
Connie Nielsen
Anna Molyneux

The first U.S.-made film drama set during the Iraq war, THE SITUATION chronicles the tragic death of an Iraqi teenager at the hands of U.S. soldiers. The incident sets off an "investigation," a cover-up, and complications involving Iraqi mayor Sheikh Tahsin (Saïd Amadis), who has a complex relationship with the Americans.

Connie Nielsen
Anna Molyneux

Damian Lewis
Dan Murphy

Mido Hamada
Zaid

Driss Roukhe
Walid (as Driss Roukh)

Nasser Memarzia
Rafeeq

Saïd Amadis
Mayor Tahsin

Omar Berdouni
Bashar
Chérine Amar
Noor

Shaun Evans
Wesley

Tom McCarthy
Major Hanks
Mahmoudi M'Barek
Colonel Jobouri

John Slattery
Colonel Carrick

Peter Eyre
US Ambassador
Fatiha Watili
Samira

Hamid Basket
Selim

George Bush'un 2003'te Irak'ı işgal etmeyi planlayan bir grup gazeteci, başkanların Saddam Hüseyin'in "kitle imha silahları" olduğunu iddia etmelerine şüpheyle bakıyor.

Katherine, kralın yurt dışındaki savaşları sırasında ülkeyi yönetmesi için naip olarak atanır. Ancak Henry, giderek kötüleşen sağlığı ve artan paranoyası ile saraya döndüğünde, Katherine hem kendi hayatta kalışı hem de halkının geleceği için tehlikeli bir mücadeleye girişir.Film, Katherine Parr'ın güçlü, bağımsız ve dirençli bir kadın olarak tarihin akışını nasıl etkilediğini gözler önüne sererken, aynı zamanda Tudor sarayının karanlık ve entrikalarla dolu dünyasını çarpıcı bir şekilde yansıtır. Firebrand, kadınların dayanıklılığı, otoriteye karşı direnişi ve zorlu bir dönemde verilen kişisel savaşların güçlü bir portresini sunuyor.

Polis Sharon Pogue (Jennifer Lopez), görevi sırasında ölümcül bir tuzağa düşmek üzereyken, orada tesadüfen bulunan gizemli bir yabancı (Catch - Jim Caviezel) tarafından kurtarılır. Aslında bu Sharon ve Catch'in ilk karşılaşmaları değildir ve sonuncusu da olmayacaktır. Sharon ve Catch tesadüf ötesi iki karşılaşma ardından aşkı içlerinde hissederler. Hayatları ile ilgili gerçekleri birlikte keşfederken, geçmişten taşıdıkları sırlarla zorlu bir mücadele başlar.

A.B.D. başkanı George W. Bush’un hayatını ve başkanlık dönemini kronolojik bir biçimde ele alan filmi dünyada büyük yankı uyandıracağına benziyor. Film şimdiden afişleri ve reklam kampanyalarıyla büyük ilgi çekiyor. Her zaman filmleriyle olay yaratan Oliver Stone’un yeni filmi W. daha vizyona girmeden dünya basınında geniş yer aldı. Arada komedi ve suç unsurlarına da değinen film içeriğinden çok sansasyonlarıyla ön plana çıkacak gibi gözüküyor. Oliver Stone bu filmde Irak savaşını eleştiriyor. Ancak Stone amacının anti-Bush polemiği yaratmak olmadığını vurgulasa da, bu demeç insanlara pek inandırıcı gelmemektedir. Filmin vizyona giriş tarihi Amerika’daki başkanlık seçiminden hemen öncedir.

2003 yılında İngiltere ve ABD’deki politikacılar Irak’ı istila etmeye uğraşırken, Hükümet İletişim Merkezi çevirmeni Katharine Gun, BM Güvenlik Konseyi üyelerini savaşa gitmeye zorlamak için, casusluk yapma çağrısı yapan gizli bir e-postayı sızdırır. Devlet Sırları Yasası’nı çiğnemekle suçlanan ve ağır bir hapis cezasıyla yüzleşen Katharine ve avukatları, yaptıklarını savunmak için yola çıkarlar.

1860′ların Paris’inin aşağı sınıflarında geçen filmde, çekici ve güzel bir genç kadın olan Thérèse Raquin, baskıcı teyzesi Madame Raquin tarafından hasta kuzeni Camille ile aşksız bir evliliğe zorlanır. Therese günlerini küçük bir dükkanın tezgahının ardında geçirir. Akşamları ise seçkin bir grup ile domino oynayan Madam’ı izler. Kocasının çekici arkadaşı Laurent ile karşılaştıktan sonra, trajik sonuçlara sebep olan yasa dışı bir ilişki yaşamaya başlar...

Film, muharebe sırasında bombaları etkisiz hale getirmekle görevli askerlerin yaşamından bir kesit sunuyor. Çavuş James yeni atandığı görevinde, yüksek eğitim almış bir grup askeri şiddet dolu bir çatışmaya gönderir. James adeta ölüme meydan okurca kaygısız davranmaktadır. Askerler yeni ve vahşete eğilimli önderlerini zaptetmeye çalışırken, şehirde kaos başlar.

Çavuş Tony Stone (Woody Harrelson) ve Er Will Montgomery (Ben Foster), Afganistan ve Irak savaşında ölen askerlerin vefat haberini ailelerine ulaştırmakla görevli iki askerdir. Bu askerler normalde gece hayatına düşkün ve savaşla pek ilgisi olmayan tiplerdir. Ancak bu görev sırasında askerlerden biri, şehit düşmüş bir subayın karısıyla ilişki yaşamaya başlayınca etik bir çıkmazın ortasına düşer ve hayatlar sarsılmaya başlar.

Hikayede, yaralı oldukları için Irak'tan dönen üç asker konu alınır. Bu askerler hayatın da onlarsız devam ettiğini çok geçmeden anlarlar. Kendilerini Amerika'da beklenmedik bir yolculuğun içinde bulurlar. Collee, hayatını kurtaran erkek arkadışının gitarını ailesine teslim etmek için, orta yaşlı Cheever kumarhanelerde ümitsiz bir şekilde oğlunun üniversite parasını çıkarmaya çalışmak için, şarapnel yaralanmasından dolayı seksüel fonksiyonları kaybeden T.K. karısıyla yüzleşmeye cesaret edemez, iptal edilen New York uçuşu da T.K.'yi Cheever ve Collee ile birlikte Pittsburgh yolculuğuna iter..Değişik kişiliklerin farklı sorunlarını ele alan eğlenceli bir komedi.

2005 yılında Astsubay Kıdemli Başçavuş Charles Monroe King, Irak’taki savaştan geri dönemeyebileceği için oğlu için günlük tutmaya başlar. 14 Ekim 2006’da yol kenarındaki bir bomba yüzünden hayatını kaybeder. 200 sayfayı aşan günlük yarım kaldığında King’in oğlu yedi aylıktır. A Journal for Jordan, bir annenin, oğlunun henüz konuşamadığı zaman kaybettiği babasıyla ilgili yazdığı bir mektuptur. Ayrıca bir babanın hiç tanıyamadığı oğluna verdiği öğütleri ve ettiği duaları içerir. Son olarak, birbirlerini çok sevmiş fakat çok erken ayrılmış Dana ve Charles’ın hikayesidir.

Viven ve Roy, lise son sınıfta okuyan iki gençtir. Viven, fizik tutkunu olan başarılı bir öğrenciyken Roy'un oldukça sorunlu bir hayatı vardır. Beklenmedik bir olay ikisinin yollarının kesişmesine ve hayatlarının bambaşka bir hal almasına neden olur.

1941'de, 16 yaşındaki bir hevesli sanatçı ve ailesi, Stalin'in Baltık bölgesinin acımasızca parçalanması arasında Sibirya'ya sürüldü. Bir kızın sanat tutkusu ve bitmeyen umutları, tarihin sessizliğini kıracak.

Jem Belcher, eski bir boksör olan büyükbabası tarafından yoksulluk içinde büyütülür. Maddi olarak tükenmiş ve büyükbabasını gururlandırma arzusuyla hareket eden genç adam, onun izinden gitmeye karar verir. Bunu için de ünlü koç Bill Warr’dan yardım alır. Bill, Jem'in doğal yeteneğini geliştirmeyi ve onu dünyanın gördüğü en büyük dövüşçü yapmayı hedefliyor. Büyük bağlılık ve birçok zorluk sayesinde Jem'in planı işe yarar. Jim, şampiyon olur ve sosyal olarak yükselir. Ama sonra bir kaza onu kısmen kör bırakır ve acımasızca düşer. Ancak, birdenbire, acımasız bir dövüşte yeni şampiyonla yüzleşmek için son bir şans yakalar.

Film Irak savaşında kaosun hüküm sürdüğü, hiç kimsenin birbirine güvenmediği, alınan her kararın beklenmedik sonuçlara yol açabileceği ilk günlerde geçiyor. 2003 yılında ABD önderliğinde Bağdat’ın işgâli sırasında, tebligat çavuşu Roy Miller (Damon) ve ordu müfettişlerinden oluşan ekibi, Irak çölünde depolandığından kuşkulanılan kitle imha silâhlarını bulmak üzere görevlendirilir. Bubi tuzaklı bir bölgeden diğerine geçen askerler, ölümcül kimyevi maddelerin peşine düşerler. Ancak bunun yerine, görevlerinin amacını taban tabana değiştirecek bir örtbas olayı ile karşılaşırlar.

Richard Jewell, 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda Centennial Olympic Parkı’nda yaşananlara odaklanıyor. 1996 yılında düzenlenen Yaz Olimpiyatları sırasında Centennial Olympic Parkı’nda bombalı saldırı düzenlenmiştir. Yaşanan olayların suçlusu ise Richard Jewell görülür. Güvenlik görevlisi olarak çalışan Richard Jewell, saldırı sırasında onlarca insanın hayatını kurtarsa da basında çıkan haberler onun terörist olduğunu söylemektedir. Olayın ardından hayatı tepetaklak olan Jewell’in suçsuz olduğu ise birkaç ay sonra ortaya çıkar. Gerçek suçlunun ortaya çıkması ile aklanan Richard Jewell’in hayatı ise asla eskisi gibi olmaz.


Stanley eşini Irak savaşında kaybettikten sonra bunu çocuklarına nasıl söyleyeceğini düşünmeye başlar. Annelerinin ölümünü kaldıramayacağını düşündüğü çocuklarıyla bir seyahata çıkar ancak bu seyahat umdukları gibi gitmez.

Oyuncularını başarılı ve mutlu görmek isteyen, futbol takımının sevilen antrenörü Sam Winters, onlara daima inançları doğrultusunda davranmakta, futbol dışında da iyi bir yol gösterici olmaktadır. Dönemin en iyi futbolcularından biri olarak gösterilen Joe ise, okul yöneticilerinin ve taraftarların güvenini boşa çıkarmamak için büyük çaba harcamakta, bu rekabet ortamında doğal olarak büyük baskılar hissetmektedir. Bu baskılar onu zamanla daha büyük bunalımlara sürükler.

Mucizevi bir hamilelik. Merhametsiz bir kral. Ölesiye bir kovalamaca. Meryem'in İsa'yı dünyaya getirdiği yolculuğu, İncil'e dayalı bu destanda açığa çıkıyor.

Rumulus dahi zenci bir piyanist iken Stuyvesant adlı biri tarafından gözlendiği saplantısı ile paranoyak olmuş ve bir parktaki mağaranın içine yerleşmiştir.. Evsiz denmesine kızmaktadır zira evi mağarasıdır.. Bu arada mağarasının önündeki ağacın üstünde bir ceset bulur ve katilleri aramaya baslar..
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir