
Matthew Broderick
Professor Harold Hill

Traveling con artist Harold Hill targets the naïve residents of a small town in 1910s Iowa by posing as a boys' bandleader to raise money before he can skip town.

Matthew Broderick
Professor Harold Hill

Kristin Chenoweth
Marian Paroo

Victor Garber
Mayor Shinn

Debra Monk
Mrs. Paroo

Molly Shannon
Mrs. Eulalie Mackechnie Shinn

David Aaron Baker
Marcellus Washburn

Cameron Monaghan
Winthrop Paroo

Boyd Banks
Train Conductor

Sarah Cleveland
Molly Howe
Little Lina

Sharron Matthews
Pick-a-Little Lady #6

Clyde Alves
Tommy Djilas

Cameron Adams
Zaneeta Shinn

Linda Kash
Alma Hix

Patrick McKenna
Charlie Cowell

Bir bayanın, ilk ve uygun hayatı kocasının meselesini keşfettikten sonra baş aşağı döndü.

Covers, Los Angeles’ın şaşalı müzik endüstrisinin içinde yaşanan bir aşk hikayesini konu ediyor. Filmde, kendi kariyerini başlatmaya çalışırken bir yandan da efsanevi bir şarkıcının asistanı olarak çalışan bir kadının hayatına odaklanılıyor.

Profesyonel bir balerin olma hayalleri kuran 17 yaşındaki lise öğrencisi Sara, annesinin bir trafik kazasında ölmesiyle bu hayallerini bir kenara bırakarak Chicago'da yaşayan babası Roy'un yanına taşınmak zorunda kalır. Şehir hayatının karmaşası içinde, dansa olan tutkusunu kulüplerde gidermeye çalışırken, kendisi gibi dans tutkunu siyah bir genç adamla tanışır. Derek ve kız kardeşi Chenille ile arkadaşlık kurmasıyla hayatı renklenir.Ancak Sara ve Derek arasındaki ilişki ilerlemeye başladıkça ailelerinden ve arkadaşlarından tepki almaya başlarlar.İki genç hayallerine ev birbirlerine tutunarak ayakta kalmaya çabalarlar.

21 yaşındaki kadife sesli besteci Violet Sanford, ünlü bir besteci olma hayalleriyle yaşadığı New Jersey'den ayrılıp New York'a göçeder.Kentin en ünlü barlarından birisi olan Coyote Ugly'de barmaid olarak çalışmaya başlar ve günün birinde ünlü olacağına dair hayallerini sürdürür.Geride yolunu gözleyen hasta babası olmasına rağmen ideallerini gerçekleştirmeye kararlı olan Violet bir dizi heyecan verici olay yaşayacaktır.

İkiz kardeşler Delphine ve Solange, doğup büyüdükleri küçük kasaba Rochefort’tan çıkıp, büyük şehirde aşkı ve zenginliği bulma hayalleri kurar. Ayrılma planları yaparken, karnavalda şarkıcı olarak işe başlarlar. Tek bir hafta sonu, gönül işleriyle onların planlarını bozmaya yeter.

Norman Maine,artık yıldızı sönmek üzere olan bir film yıldızıdır.Genelde sarhoş gezen aktör,yine davetli olduğu bir programda,sahnede şovunu sergileyerek,şarkı söyleyen Esther Blodgett`i çok beğenir.Şovdan sonra şarkıcının arkadaşlarıyla kendi aralarında eğlenip,stres atmak için gittikleri kafede Esther`i çok beğendiğini,onda geleceğin yıldızını gördüğünü,ve kendisini yıldız yapmak için yardımcı olacağını söyler.Başta bu söylenenlere inanmakta güçlük çekse de kendisi de günün birinde herkesin seveceği ünlü bir sanatçı olmayı isteyen Esther, aktöre yardımını kabul edeceğini söyler.

Savaş sonrası Paris’te kalan iki Amerikalı, ressam Jerry Mulligan ve besteci Adam Cook, Paris’in bir sanatçı için en ideal yer olduğuna inanmaktadırlar. Jerry, Fransız arkadaşının nişanlısı Lise Bouvier ve zengin dul Milo Roberts arasında kalır. Kısa sürede filizlenen Jerry ile Lise’nin yasak aşkı, ünlü ressamların tablolarından esinlenmiş dekorlar önünde gösterişli bir dans şölenine dönüşür.

Buğulu bakışlı saf bir kız, şaşırtıcı bir tenor, kendini beğenmiş yıldız sanatçılar, cırtlak sesli sarışınlar ve 80’lerin entrikalarla dolu seksi kızlarıyla tanışın. Onlar, yüksek sesle Harry Warren/Al Dubin şarkıları söyleyen ve Busby Berkeley’nin sansasyonel numaralarını sergileyen 42. Sokağın sakinleri. Eğlenceli ve göz kamaştırıcı şovların sahnelendiği, Roby Keeler ve Ginger Rogers gibi yeni yüzlerin rol aldığı bu filmin her dakikasını çok dramatik.

Halinden memnun tombiş bir genç olan Tracy Turnblad, bir televizyonda yayınlanan dans yarışmasına katılmaya hak kazanınca Baltmore’u çalkalayan müzik ve eğlence dolu bir macera da başlamış olur. Tracy’nin kendisi gibi etine dolgun annesi rolünde John Travolta, babası rolünde ise Christopher Walken rol alıyor.

Üniversitedeki ilk günlerinde tanışan Jeremy ve Melissa kısa süre içinde birbirlerine deliler gibi aşık olur. Ancak bir süre sonra Melissa’nın yakalandığı amansız hastalık, gençleri ciddi bir sınavdan geçirirken, aşka ve umuda sıkı sıkı tutunmalarını sağlayacaktır.


İlişkileri başladıktan bir yıl sonra Calie ve Joseph, çiftliklerinde mandıra ve şarap işleri ile uğraşırken, San Francisco'daki aile işlerini yürütmek için çiftlikten ayrılır. Callie bu değişiklikten memnun olmasa da yeni hayatına alışmaya çalışır. Bu süreç Callie ve Joseph'i zorlu bir teste tabi tutar. Callie ve Joseph arasındaki bağ, karşılaştıları zorlukların üstesinden gelmeye yetecek midir?

Davy and Ally have to re-learn how to live life in Edinburgh after coming home from serving in Afghanistan. Both struggle to learn to live a life outside the army and to deal with the everyday struggles of family, jobs and relationships. Sunshine on Leith is based on the sensational stage hit of the same name, featuring music by pop-folk band The Proclaimers.

İki romantik tükenmişlik, Jane ve Will, ortak bir arkadaşlarının düğününde hemen birbirlerine çekilirler. Vestiyerdeki feci bir birlikteliğin ardından ikili, sonraki 24 saati birlikte geçirir, bu kaçışın gerçek olma ihtimaline karşı, karışık geçmişleri ve kalp kırıklıklarını içtenlikle itiraf ederler.

Billy ve Ingrid, büyük kızları Sofia’nın nişanlısı olan Adan ile ziyarete gelip, planlarından bahsettiğinde oldukça şaşırır. Çünkü Sofia ve Adan evlilik hazırlığındadır. Meksika’da gerçekleşecek olan düğün için hazırlıklar başladığında aile ilişkileri test edilir.

El, bir zamanlar rahmetli annesine ait olan ayakkabı mağazasında çalışan, gelecek vadeden bir spor ayakkabı tasarımcısıdır. Sanatsal yeteneğini, aşırı yükü olan üvey babasından ve önüne çıkan her fırsatı engelleyen kötü ruhlu iki üvey kardeşinden saklar. El, efsanevi basketbol yıldızı ve spor ayakkabı kralı Darius King'in son derece bağımsız kızı Kira King ile tanıştığında, ikilinin spor ayakkabılara olan karşılıklı ilgileri üzerine bir bağ oluşur. El, Kira’nın desteğiyle profesyonel bir spor ayakkabı tasarımcısı olma hayalinin peşinden gitmek için yeteneğini kullanma cesaretini bulur.

Avustralya sinemasının altın yıllarından biri olarak kabul edilen 1994 yılının iki parlayan filminden biri olan Çöller Kraliçesi Priscilla (diğeri Muriel'in Düğünü'dür), son olarak Yüzüklerin Efendisi'nde Elrond rolüyle karşımıza çıkan Hugo Weawing ve Memento filmindeki rolüyle hatırladığımız Guy Pearce'ın ilginç rolleriyle dikkat çekiyor. Film, Avustralya çöllerindeki bir tatil beldesi olan Alice Springs'de bir otelden iş teklifi alan iki travesti ve bir transeksüel dansçının yol macerasını konu alıyor. Priscilla ismini verdikleri tur otobüsleriyle yola çıkan 3 renkli karaktere yolda bozulan otobüslerini tamir eden Bob'da katılır. Bu arada, onlara iş teklifi yapan kadının travestilerden biri olan Anthony'nin karısı olduğunu öğrenirler.

Günümüz Londra'sında birbirine yabancı iki çiftten birindeki adamın, diğer çiftteki kadınla tanışmasıyla tesadüfler arka arkaya gelmeye başlar. Birbirlerine duydukları anlık hislerse aldatmaları beraberinde getirir.İngiliz bir gazeteci olan Dan, mesleğini çok ciddiye alan ve kariyer yapmak isteyen biridir. Ancak, onun görevi gazetedeki ölüm ilanları yazmaktır. Dan, genç bir striptizci olan Alice'ten etkilenir. Ancak, fotoğrafçı Anna'yla tanışınca, duygularına ve ihtirasına hakim olamaz.

A girl from New York attends a college in Atlanta to join their once-famous marching band.

Şeytani bir doktor, en ünlü canavar olan Frankeştayn'a yeniden hayat verir ve birlikte eğlence parkında dehşet saçmaya başlarlar... Alvin, Theodore ve Simon, bu üç kahramanımız bu büyülü yerde kilitli kalırken, parkın en fantastik atraksiyonunu keşfetmekten kendilerini alamazlar: Frankeştayn'ın Şatosu! Ancak Frankeştayn'ın gerçekten de etten ve kemikten bir canavar olduğunu öğrendiklerinde başlarına neler gelecek?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir