
Lon Chaney Jr.
Kharis

After being buried in quicksand for the past 25 years, Kharis is set free to roam the rural bayous of Louisiana, as is the soul of his beloved Princess Ananka, still housed in the body of Amina Mansouri, who seeks help and protection at a swamp draining project.

Lon Chaney Jr.
Kharis

Peter Coe
Dr. Ilzor Zandaab

Virginia Christine
Princess Ananka

Kay Harding
Betty Walsh

Dennis Moore
Dr. James Halsey

Martin Kosleck
Ragheb

Kurt Katch
Cajun Joe

Addison Richards
Maj. Pat Walsh

Holmes Herbert
Dr. Cooper

William Farnum
The Sacristan

Charles Stevens
Achilles
Napoleon Simpson
Goobie
Eddie Abdo
Pierre (uncredited)

Enrique Acosta
Bit (uncredited)
Julius Aicardi
Bit (uncredited)

Ünlü korku ustası Clive Barker'ın Kabal romanında uyarlanan film, terapisti tarafından, geceleri cinayetler işlediği yönünde yorumlanan kabusları yüzünden yaratık olduğuna inanan ve yaratıkların yaşadığı rivayet edilen Midian'ı aramaya başlayan Aaron Boone'un hikayesini konu ediyor..

Yaşlanan bir vudu rahibesi öldükten sonra, kibirli oğlu Willis Daniels, tarikata liderlik edecek bir sonraki kişinin kendisi olduğuna inanır. Annesinin evlat edindiği çırağı ve üvey kız kardeşi olan Lisa Fortier, tarikatın lideri olarak seçildiğinde öfkelenir. Willis, vampir Afrikalı Prens Mamuwalde'yi, diğer adıyla Blacula'yı canlandırarak intikam almaya çalışır, ancak çok geçmeden dehşete düşerek onu kontrol edemediğini fark eder.

Uzak ve ıssız bir adaya ayak basan Carl Denham yönetimindeki bir film ekibi, yerlilerce düzenlenen garip bir kurban törenine şahit olur ve engellemek için müdahale eder. Sarışın başrol oyuncusu Ann Darrow'u gözlerine kestiren yerliler daha sonra kampı basıp genç kadını kaçırırlar. Ann'i zincire vurup, tanrı olarak tapındıkları Kong isimli dev bir gorile kurban etmeye kalkışırlar.Dev canavar kendisine ikram edilen Ann'a aşık olur ve durumdan vazife çıkaran Darrow ve ekibince etkisiz hale getirip, bir Broadway şovuna meze edilmek üzere gemiyle New York'a taşınır. Oysa aşk her şeyden güçlüdür!

Şeytani güçlere sahip olan Freddy Krueger dünyaya giriş kapısını yeniden buluyor. Can Harty onu oyunlarıyla tuzağa düşürmeye çalışarak Freddy Krueger'ı geldiği yere göndermeye çalışıyor.

Mary Lou Maloney, Hamilton High's Prom Queen of 1957, is killed during her coronation ceremony due to a prank gone wrong by her jilted boyfriend, Billy Nordham. Thirty years later, teen Vicki Carpenter is in the running for Prom Queen, but accidentally unleashes the vengeful spirit of Mary Lou, who will stop at nothing to be rightfully crowned, even if it means taking Vicki's poor body for a cruise!

Jigsaw geri döndü. Muhteşem ve dengesiz suç dehası, ölüm kalım meselesi korkunç oyunlarla yeniden karşımızda. Jigsawıun işiymiş gibi görünen yeni bir cinayet kurbanı bulunduğunda, Dedektif Eric Matthews soruşturma başlatır ve hiç çaba harcamadan Jigsaw'u ele geçirir. Ama yakalanmak da Jigsaw'un planının parçasıdır. Sekiz kurban daha canları pahasına mücadele etmektedir ve Mathews'in da oyuna katılma vakti gelmiştir.

Dr. Victor Frankenstein (Oscar Isaac), ölümün sınırlarını zorlayan, saplantılı ve yalnız bir bilim insanıdır. Sevdiklerini kaybetmenin acısıyla hareket eden Victor, ölümü yenmek uğruna korkunç bir deney yapar ve cansız maddelerden yeni bir varlık yaratır. Yaratılan Canavar (Jacob Elordi), fiziksel olarak korkutucu olsa da zihinsel ve duygusal olarak bir çocuk kadar masum ve kırılgandır. Dış dünyayla ilk kez karşılaşan bu varlık, dış görünüşü yüzünden reddedilir, hor görülür ve şiddete maruz kalır. Masumiyetinden yavaş yavaş koparak öfkeye ve intikama sürüklenir.

Rand Peltzer, hiçbir icatı olmayan başarısız bir mucittir. Yılbaşında ailesine hediye olarak Gizmo adında şirin küçük bir yaratığı getirir.Sevimli yaratıkla ilgili 3 önemli kural vardır. Geceyarısından sonra yemek verilmemeli, direk güneş ışığına maruz bırakılmamalı ve birkaç damladan fazla su içmemelidir. Bu kurallardan herhangi birine uyulmazsa korkunç sonuçlar beklemektedir.Rand ve oğlu Billy, her kuralı ayrı ayrı çiğnemeyi başarırlar ve başları oldukça derde girer. Artık Gremlin olarak bilinen yırtıcı ve sürekli aç gezinen çok sayıda canavarlarla uğraşmak zorundadırlar.

Freaks, Tod Browning’in kendi geçmiş deneyimlerinden yola çıkarak çektiği kült bir filmdir. Dönemin sirklerindeki gösterilerin parçası olan kolsuz ve bacaksız insanlar, siyam ikizleri, cüceler, iskelet insanlar, sakallı kadınlar, çift cinsiyetli insanlar gibi gerçek fiziksel deformasyonlarıyla hilkat garibelerini seyircinin önüne çıkarması Browning’in ağır eleştirilere maruz kalmasına hatta sinema kariyerinin sonlanmasına sebep olmuştur * Filmin hikayesi, hilkat garibeleriyle dolu bir sirkte geçer. Sirk artistleri arasında bulunan güzel trapez sanatçısı, cüce Hans’ın evlilik teklifini kabul eder. Fakat hilkat garibeleri, bu evliliğin Hans’ın parası için olduğunu öğrenirler. Onlarla dalga geçen trapezcinin, sevgilisi ile birlikte Hans’ı öldürme planları yaptığı ortaya çıktığındaysa, birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olan hilkat garibeleri bu kadın ve sevgilisi için korkunç bir intikam planı hazırlarlar

İki köylüyü öldürdükten sonra ormanda dolaşan canavar, yakalanıp hapse atılır. Zincirlerini kırarak kaçar ve kör bir keşişle (O.P. Heggie) karşılaşır. Keşiş, keman çalarak canavarı sakinleştirir ve konuşmayı öğretir. Ancak iki avcının keşişin kulübesine gelmesiyle canavar mezarlığa kaçar. Burada, eksantrik bilim insanı Dr. Pretorius (Ernest Thesiger) ile karşılaşır. Pretorius, canavara bir eş yaratmak için Dr. Henry Frankenstein'ı (Colin Clive) ikna etmeye çalışır. Frankenstein başta reddetse de, canavarın eşi Elizabeth'i (Valerie Hobson) kaçırmasıyla fikrini değiştirir. Yaratılan eş (Elsa Lanchester), kabarık saçlı grotesk bir güzelliktir, ancak canavarı görünce çığlık atarak reddeder. Canavar, laboratuvarı yok ederek kendini, eşini ve Pretorius'u öldürürken, Frankenstein'ların kaçmasına izin verir. Elsa Lanchester, hem canavarın eşini hem de romanın yazarı Mary Shelley'yi canlandırıyor.

1921 senesinde Mısır’da geçen filmde İngiliz arkeologlar eski Mısır prensi Imhotep’in 3700 yıllık mumyasını bulurlar. Mezarda eski Mısır"ın bilgelik ve yazı tanrısı Thoth’a ait belgeler de bulunur. Genç bir arkeolog büyük bir hata yaparak belgede yazanları yüksek sesle okur ve mumya tekrar hayata döner. 10 yıl sonra Sir Joseph oğlu Frank’le bölgeye geri döner. Keşif grubunun içinde gizemli Mısırlı Ardath Bay’de vardır. Ardath Bay eski aşkının mezarını bulabilmek için keşif grubuna katılmış olan Mumya’dır. Eski aşkını hayata döndürmek için tüm güçlerini kullanmaya hazırdır

One by one the archaeologists who discover the 4,000-year-old tomb of Princess Ananka are brutally murdered. Kharis, high priest in Egypt 40 centuries ago, has been brought to life by the power of the ancient gods and his sole purpose is to destroy those responsible for the desecration of the sacred tomb. But Isobel, wife of one of the explorers, resembles the beautiful princess, forcing the speechless and tormented monster to defy commands and abduct Isobel to an unknown fate.

Dracula Şatosu'nun gölgesinde Karanlıklar Prensi, şeytan çıkarmak isterken yaralanan baygın bir rahibin başından sızan kanla canlanır. Kont Dracula mezarından çıkınca, bir sonraki kurban olarak kendisine güzel bir gelin adayı seçer. Kızın içinde bulunduğu durumun tehlikesini fark eden nişanlısı ile papaz amcası onu bu vahşi vampirden kurtarmak için güçlerini birleştirirler. Vampir Dracula Keineneburg köyünde kana susamış bir biçimde kurbanlarını tuzağa düşürürken Transylvania'da korku bir kez daha kol gezmeye başlar.

Oyuncak bebek ustası olan Samuel Mullins ve karısı Esther küçük kızlarını trajik ölümünden on iki yıl sonra, kapanan bir yetimhanede kalan altı yetim kıza ve onlardan sorumlu rahibeye evlerini açarlar. Mullins’lerin tek bir kuralı vardır kızlarının odasına girilmeyecektir. Ancak yetimlerden Janice bir gece bu kuralı bozar ve Mullinslerin misafirleri artık kötü bir ruh tarafından ele geçirilmiş oyunca bebek Annabelle’in hedefi haline gelirler.

Bir grup Satanist ayin tertiplemek amacıyla Richeleau Dükünün yeğenini kaçırırlar lakin bilmedikleri hakikat Dük'ün çok güçlü bir büyücü olduğudur.

Bütün yaşamları boyunca kötü bir ruh tarafından ele geçirilmiş bir ailenin ölüm kalım mücadelesini konu alan Never Let Go’nun başrolünde Oscar ödüllü Halley Berry yer alıyor. Yıllardır kötü bir ruhun musallat olduğu ailenin yaşadığı gizemli olayların hikayesi çocuklardan birinin kötülüğün gerçek olup olmadığını sorgulamasıyla birdenbire korkunç bir hal alır. Filmin yapımcılığını Arrival, Free Guy, Why Him? ve The Boogeyman’den hatırlayacağımız Dan Levine ile Dan Cohen üstleniyor. Crawl, The Hills Have Eyes, Piranha 3D ve High Tension filmlerinin yönetmeni Alexandre Aja ise yönetmen koltuğunda.


Yollarını kaybetmiş Hobbitler Frodo ve Sam, esrarengiz Gollum'un kendilerini takip ettiğini farkederler ve onu yakalarlar. Bir zamanlar bir Hobbit olan ve beş yüz yıl sahip olduğu Yüzük tarafından bozulup bir yaratığa dönüştürülen Gollum, kendisini serbest bırakmaları karşılığında, Hobbitleri Mordor'un Kara Kapıları'na götürmeye söz verir. Sam, yeni yol arkadaşına güvenmezken Frodo ise bir zamanlar kendisi gibi bu yüzüğü taşıyan Gollum'a acır. Başka şansı kalmadığı için Gollum'u takip eder.

Film ailesi acımasızca öldürülen Tanjiro Kamado'nun hikayesini anlatıyor.Tanjiro Kamado, ailesi acımasızca öldürüp, kız kardeşinin bir çeşit iblise dönüştürülmesinden sonra, iblis avcılığına başlar. Tanjiro ve arkadaşları, umutsuzluğa çıkan yolda Mugen Treni'nin peşine düşer.

‘‘Şimdi pes etmeli miyim? Eğer pes edersem, insanoğlu hikayecisini kaybeder ve insanoğlu bir kez hikayecisini kaybetti mi, çocukluğunu da kaybetmiş olur!’’ Berlin üzerinde bir melek... Usta isim Wim Wenders’ın yönetimindeki film, Berlin’deki hayatı ve hayat içinde yorgun insanları izleyen meleklerin, özellikle de Melek Damien’in hikayesini anlatmaktadır. Masumiyetlerinden ve gönül gözlerinin açıklığından ötürü olsa gerek, bu melekleri yalnızca çocuklar fark etmektedir. Diğer melekler gibi, tüm dünyayı siyah-beyaz gören, kütüphanede kitap okuyan insanların okuduklarını dinleyen Damien’ın tüm düzeni, sirkte çalışan güzel bir kadına aşık olmasıyla değişecek ve insan olmaya karar vermesine neden olacaktır. Ses getiren Hollywood yapımlarından City of Angels’ın esinlenildiği film olan yapım, Bruno Ganz ve Peter Falk’ın oyunculukları, Nick Cave’in müzikleri, aldığı ve aday olduğu pek çok ödülle dikkat değer bir yapımdır...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir