
Shirley Booth
Dolly 'Gallagher' Levi



Zengin ve yakışıklı işadamı Edward etrafındaki kadınlardan ve hayatının tekdüzeliğinden çok sıkıldığı bir anda New York caddelerinde güzel Vivian ile tanışır. Beraber geçirdikleri büyülü bir geceden sonra aralarında bir anlaşma yaparlar. Bir hafta boyunca sevgili olacaklar ama bu haftanın sonunda herkes yoluna devam edecektir. Vivian geceleri tekrar yol kenarlarına, Edward da elit yaşamına...En lüks otellerde kalıp, zengin kıyafetler ile bambaşka bir hafta geçiren Vivian gönlünü kaptırmaya başladığı anda Edward’ dan uzaklaşmaya karar verir. Zira hayat standartlarının farklılığının duyguların önüne geçeceğinden şüphesi yoktur. Fakat aşkın gücü onların bu rüya gibi bir haftalarını gerçek hayatla birleştirir. Ortada ne standart ne de bir fark kalır...

Hevesli bir sanat stajyeri olan Ana, patronuyla Londra'ya yapacağı son dakika iş seyahatine giderken uçak bileti beklenmedik bir şekilde birinci sınıfa yükseltilir. Birinci sınıftaki bu daha rahat yaşam tarzına alışmaya çalışırken hem yakışıklı hem zengin William ile tanışır ve fantezisini olması gerekenden biraz daha uzun yaşamaya karar verir.

Broadway komedilerinin ustası Neil Simon, bu sıcak ve klasik filmi, tutucu genç bir avukat ve yeni eşinin konu edildiği oyundan uyarlamış. Bay Doğru Robert Redford'in yeni eşi Jane Fonda hayatı hep eğlenceli yönünden görmek istemektedir. Balayının sarhoşluğu yerini beşinci katta bir evde düzen kurmakla ilgili gerçeklere bıraktığında evlilik harmonisi de uyumunu komik bir şekilde kaybetmeye başlar. Kayın valide periyodik olarak şikayet etmektedir. Üst kattaki orta yaşlı Lothario sık sık ortaya çıkmaktadır. Sevinçler zaman zaman yerini kedere bırakmaktadır. Şüphesiz genç çift hikayenin sonunu mutlu bir şekilde getirecektir. Fonda ve Redford eğlenceli ve başarılı bir çift oluşturuyorlar.

Dolly Levi, cimri ve "tanınmış, evlenmemiş yarım milyoner" Horace Vandergelder'ı görmek için Yonkers, New York'a seyahat eden güçlü iradeli bir çöpçatandır. Bunu yaparken; Horace'ın yeğenini, yeğeninin müstakbel eşini ve Horace'ın iki tezgahtarını New York City'ye gitmeye ikna eder.

New York’ta çalışan iki genç asistan patronlarının tam anlamıyla hayatını kurtarmaktadır. Çokça çalışıp patronlarının tüm işlerini yapan asistanlar oldukça az kazanmaktadır ve bu duruma bir son vermek isterler. Patronlarını sırtlarından atmaya çalışan ikili çözüm olarak ikisini tanıştırmayı ve aralarında duygusal bir bağ oluşturmayı planlar. Türlü oyunlarla patronlarını bir araya getirmeye çalışan asistanlar sonunda amaçlarına ulaşır ve ikisinin sevgili olmasını sağlar. Bu süreç asistanların birbirini daha iyi tanımasına neden olacaktır.

Pola (Marilyn Monroe), Loco (Betty Grable), Schatze (Lauren Bacall), üç genç ve bekar Amerikalı hanımefendi. Şehrin kaymak tabakasının mukim olduğu işlek merkezinde lüks bir daire kiralayan Pola ve Schatze'nin yanlarına Loco da katılacaktır. Filmde bu üçlünün 'zengin koca' bulma tasavvuru ve bu uğurda atıldıkları serüvenleri izliyoruz sonrasında. Üçünün de ortak hayali ve tek tutkusu budur. Öyle ki varsılların yoğun olduğu muhitlere girebilmek, partilere katılabilmek için gerekli sermayeyi dairedeki mobilyaları satarak temin edecek kadar...

17 yaşındaki futbol takımı oyuncusu Viola Hastings kızlar takımı elenince, erkek kardeşinin lisesinin erkek futbol takımına girebilmek için her şeyi yapmaya karar verir. İkiz kardeşi Sebastian'ın yurt dışında olmasını fırsat bilerek onun kılığına girer ve futbol takımına kendisini kabul ettirir. Viola takım arkadaşına aşık olur fakat gerçeği gizler. Bu sırada Olivia isminde bir genç kız'da 'Sebastian' a aşık olur ve işler git gide karışık bir hal alır.

Fransa'daki Paris'te bir flört programına katıldığını düşünen Dawn kendini Teksas'taki Paris'te bulur. Yarışmadan çıkmayı planlasa da kovboy erkek adaydan hoşlanınca işler karışır.

Anna Kalman is an accomplished actress who has given up hope of finding the man of her dreams. While talking about this subject with her sister, in walks Philip Adams and she realizes that this is the charming, smart, and handsome man she has been waiting for.

"Milyoner Jean-Marc Clement, kendisi hakkında Broadway'de bir müzikal hazırlandığını öğreniyor. Ancak bu müzikal onu onore etmekten çok "ti"ye alan bir müzikal. Clement kızgın bir şekilde tiyatroya geliyor ve Amanda'yı (Marilyn Monroe) görünce birden yumuşuyor. Müzikaldeki baş kadın oyuncu olan Amanda'dan büyülenen Clement'i oyunun yönetmeni birden müzikalin başrol oyuncusu yapınca durumlar iyice karışıyor. Clement, Amanda'ya daha yakın olabilmek için rolü kabul ediyor…" Marilyn Monroe 'nun ölmeden kısa bir süre önce çekilen film efsanenin son filmi olduüu için ayrı bir öneme sahiptir...

Çimenler Daha Yeşil, başrollerini Cary Grant, Deborah Kerr, Robert Mitchum ve Jean Simmons'ın paylaştığı 1960 yapımı bir İngiliz romantik komedi filmidir. Yönetmenliğini Stanley Donen üstlenirken, senaryosunu Hugh Williams ve Margaret Vyner, Londra'nın West End bölgesinde başarı yakalayan aynı adlı oyundan uyarladılar. Konusu: Victor ve Hillary, turistlerin şatolarına rehberli turlar düzenlemesine izin verecek kadar şanssızlar. Ancak milyoner petrol zengini Charles Delacro, şatoyu ziyaret ediyor ve sadece evi değil, daha fazlasını da beğeniyor. Kısa süre sonra Hattie Durant da olaya dahil oluyor ve aralarında eski usul bir aşk üçgeni oluşuyor.

New York şehri Alice, Robin, Lucy, Meg, Tom ve David gibi binlerce yalnız ve kalbi kırık bekâr insan ile dolu. Herkes kendisine doğru eşi ya da aşk dolu bir ilişkiyi arıyor; pek çoğu ise orta karar bir birlikteliğe bile razı! Baştan çıkartıcı mesajlaşmalar ve tek gecelik ilişkilerin ortasında tüm bu bekar insanların, bekarlığı ve yalnızlığı yönetmesini öğrenmeleri gerekiyor!

Kitabı en çok satanlar listesine giren feminist yazar Barbara Novak (Zellweger), çarpıcı playboy Catcher Block'un (McGregor) hedefi haline gelir, bu parıldayan, aşık olacak ikili sizi dünyadan aya götürüp getirecek kadar çok kıvılcım saçıyorlar. Diğer bir deyişle, balıkların en büyüğü, sonunda dengini buluyor!

Broadway'de yönetmenlik yapan Arnold Albertson fazlasıyla çapkın bir adamdır ve karısı Delta ile olan evliliği dahi bu durumu değiştiremez. Son zamanlarda birlikte olduğu Isabella"Izzy" Patterson ise umut vaat eden bir oyuncu olabilecek bir hayat kadınıdır. Arnold, Izzy'e yardımcı olmayı ister. Ona göre şu an yaptığı işi bırakıp oyunculuk alanında kariyer yapabilecek yeteneğe sahiptir. Ancak bu kararı hem iş hem de özel hayatında büyük karışıklıkların yaşanmasına neden olacaktır. Başrollerinde Jennifer Aniston, Owen Wilson ve Kathryn Hahn'ın olduğu komedi filminin yönetmenliğini ve senaristliğini üstlenen isim Peter Bogdanovich.

Uzun zamandır haftalık Sports Amerika'nın reklam satış bölümü başı olan 51 yaşındaki Dan Foreman'ın hayatı yolunda görünmektedir. Sıcak ve dürüst pazarlık anlayışı sayesinde dergideki en büyük yılını yeni kutlamıştır. Karısının beklenmeyen hamilelik haberi ve büyük kızı Alex'in New York Üniversitesi'ne (ne kadar pahalı olduğunu söylemeye gerek yok) kabul edilmesi aile bütçesinde kimi sorunlara yol açabilecek olsa bile Dan'i mutlu etmiştir. Her zaman olduğu gibi bunun da üstesinden gelecektir.

Orta yaş krizi eşiğindeki Nick, kızıl saçlı Tula (Kate Winslet) için büyük bir tutku beslemektedir. Nick'in karısı olan Kitty (Susan Sarandon) için ise bu ihanet bardağı taşıran son damla olmuştur. Kocasına karşı inancını kaybeden Kitty, nefretten dolayı hissettiği yırtıcı duygulara kendi bile şaşırmaktadır. Nick ise sonunda ailesini içine sürüklediği acıyı anlayacaktır. Karısının sahip olduğu aşk ve saygınlığın değerini zamanla keşfedecektir.

Two young gentlemen living in 1890s England use the same pseudonym ('Ernest') on the sly, which is fine until they both fall in love with women using that name, which leads to a comedy of mistaken identities.


Farklı ailelerlerden, farklı hayatlardan gelen aynı kasabada yaşayan çocukların öyküsü
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.











0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir