
Loren Dean
Curtis Wilcox


Loren Dean
Curtis Wilcox

Lori Heuring
Jan Tyler

Johnny Messner
Bill Doyle

Judy Reyes
Detective Patterson

Johnathon Schaech
Aaron Tyler
Michael Risley
Neal
Bruce Faulk
Officer Crawford

Jana Kramer
Trudy Todaro
Lenny Levi
Peter Vaslos
Olivia Archer
Betsy Tyler
Molly Irwin
Stripper #2

Chris Kipiniak
Cop
Maja Miletich
Bartender
Judith Hawking
The Coroner

Polis San Pedro'da patlayan bir tekneyi araştırdığında 27 ceset ve 91 milyon dolarlık uyuşturucu parası bulur. Olaydan kurtulan iki kişi, yanıklarla dolu vücuduyla korkmuş bir Macar terörist ve Verbal Kint adında bir tetikçidir. Polisteki sorgusunda Kint, 6 hafta öncesinden başlayarak olayları anlatır.

Alfred Hitchcock, Frederick Knott'un beğenilen oyunu Dial M for Murder'ı Grace Kelly, Ray Milland ve Robert Cummings'in dahil olduğu bir aşk üçgenini şüphenin mükemmel bir karışımı ile anlatıyor... Kelly, buradaki rolü ve beğenilen diğer iki 1954 performansları ile New York Film Eleştirmenleri ve National Board of Reviewk'in En İyi Kadın oyuncu ödüllerini kazandı. O, Cummings'i sever, kocası Milland onu öldürme planları kurar. Fakat planını anlatmak için yanlış bir numarayı arar, ve doğru numarada yanlış cevap alır ve parlak makaslar ölümcül bir silaha dönüşür. Mükemmel bir gerilim için "M"yi çevirin...

Eski bir Çin Atasözü’ne göre, insan yaşamını temsil eden 4 temel duygu vardır: Sevgi, Keder, Zevk ve Mutluluk. The Air I Breathe, bu 4 duyguyu sembolize eden 4 insanın iç içe geçen hikayesini anlatıyor. At yarışı oynayıp kaybeden Mutluluk, Fingers isimli mafya babasına borçlanır. Zevk ise, Fingers’ın yanında çalışan bir çete lideridir ve patronun emriyle yeğeni Tony’nin belaya bulaşmasını engellemekle görevlendirilir. Keder’i temsil eden Trista isimli pop starın menajeri yıldızın sözleşmesini Fingers’a devredince Trista, Fingers’ın baskısı altında kalır. Öte yandan, hayatının aşkı ölmek üzere olan doktor (Sevgi) da umutsuzca sevdiği kadın için çok nadir rastlanan bir kan grubunu bulmak için çırpınmaktadır. Bu 4 insanın hikayesi ummadık şekilde birbiriyle kesişecektir.Jieho Lee’nin senaryosunu yazdığı ve ilk yönetmenlik denemesi olan The Air I Breathe, geniş oyuncu kadrosunun performanslarıyla öne çıkan Türkiye’de gösterim şansı bulamamış başarılı bir ilk film.


Addison (Eric Bana) ile kız kardeşi Lisa (Olivia Wilde) yanlış giden bir kumarhane soygunundan kaçmaktadır. Aralarından biri ve bir polis bir araba kazası sonucu ölünce, ayrılır ve çok kötü koşulllar altında Kanada sınırına varmaya çalışırlar. Addison ülkeyi geçerken kargaşa yaratırken, Liza eski boksör Jay (Charlie Hunnam) tarafından annesi (Sissy Spacek) ve emekli şerif babasıyla (Kris Kristofferson)Şükran Günü’nü geçirmeye zorlanır. İşte kardeşler bu şekilde aile bağlarının sınırlarını zorlayan heyecan verici bir durum içinde tekrar bir araya gelirler...

Howard Ratner, New York'ta mücevher satıcısı bir adamdır. Ancak Ratner'ın gözü hep daha yükseklerdedir ve yüksek miktarlarda borcu vardır. Ratner diğer yandan ünlüler için yüksek riskli bahis işi de yapıyordur. Bu sırada başına talih kuşu konar. Ancak bu talih kuşunun sahibi olabilmesi için çok iyi bir oyunculuk performansı sergilemesi gerekmektedir. Bu sırada işi ve diğerleriyle olan ilişkisini de dengede tutması gerekmektedir...

Ace Rothstein, 1970'lerin Las Vegas'ında bir kumarhane işletmecisidir. İşini korumak için gereken her yola başvuran Ace, işletmesinin bol miktardaki kârının büyük kısmını patronlarıyla paylaşmaktadır. En iyi dostu Nicky Ace'in işletmenin çalışanlarına ve zaman zaman da müşterilere göz kulak olmasına yardım etmeye başlar. Ace'in amacı gelirini belli bir seviyede tutmak, patronlarla başını belaya sokmamak ve kumarhanesinin güvenilir ve sevilen bir yer olarak kalmasını sağlamaktır fakat Nicky işletmeye adımını attığı günden itibaren tüm kumar piyasasını eline geçirmeyi ve Vegas'ın kralı olmayı hayal etmektedir.

Frankie Machine hapishanede ve rehabilitasyonda 6 ay geçirdikten sonra eski uyuşturucu satıcısı Louie ile aynı anda mahalleye döner. Frankie’nin Louie ile bir işi yoktur. Hatta artık uyuşturucu kullanmadığını ve buna asla para harcamayacağını duyurur. Hapishanede bateri çalmayı öğrenmiş olan Frankie’nin hayali profesyonel bir müzisyen olmaktır. Ancak bu zorlu bir mücadele olacaktır. Karısı Zosch ve patronu Schwiefka o kadar çok baskı yapar ki sonunda uyuşturucu alışkanlığına geri döner. Gerçekten sevdiği kız yani Molly Frankie’nin yanındadır. Ancak Louie öldürülünce polis bu cinayetin sorumlusunun Frankie olduğuna inanır ve Frankie için işler daha da sıkıntıya girer.

Suç dünyasında hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değildir. Özellikle de Slevin'ın bulaşmış olduğu suç dünyasında. Sevgilisi tarafından aldatılan, evinden atılan, üstüne üstlük bir yankesiciye kimliğini kaptıran Slevin, Los Angeles'ın bunalımlarından bir süre de olsa uzak durabilmek için New Yorklu arkadaşı Nick Fisher'dan dairesinin anahtarını ödünç alır. Oysaki New York, çok daha belalı bir şehre dönüşmüştür. Bir dönem ortak olup sonradan düşman olan iki mafya babası Patron ve Haham, suç dünyasını parsellemişlerdir. Ancak oğlunun intikamını almaya niyetli olan Patron, Haham'ın oğlunu öldürtmek için bir kiralık katil tutar. Katilin planı basittir. Patron'a borçlu birini bul ve adamı öldürt. En kolay yem ise Nick Fisher'dan başkası değildir.

An old gangster is advised that Freddie Mays would leave jail after thirty years in prison. His mood changes and he recalls when he was a young punk and who joined Freddie's gang—a man he both envied and ultimately betrayed.

Bir çocuk annesinin acımasızca öldürülmesine tanık olur. Büyüdükçe katili bulmak için daha takıntılı bir hal almaya başlar. Normal sıradan sessiz ama kendi dünyasında kendini kahraman olarak gören bir öğrenci. Ama gerçek bir kahraman nedir? Ve doğru veya neyin yanlış olduğuna kim karar verir? Bunun sınırları ise bulanıktır. Boy Wonder, doğru ve haklının ne olduğunu, ahlak ve ahlaksızlığın algınmasındaki sorgulamaları irdeleyen bir film.

2001 Sundance Film Festivali ve Cannes Film Festivali'ndeki en popüler filmlerden birisi olan "The Deep End", kandırma psikolojisi üzerine kurulu ve klasik gerilim filmi sınırlarını yeni ve zorlayıcı alanlara kaydıran bir yapıt. Bir kadın (Tilda Swinton) genç oğlunu korumak amacıyla bir cinayeti örtbas eder. Ama birisi bunu bilmektedir. Bilgi para demektir ve hatta sessizliğin bedeli daha da ağırdır. Kanıtları saklamak için aldığı her karar ilginç bir şekilde bu korkutucu kedi fare oyununa yeni bir halka ekleyecektir.

Filmin hikayesi, Libby Day'in ailesinin Kansas şehrindeki bir çiftlikte vahşi ve acımasız bir şekilde katledilmesiyle başlıyor. Yalnızca beş yaşında olan Libby, Ocak ayının ölümcül kar fırtınasının ortasında, bir şekilde buradan kaçıp kurtulmayı başarır. Ancak bu bir kurtuluş değildir. Zira yolda başından geçen çeşitli hazin olaylar ve talihsizlikler bir türlü hayatından silinmez. En sonunda medyanın baskısından kurtulamayarak ailesinin ölümüne dair talihsiz bir beyanatta bulunmak zorunda kalır. Aradan 25 yıl geçer ve bu süreçte her günü talihsiz geçmişini unutmaya çalışarak geçer. Ta ki Kill Club isimli, gizemli suç olaylarını araştıran gizli bir topluluğu keşfene dek... Şimdi geçmiş anıları tekrar canlandırmanın ve ailesinin başına gelen katliamı çözmenin zamanı gelmiştir. Gillian Flynn'in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Gilles Paquet-Brenner, başrolünde ise Chloë Grace Moretz ile Charlize Theron bulunuyor.

Küçük oğlu ve karısı ile birlikte Bronx'da son derece ırkçı bir mahallede yaşayan Lorenzo Anello, maddi durumu iyi olmasa da pis işlere bulaşmadan dürüst bir hayat sürdürmektedir. Bir gün Lorenzo'nun oğlu Calogero, Sonny isimli bir gangsterin, bir adamı sırf park yeri yüzünden öldürdüğünü görür fakat onu polise ihbar etmeyince Sonny ile Calogero arkadaş olurlar. Lorenzo, oğlunun bir gansterle görüşmesine karşı çıkmasına rağmen Calogero git gide Sonny ile daha da yakınlaşacak ve babasının onu yetiştirmeye çalıştığı değerlerden uzaklaşıp kendisini suç dünyasının ortasında bulacaktır. 60?larda geçen bir gangster hikayesi anlatan Günaha Davet, Robert de Niro'nun ilk yönetmenlik denemesi. Sonny rolünde ise filmin uyarlandığı aynı isimli oyunu da yazan Chazz Palminteri'yi görüyoruz.

Molly Bloom’un aynı adlı kitabından uyarlanan bu filmde, Molly olimpik klasmanda yarışacak düzeyde bir kayakçıdır, aynı zamanda tam 10 yıl süresince tüm zamanların en yüksek tutarlı poker turnuvalarının organizatörlüğünü yapmıştır. Tabii bu turnuvaların tamamı illegaldir! Uzun bir takip ve araştırma neticesinde FBI'dan baskın yer ve tüm müşteri portföyü ortaya dökülür. Listede FBI'ın dahi şoke olduğu isimler vardır. Hollywood yıldızları, sporcular, iş dünyasının simge isimleri, Rus oligarklar! Kimi ararsanız Molly'nin milyon dolarlık poker turnuvalarında isimi geçmektedir. Düştüğü zor durumdan Molly'i kurtaracak tek bir kişi vardır, o da savunma avukatı Charlie Jaffey’dir.

Luke, yetenekli bir motosiklet sürücüsüdür ve dublörlük yaptığı karnaval kumpanyası ile şehir şehir gezmektedir. New York’a döndüğünde eski sevgilisi Romina ile yeniden karşılaşır ve kendi oğlu olan Jason’ı dünyaya getirdiğini öğrenir. Luke, yollarda geçen hayatını düzene sokma ve ailesiyle yeni bir yaşam kurma kararı alır. Araba tamircisi olarak yanında çalışmaya başladığı Robin, kısa sürede Luke’un yeteneklerini keşfeder ve yapılacak bir dizi banka soygunu için kendisine ortak olmasını ister. Bu teklif, tek amacı karısı ve çocuğu için daha iyi bir hayat sağlamak olan Luke’u hırslı polis memuru Avery Crossile karşı karşıya getirecektir.

James Stewart ve Dorıs Day, korku sinemasının tartışmasız üstadı Hitchcock'un bu muhteşem geriliminde özgün ve dramatik bir performans sergiliyorlar. Stewart ve Day, Fas'ta oğulları Hank ile tatil yapan masum Amerikalılar Ben ve Jo McKenna'yı oynuyorlar. Marakeş pazarında bir Fransız ajanı Ben'in kollarında öldüğünde, çift oğullarının kaçırıldığını ve ingiltere'ye götürüldüğünü öğreniyor. Kime güveneceklerini bilmez halde olan McKenna ailesi uluslararası casusluk, suikastçilik ve terörle karşı karşıya kalır. Gerçeğe yaklaştıkça tüm hayatları değisecektir ve film meshur Albert Meydanı'nda gerilim dolu bir doruğa ulaşacaktır.

Bir yabancı, bir fahişeyle evlenen ve kaba bir kumarhane müdavimiyle arkadaş olan genç bir Reno kumarbazına akıl hocalığı yapar.

Cinnet, Alfred Hitchcock'un yıllar sonra sevgili kentine, yani Londra'ya dönüşünü simgeler. Bu dönüş ustaya ilham vermiş gibidir: Kentin son derece başarılı bir fon olarak kullanıldığı, herşeyiyle tipik İngiliz bir seri cinayetler öyküsü izleriz. Film, aynı zamanda Hitchcock filmlerinde görülegelmiş en kanlı cinayet sahnelerinden bazılarını da içerir. Ve bu nedenle kimi eleştirmenlerden "zevksiz" damgasını yer. Sanki biraz da bunu dengelemek için, katilin peşindeki polis komiseriyle eşinin evlerindeki yemek tartışmaları, ustanın mutfak kültürüne olan büyük ilgisinin bir yansıması ve ayrıca başlıbaşına bir mizah unsurudur. Ve film star oyuncuya sahip değilse de tipik İngiliz, birinci sınıf bir takım oyunculuğu içerir.

Andy Garcia (When A Man Loves A Woman, Ocean's Eleven) bu özgün ve sürükleyici gerilim filminde yıldızlardan oluşan muhteşem bir kadronun başını çekiyor. Patronu (Christopher Walken - Pulp Fiction) eski gangster Jimmy'ye (Garcia) son bir iş için reddedemeyeceği bir teklifte bulunur. Fakat işler ters gitmeye başladığında Jimmy ve arkadaşları ölümle karşı karşıya gelir. Jimmy'nin, arkadaşlarını ve hayallerinin kadınını (Gabrielle Anwar - Scent Of A Woman) kurtarıp işleri yoluna koymak için sadece 48 saati vardır. Her yerde eleştirmenler tarafından övgüyle bahsedilen KARIŞIK İLİŞKİLER, keyifle izleyeceğiniz benzersiz bir gerilim!
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir