
Leonardo DiCaprio
Arthur Rimbaud


Leonardo DiCaprio
Arthur Rimbaud

David Thewlis
Paul Verlaine

Romane Bohringer
Mathilde Maute

Dominique Blanc
Isabelle Rimbaud
Nita Klein
Rimbaud's Mother
Félicie Pasotti
Isabelle, as a child

James Thierrée
Frederic
Emmanuelle Oppo
Vitalie

Christopher Hampton
The Judge

Denise Chalem
Mrs. Maute De Fleurville

Andrzej Seweryn
Mr. Maute De Fleurville

Christopher Thompson
Carjat
Bruce Van Barthold
Aicard

Christopher Chaplin
Charles Cros

Mathias Jung
André

Paris'te aşk her yerdedir. Barlarda, kafelerde, Eyfel Kulesi'nin altında, metroda hep aşk vardır. Paris, seni seviyorum için çok sayıda uluslararası yönetmenden Paris'te geçen romantik bir hikaye anlatmaları istendi. Projeye katılan tüm yönetmenler, Paris'in zengin sinematografik tarihine rağmen, geriye bakmaktansa, Paris'i bugünkü haliyle, beyaz perdeye hiç taşınmamış yönleriyle aktarmayı yeğlediler. Bu nedenle "Paris, seni seviyorum" farklı sosyal sınıflar, kuşaklar, kültürler ve atmosferlerin karışımı. Her yönetmenin, kentin çeşitli yerlerinde geçen farklı yaşam kesitleri sunduğu sevinç, ayrılık, beklenmedik garip rastlantılar ve her şeyden çok aşka dair hikayelerden oluşan, çiçek dürbünü (kalediaskop) gibi bir film. Natalie Portman, Fanny Ardant, Elijah Wood, Nick Nolte, Juliette Binoche ve Steve Buschemi gibi, ünlü uluslararası oyuncularla 'Paris, seni seviyorum'da Paris'i yeniden keşfedecek; dünyanın bu en romantik şehrine yeniden sevdalanacaksınız.


16 yaşındaki Claudia dış dünyadan izole bir şekilde büyümüştür. Annesinin vefatından sonra evlerinin bahçesinde aniden büyülü bir şekilde karşısına Grace çıkar. İkili birbirlerinde ihtiyaçları olan desteği, sevgiyi ve samimiyeti bulur. Fakat yaşadıkları bu yaz aşkı büyüklerin müdahalesiyle trajik bir şekilde bölünür.

Maurice, muhafazakar ve kendisinden çok şey bekleyen ailesinin üniversite tahsili için Cambridge'e gönderdiği bir İngiliz gencidir. İki sınıf üstte bir talebenin açık ve beklenmedik teklifi kafasını karıştırır. Hayatında gizli bir sayfa açılan Maurice, Clive'dan etkilenmiştir. Ancak 1. Dünya Savaşı öncesi yasal olarak yasak olan eşcinsellik İngiltere'de yaşanamaz durumdadır. Arkadaşlarının 6 ay hapis cezası alması ikiliyi durduramaz....

Yasak bir aşk ve değişen sosyal normlar hakkında incelikle işlenmiş bir hikaye olan Benim Polisim, polis memuru Tom (Harry Styles/Linus Roache), öğretmen Marion (Emma Corrin/Gina McKee) ve müze kuratörü Patrick (David Dawson/Rupert Everett) arasında yaşanan ve kırk yıla yayılan bir aşk üçgenini anlatıyor.

Başkalarının hayatına müdahale etmekten ve onlarla oynamaktan büyük bir zevk alan Marquise de Merteuil'in yeni hedefi, eskiden birlikte olduğu adamla beraber olan kuzeninin kızı Cecile'dir. Bakire olan kızı baştan çıkarması için bu konularda usta olan ortağı Vincomte de Valmont’u ikna etmeye çalışır. Valmont için çocuk oyuncağı gibi duran bu durum onun hiç ilgisini çekmemektedir aslında. Onun hedefinde halasının evinde kalmaya başlayan Madam Tourvel’dir. Valmont’un kötü ününden haberdar olan Cecile’in annesi Madam Volange’ın Tourvel’i Valmont’a karşı doldurması yüzünden amacına ulaşamayan Valmont, kadından intikam almak için kızı Cecile’e yönelecektir. Öte yandan en önemli kuralını bozmuş ve Tourvel’e aşık olmuştur.

Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir. Zaman içinde konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır.

A drama centered on two women who engage in a dangerous relationship during South Africa's apartheid era.

On Manhattan's gilded Upper East Side, a young gay painter is torn between an obsession with his infamous best friend and a promising new romance with an older foreign pianist.

After starting at an upmarket boarding school, a teenage girl forms close friendships with her two older roommates. However, when she discovers that her new friends are lovers she finds herself caught in a complicated situation.

Kont Valmont, Madam Merteuil tarafından saf ve bakire Cecile'i baştan çıkarmak için tutulur... Valmont işe başlar ancak olaylar arapsaçına döner...

Evliliğinde mutsuz olan aristokrat Lady Chatterley, kocasının şehir dışındaki malikânesinde bekçilik yapan bir adamla tutku dolu bir ilişki yaşamaya başlar.

Elvis’ten, Elton John’dan, Madonna’dan ve Lady Gaga’dan önce Liberace vardı: usta bir piyanist, inanılmaz bir şovmen ve sahne ve televizyonun göz alıcı yıldızı. Şovmenlikle, ışığıyla ve abartıyla özdeşleşmiş bir isim olan Liberace izleyicilerin onu sevmesine ve 40 yıllık kariyeri boyunca ona sadık bir hayran kitlesi oluşturmasına neden olan dünyaca ünlü bir artistti. Liberace hem sahnede hem sahne dışında aşırı uçlarda bir yaşam sürdü. 1977 yazında, yakışıklı ve genç yabancı Scott Thorson soyunma odasına girdi ve aralarındaki yaş farkına ve farklı dünyalara ait olmalarına rağmen, aralarında beş yıl sürecek bir ilişki başladı. BEHIND THE CANDELABRA bu ilişkinin kamera arkasını Las Vegas’taki Hilton Hotel’de tanışmalarından acı ayrılıklarına kadar her şeyiyle gözler önüne seriyor..

1922'de Madrid göreneksel değerlerin, caz, Freud ve yenilikçiliğin tehlikeli etkileri arasında bir meydan okuma savaşı.Salvador Dali, büyük bir sanatçı olma tutkusuyla 18 yaşında üniversiteye girmiştir.Onun utangaçlığının ve şahlanmış göstermeciliğinin garip harmanı, üniversitede sosyal tabakadan iki kişinin dikkatini çekmiştir; Federico García Lorca ve Luis Buñuel.Film bu üçlünün gençlik dönemlerini, dostluklarını, farklı yönden ilişkilerini ve kendi dallarında bir ressam, bir şair ve bir yönetmen olarak yükselişlerini konu almaktadır.

Holden ve Banky çizgi roman yaratıcıları olan çok iyi iki arkadaştır. Holden, daha sonra lezbiyen olduğunu öğreneceği bir başka çizgi romancı Alyssa'ya aşık olur. Bu ilişki Holden'in Banky ile yıllardır süren arkadaşlığını tehlikeye düşürecektir. Holden Alyssa'nın geçmişiyle bir türlü barışamadığından ilişkileri de aniden duvara çarpar * Kevin Smith'in View Askew evreninde yer alan filmleri arasında şüphesiz en derin ve çarpıcı olanı "Amy'nin İzinde", kahramanı Holden'la birlikte seyircisini de içsel bir serüvene çıkarıyor. Holden, aralarından Jay ve Silent Bob'un da yer aldığı sayısız Askew karakterinden ne kadar çok nasihat alırsa alsın, gözlerindeki perdeyi sadece kendi istediği zaman aralayacaktır ve artık sorun bunun ne kadar geç ya da ne kadar erken olacağıdır.

Filmin hikayesi Paris'te yer alan bir havaalanı ve uluslararası alanda hizmet veren bir otelde geçiyor; buradan gelip geçen ya da burada çalışıp burada yaşayan insanların hikayesi ele alınıyor.

Yong-nam, küçük bir sahil kasabasına transfer edilmeden önce polis akademisinin gelecek vadeden mezunlarından biridir. Köydeki ilk gününde, kasabada yaşayan ve kasvetli bir görünümü olan Dohee ile karşılaşır. Yong-nam yeni çevresine uyum sağlamaya çalışırken, Dohee’nin büyükannesi uçurumdan düşerek hayatın kaybeder. Üvey babasının istismarından korumak için Dohee’nin evinde kalmasına izin verir ancak onu tanımaya başladıkça işler daha gizemli bir hal alır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında genç ve özgür ruhlu bir kadın olan Vera Philips, İskoç şair Dylan Thomas'a aşık olur. Thomas da Vera ile aynı duyguları paylaşmaktadır, ancak ortada bir sorun vardır. Thomas Caitlin MacNamara ile evlidir. İki kadın arasındaki rekabet birbirlerini tanımaya başladıkça dostluğa doğru evrilir. Vera artık onların evliliklerinin bir parçasıdır ve üçü de bu durumdan çok mutludur. Bu durum Vera'nın genç bir subay olan William ile evlenmesine dek sürer. William'ın aralarına katılmasını istemeyen Thomas'ın duyguları kıskançlığa doğru savrulur.

A retelling of the life of the celebrated 17th-century Baroque painter Michelangelo Merisi da Caravaggio through his brilliant, nearly blasphemous paintings and his flirtations with the underworld.

Şubat 1943: Nazi rejimine karşı yapılan bir el ilanı eyleminde genç üniversite öğrencisi Sophie Scholl kardeşi Hans ile birlikte Münih Üniversitesi’nde tutuklanır. Gestapo’nun günler süren sorgusu, direnişci ile sorgu memuru Robert Mohr arasında psikolojik düellolara dönüşür. Sophie, önce kendisi ve kardeşinin özgürlüğü için savaşır, sonunda direniş örgütü Beyaz Gül’ün diğer üyelerini korumaya yönelik itiraflarda bulunur, ancak kendi hayatını kurtarabilecekken bile inandıklarını inkar etmez * müthiş üzücü gerçek bir hikâye.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir