
Christina Lindberg
Frigga / Madeleine / One Eye

Madeleine, rendered mute after being sexually assaulted as a youth, accepts a lift from a wealthy and sadistic pimp who soon enslaves her into his prostitution racket. Despite her limited means, Madeleine embarks on a bloody road to revenge against her captors.

Christina Lindberg
Frigga / Madeleine / One Eye

Heinz Hopf
Tony

Solveig Andersson
Sally

Δέσποινα Τομαζάνη
The Lesbian Girl

Per-Axel Arosenius
Madeline's Father (as Per Axel Arosenius)

Gunnel Wadner
Madeleine's mother
Björn Kristiansson
The Addict
Marie-Louise Mannervall
Woman in Village
Hildur Lindberg
Woman in Village
Marshall McDough
Karate Teacher (as Marshal Mc Donagh)
Gunnar Palm
Driving Teacher
Pamela Pethö-Galantai
Young Madeleine

Hans-Eric Stenborg
Sex Buyer
Lars Lundgren
Policeman (uncredited)
Per Hessman
Car Driver (uncredited)

Quentin Tarantino imzalı Kill Bill: The Whole Bloody Affair; Vol. 1 ve Vol. 2'yi tek parça, sansürsüz bir destan olarak bir araya getiriyor. Yönetmenin tam da hayal ettiği vizyonla sunulan bu kurgu, daha önce hiç gün yüzüne çıkmamış yepyeni bir anime sekansını da içeriyor. Uma Thurman; eski patronu ve aşığı Bill'in düğün provasını kana bulayıp onu başından vurarak karnındaki bebeği çaldığı "Gelin" rolüyle geri dönüyor. Ölüme terk edilen Gelin, nihai intikamını almak için Bill ile yüzleşmeden evvel, Ölümcül Engerek Suikast Çetesi'nin hayatta kalan dört üyesini tek tek avlamak zorundadır. Görkemli anlatımı, amansız aksiyonu ve ikonik stiliyle The Whole Bloody Affair, sinema tarihinin en belirleyici intikam efsanelerinden biri olarak duruyor. Bugüne dek nadiren bütün halinde gösterilen bu başyapıt, şimdi orijinal sinema deneyimine sadık kalınarak klasik bir ara ile sunuluyor.

Bu hareketli öyküde, hoyrat bir kent okulundaki öldürücü bir uyuşturucu çetesinin peşine düşen paralı bir askerin mücadelesini işleniyor. Okul, korkunun, şiddetin, uyuşturucunun ve otomatik silahların kol gezdiği bir yerdir.

After thugs brutalize a deaf-mute woman, the spirit of an Apache warrior takes over her lifeless body and sets out on a bloodthirsty quest for revenge.

Collingwood ailesi tatil için bir dağ evine giderler. Ailenin kızı Mari, orada Paige ile arkadaş olur. Fakat bir çete tarafından iki arkadaş kaçırılır ve Mari ellerinden kurtulmaya çalışırken vurulur. Çete üyeleri kendilerine sığınacak bir ev ararken tesadüfen Mari'nin ailesinin evini bulur. Herşey ortaya çıktığında failler kurban durumuna düşecektir. The Last House On The Left, 1972 tarihli, Wes Craven imzalı kült korku filminin yeniden yapımı.

An unlikely Hollywood hooker helps a detective set a trap for a mutilator pimp.

Gerçek olaylara ve aynı isimli romana dayanmaktadır. Dedektif yardımcısı Bob Hightower, eski karısının bir tarikat tarafından öldürüldüğünü ve kızının kaçırıldığını bulur. Başarısız resmi soruşturmalardan hüsrana uğrayarak teşkilatı bırakır ve tarikatın firar eden tek kadın kurbanı Case Hardin'in yardımıyla lideri yakalamak için tarikata sızar.

Yılların deneyimi ve 45'lik otomatik tabancasıyla, LAPO Dedektif Nick Pulowski, ihtiyacı olan herşeye sahiptir. Fakat aynı zamanda ihtiyacı olmayan bir şeye de sahiptir. Yeni ortağı "Acemi". Yönetmen-oyuncu Clint Eastwood, Pulowski rolünde, Charlie Sheen ise polis teşkilatının, talimatlara ve kurallara uymayı ilke edinmiş "çaylak" üyesi olarak sıkı bir filme imza atıyorlar.

Bay Kang, bir mafya adamı olup, son derece lüks bir otelin sahibidir. Bu otelde müdür pozisyonunda çalışan Sunwoo ise onun has adamıdır. Son derece başarılı bir çalışan olduğu için her zaman göz bebeği olmuştur Bay Kang’ın. Öte yandan Bay Kang, genç ve hoş bir kadın olan sevgilisine karşı ciddi bir zaaf sahibidir. Bir gün o kadının ihanetinden şüphelenerek takip edilmesi için Sunwoo’dan destek ister ve ıonu görevlendirir. Gerçekten de bir ihanet söz konusudur. O noktada kadının yaptığı hatanın bedeli aslında ölüm cezasıdır. Ancak Sunwoo, buna izin vermek yerine o çifti serbest bırakır. Kore sinemasında önemli bir yeri olan film festivallerde de gösterilmiştir.

Acımasız katil Mark (Chow) ve suç ortağı Ho, lüks bir hayat sürerken, Ho'nun idealist polis adayı kardeşi Kit, abisinin karanlık sırlarını ortaya çıkarır. Kan bağıyla suç dünyası arasında sıkışan karakterlerin nihai yüzleşmesi, ihanet ve sadakati sorgulatır.

Guru adında bir adam, kendisine görevler veren tanınmış bir politikacı için uzun süredir çalışıyor. Patronunun birçok rakibini yok etti. Ama bir gün Guru, Aisha kızıyla tanıştı. İlk görüşte ona aşık oldu ve suç geçmişine son vermeye karar verdi. Ancak bu şekilde kesinlikle işin içinden çıkamayacak.

Problemli bir geçmişin izinde...Samantha Caine, banliyöde sekiz yaşındaki oğluyla yaşayan sıradan bir ev hanımıdır. Bir gün kafasına aldığı bir darbe sonucu, geçmişine dair bazı ayrıntıları hatırlamaya başlar.Hatırladığı kadarıyla Samantha eskiden gizli bir ajandır. Eski ekip üyeleriyse artık kendisinin peşindedirler. Mitch isminde bir dedektifle tanışan Samantha, onun yardımlarıyla hem peşindeki adamlarla baş etmenin yollarını öğrenir hem de kendisi hakkında daha fazla detayı hatırladıkça giderek önüne geçilemeyen bir ölüm makinesine dönüşür.

In the streets of East Los Angeles, Manny is a formidable drug dealer. Impressed by his extravagant lifestyle and prowess, his young son, Kilo, yearns to follow in his footsteps. Kilo resolves to learn how to prosper in the drug world, and his new life as a dealer begins. In a world where a man wants everything, he may end up with nothing.

Senaryosunu Robert Rodriguez ve Quentin Tarantino'nun birlikte yazıp yönettikleri ve yapımcılığını üstlendikleri bu film aslında birbiri ile bağlantısı olmayan iki uzun metrajlı filmin bir arada sunulmasından oluşmuştur. Bunlar Quentin Tarantino'nun yönettiği Ölüm Geçirmez (Death Proof) ile Robert Rodriguez'in yönettiği Dehşet Gezegeni (Planet Terror) filmleridir. Tarantino ve Rodriguez ayrıca filmlerin görüntü yönetmenliğini üstlenmiş ve kurgularını da yapmışlardır. İki film arka arkaya sunulurken araya 4 adet de "sahte film fragmanı"konmuştur. 6 Nisan 2007'de bu şekli ile ABD ve Kanada'da gösterime verildiğinde filmler beklenen gişeyi yapmayınca diğer ülkelerde ayrı ayrı iki film halinde gösterilmelerine karar verilmiştir.

Birbirinden uzak iki hayatın kesişmesiyle sapkın bir tek gecelik ilişkinin, bir seri katilin kanlı cinayetler zincirine dönüşmesiyle her şey beklenmedik bir biçimde şekilleniyor.

Fahişe kılığına girerek, genç kız kardeşini eroin bağımlısı haline getirenlerin peşine düşen Coffy isimli bir hemşirenin serüveni.

Genç bir kadın yazar kitabını huzur içinde yazmak amacıyla sakin ve sessiz nehir kenarındaki evine gider. Her şey yolunda görünürken, insanlık dışı muamele ile karşılaşıp burada hiç tanımadığı kişilerin türlü işkencelerine maruz kalır. Ancak genç kadın intikam için hepsinin izini tek tek bulacaktır.

Katie Carter, New York'ta bir restoranda çalışıyordur. Moda dünyasına girmek isteyen Katie, ünlü bir fotoğrafçıdan aldığı tavsiye üzerine kendi fotoğraflarından oluşan bir portfolyo hazırlamak için işe koyulur. Moda fotoğrafları çektirmek için parası yoktur ancak gazetede gördüğü bedava fotoğraf çeken adamın ilanıyla hayatı değişir. Nasıl bir belaya bulaştığından habersiz, tecavüz ve şiddet ile karşılaşacaktır.

Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?

Melinda, kocasına bağlı bir kadındır. Onun yaptığı tüm düzenbazlıklara rağmen arkasında durur ve onu herkese karşı savunur. Fakat eşinin yaptığı hilekarlıklar sürekli artınca artık sıkılmaya başlar. Tam bu sırada da kocasının kendisini aldattığını öğrenen Melinda artık çıldırır. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Askeri diktatörlük ile yönetilen, soğuk savaşın son yıllarının yaşandığı Güney Kore'de halk, sürekli olarak tatbikatlar ve Kuzey Kore tehdidi ile korkutulmakta, rejimin baskısı protestolara ve isyanlara neden olmaktadır. Bu esnada, Seul'e yakın bir kasabada, cinayetler işlenmeye başlanır. Kadınlar bağlanarak öldürülmekte, tecavüze uğramaktadırlar. İlk başlarda, yerel bir dedektif olan Park Doo-Man olayı kendi yöntemleri ile çözmeye çalışır. Olayı çözmekte yetersiz kalınca, Seul'dan mektepli bir dedektif Seo Tae-Yoon da ekibe katılır. Tae-Yoon modern yöntemler ve analizler ile olayı çözmeye çalışırken, cinayetler devam edecek, polis teşkilatı yetersiz kalacak ve kasabada kargaşa artacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir