
Cooper Hoffman
Raymond Garraty #47

"Yürü ya da Öl."
Totaliter bir rejim tarafından yönetilen, distopik bir ABD'yi anlatan film, bir grup genç erkek yarışmacıdan belli bir yürüme hızının altına düşenin öldüğü, her yıl düzenlenen geleneksel "Uzun Yürüyüş" adlı ölümcül yarışmayı konu ediniyor.

Cooper Hoffman
Raymond Garraty #47

David Jonsson
Peter McVries #23

Garrett Wareing
Billy Stebbins #38

Ben Wang
Hank Olson #46

Tut Nyuot
Arthur Baker #6

Charlie Plummer
Gary Barkovitch #5

Jordan Gonzalez
Richard Harkness #49

Joshua Odjick
Collie Parker #48

Mark Hamill
The Major

Roman Griffin Davis
Curly #7

Judy Greer
Mrs. Ginnie Garraty

Josh Hamilton
Mr. William Garraty

Noah de Mel
Ewing #1

Daymon Wrightly
Rank #19

Jack Giffin
Ronald #45

Göremediğiniz şeyler canınızı yakabilir. Varlıklı bir bilim adamıyla şiddetli ve kontrollü bir ilişkide sıkışan Cecilia, gecenin köründe kaçıp kayıplara karışır. Ancak tacizci eski partneri aniden öldüğünde Cecilia, ölümünün bir aldatmaca olduğundan şüphelenir. Bir dizi ürkütücü tesadüf ölümcül bir hal almaya başlayıp sevdiklerinin hayatlarını tehdit etmeye başlayınca Cecilia'nın akıl sağlığı umutsuzca kimsenin göremediği biri tarafından avlandığını kanıtlamaya çalışırken çözülmeye başlar.

Gizemli yaratıkların istila ettiği dünyada bir hafızasını kaybetmiş genç adam, kayıp kız arkadaşını bulmak için eksantrik bir hayatta kalma uzmanıyla iş birliği yapar. Lowell Dean'ın yazıp yönettiği filmde "Matrix" serisinin Trinity'si Carrie-Anne Moss ve Douglas Smith'i izliyoruz.

Aaron ve Justin, yıllar önce içinde yer aldıkları fakat kaçarak ayrıldıkları grubun inançlarının, düşündüklerinden daha fazla akla yatkın olabileceğini düşünerek 10 yıl sonra gruba geri dönerler. Bulundukları çevrede garip, ürkütücü ve doğaüstü bir gücün var olduğunu görürler. Diğer yandan ise plak kayıtlarından VHS kasetlerine kadar, değişen çeşitli medya biçimlerini inceledikten sonra açıklanamayan birtakım iletiler almaya başlarlar. İçinde bulundukları çıkmaz yetmezmiş gibi, video kayıtlarından birinde grup üyelerinin, “Jonestown Tarzı Kitlesel İntihar”ın eşiğinde olduğu iletisini alırlar.

Her sene belirli bir gün, sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalmadan bir suç işleme hakkınız olsaydı, ne yapardınız? Bir ailenin bir gece yaaşadığı hikayeyi anlatan The Purge’de dört kişinin kendilerini korumak için ne kadar ileriye gidebilecekleri test edilmektedir. Davetsiz bir misafir James Sandin’in yıllık tecrit döneminde etrafı çevrili güvenlikli evine zorla girer ve bir aileyi parçalayacak olaylar yaratmaya başlar. Geceyi saklandıkları ve kaçtıkları canavarlara dönüşmeden geçirmek James’in, karısı Mary’nin ve çocuklarının yapması gereken bir görev haline gelmiştir...

Charles Dexter Ward, a wealthy scientist, uses an ancient diary and human remains to begin a terrifying and bloody pursuit for immortality.

Neighbors in a block wake one morning to find they have been sealed inside their apartments. Can they work together to find out why? Or will they destroy each other in their fight to escape?

Genç bir çift, Rosemary ve tanınmak için çırpınıp duran bir aktör olan kocası Guy, New York'taki kötü şöhretli eski bir binaya taşınırlar.Rosemary yeni yaşantısından tedirgindir. Komşu evlerden tuhaf seslerin geldiği bir ortamda, bir gece rüyasında şeytansı bir varlık tarafından tecavüze uğradığı görür. Ardından hamile kalır. Bu arada Broadway'de güzel bir rol kapan Guy'un kariyeri yükselmeye başlar.

Belden aşağı yayınlara prim veren ucuz bir televizyonun yöneticisi olan Max Renn, çaresizce rating’leri arttıracak bir program arayışındayken ilginç bir korsan yayına denk gelir. Videodrome isimli underground yayın, ilk başta gerçek cinayetlere yer veren bir "snuff" tv havasındadır. Videodrome’u keşfettikçe altüst edici görüntüler, teknolojiye tapınma, sado-mazoşizm ve cinsellik içerikli yayınlar Max’ın profesyonel ilgisinin kişisel merakına yenik düşmesine sebep olur.

Salgın bir hastalık Amerika'da yaşayan insanları et yiyen zombilere çevirmiştir. Yaşadıkları şehir zombiler tarafından tam anlamıyla istila edilen bir grup insan çareyi kaçmakta bulur. Diğerlerinin kolay kolay bulamayacağı bir alışveriş marketinde karar kılırlar.Başlangıçta buradaki ortam herkesin hoşuna gider. Ellerinin altında binlerce çeşit eşya bulunmaktadır. Fakat zamanla mağazanın çevresinde biriken zombilerin sayısı artmaya başlar...

After the fall of civilization, the few survivors have been driven to cannibalism. A young man must confront a violent tribe that has murdered his father and stolen the medicine that keeps his girlfriend alive.

Meşhur korku roman yazarı Clive Barker'ın imzasını attığı Books of Blood'tan uyarlanan film, uzay ve zaman ögelerinin birbirine girdiği üç farklı hikayeyi anlatıyor. Daha önce keşfedilmeyene doğru bir yolculuk yapılıyor. Filmde Anna Friel, bir psikolog olan Mary'yi canlandırıyor. Mary, 7 yaşındaki oğlunu lösemiden kaybetmiştir. Yeni sevgilisi Simon, Mary'nin ölü oğlu ile konuşması konuşabileceğini söyler. Robertson ise Jenna'ya hayat veriyor. Jenna, sesten iğrenme rahatsızlığı olan misfoniden muzdariptir. Annesinin onu çiftliğe geri göndereceğini öğrenince Los Angeles'ın yolunu tutar. Üçüncü hikayede ise bir katilin hikayesi anlatılıyor. Katil paha biçilemez bir kitap bulur. Bu sayede eşi ile birlikte kirli işlerden emekliye ayrılabilecektir. Bu karaktere ise Yul Vazquez hayal veriyor.

When tragedy strikes his remarkable robot and the beautiful girl next door, lonely teenage genius Paul tries to save them by pushing technology beyond its known limits into a terrifying new realm.

Telekinezi güçleri olan Ellie adlı bir kızın yaptığı hatadan dolayı hücreye kapatılır. Üzerinde psikolojik bir tedavi uygulamaya çalışan bir grup görevli (Ordu'dan) kişi kıza yardım etmeye çalışır ancak bu girişimleri hiç başarılı olmaz. Ancak aralarında bulunan Olivia adlı kadın üniversiteden tanıdığı Dr.Fonda onun son çaresidir. Kesin olarak işe yarayıp yaramayacağını bilmese de Ellie'nin gerçekleri itiraf etmesini ister. Bu da Dr.Fonda'dan geçtiğini düşünüyordur. Böylelikle Dr.Fonda işi kabul eder. Sadece iki günü vardır. Eğer Ellie, Dr.Fonda ile bağ kuramazsa başına gelecekleri tahmin ediyor ama diğerlerine nasıl vermediyse Dr. Fonda'ya da aynı şekilde cevap verecektir. Acaba bu uğurda yapılan mücadelenin galibi Dr.Fonda mı? Yoksa Ellie'mi olacak?

2017 yılında geçen filmde enerji kaynakları tükenmiş ve dünyada açlık başlamıştır. Hükümet olası grevleri ve muhalifleri durdurmak için televizyonu kullanmaktadır. İnsanlar her gece "The Running Man" adlı bir şov programını izleyerek uyuşturulmaktadır. Masum insanları öldürmeyi reddettiği için tutuklanan Ben Richards hapishaneden kaçtığında Amber adlı genç bir bayan tarafından ele verilir. Richards'ın fiziğinden etkilenen televizyon yapımcıları onu şova çıkarmaya karar verirler. Ben yaşamak istiyorsa peşindekileri atlatmak zorundadır. Televizyon başındaki milyonlarca seyirci ise şehvetle onun ölmesini beklemektedir.

Dean Corso, zengin koleksiyoncular için eski ve çok değerli kitapları araştıran ve bulan bir araştırmacıdır. Yaptığı görev kültürel birikim, hüner ve çelik gibi sinirler gerektirmektedir. Corso, ünlü bir kitapsever olan Boris Balkan için Satanik ayinleri anlatan bir seri kitabın sonuncusunun peşine düşer. Rivayete göre bu kitap Karanlıklar Krallığının dokuz kapısını açacak bir el yazmasıdır. Geri kalan iki kopyası Avrupa’dadır. NewYork’tan Toledo’ya, Portekiz’den Paris’e giden yollarda Corso labirent gibi tuzaklarla, vahşi ve gizemli ölümlerle karşılaşır. Kendisini koruyan güçler yardımı ile kendisinden çok daha güçlü bir varlığa karşı adım adım yaklaşmaktadır. Zamanla asıl görevinin bir kitabı bulmaktan çok daha farklı olduğunu anlar.


Dünya, 2027: Gelecek için umut gittikçe önemini kaybeden bir kaynak oluyor. Son doğan bebeğin üzerinden neredeyse 19 yıl geçmiş ve açıklanamayan evrensel çocuksuzluk her geçen yıl beşeriyet sınırlarını, gelecekteki tüm haklarından vazgeçirmeye yaklaştırmıştır. Çoğu insan kaçınılmazı benimsemeyi seçip, ayrılıkçılığın, kanunsuzluğun ve nihilizmin içine çekilirken, diğerleri birleşik bir gezegen ve yavaş yavaş azalan nüfus için mücadeleye devam eder.

3. dünya savaşının yaralarını zor da olsa sarmayı bilmiş yakın geleceğin dünyasındayız. Savaşın travmasını üzerinden atamamış olan hakim totaliter sistem, barışı korumak adına insanların duygularını baskı altına almaktadır. Sanatsal nesneler bulundurmak ve güzel sanatlarla iştigal etmek yasaktır. Duygu ve heyecan uyandıracak şeylerle ilgilenmek, ölüm cezasına bile yol açabilmektedir. Üst düzey bir güvenlik ajanı olan John Preston, kurallara karşı duranları bulup yok etmekle görevlendirilmiştir. Kullananlarda sisteme uygun bir ruh hali yaratan Prozium'u içmekten vazgeçtiğinde, sistemin en büyük silahlarından biri olan ajan eski kimliğinden uzaklaşmaya başlayacaktır...

Hasta kızını kurtarmak için çaresiz kalan işçi sınıfından bir baba, hayatta kaldıkça ödülün büyüdüğü ölümcül bir seyir sporu oyununa katılır. Peşindeki suikastçılar ve ona karşı bahis oynayan yapımcılar arasında, ödül parasından çok daha fazlasının tehlikede olduğunu kısa sürede anlayacaktır.

Birbirini tanımayan on iki yabancı bir anda ormanlık bir alanda uyanır. Nerede olduklarını veya oraya nasıl gittiklerini hiçbiri hatırlamamaktadır. Daha da önemlisi çok özel bir amaç için seçilmiş olduklarını bilmemektelerdir. Karanlık bir internet komplo teorisinin gölgesinde, bir grup küresel elit sosyete üyesi spor için insanları avlama etkinliği düzenlemektedir. "Av" adını verdikleri bu etkinlik için de ilk kez bir araya gelmişlerdir. Devasa bir ormanlık alanda kaçmaya çalışan 12 kişiyi tek tek avlamayı hedeflemektedirler. Fakat bu seçkin zenginlerin kötücül planı raydan çıkarılmak üzeredir. Avlananlardan biri olan Crystal, bu tehlikeli oyunu bütün avcılardan daha iyi bilmektedir. Tek tek avcıları ava dönüştüren genç kadın, birer birer avcıları elerken tüm bu planın ortasındaki gizemli kadına doğru adım adım ilerlemeye başlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir