
John Malkovich
Jake Bartholomew

American couple Jake and Tina are living in an expensive London hotel above their means, incurring a sizeable debt. When they are asked to pay a lavish dinner bill and Jake's card is declined, he suggests they sell Tina's tiny, expensive Henry Moore sculpture to cover the debt. After they hatch a scheme to claim the sculpture was stolen in order to collect insurance on it, the sculpture mysteriously goes missing.

John Malkovich
Jake Bartholomew

Andie MacDowell
Tina Leslie Oates

Lolita Davidovich
Joan
Rudi Davies
Jenny Finn

Joss Ackland
Mr. Mercer

Bill Paterson
Victor Swayle

Ricci Harnett
Steve Finn

Peter Riegert
Lawrence "Larry" Oates

Jack Shepherd
Marty Slaughter

Rosemary Martin
Mrs Doughty

Roger Lloyd Pack
Frankie Sedgewick
Andrew Hawkins
Gordon

Pip Torrens
Art Evaluator

Jeremy Sinden
Jonathan
Annie Hayes
Housekeeper

Paul, karısı Margaret'la birlikte Alaska'nın dondurucu soğuğunda parasızlıkla boğuştuğu bir yaşam sürmektedir. Borçlarını ödeyebilmek ve karısının sağlık problemlerini çözebilmek için acil paraya ihtiyacı vardır. Bir milyon dolar değerinde bir sigorta poliçesi olan Paul'ün kardeşi Raymond, beş yıldır kayıptır. Bu paranın peşinde olan Paul, bu sayede bütün sorunlarını çözebilecektir. Ne var ki, uyanık sigorta müfettişi Tedd'i kardeşinin ölmüş olabileceği konusunda ikna edemez. Bir gün işyerinin arkasındaki çöp bidonunda bir ceset bulunca aklına delice bir fikir gelir: Cesedi kardeşine benzetecektir. Fakat, cesedin gerçek sahipleri, uyanık müfettiş Ted ve bunca yıl sonra birden geliveren Raymond ile iyice arapsaçına dönen işler, karısı Margaret'in kaçırılmasıyla doruk noktasına varır.

Her geçen gün gittikçe nezih bir yer haline gelen Oakland’ta geçen film, ırk ve sınıflarla ilgili güncel bir hikaye anlatıyor. Colin yeni bir hayata başlamak için şartlı tahliyesinin son 3 gününü sakin geçirmesi gereken bir adamdır. Bir mesleği, sorumlulukları ve planları vardır. Ama hızlı konuşan çocukluk arkadaşı Miles'ın da problem mıknatısı olmak gibi bir özelliği vardır. Collin’in şartlı tahliye geri sayımı, şok edici bir suça tanıklık etmesi ile sekteye uğrar. Bu olayın ışığında ikili, hızla nezihleşip burjuvalaşan kasabalarında yabancı hissetmeye başlarken, dostlukları da rahat varoluşundan çıkarak sarsıcı bir çarpışma rotasına sürüklenir.

Mickey Prohaska küçük bir kasabada sigortacılık yapmakta, bir yandan kendi işini kurmaya çalışırken diğer yandan da kendisinden ayrılmaya çalışan eşiyle arasını düzeltmeye çalışmaktadır. Mickey'e göre her şey insanları hikayesine inandırmaktan ibarettir. Yalnız yaşayan yaşlı bir çiftçiye sigorta satmaya çalışan Mickey, adamın çok daha büyük bir hazinesi olduğunu keşfeder. Bir şekilde çiftçiyi aradan çıkartıp, nadide bulunan kemana ulaşamaya çalışırken, dengesiz, sinir bozucu bir tamirci olan Randy'nin işine burnunu sokması hiç planlamadığı olaylara yol açacaktır. Mickey şimdi Randy'nin işlediği cinayete mecburen suç ortağı olmuştur, dahası onun şantajlarına boyun eğmek zorunda kalmıştır. Daha çok yapımcı kimliği ile tanınan Jill Sprecher'ın yönetmen koltuğuna oturduğu filmin senaryosu ise gene Jill ve Karen Sprecher kardeşlere ait.

Oscar ve John aynı markette çalışan ve aynı evi paylaşan iki arkadaştır. Tüm zamanları bir arada geçmesine rağmen hayatları birbirinden oIdukça farklı devam etmektedir. John'un güzel bir sevgilisi, dolayısıyla da düzenli bir ilişkisi varken Oscar yıllardır kendine uygun bir kadın aramaktadır. Hatta uygun olması bile gerekmez, herhangi bir kadın zaten uygun olacaktır. Oscar'ın az da olsa kıskandığı bu harika hayatı John durup dururken altüst eder. Sevgilisinin kendisine ne kadar bağlı olduğunu sınamak isteyen genç adam, kıza ayrılmayı teklif eder. Ancak John'un yaptığı plan geri teper. Hayalleri yıkılan genç kız çok kısa bir zamanda kendisinden yaşça oldukça büyük olan evli bir sevgili edinir. Bu ayrılık ve yeni başlayan ilişki sadece onların değil, çevrede yaşayan tanıdık tanımadık tüm insanların hayatlarını da altüst edecektir. Buna şehrin en azılı hırsızından tutun da, basit bir otobüs şoförüne kadar herkes dahildir.

Kocasını yatakta başka bir kadınla yakalayan genç kadın hayatının şokunu yaşar. Üstelik tek sorun da bu değildir. Kocası yakalanınca kalp krizi geçirerek hayatını kaybeder. Cesetten kurtulması gerektiğini düşünen kadın cesedi gömer ve eşinin kayıp olduğunu söyler. Eşinin kayıp olarak bilinmesi ona beklenmedik bir şöhret sağlar. Ancak polisler ve suçlularla baş etmeye çalıştıkça boyundan büyük işlere kalkıştığını anlar. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de yerel bir kanalda haber sunucusu olan ve önemli bir hikaye bulmaya çalışan kız kardeşinden her şeyi saklamaya çalışır.

Kolpa bir adam yanlışlıkla ev sahibini öldürünce, cesedi saklamak için elinden gelen her şeyi yapmak zorundadır. Ancak daha sonra şehvetin dikkatini dağıtması, çok sevdiği kardeşinin ölümü ve bir grup uyumsuz karakter onu kendisini bir servetin beklediği bir yolculuğa sürükler...

Spacey , George Hickenlooper 'ın yeni filminde gerçek hayatında Casino Jack lakabı ile ünlenmiş olan dolandırıcı Jack Abramoff'u oynayacak. Şu anda hapiste bulunan Abramoff, kumarhaneleri dolandırmış ve bir yandan da politik skandallara imza atmıştı.

Sinema eleştirmenlerine göre 2001 yılının en iyi filmi. Baş karakter Ed Crane (Billy Bob Thornton) yokluğu, umursamazlığı, ruhsuzluğu, kolay ikna edilebilir olması ve en önemlisi dizginlerin elinde hiç olmaması hatta kendisinin hiç orada olmamayışıyla sinema tarihinin en müstesna karakterlerinden biri. Adeta yok! "Orada Olmayan Adam" Ed'in kendisini aldatan karısı Doris'e (Frances McDormand) yaptığı santaj ters teper ve adam öldürmeye dek giden yolda çok daha karanlık sırlarla karşılaşır.

Max Barber, son filmindeki başarısızlığın ardından yerel mafya patronuna büyük miktarda borcu olan bir Hollywood film yapımcısıdır. Borçlarından kurtulmanın yolunu arayan Max, bunun için yaşlanan film yıldızlarından yararlanmaya karar verir. Max, sigortadan para alabilmek için ana oyuncunun ölümüne neden olabilecek yüksek riskli aksiyon sahneleri olan bir film çektirmeyi planlar ve bu süreçte hayal ettiğinden de fazlasını elde eder.

Kahramanımız, ezeli düşmanı Captain Industry'ı bulmaya çalışmaktadır, attığı oyuncak bilyeler ile düşmanını şaşırtmakta, sapanı ile kötülere kök söktürmektedir. Defendor ; kendini kahraman zanneden Arthur' un hikayesidir.

Sam ve Fordy kredi kartında sahtecilik yapmaktadır, ama yanlış adamdan para çaldıklarında, kendilerini sadist bir gangster tarafından tehdit edilirken bulurlar.

Çocuk televizyonu… zor bir dünya. Randolf Smiley (Robin Williams) çok başarılı olmuştur. Çocuk televizyonu yıldızı Gökkuşağı Randolph olarak Manhattan’da bir dairesi, Times Meydanındaki reklam panolarında resimleri, arabaları, tekneleri ve çocuklarını televizyona çıkartmak için ailelerden aldığı rüşvetler vardır. Olay ortaya çıkıp lanetlenince Randolph yıldız konumunu kaybeder. Onun yerini Sheldon Mopes (Edward Norton) ile sahne kimliği olan fuşya renkli tombiş gergedan Smoochy alır. Çocuklar Smoochy’nin saflığına ve tavizsiz ahlakına bayılır. Artık daireye de, reklam panolarına da, ağzı güzel laf yapan menajere de (Danny DeVito) sahip olan Smoochy’dir. Ama Sheldon kısa sürede çocuk televizyonunun tehlikeli ve kalleş bir dünya olduğunu anlar—en büyük sorunu da Smoochy’ye Ölüm yemini etmiş olan beş parasız ve evsiz Gökkuşağı Randolph’tur.

İki polis memurunu öldürmekten 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Ruth Slater (Sandra Bullock), cezasını çektikten sonra yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Ancak cezaevinden çıkar çıkmaz öldürülen iki polis memurunun yakınları onu tehdit etmeye ve hayatını cehenneme çevirmeye başlar. Aksi takdirde artık eski evlerinde hoş karşılanmazlar. Bir çıkış yolu tıkanmış görünüyor, ancak nefret saldırıları artmaya devam ediyor. Şimdi, Ruth'un topluma geri dönüş yolu arayışında tek bir çıkış yolu vardır: yıllar önce gözden kaybettiği küçük kız kardeşini aramak, son çaresi olmalıdır. Ancak, kayıp aile bireyini arama, uzun yıllar hapis yattıktan sonra beklenenden daha zor hale gelir.

Bonnet, kızı Nicole ile birlikte yaşayan zengin ve yaşlı bir adamdır. Her şey akla yatkın ve mantığa uygun gelirken, Bonnet'in kazandığı her bir kuruşun hesabını çıkarmak gerek. İşte bu noktada, işe ustalıkla yapılan bir hırsızlık; taklitçilik giriyor. Ünlü ressamların ölümsüz eserlerini birebir taklit ederek satan ve bu sayede karun kadar zengin olan Bonnet, bir gün, ünlü ve 1 Milyon Dolar değerindeki bir eseri satmak değil, sadece sergiletmek için müzeye vermek istediğini duyurur ve gelen Fransız'lara heykeli teslim eder. Sahte heykelin sergilenmesine izin veren yaşlı adam, bu hareketini sorgulayan kızı Nicole'a, üzerinde sahtekarlık şüphesi bırakmamak için yaptığını söyler. Nicole ise babasının başının derde gireceğinden endişe etmektedir. Adeta hırsızlık yapan Bonnet'i engellemeye çalışan Nicole, bir gece vakti evlerine giren hırsızı suç üstü yakalar ve olaylar başlar.

After a string of abusive relationships, Wanda abandons her family and seeks solace in the company of a petty criminal.

Charlie, 20'lerinde, annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan ve hayattan pek bir beklentisi olmayan bir gençtir. Üvey babası, ciddi ilişkisi olan bir kıza aşık olunca, durumlar biraz karışacaktır. Ciddi bir ilişkisi olan Amber'la tanışınca, hayatını tekrar sorgulamaya ve ona ilgi duymaya başlar.

Eddie Dodd is a burnt out former civil rights lawyer who now specializes in defending drug dealers. Roger Baron, newly graduated from law school, has followed Eddie's great cases and now wants to learn at his feet. With Roger's idealistic prodding, Eddie reluctantly takes on a case of a young Korean man who, according to his mother, has been in jail for eight years for a murder he didn't commit.

Irwin bir gazeteci mi yoksa bir dedektif mi? Bu soruya cevap vermek zor… Los Angeles’lı gazeteci Irwin Fletcher (Chevy Chase) nam-ı diğer “acar hafiye,” kendini mesleğine adamış gerçekler ve adalet için çalışan iyi huylu bir gazetecidir. Kaleme almış olduğu birçok köşe yazısı ile birçok kişinin ipini çekmiş ve suçluların hüküm giymeleri için büyük bir çaba harcamıştır. Şimdilerde uyuşturucu konusunda bir araştırma yapan Irwin uyuşturucu trafiğini takip edebilmek için kimlik değiştirir. Görevi esnasında kemik kanseri yüzünden ölüme mahkum Stanwyk ile tanışır. Stanwyk, Fletch'den onu öldürmesini ister.... Bu “acar hafiyenin” kaç tane kimliği olduğunu tahmin bile edemezsiniz.

McCool's adlı barda sıradan bir akşamdır. Bar, kapılarını kapatmaya hazırlanırken içeride üç kişi kalmıştır. Bir davayı araştırmak için orada bulunan özel polis Dehling, barın işletmeciliğini yapan Randy ve Carl isimli bir müdavimden oluşan bu grup, nereden ve nasıl geldiği anlaşılmayan bir güzellik karşısında büyülenir. Jewel isimli son derece baştan çıkarıcı ve alımlı bir kadın, bara adımını attığı an dikkatleri üzerine çeker. Kısa süre içerisinde bu üç erkeğe de hayatlarını değiştirecek anlar yaşatır. Filmin bundan sonraki kısmı ise her bir erkeğin kendi dilinden dökülen sözcüklerle bu farklı deneyimi anlatmasıyla devam eder. Ortadaki tek soru ise gizemini korumaya devam eder. Jewel neden oradadır?

Steven Russell, karısı Debbie ile birlikte mutlu bir evlilik hayatı sürdürmektedir; ta ki yaptığı bir kaza kendi açısından dramatik sonuçlar doğurana kadar. Steven şimdiye kadar fark etmediği bir gerçekliğin ayırdına varır: O bir eşcinseldir. Steven bundan sonraki hayatını artık yeni keşfettiği gerçekliğe göre yaşayacaktır.Bölge Hapishanesi'nde tanıştığı Philip Morris'e tutulan ve onunla gelecek hayalleri kurmaya başlayan Steven, sevdiği erkeği hapisten kurtarmanın yollarını aramaya başlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir