
Rutger Hauer
Benjamin Praagh

Mother Teresa, recipient of the Nobel Peace Prize, is considered one of the greatest humanitarians of modern times. Her selfless commitment changed hearts, lives and inspired millions throughout the world. The Letters, as told through personal letters she wrote over the last 40 years of her life, reveal a troubled and vulnerable women who grew to feel an isolation and an abandonment by God.

Rio de Janeiro'da çalışan, müşterilere mektup yazıp postalamakla görevli soğuk ve yaşlı bir kadın olan Dora (Fernanda Montenegro), müşterilerden ve insanlardan nefret ediyor. Dokuz yaşında bir çocuk olan Josue (Vinicius de Oliveira), babasını hiç görmemiş. Josue'nun annesi, kocasına mektuplar yazıyor ve bu mektuplar Dora aracılığıyla gönderiliyor. Kadın bir araba kazasında ölünce, Josue'nin sorumluluğunu insanları pislik olarak gören Dora üstlenmek zorunda kalıyor. Dora, Josue'yı babasını görebilmesi için yolculuğa çıkmaya ikna ediyor ve bu iki farklı insan arasında sıradışı bir dostluk kuruluyor.

1900'lerin başında, güneyli bir siyahi kız olan Celie, önce babası tarafından hamile bırakılır, ardından yıllar boyunca efendisi olarak göreceği adama evlenmek üzere adeta satılır. Kocasından gördüğü şiddete rağmen tek tesellisi kız kardeşi Nettie'ye yazdığı mektuplardır. Oysa babası Nettie'nin cevaplarının ona ulaşmasına engel olmaktadır. Celie sonunda kuru gürültüye papuç bırakmayacak güçlü bir kadın olan Sofia ile tanışacak ve ondan çok şey öğrenecektir.Alice Walker'ın Pulitzer ödüllü romanından Steven Spielberg tarafından uyarlanan Mor Yıllar, 11 dalda Oscar adayı olmayı bilmiş, güçlü bir film.

"Cesur ve Tutkulu Bir Dram" Bir rahibe ile mahkumun gerçek hikayesinden esinlenilen, Susan Sarandon'a 1995 yılında en iyi kadın oyuncu dalında Oscar®, Sean Penn'e de en iyi aktör dalında Oscar® adaylığı kazandıran bu muhteşem film, suç, ceza ve bedel ödemenin kışkırtıcı sınavını gözler önüne seriyor. "Ölüm Yolunda" sizi başından sonuna kadar merak içinde bırakacak, zeki sahnelerle bezeli, sürükleyici bir film. New Orleans'lı rahibe Helen Prejean, idama mahkum edilmiş kızgın ve karmaşık katil Matthew Poncelet'in manevi akıl hocasıdır. Rahibe Helen kendini başkalarının kurtuluşuna adamıştır, Matthew'a da aynı şekilde davranır. Ancak Matthew'in karanlık ruhunun derinliklerine indikçe, aklını tamamen farklı bir soru kurcalamaya başlar: Bir insanın bedel ödemesinin sınırı nedir? Matthew'un kaçınılmaz idamını engelleyebilecek midir? Yoksa tüm hayalı boyunca inandıklarını sarsacak bir gerçek mi keşfedecektir?...

Bir öğretmenin birçok öğrencinin hayatını nasıl etkileyebileceğini gözler önüne seren filmde öğretmen Ron Clark’ın gerçek hayat hikâyesi anlatıyor.

Hristiyanlık tarihine klasik Hollywood gözüyle değil de sadelik ve özü arayan farklı ve cesur bir gözle bakan Scorsese'nin bu filmi de tıpkı uyarlandığı Kazancakis'in romanı gibi şimşekleri üzerine çekmişti. Kitap Roma Katolik Kilisesi tarafından derhal yasaklı kitaplar listesine alınmış, hatta Kazancakis 1957 yılında öldüğünde Ortodoks Kilisesi defin izni vermediği için cenazesi Kandiye'yi çevreleyen Venedik surlarının dibine gömülmüştü. Film de roman gibi özellikle radikal Hristiyan gruplarca şiddetle protesto edilmiş, hatta Paris'te filmin gösterildiği bir sinema salonu Molotov kokteyli atılarak yakılmak istenmişti. İngiliz televizyonlarında gösterildiğinde ise seyircilerden şikayet alma rekorunu kırmıştı. İstanbul Festivali'nde gösteriminin yapldığı Emek Sineması'na bomba ihbarları yapılmıştı...

Portekiz'in Fátima kentindeki üç genç çoban, tarihsel olaylara dayanarak, Meryem Ana'nın iman edenlere ilham veren ve Kilise ve hükümetin yetkililerini öfkelendiren ve onları hikayelerini geri almaya zorlayan vizyonlarını aktarıyor.

Kariyerine bir boksör olarak başlayıp daha sonradan rahip olan Peder Stuart Long'un hikayesini ve kendi kendini yok etmekten kurtuluşa uzanan ilham verici yolculuğunu anlatıyor.

Davina, hayal gücü kuvvetli ve inatçı bir genç kızdır ve sık sık kendini güzel ama karanlık bir hayal dünyasına kaptırır. Engelli annesinin tek bakıcısıdır. Daha büyük bir çocukla fırtınalı bir aşka kapılır ve onunla kaçar, ancak kısa süre sonra çocuğun değişken ve sert yanını görmeye başlar.

Lisa Spinelli, sanat ve entelektüalizm ile dolu bir hayat yaşamak isteyen bir anaokulu öğretmenidir. Bir şiir yazma kursuna katılan Lisa, elinden gelenin fazlasını yapmasına rağmen vasatı aşamaz. Sınıfındaki beş yaşındaki öğrencilerinden biri olan Jimmy’nin kendine özgü şiirler okuduğunu duyan Lisa şoke olur. Çocuğun küçük bir “Mozart” olduğuna kendini ikna eder, onu takıntı haline getirir ve yeteneğini beslemek için tehlikeli bir yola baş koyar. Bu tehlikeli yolda ilerlemeye kararlı olan Lisa, imkansız bir hayalin peşinde, sahip olduğu her şeyi çarçur etmeye hazırdır.

1960’lı yılların başlarında, İkinci Vatikan Konsili döneminde geçen filmde, genç bir kadın olan Rahibe Cathleen’in inanç ve kişisel özgürlük çatışmasına tanık olunacak. Rahibe Cathleen (Margaret Qualley), hemşire olmak için eğitim almış ve kendini Tanrı’ya adamıştır. Ancak bir süre sonra din konusunda kafası karışır ve kendi içinde cinsel kimlik ve din değiştirme gibi katı sınırları olan meseleler içinde boğulmaya başlar.

Büyük bir sigorta şirketinin yöneticisi Gene, kötümserliğini bir mesai arkadaşına aktarır. Fizik profesörü olmak Walter'ı tatmin etmez, o da karısından ayrılır. Troy, mesleğinde yükselişi kösteklenmiş genç bir avukattır. Beatrice ise, geçmişteki bir mucizenin yardımıyla ayakta duran genç bir temizlikçi. Hepsi kendilerine temel bir soru sorarlar: Mutluluk nedir, nasıl mutlu oluruz?

İki yakın arkadaş olan Ginger ve Rosa, Soğuk Savaş ve cinsel devrimin etkilerinin hüküm sürdüğü 1960'lı yılların Londra'sında yaşamaktadır. İki genç kız aleni bir şekilde ailelerine baş kaldırmakta; başka türlü, heyecanlı bir hayata ulaşmanın hayallerini kurmaktadırlar. Daha da önemlisi hiçbir zaman, küçümsedikleri ve acıdıkları anneleri gibi olmamaya kararlıdırlar. Ginger zamanla politik eylemlerde daha büyük bir tutkuyla yer almaya ve gece gündüz dönemin sorunları üzerine kafa yormaya başlar. Öyle ki bir süre sonra Soğuk Savaş ile ilgili yazmaya başlar. Ginger'ın aksine Rosa, politik konulara pek de ilgi duymayan ve genellikle eğlence odaklı yaşayan bir genç kıza dönüşmüştür; buna rağmen aralarındaki dostluk tüm gücüyle devam eder. Ancak Rosa'nın attığı beklenmedik bir adım bu yakın arkadaşlığı parçalanma noktasına getirir.

Sofia, gizemli bir hastalıktan mustarip annesi Rose'la birlikte Doktor Gómez ile görüşmek için İspanya kıyılarındaki Almería kasabasına gelir. Anne-kız arasındaki kemikleşmiş gerginlikler su yüzüne çıkarken, Sofia özgür ruhlu Ingrid'in büyüsüne kapılır.

Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan filmde Henry Hill adında bir gangster, Jimmy Conway ve Tommy De Vito adlı iki arkadaşıyla birlikte bir soyguna kalkışır. Gözleri daha yukarda olan iki arkadaşı soyguna katılan diğerlerini öldürür ve mafya içinde yükselmeye başlarlar. Bu durum Henry'i olumsuz etkilemiştir ve bu konuda birşeyler yapması gerekmektedir. Büyük usta Martin Scorsese'nin başyapıtlarından biri olan Goodfellas, 1991 yılında 6 dalda Oscar'a aday gösterilmiş, en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Joe Pesci'ye ödül kazandırmıştı.

Başka bir kadınla evlenmek için karısını boşamak isteyen 8. Henry ile bu duruma ister istemez karışan Sir Thomas More'un öyküsü En iyi film, yönetmen ve aktör (Paul Scofield) dahil alti dalda Oscar kazanan "Her Devrin Adami", Leo McKern ve Orson Welles'li kadrosuyla gerçek bir klasik.

Dört çocuk annesi bir kadın, İkinci Dünya Savaşı’nda kaybettiği üç oğlunun ardından fazlasıyla yaralanmıştır. Şimdi tek dileği hayatta kalan tek oğlunun savaştan sağ salim dönmesidir. Yakarışları karşılık bulur ve Başkan tarafından verilen bir emirle James Ryan’ın ne pahasına olursa olsun bu savaştan sağ çıkması sağlanacaktır. Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün, sekiz kişilik bir asker birliği farklı bir göreve, Ryan’ı kurtarma görevine atanır. Ancak yüzbaşı John Miller tarafından yönetilen bu birim, can pazarının yaşandığı bu zorlu ortamda hakikatli bir yaşam mücadelesine atılacak; tek bir adamı kurtarmak için sekiz kişinin hayatının tehlikeye atılmasının meşruluğunu sorgulayacaktır.

Inspired by a true story, this film tells the shocking tale of a mother and daughter who are nothing like they seem, their tumultuous relationship ending in a brutal murder.

Judah Ben Hur zengin yahudi bir prenstir. Bir gün çocukluk arkadaşı Messela ile buluşup konuşurlar ve hasret giderirler. Bu konuşmaların sonunda iki taraf siyasi fikirlerini ortaya döktüklerinde tartışmaya başlarlar. Ben Hur arkadaşına hiç bir koşulda destek vermeyeceğini söyler. Bunun üzerine arkadaşı Messela onu kürek mahkumu olarak sürgüne gönderir. Zengin hayatına veda eden prens bu olay üzerine intikam yemini edecektir.

Stil ve varlığın, mizah ve insanlığın muhteşem bir bileşimi! 42 yaşındaki Manhattan yerlisi Isaac Davis işinden nefret etmektedir. 17 yaşında Tracy adında hiç sevmediği kız arkadaşı ve evlilikleri hakkında bir kitap yazan Jill adında lezbiyen bir eski karısı vardır. Ve Isaac onu boğazlamak istemektedir. Ancak en iyi arkadaşının seksi ve entellektüel metresi Mary ile tanışınca, Isaac tepeden tırnağa şehvetle dolar * Manhattan, New York aşığı Allen’ın kendi şehrine, semtine yazdığı bir aşk mektubu gibidir, kendi dünyasına bir güzellemedir. Manhattan, 70’ler sonu Amerikası’nın güvensizliğini başarıyla yakalamış bir film. Eskisinden daha çok kazanan, daha fazla özgürlüğe ve seçme hakkına sahip olan şehirliler, suçluluk ve güvensizlik duygularıyla boğuşuyorlar. Bu zeka eseri, dengeli, aynı zamanda hüzünlü siyah/beyaz komedi en sevilen filmler arasındaki yerini hep korudu.

Başkan Nixon, Amerikan tarihinde istifaya zorlanmış ilk ve -şimdilik- tek başkandır. Her şey, Washington Post gazetesi muhabiri iki gözüpek gazetecinin, Carl Bernstein ve Bob Woodward'ın, bir dedektif kalitesinde yaptıkları takip sonucu tarihe Watergate Skandalı olarak geçecek vaka ortaya çıkar: 17 Haziran 1972 günü, Nixon'ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti'den bir kaç kişi, seçimi kazanması muhtemel olan Demokratların merkezine sızıp dinleme cihazı yerleştirmiştir. İki gazetecinin yakın takibi, olayın sorumlusunun, Cumhuriyetçi Parti'nin en tepesinde bulunduğunu gözler önüne serer. 4 Oscar'lı filmin merkezindeki gazetecileri Dustin Hoffman ve Robert Redford canlandırıyor.Alan J. Pakula'nın filmi aradan geçen yıllara rağmen gücünü fazlasıyla koruyor. Medyanın gücünü olumlu yönde kullandığında nelere kadir olduğunu gösteren çarpıcı bir yapım.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir