
Irene Dunne
Theodora Lynn

The small-town prudes of Lynnfield are up in arms over 'The Sinner,' a sexy best-seller. They little suspect that author 'Caroline Adams' is really Theodora Lynn, scion of the town's leading family. Michael Grant, devil-may-care book jacket illustrator, penetrates Theodora's incognito and sets out to 'free her' from Lynnfield against her will. But Michael has a secret too, and gets a taste of his own medicine.

Irene Dunne
Theodora Lynn

Melvyn Douglas
Michael Grant

Thomas Mitchell
Jed Waterbury

Thurston Hall
Arthur Stevenson

Elisabeth Risdon
Aunt Mary

Margaret McWade
Aunt Elsie

Spring Byington
Rebecca Perry

Nana Bryant
Ethel Stevenson

Henry Kolker
Jonathan Grant

Leona Maricle
Agnes Grant

Robert Greig
Uncle John
Frederick Burton
Governor Wyatt

Stella Adams
Townswoman (uncredited)
Paul Barrett
Roger Taylor, Adelaide's Husband (uncredited)
Noel Bates
Townswoman (uncredited)

Jerry ve Lucy Warriner çifti çılgın, serserice bir yüksek sosyete hayatı sürdürmektedirler. Çok mutlu olmalarına rağmen, birbirlerinin sadakatinden şüphe etmeye başlarlar. Sonunda boşanmaya karar verirler. Lucy köpeklerinin velayetini almaya hak kazanır ama Jerry’nin köpeği ziyaret etme hakkı vardır. Boşanmaları henüz sonuçlanmadan ikisi de başka insanlarla yeni ilişkilere başlarlar. Lucy Oklahomalı petrol zengini ama sıkıcı, annesiyle birlikte seyahat etmekte olan Dan Leeson ile tanışır. Jerry sosyeteye yeni girmiş, bir mirasın varisi olan Barbara Vance’a kur yapmaktadır. Jerry ve Lucy birbirlerinin planlarını bozmaya çalışmaktadır ve bu durum oldukça komik sonuçlar doğurur.

Dr. Henry Roth, Hawaii'nin ünlü playboylarından birisidir. Fakat Lucy ile tanışınca farklı duygular hissetmeye başlar. Kalbini çalan bu kadının dünyada çok az rastlanan bir rahatsızlığı vardır. Her gün bir önceki gün yaşadıklarını unutarak uyanan Lucy, sürekli yenilenen bir hafıza kaybı yaşamaktadır. Henry her yeni günde yeniden kendisini tanıtmak ve yeniden kendisinden etkilenmesini sağlamak zorundadır. Bu durum Henry'nin işini zorlaştırmanın yanında, aslında daha da fazla bağlanmasına sebep olacaktır.Adam Sandler ve Drew Barrymore'un uyumlu bir ikili oldukları 50 İlk Öpücük, hoş bir romantik-komedi olarak hafızalarda yer ediyor.


Çapkınlıklarıyla ün yapmış genç ve bekar besteci Brad Allen ile komşusu olan, güzeller güzeli dekoratör Jan’in yolları devamlı karışan telefon hatları sayesinde kesişir. Birbirlerinden hiç hoşlanmayan ikili, farkında olmaksızın, aşklarını kavgalarıyla beslerler. Brad, Jan’in kim olduğunu anladıktan sonra çevirdiği türlü dolaplarla “aşk ve savaşta her şeyin mubah olduğunu” ispat edecektir.

American multi-millionaire Michael Brandon marries his eighth wife, Nicole, the daughter of a broke French Marquis. But she doesn't want to be only a number in the line of his ex-wives and undertakes her own strategy to tame him.

Roger Willoughby is a renowned fishing expert, who, unbeknownst to his friends, co-workers, or boss, has never cast a line in his life. One day, he crosses paths with Abigail Paige, a sweetly annoying girl who has just badgered his boss into signing Roger up for an annual fishing tournament.

When a hypochondriac assumes that he is dying, he makes an elaborate plan to ensure his wife's happiness. However, trouble ensues when she misunderstands his intentions.

Priscilla Çöller Kraliçesi'nin yönetmeni, on yıl aradan sonra bu şen şakrak komediyle yeniden karşımızda. 1920'ler Amerika'sının eğlenceli ve kışkırtıcı havasını yansıtan filmin ana karakterleri, Amerikalı Larita, varlıklı bir İngiliz aristokrat ailesinin vârisi John ve onun aşırı gelenekçi annesi Veronica'dır. John, yeni eşi Larita'yı İngiltere'deki aile evine getirir. Ama Veronica'nın, yeni gelini görür görmez tüyleri diken diken olur. Larita ne kadar çaba gösterse boştur. Evliliğini kurtarmak isteyen Larita ile konumunu, itibarını ve iktidarını korumak isteyen Veronica arasında çıkacak çatışmada zekâlar yarışacaktır.

Aşk, çapkın ve yakışıklı bir adamın yol kenarında duran genç ve güzel bir kadına sıçrattığı çamurla ortaya çıkıyor. Küçük bir yerde büyümüş olan kadının doğal tavırlarından etkilenen adam da hem romantikliği hem de nezaketiyle kadını etkiler. Her şey yolundadır ancak söz konusu evliliğe gelince bakış açıları farklıdır; kadın ister ancak adam pek de yanaşmaz buna. Adeta bir kedi fare oyunu başlar...

"Milyoner Jean-Marc Clement, kendisi hakkında Broadway'de bir müzikal hazırlandığını öğreniyor. Ancak bu müzikal onu onore etmekten çok "ti"ye alan bir müzikal. Clement kızgın bir şekilde tiyatroya geliyor ve Amanda'yı (Marilyn Monroe) görünce birden yumuşuyor. Müzikaldeki baş kadın oyuncu olan Amanda'dan büyülenen Clement'i oyunun yönetmeni birden müzikalin başrol oyuncusu yapınca durumlar iyice karışıyor. Clement, Amanda'ya daha yakın olabilmek için rolü kabul ediyor…" Marilyn Monroe 'nun ölmeden kısa bir süre önce çekilen film efsanenin son filmi olduüu için ayrı bir öneme sahiptir...

Tam bir film tutkunu olan Neil (Cillian Murphy) aynı zamanda bir Video dükkanının da sahibidir. Neil, kendi hayatını baştan sona sanki bir filmde rol alıyormuşcasına yaşamaktan çok keyif alır. Ancak günün birinde gerçekten de tehlikeli ve bir o kadar da baştan çıkarıcı Violet (Lucy Liu) ile tanıştığında dünyası tersine döner ve gerçek dünya ile film dünyası arasındaki çizgi bulanıklaşmaya başlar. Artık Neil’in hayatının gerçekten hareketlenmesinin ve sürekli bir maceraya dönüşmesinin zamanı gelmiştir

İşkolik bir avukat, eski bir dostunu aile şirketini devralmaya ikna etmek için doğup büyüdüğü adaya döner. Ancak aralarında yeniden alevlenen aşk işleri karıştırır.

A fussy celebrity caterer, a blind woman, a tour-bus guide and an inexperienced wedding planner search for love.

Genç bir dul kadının sihirli atkısı, çekici bir kardan adama hayat verir. Acaba kadın, kardan adam erimeden önce romantizmi, kahkahayı ve Noel neşesini yeniden keşfedebilecek mi?

Angelina, kariyerinin artık sona erdiğini düşünen bir pop yıldızıdır. genç bir hayranının dileğini gerçekleştirmek isteyen Angelina, bunun için New York’un küçük bir kasabasına gider. Angelina burada sadece kariyerini yeniden başlatmak için ilham bulmakla kalmaz, aynı zamanda gerçek aşkı bulma şansı da yakalar.

Küçük bir Fransız köyündeki gündelik yaşam, yeni taşınan gizemli bir genç kadın ve kızı sayesinde bir anda değişiverir. Oldukça kasvetli ve birbirinin aynı günler geçiren kasaba halkı, anne-kızın birlikte açtıkları son derece sevimli çikolata dükkanı sayesinde, farkında olmadıkları bambaşka bir hayatla tanışırlar. Zevkin, eğlencenin, neşenin ve en önemlisi çikolatanın olduğu bir hayattır bu. Fakat kasabadaki bu değişimden memnun olmayan insanlar da vardır. Bunların en başında, ahlak bekçiliği yaparak kasabada dilediği gibi bir ortam yaratan belediye başkanı gelmektedir. Ama birbirinden lezzetli çikolataların karşısında durmak, o kadar da kolay değildir.

Amerikan futbolunun fazlasıyla popüler olduğu bir Texas kasabasında, lisenin futbol takımında yer alan 17 yaşındaki Mox, hayatından memnun değildir. Kendi hayallerini gerçekleştirmesini bekleyen babası ve hayatı tüm takıma zehir eden koçu, kasabayı terk edip herkesin uzağındaki bir üniversiteye gitme planları yapmasına neden olur. Ancak futbola tam anlamıyla tapan ve kendisinden çok şey bekleyen kasaba halkı, onu gittikçe köşeye sıkıştırır.

Yanlış anlaşılmalar sonucunda hapse düşen iki kafadar ile onları kurtarmaya çalışan avukat bozuntusu kuzen ve sevgilisinin komik hikayesini anlatıyor.

Willowdean, annesinin taktığı lakapla Dumplin', arkadaşlarının kısaltması ile ise Will, fazla kilolu bir genç kızdır. Ancak fazla kiloları onda asla güven eksikliği yaratmamıştır ve halinden çok memnundur. Annesi Rosie ise gençliğinde güzellik kraliçesi olmuş bir kadındır. Kilosuyla dalga geçilmesini pek umursamayan genç kız günün birinde Bo adında bir çocukla tanışır ve ona hissettikleri derinleştikçe kendi bedeni hakkında tereddütlere düşmeye başlar. Güvenini tazelemek için gençler arası güzellik yarışması Miss Teen Blue Bonnet'e katılmaya karar verir. Yanında da yarışmanın şartlarından çok farklı durumlardaki arkadaşlarını da götürür. Will ve annesi Rosie, bu süreçte aralarındaki farklılıkları bir kenara bırakıp birbirlerine destek olmak zorundadır...

David Mamet'in yönettiği, Alec Baldwin ve Sarah Jessica Parker'ın oynadığı film Amerikan film endüstrisi üzerine bir taşlama; Yönetmen Walt Price'ın başı beladadır. Tarihi dokuya sahip filmi 'Eski Değirmen' için seçtiği mekândan kovulunca, ekibi Vermont'daki bir kasabaya getirmiştir. Price, bu kasabayı, burada eski bir değirmen olduğu için seçmiştir. Ne var ki, değirmenin yıllar önce yandığını öğrenir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir