
Mack Sennett
The Usher, trying to manage the situation


Mack Sennett
The Usher, trying to manage the situation

Flora Finch
Woman with largest hat

Linda Arvidson
Woman with big hat

John R. Cumpson
Theatre Audience, the annoyed patron reacting to the hats

Florence Lawrence
Theatre Audience

Robert Harron
Theatre Audience
Anita Hendrie
Theatre Audience

Charles Inslee
Theatre Audience

Arthur V. Johnson
Theatre Audience

Gertrude Robinson
Theatre Audience

Dorothy West
Theatre Audience

George Gebhardt
Theatre Audience

Two families embark on a pleasant Sunday picnic but manage to run into a variety of issues with their temperamental automobile. Each incident requires repeated exits and reboardings by Laurel, Hardy, their wives and grouchy, gout-ridden Uncle Edgar.

An average television repairman must care for the newborn triplets of his former hometown sweetheart—now a famous movie star—so her career will not suffer.

Dostluk güven hayal gücü ve büyümenin zorlukları üzerine bir komedi. Will Proudfoot (Bill Milner) boğucu aile yaşantısından kurtulmak için bir kaçış yolu aramaktadır. Tam da o sırada okulun kabadayısı Lee Carter’la (Will Poulter) karşılaşır. Bir elinde video kamera diğer elinde Rambo: First Blood (Rambo: İlk Kan) filmi Lee kendi aksiyon filmini çekmeye hazırlanmaktadır. Will bu filmde Lee’ye yardım etmeye karar verir. Film hem Will’in yaratıcılığını farklı bir alanda ortaya çıkarması için bir şans hem de gerçek bir arkadaşlığın başlaması için bir fırsat olacaktır. Eğlenceli hareketli ve nostaljik öğelerle dolu Rambo’nun Oğlu izleyen herkese çocuk olmanın keyfini yaşatacak.

Stuck in a traffic jam, Dante and Randal discuss the prospect of a flying car.

Mary and her friend, Rachel, are new students at St. Francis Academy, a boarding school run by the iron fist of Mother Superior. The immature teens grow bored and begin playing pranks on both the unsuspecting nuns and their unpleasant classmates, becoming a constant thorn in Mother Superior's side. However, as the years pass, Mary and Rachel slowly mature and begin to see the nuns in a different light.

Two disruptive theater patrons, the wealthy drunk Mr. Pest (played by Charlie Chaplin) and the rowdy working-class Mr. Rowdy (also played by Chaplin), attend a live vaudeville theater production. Their constant antics, seat-hopping, and physical altercations quickly overshadow the acts on stage and plunge the entire theater into absolutely hilarious chaos.

Robert De Niro and Leonardo DiCaprio must compete for the lead role in Martin Scorsese's next film.

Şarlo, 19. yüzyılın sonunda Klondike’de maceraperestlerle birlikte karlı dağlarda altın bulma umuduyla yola çıkar. Şiddetli bir fırtınada terk edilmiş bir kulübeye sığınır ve burada iki altın avcısıyla daha karşılaşır. Şehre eli boş döndüğünde Georgia adında bir kadınla tanışacak, aşık olacaktır.

Güneyli bir demiryolu mühendisi olan Johnny Gray, General adını verdiği tren motorunu neredeyse kız arkadaşı Annabelle Lee kadar sevmektedir. Sumter Kalesi'nden İç Savaş'ın ilk ateşleri açılınca Johnny orduya yazılmak ister. Fakat mühendis olarak daha faydalı olduğuna karar verilir. Johnny reddedilmiştir. Annabelle onu bir korkak olduğunu düşünüp terk eder.

Prof. Barbenfouillis başkanlığında bir grup astronom Ay'a gitmek üzere planlar yaparlar. Sonuçta dev bir toptan gönderilen mermi şeklindeki uzay gemileri ile hedeflerine ulaşırlar. Ancak burada Aylılar tarafından kaçırılıp Ay kralının sarayına götürülürler... George Méliès'in çoğu Jules Verne'e dayanarak yaptığı yüzlerce kısa filmden bu en ünlüsü, -açıkça H.G.Wells'in First Men in the Moon'undan da esinlenerek- sinema tarihinin ilk bilim kurgu filmi olarak haklı bir üne sahiptir. Méliès'in filmleri janra ait klişelerin tümüne sahiptir neredeyse; çılgın bilim adamları, dehşet verici icatlar, roketler vs vs.. Roketin Ay'a varışını simgeleyen sempatik sekans, kuşkusuz sinemanın en bilinen sahnelerinden birine vesile olmuştur.

Marty bu kez 2015'e gidip henüz doğmamış çocuğuna yardım etmek zorunda kalacak. Elbette bunu yaparken ortalığı karıştıp zamanın dokusuna ve düzenine zarar verecek. Dostumuz, yol açtığı sorunları çözmek için yeniden geçmişe, sonra da geleceğe gidip gelecek. 50'lere döndüğünde, ilk serüvendeki sahnelerin bazılarını yeniden yaşama fırsatı bulacak ama bu kez başka birinin gözünden!

Amerika'dan gelen iki genç öğrenci, İngiltere kırsalında ne olduğunu anlamadıkları bir yaratığın saldırısına uğrar. Arkadaşını bu saldırı sonucu kaybeden David ise hayatta kaldığına pişman olacaktır. Çünkü, lânet artık onun da kanına girmiştir.

Donald, devasa bir ceviz şeklindeki fındık ezmesi dükkanı için Chip ve Dale'in fındıklarını çalar. Sincaplar dükkanın gerçek bir fındık olduğunu düşünür. Çatıyı çatlattıktan sonra fındık ezmesini çalarlar ve Donald onları kovalar. Donald bir ağaca çarptığında kendinden geçer ve bayılır. Chip ve Dale onu bir top mermisi gibi bir kütüğe yükler ve yakındaki bir göle "fırlatmak" için bir eşek arısı kovanını kütüğün içine bırakır.

A woman's chaotic life becomes more complicated when she inherits her grandmother's dog.

The Lonely Island, 80'lerde altın çağlarını yaşayıp kötü bir iz bırakarak şöhrete veda eden beyzbol yıldızları Jose Canseco ve Mark McGwire'ı yad ediyor.

Mickey'nin rakibi Mortimer, bir öğleden sonra gezisinde Minnie'nin sevgisini kazanmaya çalışır. Minnie'ye kur yaparken, Mickey'ye eşek şakaları yapar ve arabası bile Mickey'nin arabasını tehdit eder.


Alexa Vega, (Spy Kids) dört iyi arkadaşın, okulun popüler kızlarına karşı rakip olarak beraber katıldıkları tüm gece boyunca sürecek çılgın hazine avını anlatan bu eğlenceli gençlik komedisinde başrolde. Birbirinden komik eşek şakaları, kızların muhteşem gücü ve gerçek dostluklarıyla Sleepover, yerinde duramayan, peri masallarındaki sihirle tatlandırılmış heyecanlı bir film.

Dalmaçyalı Pongo ve Perdy ve onların sevgili sahipleri Roger ve Anita, Londra daki küçük dairelerinde 15 yavru köpeklerinin dünyaya gelmelerinden çok mutluydular. Ta ki, puanlı kürk tutkunu Bayan De Vil ve onun beceriksiz adamları, Jasper ve Horace, yeni doğan yavrularla beraber, Londra'daki diğer bütün yavruları kaçırana kadar. Pongo ve Perdy yavrucukları kurtarmak için kasabadaki tüm hayvanları bir araya toplamalıydı. Yavru köpeklerin, onları tutsak eden Cruella ve adamlarını alt etmek için yaptıkları planlar, onlara curcunayla dolu heyecan veren bir maceraya götürecek.

1970’li yıllarda Londra’sında asi ve kendine has genç bir kadın olan Estella, zeki olduğu kadar yaratıcıdır ve en büyük hayali kendi adına bir moda markası yaratmaktır. Talihsizlikler sonucu Londra’da beş parasız, yetim ve yalnız kalan Estella, Jasper ve Horace adında iki hırsız ile arkadaş olur. Bir şeyler aşırarak hayatlarını sürdürürler ancak Estella katiyen moda tutkusundan vazgeçmez. Estella’nın bu tutkusu ve tarzı sayesinde yolu ünlü bir moda tasarımcısı olan narsisist Baroness von Hellman ile kesişir. Baroness’in yanında çalışmaya başlayan Estella, bir gün kendisi ile ilgili korkunç bir sırrı keşfetmesi ile birlikte intikam ateşiyle dolu Cruella de Vil’ı ortaya çıkarır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir