
Luis Zahera
Gallego

Barren Land is the story of three friends. All three trapped between the abandonment of the institutions, the violent and unstoppable rise of the narco in the province and the dangerous increase of social discontent. Three friends trapped in a powder keg that will test their friendship.

Luis Zahera
Gallego

Karra Elejalde
Arrantzale

Jesús Carroza
Yeye

Vicente Romero
Colorao
Paco Mora
Agustín

Antonio Gil
Quemao
Antonio Gómiz
Pelícano

Emilio Palacios
Inglés

Paula Díaz
Clau

Tamara Casellas
Pastor

Mona Martínez
Jueza Hurtado

Jero Medina
Elizalde

Damián Alcázar
Rafael Hoffman
Joaquín Cros
Drug Package Retriever #1
María Verdoy
Waiter at Bar

He’s a Wardriver: a hacker who steals from banks, not people—until he’s noticed. Now the money turns violent, and the woman caught in it could save him or kill them both.

Eski eroin bağımlısı Daniel Léger, yanlış nedenlerle yanlış kişilerle uyuşturucu anlaşmasına karışır. Anlaşma kötüye gidince Daniel bir Tayland hapishanesine atılır ve 100 yıl hapis cezasına çarptırılır. Bangkok'taki hapishanesinden kurtulmaya çalışırken, mahkumiyet haberi, Daniel'i haksız yere suçlamaktan sorumlu gizli polislerin peşine düşmeye karar veren Globe and Mail gazetecisi Victor Malarek'in dikkatini çeker.

Utah and his girlfriend Opal, are drug addicts living on the streets in rural Ohio. After getting recruited by body broker Wood and offered treatment in Los Angeles, Wood takes Utah under his wing and introduces him to treatment center mogul Vin. Wood and Vin bring Utah in on their lucrative and illegal dealings, where saving lives comes second to the bottom line.

Se7en, seri cinayetler işleyen bir katilin peşine düşen iki dedektifin hikayesini anlatıyor. Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi ölümcül günah, hıristiyanlık inançlarına göre kibir, açgözlülük, şehvet düşkünlüğü, kıskançlık, oburluk, yıkıcılık ve tembelliktir.

Devrimci-Sosyalist bir politikacı olan Dr.Lambrakis ,(Yves Montand)barış savunucularının gösterisinde devletin sağ kanadının organize ettiği bir suikaste kurban gider. Cinayetin hemen arkasından devlet ve ordu görevlilerinin yaptıkları tek şey, olayı örtbas etmek için gerekli delilleri ortadan kaldırmaktır. Fakat prosedür gereği açılan davaya atanan savcı, olayın derinlerine indikçe karşılaştığı akıl almaz gerçeklerle yılmadan tıpkı bir dedektif gibi araştırmasına devam eder. Ama bu araştırma sırasında karşısına çıkan engeller, devletin içinde tahmininden de derin makamlardan gelecektir. Jean-Louis Trintignant'ın bir savcıyı ve Yves Montand'ın da solcu bir partinin önde gelen temsilcilerinden birini canlandırdığı filmde barışın önemi, faşist çeteler ile hükümet içindeki güçlerin ilişkisi bağlamında derin devlet sorunsalı irdelenmektedir.

Peşindeki mafyadan kaçarak Rocky Dağları'ndaki izole bir kasabaya sığınan Grace, korunma karşılığında kasaba halkının gündelik işlerine yardım etmeye başlar. Ancak üzerlerindeki baskı arttıkça, kasabalıların gösterdiği misafirperverlik yerini ağır bir sömürüye ve acımasızlığa bırakır.

Bir trende karşılaşıp birbirlerinin babası ile karısını öldürmeyi düşünen iki kişinin hikâyesi, on yıldır ABD'de olan İngiliz Alfred Hitchcock'un ilgisini çekti. Yönetmen, her zamanki gibi, fiyatı düşürmek için adını vermeden kitabın film haklarını 7 bin 500 dolara aldı. Hikâye malum: Zengin psikopat Bruno (Robert Walker), tenis yıldızı Guy'a (Farley Granger), onun karısı ile kendisinin babasını öldürme işini değiş-tokuş etmelerini teklif eder. Derken fikrini uygulamaya koyar ve Guy'dan karşılığını bekler...

Cinnet, Alfred Hitchcock'un yıllar sonra sevgili kentine, yani Londra'ya dönüşünü simgeler. Bu dönüş ustaya ilham vermiş gibidir: Kentin son derece başarılı bir fon olarak kullanıldığı, herşeyiyle tipik İngiliz bir seri cinayetler öyküsü izleriz. Film, aynı zamanda Hitchcock filmlerinde görülegelmiş en kanlı cinayet sahnelerinden bazılarını da içerir. Ve bu nedenle kimi eleştirmenlerden "zevksiz" damgasını yer. Sanki biraz da bunu dengelemek için, katilin peşindeki polis komiseriyle eşinin evlerindeki yemek tartışmaları, ustanın mutfak kültürüne olan büyük ilgisinin bir yansıması ve ayrıca başlıbaşına bir mizah unsurudur. Ve film star oyuncuya sahip değilse de tipik İngiliz, birinci sınıf bir takım oyunculuğu içerir.

Günümüzde şöhret herşeyle eskisinden çok daha fazla iç içe. Bugünün televizyon haberleri sayesinde suçlulardan polislere, avukatlardan politikacılara herkes bir şekilde 'ünlü' oluyor. TV programlarında katiller doktorlara itiraflarını anlatıyorlar. Suç, trajedi ve kaos: bunlardan korkuyor olabiliriz ancak kimse inkar edemez ki bugünün dünyasında bu kavramlar reyting, para ve güç getiriyor.Peki toplumdaki gözü dönmüş bireyler bu '15 dakikalarını' alabilmek için ne kadar ileri gidebilirler? Ve toplum onları izlemeye ne kadar istekli? 15 Minutes bu sorulara cevap vermeye çalışıyor.15 Minutes'in merkezinde New York'ta işlenen iki cinayet var. Fakat anlatılan şey sadece bu cinayetler hakkındaki gerçeklerin değil, bu gerçekleri kontrol edenlerin kimler olduğunun da açığa çıkarılması.

Muhafazakar bir yargıç, ABD başkanı tarafından uyuşturucuya karşı verilen savaşa öncülük etmek görevine atanır. Bu yeni misyonu sırasında, savcı kendi kızına ait çarpıcı gerçeklerle de yüzleşecektir.Uyuşturucu trafiğini farklı cephelerden ele alan ve bir biçimde bu işe bulaşmış insanların kendi küçük öykülerini iki saati aşan bir süreçte toplayan TRAFİK, İngiliz Channel 4 televizyonunda dört bölüm halinde yayınlanmış aynı adlı mini diziden esinle Alman - ABD ortak yapımı olarak gerçekleştirildi.

Black police officer Russell Stevens applies for a special anti-drug squad which targets the highest boss of cocaine delivery to LA—the Colombian foreign minister's nephew. Russell works his way up from the bottom undercover, until he reaches the boss.

Oscar®'lı yönetmen Michael Cimino" (The Deer Hunter) ve Oliver Stone (Platoon, Wall Street, Mickey Rourke (91/2 Weeks) bu çarpıcı filmi yaratmak için güç birliği yapıyorlar. New York'un merkezindeki Çin Mahallesi'ni kökleri binlerce yıl öncesine dayanan Triad adlı acımasız bir gizli şebeke kontrol etmektedir. Şebekenin yeni patronu olan Joey Tai (John Lone, The Last Emperor), İtalyan ve diğer Doğu şebekelerinin uyuşturucu trafiğinden sağladıkları yüksek karlı kazançlara göz diker ve onlara savaş açmaya karar verir. Artık sokaklar düşmanlarının kanıyla kırmızıya boyanmıştır. Ta ki Yüzbaşı Stanley White Çin Mahallesi'nin sorumluluğunu alıncaya kadar. Güzel bir gazetecinin de yardımıyla White, bölgesindeki kaosu bitirmek için özel bir savaş başlatır. Beklenen çarpışmadan sadece bir tek adam sağ çıkacaktır.

ABD’li Gümrük Memuru, Kolombiyalı uyuşturucu baronu Pablo Escobar’ın karıştığı kara para aklama düzenini ortaya çıkarır. Brad Furman filmin yönetmenliğini üstlenirken, filmin başrollerde ise; Bryan Cranston, John Leguizamo, Diane Kruger, Amy Ryan gibi isimleri görüyoruz.

Veronica Guerin, gerçeği ararken her şeyi riske atan bir gazeteci hakkında aksiyon dolu ve eleştirmenler tarafından beğenilen gerçek bir hikaye.

Crisis, Kanada ve Amerika arasında uyuşturucu madde pazarlanması için organizasyon kuran bir satıcı, bağımlılıktan kurtulmaya çalışan ve oğlunun narkotikle olan gerçek ilişkisini çözmeye çalışan bir mimar ve yanında çalışan araştırmacı ile savaş haline girmek zorunda kalan bir profesörün hikayesini konu ediyor.

Bir banka soyguncusu grubu izole bir sığınağa saklanır, ancak paranoya ve karanlık sırlar işleri ölümcül bir oyuna dönüştürür.Barnaby Roper yönetmenliğinde film, Sam Claflin ve Eddie Marsan’ın etkileyici performanslarıyla izleyiciyi gerilim dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

Bir yangından çıkan iki kahraman... Brian McCafferty'ın (William Baldwin) itfaiyeci babası gözlerinin önünde yanarak öldükten yıllar sonra ağabeyi Steven'a (Kurt Russel) katılıp acemi itfaiyeci olur ama aynı yerde çalışmaya başlayınca ağabey kardeş arasındaki eski sürtüşmeler yeniden alev alır. Aklını yitirmiş öfkeli bir kundakçının çıkardığı yangınlarla baş etmek zorunda kalan bu iki kardeş aralarındaki küskünlüğü bir kenara bırakıp dedektif Donald Rimgale'den (Robert De Niro) yardım alarak kundakçıyı yakalamaya karar verirler...


Güney Boston'daki İrlanda Mafyasını çökertmek için polis, yeraltı dünyasına sızması amacıyla kendi adamlarından birini gönderir; ancak suç örgütünün de benzer bir hamle yaptığından habersizdir. Gizli görevdeki polis mafya babasının gözüne girerken, kariyer sahibi bir suçlu da polis teşkilatı içinde yükselir. Fakat her iki taraf da çok geçmeden aralarında bir köstebek olduğunu fark eder.

Jerry Lundegaard borçları olan bir sahtekârdır. İhtiyaç duyduğu meblağda parayı acilen edinmeli ve borçlarını temizlemelidir. Karısının babası oldukça zengin bir adamdır; ancak gamsız bir sahtekar olan Jerry’ye yardım etmesi imkansız gibi görünmektedir. Jerry’nin aklına şeytani bir fikir gelir. Jerry, karısını kaçırmak ve kayınpederinden fidye istemek üzere iki adam kiralar. Lakin hiçbir şey planlandığı gibi ilerlemeyecektir. Sinemalarının ilk döneminden bu yana çizgilerini hiç bozmadan ilerleyen Coen Kardeşler’e büyük bir şöhret kazandıran Fargo, orijinal senaryo ve en iyi kadın oyuncu dallarında Oscar kazanmıştı.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir