
Sam Rockwell
Victor Mancini

Modern aileyi ve bencil toplum düzenini yerden yere vuran filmin anti-kahramanı Victor, bir seks bağımlısı. Üstüne üstlük, annesi Ida, Alzheimer hastası. Victor, annesinin hastane masraflarını karşılamak için pahalı lokantalara gidip sonradan para sızdırmak için boğazına yemek kaçmış numarası yapıyor. Victor’un hayatı, annesi için yeni bir tedavi yöntemi öneren doktor Paige’la tanıştığında değişiyor.

Sam Rockwell
Victor Mancini

Anjelica Huston
Ida J. Mancini

Kelly Macdonald
Paige Marshall

Brad William Henke
Denny

Clark Gregg
Lord High Charlie

Bijou Phillips
Ursula

Gillian Jacobs
Cherry Daiquiri / Beth

Jonah Bobo
Young Victor

Paz de la Huerta
Nico

Viola Harris
Eva Muller

Joel Grey
Phil

Heather Burns
Internet Date / Gwen

Matt Gerald
Detective Ryan

David Fonteno
Edwin

Kate Blumberg
Edwin's Wife

İki tecrübeli endüstriyel yağ satıcısı ile araştırma bölümünde görevli bir genç, bir fuarın son gecesinde, iyi bir potansiyel müşteriyle karşılaşmak için bir otelde bir araya gelirler. Üç adamın da hayattan beklentileri farklıdır. Özellikle dindar, tecrübesiz ve ilk fuarının heyecanını atamamış olan genç, diğerlerinin tarzından ciddi şeklide rahatsız olur. Aralarından en tecrübelisi karısından yeni ayrılmıştır. Fiziksel ve ruhsal olarak çökmüşken şimdi de diğerlerinin arasında barış yapmak zorundadır. Üçü de sınıra gelirler. Gece yeni açılımlar sunar. Hepsi de, gün doğarken yepyeni insanlar olacaktırlar. Seyirciyi ve kendilerini çok şaşırtacak bir şekilde...

Bir adamın kendi hayatını kontrol etme çabasıyla başlayan, seçim şansı olmayan bir hikaye; kaybolmuş olan ve geri dönen eşinin artık farklı birisi olduğunu fark eden bir polis; ve belirli bir kişiyi bulmaya kararlı, özgücü olan ve olağanüstü bir ruhsal lider olma kaderine sahip bir kadın.

Köşe yazarı Darla, son yazısından dolayı büyük tepki çeker ve kovulur. Bailey ise kanser olduğunu öğrenir. Yolları kesişen Darla ve Bailey yakınlaşmaya başlarlar.'Pitch Perfect' serisi ve 'Dial a Prayer' filmlerinde de izlediğimiz Brittany Snow'a, Sam Richardson ve Anna Akana'nın eşlik ettikleri yapımın kamera arkasında Nico Raineau yer alıyor.

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

Sezonun en çok konuşulan komedilerinden biri, Mutsuz çiftler birbirlerinden uzaktırlar ve başkalarını yatağının içine çekmekte bir sakınca bulmazlar... Eğer tutkudan zevk alıyorsanız, İhtiras, eğlence ve güzellikler, arkadaşlarınızla belirlemiş olduğunuz dairenin içindedir. Bu hikaye altı kişinin görünmeyen yanları ve yatak odalarının içini anlatmakta. Tiyatro öğretmeni Jerry, Mary ile ilişkiye başlar Terri ve Barry'i etkileyen olaylar bununla beraber zincirleme gelişir ve diğer karakterlerle aralarında bir ağ oluşur.

New York moda dünyasının göz alıcı karmaşasında, sıfır bedenli muhteşem kadınlar içindeyken saçınızın kötü olduğu bir gün iş hayatınızın sonu olabilir. İşte Runway Dergisi bu inanılmaz cehennemin tam ortasıdır. Miranda Priestly ise moda dünyasının en güçlü kadını Runway'in korku salan kraliçesi kendisine bir asistan alacaktır. Milyonlarca kızın hayatını verebileceği bir iş ise sıradan bir New York'ta yaşayan Andy Sachs için göz kırpmaktadır. Yapacağı iş kesinlikle kendisine saygısı olmayan insanların yapabileceği türden, yaşamı bırakıp çalışmaya dayalı bir tür Miranda köleliğidir.

Bruce Robertson'ın kendi halinde bir polis memuru olduğu günler artık çok geridedir. Genç memurun belki de her şeyi düzeltebilmek için kurduğu terfi hayalleri onu günden güne bambaşka birine dönüştürmektedir. Bruce için terfiye giden yol bir hayli kutsaldır ve kendisi bu yolda tehlikeden tehlikeye koşarken rakip olarak gördüğü çalışma arkadaşlarına türlü tezgahlar hazırlamakta son derece yeteneklidir. Ancak durumu bu denli basit değildir; zira uyuşturucu bağımlığı ve acı dolu geçmişi peşine bırakmadıkça hırsları ve halüsinasyonları katbekat artar. Bruce, yakın zamanda yaşadıkları bölgede işlenen vahşi cinayetin soruşturmasını lehine çevirmek için tüm dikkatini bu davaya verir; eş zamanlı olarak da çalışma arkadaşlarının her birine ayrı bir tezgah hazırlar. Ne var ki uyuşturucu, karısının hayaleti ve peşini bir an olsun bırakmayan geçmişi başına türlü belalar açacaktır.

Zola, bir restoranda garson olarak çalışan genç bir kadındır. Bir gün restorana gelen Stefani ile tanışması Zola'nın hayatının değişmesine neden olur. Seks işçisi olan Stefani ile kurduğu dostluk, Zola’nın macera dolu bir yolculuğa çıkmasına neden olur.

Tokyo’da yaşayan Margaret, İngilizce öğretmenidir. Acı dolu geçmişini unutmaya çalışan Margaret, gizemli bir yakuza olan Kazu ile tanışır. Margaret’in Kazu ile birlikte olması onun için tehlikeli olsa da genç kadın kalbine söz geçiremez. Margaret, karanlık ve sevginin ışığında kendisini bulmaya çalışır.

Joe Buck, geçmişini bir kenara bırakır ve New York’a doğru bir yolculuğa çıkar. Niyeti orada zengin kadınlarla tanışıp, jigololuk yapmaktır. Ancak şehir hiç de onun beklediği gibi değildir. Kısa bir süre sonra fakir bir dolandırıcı olan Ratzo ile tanışır ve bu iki adam, çaresizliklerle dolu hayatlarında birbirlerinin en yakın dostu olur.

Ricky Gervais, kendi fâniliği de dâhil hiçbir konuda lafını esirgemediği, acımasızca dürüstlük içeren bu stand-up gösterisinde yaşamı, ölümü ve dünyanın durumunu ele alıyor.

Birinci Dünya Savaşı'na katılan deneyimli bir çavuş, İkinci Dünya Savaşı'nda da bir mangaya liderlik ediyor. Ve hayatta kalan Er Griff, yazar Er Zab, Sicilyalı Er Vinci ve Er Johnson ile birlikte; sırasıyla Vichy Fransız Afrikası'na, Sicilya'ya, Belçika ve Fransa sınırlarında bulunan Omaha Sahili'ndeki D-Day alanına ve en sonunda da Çekoslovakya'daki bir toplama kampına giderek, savaşın gerçek dehşetiyle yüzleşiyorlar.

Amerika'da yaşayan ve yabancılardan oluşan bir grup, günün birinde Los Angelas'da bulunan restoranlara rastgele silahlı saldırıda bulunur. Ancak bu olay birbirlerini tanımayan insanların her birinin hayatında onarılamaz trajedilere yol açar.

Annesinin ölümünden sonra, vasat bir şef olan Amanda Shelton, ailesinin restoranına müşterileri çekme konusunda sorun yaşıyor.Birgün alışveriş yaparken, gizemli Gene O'Reilly tarafından büyülü bir yengeç verilir. Ardından, Amanda'nın yemekleri aniden mükemmelleşerek onları yiyen herkese güçlü duygusal tepkiler uyandırıyor. Kendi lokantasını açmaya hazırlanan Tom Bartlett, yemek pişirmeyi deniyor ve aşık oluyor.

David "Noodles" Aaronson ve arkadaşları, 1920'lerin New York'unda beraber büyümüşlerdir. 1930'larda gangster dünyasında fırtına gibi esen sıkı dostlar zamanla dağılırlar. Fakat 1960'ların sonunda Aaronson, New York'a geri dönecek ve geçmişiyle yüzleşecektir.


Kült klasiği filmde Ewan McGregor, eroini ve ‘kötü arkadaş’ları ardında bırakmak isteyen Mark Renton’u oynuyor. Renton, zor da olsa (akıllardan silinmeyecek bir sahne sonunda) temizlenir ve Londra’ya gider. Ama geçmişten kurtulmak o kadar kolay değildir, hele eski arkadaşları kapısında bitiverirse!

Bir grup inşaat işçisi Kopenhag’daki eski bir apartmanda korkunç bir keşfe imza atarlar. Dairelerin birindeki sahte duvarın ardında bir yemek masasının etrafında dört sandalye ve üçünde oturan mumyalanmış üç ceset ve boş bir sandalye bulurlar. Faili Meçhul Departmanı dedektifi Carl Mørck ve yardımcısı Esad’a düşense mumyaların kime ait olduğu ve dördüncü sandalyenin kime ayrıldığıdır. Carl ve Esad daire sahibinin peşine düşer ve ipuçları dedektiflerimizi Sprogø’da bulunan sözde ahlaksız kızların yerleştirildiği bir kadın hapishanesine götürür. İşler daha karmaşık bir hale gelmeye başlayacaktır.

Bir hayat hikayesi geriye doğru anlatılırsa... Alexander Masters’ın aynı adlı biyografik romanından uyarlanan Stuart: A Life Backwards, Masters’ın sokakta tanıştığı evsiz alkolik Stuart Shorter’ın gerçek hayat hikayesini tersten anlatıyor. Stuart’ın sokaklara düşmesinden başlayıp eski yaşamına çark eden öykü geriye doğru akarken, merak katsayısı da gittikçe artıyor. Film, Tom Hardy’ye BAFTA adaylığı getirmişti

1925 Köln'ünde, anne-babalarının kaybıyla mutlu ve huzurlu yaşamları tökezleyen ve ortada kalan ikiz kız kardeşlerden veremli olanı hali vakti yerinde, kültürlü Hollanda'da yaşayan bir akraba himayesine alır. Sağlıklı olanıysa bir Alman çiftçi ailesi olan akrabaları çiftlikte çalıştırmak için yanına alırlar. Hasta olan, Lotte, özenli bir bakımla sağlığına kavuşup sevgi dolu ortamda her imkana sahip olarak narin bir şekilde büyütülürken, diğeri, Anna, acımasız koşullarda, her türlü işe koşturularak, okula gitmesine izin verilmeyerek zorlu bir şekilde yetişir. Birbirlerinden hoşlanmayan her iki aile de himayesinde bulunan kardeşlerin birbirleriyle bağlantı kurmalarını istemez ve haberleşmelerine engel olur. Zorlu yılların ardından, kendine yeten güçlü bir genç kız olan Anna kız kardeşiyle iletişim kurmak için her yolu dener. Ancak artık mesafeler, uzaklıklar, sınırlar değildir aralarındaki engel. 2. Dünya Savaşı'nın arifesinde bambaşka engeller onların yollarını gözlemektedir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir