir dönem başlamıştır.

Lise öğrencileri Mitsuha ve Taki, ayrı hayatlar yaşayan birbirine tamamen yabancı iki kişidir. Ancak bir gece, aniden yer değiştirirler. Mitsuha, Taki'nin bedeninde uyanır, Taki ise Mitsuha'nın bedeninde. Bu tuhaf olay rastgele gerçekleşmeye devam eder ve ikisi de hayatlarını birbirlerine göre ayarlamak zorunda kalır.

Paris'te garsonluk yaparak, kendine özgü bir dünyada yaşayan saf, çekingen ve masum bir kızdır Amelie. Annesinin beklenmedik ölümü, babasının soğuk tavırları ve yaşadığı travmalar sonucu, sevimli ve boş şeylerle uğraşarak kendisine eğlence yaratmaya çalışsa da aslında hayatı sıkıcı bulduğu için kendisini son derece yalnız hissetmektedir. Bu kısır döngü Amelie’nin evde bulduğu bir kutuyu ve onun aracılığıyla sahibini keşfetmesiyle birlikte bir anda bıçak gibi kesiliverir... Amelie aşık olmuştur.

Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu, tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı. Brandon Teena; hararetli bir aşık, toplumdan dışlanmış kimsesiz bir hayalperest, cesur bir hırsız ve haksızlığa uğramış trajik bir suçluydu. Bu filmdeki rolü Hilary Swank’a bir Oscar ödülü kazandırdı, ancak Chloe Sevigny aday olduğu 'En İyi Yardımcı Aktrist' dalında ödül alamadı.

1989-1990 yılları arasında çok sayıda insanı öldürerek, dünyanın ilk kadın seri katili olarak ünlenen Aileen Wuornos'un gerçek hikayesi.Yakalandıktan sonra, 1992'de 7 kişiyi öldürmekten suçlu bulunan Wuornos'un öyküsü ABD ve dünya kamuoyunu epey meşgul etmişti. Aynı zamanda bir lezbiyen de olan ve hayat kadınlığı yapan Wuornos, kurbanlarını ilişkiye girdiği insanlar arasından seçiyordu. Dehşet verici kadın katilin kurbanlarını ormana götürüp sakladığı ortaya çıkmış, ancak benzer şekilde öldürdüğünden şüphe duyulan 2 kişinin daha cesedi bulunamamıştı. Wuornos'un eski kadın aşığı mahkemede aleyhine tanıktık etmiş; avukatının sanığın çocukluğunda maruz kaldığı kötü muamele ve tacizi hafifletici neden olarak öne sürmesi jüriyi ikna etmemiş ve 2003'te gerçekleşen idamına karar verilmişti.

Detroit sakinleri için, şehrin sınırını simgeleyen 8 mil, aynı zamanda hayatları için de bir limittir. Bu ayrıca Jimmy Smith Jr. (Eminem) için psikolojik bir engeli simgelemektedir... Nerede olmak ve kim olmak istediğiyle ilgili bir engeli. Umutsuzca müzik dünyasına girmek isteyen Jimmy, amacına ulaşmak için öfkesini, korkularını ve düş kırıklıklarını dışa vurmayı ve kendi avantajına çevirmeyi öğrenecektir.

Oliver ve Barbara Rose 18 yıldır evlidir. Artık Barbara boşanmak istemektedir, ama iş hangisinin pahalı evlerine sahip olacağına gelince ikisi de geri adım atmamaktadır. Oliver’ın avukatının usta taktikler vermesine rağmen herşey için artık çok geçtir...

Anthony Swoff, Sacramento’da Camus okuyan bir gençtir. 1980’lerin sonlarında askere alınır. Kim olduğunu bilmediği ve esas nedeni de kavrayamadığı bir düşmana karşı savaşması gerekmektedir. Körfez Savaşı sırasında Amerikalı askerler, kendilerine yapılan saç tıraş modeli için bir isim takmışlardır. Kavanozkafa. Yani Jarhead. İşte savaşta duruşları da zaten tam da bu ironik yaklaşım etrafında döner. Aksi takdirde gönüllülük kisvesi altında direnç gösterip de mücadele etmeleri o kadar kolay olmayacaktır. Anthony Swofford’un romanından uyarlanan filmin yönetmeni Sam Mendes.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.
















0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir