
Rachel Melvin
Nicole

Ben and Ashley come together 20 years after the murder of their parents to determine the cause of their parents' death. Ashley is troubled by the idea that the thing that took her parents' lives may not be finished with her family.

After a twenty-year stay at an asylum for a double murder, a mother returns to her estranged daughter where suspicions arise about her behavior.

1800’lerin sonunda geçen “Eight for Silver”, John McBride (Boyd Holbrook) isimli bir patoloğa odaklanıyor. Patolog, ormanda ölü bulunan 14 yaşındaki bir çocuğun bir adam tarafından mı yoksa bir canavar tarafından mı öldürüldüğüne karar vermekle görevlendirilir. Haberi duyan Seamus Laurent (Alistair Petrie) ve eşi Isabelle (Kelly Reilly), patoloğu evlerinde misafir etmeye karar verir. Çift, ölen çocuğun arkadaşı olan oğullarının da iki haftadır kayıp olduğunu John ile paylaşır. Çılgına dönen ve kızının da kaybolmasından korkan Isabelle, John’un gelişiyle bir nebze rahatlar. John ise gizemi çözmeden önce karanlık geçmişindeki korkularla yüzleşmelidir.

Psikolojik dengesi bozulan bir annenin çocuklarına yaptığı işkenceyi konu alan film gerçek bir hikayeden alınmıştır. Filmdeki erkek çocuk karakteri annesinden korunmak için amansız bir mücadeleye girer.

6 yaşındaki bir kızın parçalanmış cesedi bir su birikintisinde bulunur. Kız, Claudia'nın kayıp kızı olarak teşhis edilir, ancak kimliğini kanıtlayan sadece iki şey vardır: adının yazılı olduğu bir bileklik ve sağ bacağının solundan 3 cm uzun olması. Diğer tüm izler silinmiştir. 5 yıl sonra, sakinleştirici bağımlısı Claudia, kızı olduğunu iddia eden biri tarafından aranır: "Onlar beni öldürmeden gel ve bul beni!" Başka gizemli ipuçları da ortaya çıkınca, Claudia kızının hala hayatta ve tehlikede olduğuna inanır. Yıpranmış bir eski polis ve bir parapsikoloji muhabiriyle birlikte gerçeği bulmak için karanlık bir yolculuğa çıkar.

Ed ve Lorraine Warren'in, gözlerden uzak bir çiftlik evinde karanlık varlıklar tarafından dehşete sürüklenen bir aileye yardım etmeğe gelirler. Güçlü bir şeytani varlıkla yüzleşmek zorunda kalan Warren çifti kendilerini hayatlarının en korkutucu vakasıyla karşı karşıya bulurlar.

Dört yıl önce 13 yaşındaki Finney Shaw, korkunç The Grabber'ı öldürüp onun pençelerinden kurtulan tek kişi oldu. Ama gerçek kötülük ölümü yener ve o siyah telefon yeniden çalmaya başlar. Artık 17 yaşında olan Fin, esaretin travmalarıyla boğuşurken 15 yaşındaki kız kardeşi Gwen, rüyalarında siyah telefondan çağrılar alır ve Alpine Lake kış kampında takip edilen üç çocuğun ürkütücü görüntülerini görür. Gwen, bu gizemi çözmek ve The Grabber'ın intikamını durdurmak için Fin'i kampa gitmeye ikna eder. Karlı bir fırtınada, kardeşler, katilin aileleriyle olan şok edici bağını ortaya çıkarır. Ölümden sonra daha da güçlenen The Grabber ile yüzleşen Fin ve Gwen, hayatta kalmak için her şeylerini ortaya koyar.

Robert Dean, tesadüfen önemli bir siyasi cinayetin delilerini ele geçirir. Bir anda hükümete bağlı bir istihbarat servisinin hedefi haline gelen Dean için hayat kabus haline gelir.Yüksek teknoloji ürünü haberalma cihazları ve tehlikeli ajanlar Dean'in peşine düşmüştür. Devletin sahip olduğu, insanları kolayca gözetleyebilmeyi sağlayan yüksek teknolojik imkanlar, ona neredeyse kaçacak nokta bırakmamıştır. Ama tüm bu imkansızlıklara rağmen Dean, hayatını, ailesini ve kariyerini kurtarmak zorundadır.Macera-aksiyon filmlerinde kendi tarzını yaratmayı başarmış yönetmen Tonny Scott, Devlet Düşmanı'nda, politik taşlamaların da olduğu seyir zevki yüksek bir aksiyon sunuyor.

Anthony Hopkins, en başarılı ve en tüyler ürpertici performansını sergilediği Dr. Hannibal Lecter rolüyle tekrar karşınızda... FBI ajanı Will Graham artık emekli olmasına rağmen "Diş Perisi" olarak bilinen seri bir katili bulmak için tekrar göreve çağırılır. Graham, bu vahşi cinayetleri durdurabilmek için ilk başta Dr. Lecter'ın zihnine girmesine izin vermelidir... Oscar ödüllü oyuncular Ralph Fiennes, Emily Watson, Harvey Keitel, Mary Louise Parker ve Philip Seymour Hoffman gibi oyuncuların inanılmaz performanslarıyla devleşen bu filmi kaçırmayın.

Savaşın yerle bir ettiği Güney Sudan'dan kaçan genç bir çift, İngiltere'ye sığınıp yeni bir başlangıç yapmak ister. Ancak yeni evlerindeki uğursuz güç onlara eziyet eder.


Bir aile, banliyödeki yeni evlerine yerleştikten sonra burada yalnız olmadıklarını fark eder.

Çin'in modern dünyasında, bir Amerikalı büyük bir suçtan dolayı cezalandırılmak üzeredir... Yüksek tansiyon, uluslararası entrikalar ve öldürücü karşılaşmalarla dolu bu heyecan fırtınasında Richard Gere muhteşem bir performans sergiliyor. Büyük bir iş anlaşmasında, avukat Jack Moore (Gere) bu anlaşmanın kilit isimlerinden biridir ve bir anda çok büyük bir başarı kazanır. Ancak bu sevinç güzel bir kadınla geçirdiği gece sonrası tepe taklak olur ve Moore, kadının acımasız katili olmakla suçlanır. Çin'in katı mahkeme sisteminde sanıklar suçsuzlukları ispatlanana kadar yalnız kalmak zorundadırlar ve Jack de tamamen yalnız kalır. Ancak savunma avukatı (Bai Ling) davadaki çelişkilerin farkına vararak kalp atışlarınızı yükseltecek bir yarışla gerçek katili bulmak için mahkemeye ve ülkesine karşı harekete geçer... Hem de her ikisinin de hayatını tehlikeye atmak pahasına...

Köklü tarihi geçmişiyle tanınan New England’daki Pendleton Koleji’nde yavaş yavaş işlenmeye başlanan cinayetler tıpkı, “hep şöyle yaparsan başına böyle kötü şeyler gelir” türü hikayelerle bağlantılıdır. Bu cinayetleri işleyen kişi kampüsteki öğrencileri teker teker öldürmekte ve kimse katili bulamamaktadır. Her zaman anlatılan korku dolu hikayelerin birer birer gerçeğe dönüştüğü bir gerilim filmi.

Cinayet masası dedektifi John Hobbes, seri katil olan Edgar Reese'in idamına tanık olur. İdamdan kısa bir süre sonra tekrar cinayetler işlenmeye başlar ve Reese'in tarzına çok benzerler.

Korku sinemasının ustalarından John Carpenter'ı üne kavuşturan filmi "Cadılar Bayramı", ilk cinayetini altı yaşında işleyen bir çocuğun onbeş yıl sonra hapisten kaçarak geçmişini tekrarlamasını anlatıyor. Azizler günü arifesinde işlediği cinayeti hayatının merkezi haline getiren ve sıradan insanları öldürerek adeta sorunlarıyla hesaplaşan gencin hikayesi.

Sorunlu hayatlarını geride bırakmaya çalışan ikiz kardeşler yeniden başlamak için memleketlerine döner ancak daha büyük bir kötülüğün onları karşılamak için beklediğini keşfederler. "Şeytanla dans etmeye devam edersen bir gün peşinden evine gelir."

Graham ailesinin en yaşlı üyesi esrarengiz anneanne Ellen’ın ölümü sonrası kızı Annie, soyağaçlarının uğursuz ve korkunç detaylarını keşfetmeye başlar. Aile üyeleri ardı ardına uğursuz olaylar yaşamaktadır ve kendilerine miras kalmış bu lanetten kurtulmaya çalıştıkça, kaçınılmaz sona biraz daha yaklaştıklarını fark ederler.

Bir ailenin hayatı, oğullarını trafik kazasında kaybetmelerinin ardından paramparça olur. Artık adam başarılı bir avukattır, kadınsa yeniden evlenmiş ve ünlü bir yazar olmuştur. Ancak aradan geçen 10 yıldan sonra ikilinin arasının düzelmesi için bir fırsat doğar * yanlış kategorilendirilmiş. kesinlikle korku veya gerilim filmi değil, çok sağlam bir dram filmi. Evet filmde bazı şeyler eksik olabilir ama çok güzel başlıyor, duygusal bir yapım baştaki neşeli sahnelerden sonra film ilerledikçe gözlerim dolarak izledim. Oyuncuların performanslarıda harikuladeydi özellikle küçük çocuğa bayıldım. Kısacası eğer dram filmi seviyorsanız kaçırmayın

Davison ailesi, ailenin büyüklerinin evlilik yıldönümleri vesilesiyle şehirden uzak izbe bir evde toplanırlar. Bu kutlamanın davetsiz ilk misafiri ise ailenin genç üyelerinden Crispian'ın yeni kız arkadaşı Erin'dir ve başlarda ortama bu durumun gerginliği hakim olur. Ancak kısa süre sonra yaşanmaya başlayacak olan sürpriz dehşet, aile bireylerinin zihinlerindeki tüm korku tanımlarını yerle bir eder. Crispian ve kardeşi Drake'in tartıştığı sırada evin camlarından giren bir maskeli katiller çetesi, tüm aileyi savunmasız bir şekilde kıskıvrak yakalar. Kaçacak yeri olmayan kurbanlar bir gece boyunca dehşet içerisinde canlarını savunurken beklenmeyen sürprizler yaşanacaktır.

Rage virüsünün Britanya adalarına yayılmasının yarattığı kaos kontrol altına alınmış ve insanlar yavaş yavaş boşaltmak zorunda kaldıkları evlerine geri dönmeye başlamışlardır. Amerikan ordusu da Londra'nın çeşitli yerlerinde düzenin sağlanması ve insanların güvenle evlerine yeniden yerleşebilmelerini sağlamak için yardım etmektedir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir