
Clark Gable
Gerald Meldrick

A jewel thief and a con artist are rivals in the theft of a valuable diamond and gem necklace in Bombay and as the Japanese Army invades China.

Clark Gable
Gerald Meldrick

Rosalind Russell
Anya Von Duren

Peter Lorre
Captain Chang

Reginald Owen
General Allen

Jessie Ralph
Duchess of Beltravers

Matthew Boulton
Inspector Cressney

Eduardo Ciannelli
Giovanni Riccio

Luis Alberni
Maitre d'hotel

Rosina Galli
Carmencita

Jay Novello
Bolo

Victor Sen Yung
Gin Ling (uncredited)

William Edmunds
Hotel Barber (uncredited)

Charles Trowbridge
Doctor (uncredited)
William A. Boardway
Officer (uncredited)

Stephen Chase
Officer (uncredited)

İkinci dünya savaşında çok direnişli örgütün lideri Victor Lazlow Alman konsantrsayonu kampından kaçarak Casablanca'ya gelir. Amacı Lizbon'a oradanda ABD'ye iltica etmektir. Fakat bütün umutları şans eseri Casablanca'nın en meşhur gece kulübünün sahibi olan Rick'e bağlamıştır. Rick kaçış için gerekli olan pasaportlara sahib olan tek kişidir. Öte yandan Ricky'in Victor'un yakalanması ya da öldürülmesi için gerekli nedeni vardır. Victor'un karısı Ilsa Ricky bir zamanlar kendisini terk ettiğine inandığı ve kalbinin derinliklerine gömdüğü büyük aşkıdır.

Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte Alman ordusu Kongo'yu işgal eder. İşgal sırasında ağabeyi ölünce Rose Mayer, alkolik bir maceraperestin teknesiyle güvenli bir ülkeye kaçmayı dener. Nehir boyunca onları sadece tropikal tehlikeler ve düşman askerleri değil, sürpriz bir aşk da beklemektedir. Afrika Kraliçesi, Katharine Hepburn ve Humphrey Bogart gibi iki efsanevi oyuncu, nefes kesici bir öykü, başarılı bir yönetmen ve Afrika'da gerçekleştirilen çekimler sayesinde, sinema tarihinin en sevilen macera filmlerinden biri olmuştur. Filmdeki unutulmaz rolü, Humphrey Bogart'a En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar kazandırmıştır.

Macera türünün klasikleri arasında gösterilen The Man Who Would Be King, usta sinemacı John Huston’ın yönettiği sürükleyici bir yapım. Rudyard Kipling’in bir öyküsünden esinlenilerek çekilen film, 1880’lerde Hindistan’da geçiyor.

Michel Marsilya'da bir otomobil çalar ve yolda bir polis öldürür. Paris'te Champ Elysees'te New York Harold Tribune gazetesi için stajyerlik yapan Patricia'yı bulur. Daha önce birkaç kez birlikte olmuşlardır. Michel polis tarafından aranırken eski arkadaşlarıyla buluşup Roma'ya gitmek için gerekli parayı elde etmeye çabalar. Ancak ikisi de duygularından bir türlü emin olamaz. Başının polisle belaya girmesini istmeyen Patricia büyük bir ikilemde kalır. Onun bu kararsızlığına aldırış etmeyen Michel ise tam bir güven içinde son hazırlıkları yapmaktadır.

lbay Donald Harvey tarafından terk edildikten sonra Lily maceraperest bir kadın olarak ün salar. Eski aşıklar Şangay’a gitmekte olan trende karşılaşırlar. Her ikisi de birinci sınıfta farklı ülkelerden gelen yolcularla seyahat etmektedirler. Çinli isyancılar treni ele geçirirler ve Albay Harvey’yi rehin alırlar. Lily sevmekten hiçbir zaman vazgeçmediği adamı kurtarabilmek için her şeyi yapmaya hazırdır.. Çin sivil savaşı sırasında Pekin`den Shangai`ya gitmekte olan Shangai Express yolcularının bu yolculuk sırasında yaşdığı tehlikeli olayların anlatıldığı film. Trenin birinci sınıf yolcuları ise filmin ana kahramanlarını oluşturuyor. Ayrıca Film, 1933 yılında “En iyi Görüntü” Oscar`ını almıştır..

Pilot Peter Carter, II. Dünya Savaşı'nda bir bombardımandan dönerken kullandığı uçak kontrolden çıkar ve düşer. Paraşütünü açmayı başaramayan pilot sisin içinde kaybolur. Kendisine geldiğinde yaşamla ölüm arasındaki o ince çizgidedir. Yukarıda işler karışmıştır ve öteki dünyaya gitmesi gerekirken Carter'ın eline ikinci bir şans geçer. Araf'tan dünyaya ve aşık olduğu kadına dönme şansı vardır...

Altı Oscar kazanan BAYAN MİNİVER, savaşın başlarında ABDnin Avrupaya müdahale etmesi doğrultusundaki kamuoyu desteğini oluşturan ve devam etmesini sağlayan bir İkinci Dünya Savaşı propaganda filmiydi. İngiliz orta sınıf ailesi Miniverlar, savaşın ilk aylarını Belham kasabasında geçirirler. Miniverların oğlu Vin, bir yandan bombalardan isabet almamaya çalışırken, bir yandan da Leydi Beldonın zarif torunu Carola kur yapar. İstasyon şefi Bay Ballard yetiştirdiği güle Bayan Miniverın adı verilir ve gururlu yaşlı Leydi Beldonın gülüne rakip olarak yarışmaya sokulur. Daha sonra, Vin Kraliyet Hava Kuvvetlerine katılır; Bayan Miniverin iriyarı kocası Clem İngiliz Ordusunun Dunkerqueten dramatik bir biçimde tahliyesine gezinti teknesiyle yardımcı olur; Nazi bombalarının güllerini mahvetmesine göz yummayı reddeden hoş, kibar ama güçlü bir iradeye sahip Bayan Miniver ise, bahçede bulduğu yaralı Alman paraşütçüsünü etkisiz hale getirir

Brothers Beau, John and Digby Geste join the Foreign Legion, where they fall under the rule of tyrannical Sergeant Markoff. Beau and John are assigned to Fort Zinderneuf, where Markoff tries to break their spirit, aware of a dark family secret concerning a fabulous jewel one of them carries. As tensions rise, Arabs attack the fort and rivalries must be thrown aside in a desperate battle for life.

Fassbinder'in İkinci Dünya Savaşı sonrası kadınlarını işlediği trilojinin ilk filmi (diğerleri Veronika Voss ve Lola). Bu filmle Fassbinder'in ünü Almanya'da ve diğer ülkelerde daha da pekişti. Açılış sahnesinde, Müttefiklerin bombalarıyla yıkılan bir Alman kentinde, Maria ve asker nişanlısı Hermann Braun evlenmektedirler. Yeni evli asker hemen Rus cephesine gönderilir. Maria geride annesi ve kız kardeşiyle yoksulluğun içinde kalır. Kocasından haber beklemekte, her gün ondan gelebilecek haberleri öğrenmek için tren istasyonuna gitmektedir. Bir gün kocasının öldüğü haberini alır ve Amerikan askerlerine hizmet eden bir barda garson olarak çalışmaya başlar. Orada iri yarı siyah asker Bill'le tanışır ve çok az konuşabilmelerine karşın sevgili olurlar. Tam da kocasını unutmak üzereyken, aç ve hadım edilmiş Hermann çıkagelir.

Üç mahkum hapisten kaçarlar, içlerinde en masumu henüz 23 yaşındaki Bowie’dir, masumiyetini kanıtlamak için çabalamaktadır. Ancak diğer firari arkadaşları tek gözlü Chickamaw ve T-Dub onun hayatını olumsuz yönde etkileyeceklerdir. Kaçtıktan sonra sığındıkları evde, Bowie tanıştığı Keechie’ye aşık olur. Banka soygununuda gerçekleştirirler, Bowie, Keechie ile evlenirde fakat sorunlar bitmez onlar için.

Paris. XVII yüzyıl. Kurnaz ve güçlü Kardinal Richelieu, Fransa'nın kralı olmayı planlıyor ve bu hedefe ulaşmakta oldukça iyiydi. Tüm kraliyet sarayı onun kontrolü altındaydı, kral bile onun etkisine yenik düştü. Avusturya Kraliçesi Anne zaptedilemez kalır. Kardinal bu engeli nasıl ortadan kaldıracağını buldu, ancak arkadaşlar kraliçenin yardımına geldi: Dartaniyan adında genç bir Gascon ve üç kraliyet silahşörü.

A band of mercenaries led by Captain Curry travel through war-torn Congo across deadly terrain, battling rival armies, to steal $50 million in uncut diamonds. But infighting, sadistic rebels and a time lock jeopardize everything.

Genç ve öfkeli bir Marlon Brando, 50'lerin bu kült klasiğinde beyaz perdeyi fethediyor. Brando'nun canlandırdığı Johnny, küçük, uyuşuk bir California kasabasını ele geçiren motosikletli çetenin lideridir. Deri ceketli genç motorcu, kasabanın en güzel kızı Kathie'ye âşık olana kadar sadece yıkımla ilgileniyor gibidir. Ancak Johnny'nin şanssızlığı, psikopat rakibi Chino tarafından tehdit edilmesi ve bunun üstüne, kasaba halkının düşmanlığı ve önyargılarıdır.

Britanya'nın şehirlerindeki hayat giderek daha tehlikeli hale gelirken tahliye edilen Lily, Pattie ve Ted, anneleri tarafından Salford'dan Yorkshire'daki Oakworth köyüne gönderilir. Çocuklar, yaralı Amerikan askeri Abe'nin Oakworth İstasyonu'nda saklandığını keşfettiklerinde, kendileri gibi evden çok uzakta olan yeni arkadaşlarına yardım etmek için tehlikeli bir maceraya atılırlar.

Soğuk savaş sürmektedir ve birçok insan II. Dünya Savaşı'nda yaşanan acı olayları unutmak istemektedir. Suçları hakkında hiçbir şüphe olmamasına rağmen politik baskılar nedeniyle tereddüt geçiren yargıç Haywood, II. Dünya Savaşı'nda Nazi eylemlerini yasal hale getiren dört yargıç hakkında en doğru kararı vermek zorundadır.

Sinema tarihinin en çok ödül alan, en geniş kadrolu filmlerinin başında gelen Son İmparator destansı bir öyküdür: 2 yaşında tahta çıkan Çin'in son imparatoru Pi Yi'nin gözünden 60 yılın öyküsü. Çekimi 2,5 yıl süren, 19 binden fazla kişinin rol aldığı film çok şık ve estetik bir görkemli yapımdır. Bertolucci sinemasının izlerini de taşır: Yasak Kent'in avlusunda binlerce figuranla çekilen sahnelerden ipek çarşafların altında belli belirsiz sevişen üç bedene kadar... Son İmparator aynı zamanda Bertolucci'nin Oryantal Üçlemesi'nin ilk filmidir. Bu seri daha sonraki yıllarda çekeceği Çölde Çay ve Küçük Buda ile tamamlanır.

21. yüzyılda genetik mühendisliği çok gelişmiş ve bilimsel olarak kusursuz insanlar yaratılmaktadır. Özel pozisyonlar için yetiştirilen bu yeni süper insan ırkı yüzünden, normal yollardan dünyaya gelmiş insanlar işsiz kalmakta ve ikinci plana itilmektedir. Onlardan biri olan astronot adayı Vincent, Gattaca şirketinde ancak temizlikçi olarak iş bulabilecekken, komadaki bir atletin kan örneklerini ve kimliğini alarak iyi bir pozisyonda işe girer. Fakat şirkette işlenen bir cinayet, olayı araştıran dedektifin dikkatini Vincent'ın üzerinde yoğunlaştırmasına sebep olacaktır.

20. yüzyılın ilk yarısında İngiliz sömürgesi altındaki Hindistan'da geçen film, bağımsızlık mücadelesi için İngiliz yönetimine karşı "Pasif Direniş"i örgütleyen Mahatma Gandhi'nin hayatından bir kesit anlatıyor. En iyi biyografik çalışmalardan biri olarak kabul edilen Gandhi, 11 dalda aday olduğu Oscar ödüllerinden "en iyi film" ve "en iyi yönetmen" dahil tam 8 ödülle döndü. Gandhi rolünde sinema tarihinin en iyi performanslarından birine imza atan usta oyuncu Ben Kingsley'nin ise "en iyi erkek oyuncu" dalında heykelciğe uzanmasıysa pek zor olmadı. Cenaze sahnesinde yaklaşık 300.000 kişinin yer almasıyla da bir film sahnesinde yer alan en kalabalık insan sayısı rekorunu da elinde bulunduran film, çarpıcı sahneleriyle hafızalardan silinmeyecek bir yapıt. Hindistan bağımsızlık hareketinin lideri Gandhi'nin gerçek hayatından sinemaya aktarılan bu gerçekçi yapım, ülkemizde yıllarca yasaklanmış ve gösterime girememişti..

Jack Powell genç ve arabalara tutkun bir adamdır. Komşusu Mary Preston ise ona âşıktır, ancak Jack, zengin David Armstrong'a ilgi duyan Sylvia Lewis'a kapıldığı için Mary'ye ilgi göstermez. ABD I. Dünya Savaşı'na girince, Jack ve David hava kuvvetlerine yazılır. Tesadüfler sonucu arkadaş olan ikili, Fransa üzerinden Almanlarla savaşmak için cepheye gider. Mary de Jack'e yakın olabilmek için orduya katılır, ancak savaş acımasızdır ve trajediler kaçınılmaz bir gerçektir.

M.Ö. 1250 yılında, Geç Tunç Çağı'nda, yükselen iki ulus çatışmaya başlar. Truva prensi Paris, Sparta Kraliçesi Helen'i kocası Menelaos'u terk edip kendisiyle birlikte Truva'ya yelken açmaya ikna eder. Menelaos, karısının Truvalılar tarafından kaçırıldığını öğrendikten sonra onu geri almak için kardeşi Agamemnon'dan yardım ister. Agamemnon bunu güç elde etmek için bir fırsat olarak görür. 50.000 Yunanlıyı taşıyan 1.000 gemiyle Truva'ya doğru yola çıkarlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir