
Dean Ridge
Vitharr

The Lost Viking 2018, macera ve aksiyon dolu bir yolculuğa çıkıyor. Genç Viking Vitharr, Britanya'ya fetih ve macera hayalleriyle gelir. Ancak ailesi ve klanı bir saldırıya uğrayarak hayatını kaybeder. Bu olaydan sonra, garip ve tehlikeli bir bölgede yalnız başına hayatta kalmak zorunda kalır. Amcasının yerleşimini bulmak için verdiği mücadele, izleyiciyi sürükleyici bir serüvene götürüyor. Klasik Viking hikayelerinin modern bir yorumuyla, bu film, cesaret ve dayanıklılık temasını işlemekte. Vitharr'ın zorlu yolculuğu, izleyenleri hem düşündürecek hem de eğlendirecek.

MS 922'de Arap Ahmed İbn Fadlan, yanlış kadına aşık olduğu için Bulgarların ülkesine elçi olarak gönderilir. Yolculuğu sırasında kervanı bir Viking kampına girer. Gece kalırlar ve ertesi gün genç bir çocuk, savaşçıları eve çağırmak için kampa gelir: Sis'in yaratıkları olan Wendol, yollarına çıkan herkesi öldürüp yemeye başlayarak anavatanlarına saldırmaya başladığını haber verir. Kahin, Vikinglere eşlik etmesi için on üçüncü bir savaşçının gerektiğini söyler, ancak bu kuzeyden bir adam olmamalıdır. Ahmad ilk başta kuzeyin tuhaf adamlarıyla birlikteyken rahat hissetmez, ancak durdurulamayacak bir düşmana karşı imkansız bir savaşta Vikinglerin yanında cesurca savaşmaya karar verir.

Nero'nun saltanat zamanları. Parthia istilası tam bir fiyasko olur. Ermenistan'ın karlı dağlarında iki Roma lejyonu pusuya düşürülür ve adamları soğukta yavaşça ölmektedir. Roma ordusunun geri kalanı Suriye'de, sadece iki hafta yürüme mesafesinde olsalar da dağlar Parthian devriyeleriyle doludur. Yarım Romalı Noreno'ya yardım istemek için dağları geçme görevi verilmiştir. Ancak, en iyi seçenek o olmayabilir, çünkü bağları olmasına rağmen Roma'dan nefret etmektedir.

Krallık tacı için savaşan iki kardeşin mücadelesini anlatan film, iki büyük aktörü karşı karşıya getiriyor. 8. ve 9. yüzyılda Avrupa'da hüküm süren, tüm yaşamlarını savaş Tanrısı Odine'ye adayan ve her yeri yıkıp yağmalayan Vikingler'i anlatan, unutulmaz film. Edison Marshall'ın romanından yapılan uyarlama, güzel renkleri, oyuncuların performansı, doğal setleri ve akıcı temposuyla sivriliyor. Filmin en ilginç özelliği ise hikayeyi Orson Welles'in anlatıyor oluşu.

Vikingler tarafından ailesi katledilen ve Kızılderililer tarafından büyütülen Ghost (Karl Urban), yıllar sonra geri dönen Vikinglere karşı savaşmak zorunda kalır. İki kültür arasında sıkışan Ghost, hem koruyucu kabilesini kurtarmak hem de geçmişinin intikamını almak için ölümcül bir mücadeleye girişir. Buzullar ve ormanlarda geçen kanlı çatışmalar, Ghost'un Viking lideri Gunnar'la yüzleşmesiyle doruk noktasına ulaşır.

Bir tapınak şövalyesi ve bir grup ayaktakımı asker, 13. yüzyıl İngiliteresi'nde Rochester Kalesi'ni gaddar Kral John'a karşı savunmak için savaşmaktadırlar. Magna Carta Anlaşmasını imzalayan Kral John'un zamanında geçen hikayede, bu grup Kral'a karşı savaşarak ülkelerinin özgürlüğünü savunmaya çalışmaktadırlar. 25 milyon dolar bütçeli film Jonathan English tarafından yönetilmiştir. Film ile ilgili uzun bir süre Megan Fox'un adı geçse de, Fox'un filmi terketmesiyle yerini Kate Mara almış, Fox'la birlikte film ekibinin de önemli bir kısmı da (James Purefoy ve Paul Giamatti) değişmiştir. Filmin yapımcısı Andrew Curtis filmin finansmanını Londra Metrosundan daha karmaşık olarak tanımlamıştır.

10. yüzyıl İzlanda’sında geçen ve İskandinav efsanelerinden uyarlanan film, babasını öldüren, annesini ise kaçıran amcasından intikam almaya kararlı olan bir Viking prensinin hikâyesini anlatıyor.

Beowulf güçlü ve korkusuz bir savaşçıdır. Bütün şehirleri kana bulayan ve çıkardığı kaosla insanları terörize eden grendel'le başa çıkabilecek tek kişi beowulf'tur. Fakat grendel'i yenmek, kabusun bitmesine yetecek midir? İntikam duygusu ile yanıp tutuşan grendel'in annesi, grendel'den bile daha tehlikeli olacaktır.

Bu ihtiraslı ve gerilim dolu hikayede Rob Roy 18. yüzyılın İskoç kahramanı Robert Roy McGregor'in (Liam Nelson- Schindler's List) hayatını anlatır. Nefes kesici güzelliğine karşın kabile hayatının acı gerçeklerine, Rob Roy ve karısı Mary (Jessica Lange-Cape Fear) kendi şereflerini korumak için vahşiliğe ve hainliğe karşı destansı bir savaş açarlar. 18. yüzyılın İskoçyası'nda geçen bu film doğa güzellikleriyle dolu sahneleriyle de sizi etkileyecek...

Beowulf 8 yaşındayken Geatland'e gitmiş ve orada meşhur bir savaşçı haline gelmiştir. Kral Hrotghar, Grendel adlı trolün babasını bir tane balık çaldığı için öldürmüştür. Aradan 30 yıl geçtikten sonra babası gözleri önünde öldürülen Grendel, Kral Hrotghar'ın ülkesine musallat olur. Sadece silah taşıyanları ve kendisine saldıranları öldürür. Yaklaşık 300 kişiyi öldürdükten sonra Beowulf, 10 arkadaşı ile birlikte Grendel'i öldürmek amacıyla ülkesine geri döner.

Kral Edward'ın ölümünün ardından Bebbanburglu Uhtred ve yoldaşları, parçalanmış bir krallığın dört bir yanında, İngiltere'yi birleştirme umuduyla maceralara atılır.

Erdemli bir komutan kendi kaderini tayin ederek Töton Şövalyeleri ve Kutsal Roma İmparatorluğu ordularına savaş açar.

Henüz küçükken ailesi Thulsa Doom tarafından bir baskında acımasızca öldürülen Conan gönderildiği köle kampında yıllarca intikam ateşiyle çalışır. Bu arada ustasından dövüş sanatlarını öğrenir ve onun becerilerini para kazanmak için dövüş oyunlarında kullanır. Bir kez özgürlüğünü kazandıktan sonra ailesinin vahşice öldürülüşünün intikamını almak için Thulsa Doom'a ulaşmaya çalışır ve yolda rastladığı cesur bir kişide ona destek verir.

Ailesi kırsal kesimde vahşi akıncılar tarafından öldürülen genç bir çiftçi olan Lukas, intikam için destansı bir arayışa başlar ve görkemli bir ejderha ve paralı asker Darius ile beklenmedik bir üçlü oluşturur.

Set in the eighteenth century, Moonfleet is about John Mohune, a young orphan who is sent to the Dorset village of Moonfleet to stay with an old friend of his mother's, Jeremy Fox. Fox is a morally ambiguous character, an elegant gentleman involved with smugglers and pirates.

Afrika'nın tamamen dünyadan kopuk bir köşesinde yaşamakta olan bir kabile, insan yiyen bir timsah tarafından tehdit altında yaşamaktadır. Bu ilginç yaratığın varlığını duyan bir grup Amerikalı haberciler bu timsah üzerine bir çekim yapmak ve de timsahı canlı yakalamak üzere Afrika'ya giderler. Fakat orada kendilerini bekleyen tehlikenin büyüklüğünden habersizdirler.

2265'te Ranger David Martell, mürettebatı esrarengiz şekilde kaybolan eski kruvazör Liandra'nın komutasını alır. Rakibi Tannier'in yeni gemisi Valen'e diplomat konvoyunda eşlik ederken "El" adlı gizemli bir düşman tarafından saldırıya uğrarlar. Valen yok edilir, diplomatlar kurtarılır. Yakalanan sabotajcı, bu örgütün Gölgeler'den bile tehlikeli olduğunu açıklar. Liandra, uzayda ölümcül bir kovalamacaya girer.

1209 yılı, İrlanda... Dünyanın kenarında bir ada... Rahiplerden oluşan küçük bir grup, yüzyıllar boyunca süren kabile savaşları ve Normandiyalıların yükselen gücü arasında bölünmüş bir adada isteksiz bir hac yolculuğuna başlar... Manastırlarının kutsal emanetine, Roma’ya doğru eşlik ederlerken, rahiplerin ilerleyişi genç ve tecrübesiz bir rahip ile, geçmişi şiddet dolu, gönüllü dilsiz bir rahibin gözünden anlatılır... Mücevherlerle dolu kutsal emanetin politik ve dini değeri tehlikeli bir biçimde görünür olmaya başlayınca, doğu kıyısına yaptıkları yolculuk giderek tehlikeli olmaya başlar ve endişe verici bir hâl alır. Rahipler, eski ve hurafelerle dolu bu topraklarda, onları bir arada tutan inancın, sonuçta onların yok olmasına yol açabileceğinin farkına çok geç varırlar...

Vikingler'in hükümdarlık sürdüğü bir dönemde, başka dünyadan gelmiş bir savaşçı olan Kainan'ın gemisi büyük bir şiddetle İskandinav kıyılarına vurur ve fark eder ki gemiden tek sağ kalan kendisi değildir. İkinci bir yolcu, Moorwen olarak bilinen vahşi yaratıkta enkaz altından belirir. Amacı kendine uygulanan şiddetin öcünü almak olan kana susamış Moorwen yoluna çıkan her şeyi öldürmektedir. Kainan, Vikingler ile ortak çalışıp kendi teknolojisini Demir Çağı'nın silahlarıyla birleştirip her şeyi yok etmeden önce yaratığı etkisiz hale getirmelidir.

Chris Vaughn, özel operasyonlar biriminde görevli bir askerken emekliye ayrılarak kasabasına döner. Kendisine yeni bir yaşam kurmayı hedefleyen Chris, kasabanın çok değiştiğini farkeder. Lise yıllarından arkadaşı olan ve bölgenin en varlıklı insanı olan Jay Hamilton, bir suç ve uyuşturucu krallığı kurmuştur. Kasabalının da desteğiyle şerif seçilen Chris, Hamilton'ın suç operasyonunu durdurmak için hayatını ortaya koyacak ve sert yöntemleriyle mücadeleye başlayacaktır.

Gangster filmleri üçlemesi Pusher ile tanınan yönetmen Nicolas Winding Refn, Pusher filmlerinin yıldızı (ve Ateş ve Citroen, Casino Royale, Prag, Düğünden Sonra filmlerinin oyuncusu) Mads Mikkelsen'le, bu kez henüz Ağustos ayında Venedik Film Festivali'nde ilk kez izleyiciyle buluşan epik bir Viking filminde buluşuyor. MS 1000 yılında geçen filmde Mikkelsen, Tek Göz adında dilsiz bir savaşçıyı canlandırıyor. Yıllarca bir Norman'ın tutsağı olan Tek Göz, on bir yaşındaki köle Are'nin yardımıyla kaçar. İskandinavya'ya dönmek için bir Viking gemisine binerler ama tanımadıkları bir ülkede karaya çıkarlar. Vikinglerin sonu, görünmeyen düşmanlarının elinde kanlı olur; Tek Göz ise bu vahşi ülkede gerçek kimliğini bulacaktır. , adını Kuzey mitolojisinde savaşçıların gittiğine inanılan cennetten alıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir