
Uta Hagen
Ada


Uta Hagen
Ada

Diana Muldaur
Alexandra
Chris Udvarnoky
Niles Perry
Martin Udvarnoky
Holland Perry

Norma Connolly
Aunt Vee

Victor French
Angelini
Loretta Leversee
Winnie

Lou Frizzell
Uncle George

Portia Nelson
Mrs. Rowe
Jenny Sullivan
Torrie

John Ritter
Rider

Jack Collins
Mr. P.C. Pretty
Ed Bakey
Chan-yu
Clarence Crow
Russell
Bob Melvin
Sideshow Man (uncredited)

Alice, Meryem Ana'nın sözde ziyaretinden sonra açıklanamaz bir şekilde duyabilen, konuşabilen ve hastaları iyileştirebilen, işitme engelli genç bir kızdır. Haber yayılırken ve uzak ve yakın yerlerden insanlar onun mucizelerine tanık olmak için akın ederken, kariyerini yeniden canlandırmayı ümit eden gözden düşmüş bir gazeteci, araştırma yapmak için küçük New England kasabasını ziyaret eder. Ortalıkta korkunç olaylar yaşanmaya başlayınca, bu olayların Meryem Ana'nın eseri mi yoksa çok daha kötü bir şey mi olduğunu sorgulamaya başlar.

Eğer "ölümün" planlarını bozarsanız işler çok karmaşık bir hâl alabilir. Sürekli tekrar eden şiddetli bir kâbusla boğuşan üniversite öğrencisi Stefanie, bu döngüyü kırıp aile fertlerini, onları bekleyen korkunç ölümden kurtarabilecek tek kişinin izini sürmek için eve döner.

İkiz kız kardeşinin vahşice öldürülmesinden sonra Darcy, intikam almak için perili nesneleri kullanarak sorumluların peşine düşer.

Powder filmi ile tanınan Victor Salva'nın filmlerinden biri olan Jeepers Creepers, üniversiteden evlerine dönerken yolu uzatan iki kardeşin inanılmaz macerasını anlatıyor.Otobanda sakince ilerlerken onları ezmeye çalışan bir araba ile o arabanın sahibinin eski bir kilise yanındaki boruya attığı cesetleri gören iki kardeş başlarına ne tür bir bela aldıklarını öğreneceklerdir...

Rebecca evden ayrıldığında çocukluk korkularını da ardında bıraktığını düşünür. Büyürken, ışıklar söndüğünde neyin gerçek neyin hayal olduğundan asla emin olamamıştır…ve şimdi de küçük kardeşi Martin, bir zamanlar Rebecca'nın akıl sağlığını sınayan ve güvenliğini tehdit eden, açıklanamayan ve korkunç olaylar yaşamaktadır. Anneleri Sophie'yle gizemli bir bağı olan korkunç bir varlık yeniden gün yüzüne çıkar. Bu kez, Rebecca gerçeği çözmeye giderek yaklaşırken…ışıklar sönünce herkesin hayatı tehlikededir.

The Eyes Of My Mother adlı film, çocukluktan itibaren peşini bırakmayan kabuslarını sonladırmak için kendini terk edilmiş bir çiftlik evine kapatan Francisca adlı genç kızın, yaşadıklarını ele almaktadır.

Dean Corso, zengin koleksiyoncular için eski ve çok değerli kitapları araştıran ve bulan bir araştırmacıdır. Yaptığı görev kültürel birikim, hüner ve çelik gibi sinirler gerektirmektedir. Corso, ünlü bir kitapsever olan Boris Balkan için Satanik ayinleri anlatan bir seri kitabın sonuncusunun peşine düşer. Rivayete göre bu kitap Karanlıklar Krallığının dokuz kapısını açacak bir el yazmasıdır. Geri kalan iki kopyası Avrupa’dadır. NewYork’tan Toledo’ya, Portekiz’den Paris’e giden yollarda Corso labirent gibi tuzaklarla, vahşi ve gizemli ölümlerle karşılaşır. Kendisini koruyan güçler yardımı ile kendisinden çok daha güçlü bir varlığa karşı adım adım yaklaşmaktadır. Zamanla asıl görevinin bir kitabı bulmaktan çok daha farklı olduğunu anlar.

Like any other teenage girl, Tara is just surviving high school — yet her father and mother seem strangely distant. Amidst a nearby spree of gruesome ax murders, Tara has sightings of terrifying entities, forcing her to question her own sanity and shocking ancestry.

Inside the halls of an elite arts academy, a timid music student begins to outshine her more accomplished and outgoing twin sister when she discovers a mysterious notebook belonging to a recently deceased classmate.


Alice Spages, annesi ve kız kardeşiyle birlikte yaşayan, psikolojik olarak biraz sorunlu 12 yaşında bir genç kızdır. Bir maske takarak ve sarı bir yağmurluk giyerek, annesinin ve çevredeki kilisede görev yapan rahibin gözdesi olan kız kardeşi Karen'ı korkutmayı sever. Diğer favori uğraşları arasında, obez komşusunu rahatsız etmek ve etrafındaki insanlardan çaldığı eşyalarla oluşturduğu fetişistik bir evren yarattığı bodrumda oynamak vardır. Onun için her şey, kız kardeşi kilisede komünyon ayini sırasında öldürüldüğü gün değişir. O andan itibaren, polisin onu güçlü bir şekilde şüpheli olarak görmesine yol açan bir dizi olay başlar. Kilise trajedisinden kısa bir süre sonra, onu hiç sevmeyen halasının sarı parkalı ve maskeli biri tarafından saldırıya uğraması, şüpheleri daha da artırır. Peki, bu gizemli katil kim? Alice mi yoksa ona yakın biri mi?

Doktor Caligari'nin Muayenehanesi(Das Kabinett des Dr. Caligari, 1919), Alman sinemasının bu dönemini(Altın Çağ 1918-1927) simgeleyen ve en çok tartışılan filmdir. Anlattığı gizemli cinayet öyküsünün yanı sıra resimli panolardan oluşan dekorları, boyayla elde edilmiş gölgeleri, eğik bacalı, yamuk duvarlı evleriyle filmin yarattığı fantastik ve ürkütücü dünya bugün bile ilgiyle izlenmesini sağlamaktadır. Film, döneminde ve sonrasında, pek çok övgüler aldığı gibi, aynı ölçüde eleştirilmiştir. Öyleki "kaligarizm" bir terim haline gelmiştir.

Latin kökenli bir Amerikalı genç babasını bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle birinci dereceden cinayetle suçlanır ve mahkeme önüne çıkarılır.

Dokuz buçuk yaşındaki Antoine ceza olarak aldığı ödevi yapamaz ve ertesi gün okula gitmekten korkar. Arkadaşı René ile birlikte okulu kırıp haytalık yaparlar. Antoine, öğleden sonra sokakta annesini başka bir erkeğin kollarında görür ve alt üst olur. Okula dönünce içinde bulunduğu ruh halini etkisiyle mazeret olarak annesinin öldüğünü iddia eder. Antoine'ın anne ve babası okula geldiklerinde gerçek ortaya çıkar. Cezalandırılmaktan korkan küçük kahramanımız bu kez akşam eve gitmekten korkar. Geceyi sokakta geçirirse de ertesi gün yakalanır ve ev hayatı tekrar başlar. Annesinin ölümüyle ilgili yalanından ötürü Antoine'a hala garezi olan öğretmeni ona ve René'ye 8 gün okuldan uzaklaştırma cezası verir. İki kafadar durumu ailelerine açıklayamayacakları için evden kaçmaya karar verirler. Amaçları denize ulaşmaktır. Ancak paraları yoktur. Bunun üzerine Antoine gece babasının bürosuna gidip bir daktilo çalmak ister. Ne planlar istendiği gibi gider ne dertler biter.

Maggie "Seninle beraber yaşamıyorum" diye çıkıştı Brick'e. "Aynı kafeste duruyoruz, o kadar." Tennessee Williams'ın 1955 Pulitzer ödüllü oyununun çarpıcı diyalogları ve yoğun duygusallığı oyunun bu film versiyonunda fırtına gibi gürlüyor. Kızgın Damdaki Kedi, olgun yaşlara hitabeden konuları ve ateşli performanslarıyla büyük gişe yapmış.Paul Newman, sorunlu eski spor yıldızı Brick rolündeki hassas performansıyla ilk kez Oscar Ödülü'ne aday gösterilmiş. Elizabeth Taylor ise, hayata olduğu gibi değil de birgün olmasını umduğu şekliyle sarılan kedi Maggie rolüyle ikinci kez aday olmuş. Burl Ives'in yalancılıktan nefret eden Big Daddy rolünde Broadway'deki ününü perçinlediği Kızgın Damdaki Kedi, yakıyor.

I.Dünya Savaşı sıralarında, Cal Trask, babasının sevgisini kazanmak için kardeşi Aron'la yarış halinde.. Ancak Cal, karakteri açısından savaşla, işiyle ve kendisiyle iyi bir ilişkisi olmayan annesiyle devamlı kavga etmeyi yeğliyor. "Cennetin Doğusu", ünlü yazar John Steinbeck'in aynı adlı romanından Elia Kazan tarafından yapılmış bir uyarlama... Cennetin Doğusu, (East of Eden) yönetmenliğini Elia Kazan'ın yaptığı, 1955 yapımı bir ABD filmidir. John Steinbeck'in aynı adlı romanından, Paul Osborn tarafından senaryolaştırıldı. Başlıca rollerini James Dean, Julie Harris ve Raymond Massey'nin paylaştığı film, Jo Van Fleet'e En iyi yardımcı kadın oyuncu oscarını kazandırdı. Ayrıca film, en iyi aktör, en iyi yönetmen ve en iyi senaryo oscarlarına da aday gösterildi. Film, Golden Globe, Cannes film festivali gibi birçok törenden ödülle dönmüştür...

Korku filmi klasiği olan bu film serisinde, yaralı yüzlü bir sübyancıyı bir çete linç eder. Öldürülen sübyancı, yıllar sonra katillerinin çocuklarının rüyalarına girmeye ve rüyalarında onu gören çocukları teker teker öldürmeye başlar.

Genç bir gazeteci olan Grace, komşusu Danielle'nin bir cinayet işlediğine ve erkek arkadaşını öldürdüğüne tanık olur. Ancak Danielle'nin bir siyam ikizi olduğu ortaya çıkınca işler daha da karışacak ve cinayet çözülmesi zor bir hal alacaktır.

Liam, kim olduğunu hatırlamayarak bir araba kazasından uyanır. Yardım istemek için kasabaya doğru yol alırken, hepsi garip soluk gözlü cesetleri bulur. Liam'n ilk değerlendirmesinde, havada bir virüs vardır, ancak kısa sürede korkunç gerçeği keşfeder; 50 metrelik bir yarıçap içine gelen herkes hemen ölmektedir.

Kasabanın kilisesinde gönüllü olarak çalışan Tyler Burnside (Charlie Plummer) aynı zamanda bir izcidir. Saygılı bir genç olan Tyler’ın babası da (Dylan McDermott) dürüstlüğüyle tanınan bir topluluk lideridir. Yaşadıkları sessiz Kentucky kasabasının tek bir sorunu vardır: onlarca yıl önce işlenen ve topluluğu derinden sarsan çözülmemiş cinayetler. On kadının vahşice işkenceye uğradığı ve öldürüldüğü bu cinayetler Clovehitch olarak tanınan bir psikopat tarafından işlenmiştir. Tyler, babasının zulasında rahatsız edici fotoğraflar bulduğunda, dünyada en güvendiği insanın Clovehitch olabileceğinden ve henüz son cinayetini işlemediğinden şüphe etmeye başlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir