
Paul Muni
Sam Abelman

Dr. Sam Abelman is a Jewish doctor contentedly spending his autumn years serving his own Brooklyn neighborhood. But when his nephew, would-be journalist Myron, writes an article about him, it draws the attention of a producer, Woodrow Thrasher, who believes Dr. Abelman a good candidate for a TV show. The doctor, however, is suspicious of the whole enterprise, thinking both Myron and Thrasher are simply out to make a fast buck.

Paul Muni
Sam Abelman

David Wayne
Woodrow Thrasher

Betsy Palmer
Anna Thrasher

Luther Adler
Max Vogel

Claudia McNeil
Mrs. Quincy

Joby Baker
Myron Malkin

Joanna Moore
Alice Taggart
Nancy R. Pollock
Sarah Abelman

Billy Dee Williams
Josh Quincy

Robert F. Simon
Lyman Gattling

Dan Tobin
Ben Loomer

Ned Glass
Butcher (uncredited)

Paul Langton
Jack Vickery (uncredited)

Bill Quinn
Andrew Lord (uncredited)
George Selk
Peddler (uncredited)

Idi Amin'in Uganda'sı ile ilgili neler biliyorsunuz? Dünyanın tanıdığı en vahşi diktatörlerden bir olan Idi Amin'in Uganda'sı ile bizleri tanıştıran film, insanlık tarihinin karanlık sayfalarından birine kamerasını çeviriyor.Tıbbi bir misyonla Uganda'ya gelen genç doktor Nicholas Garrigan, bu uzak ve çok da fazla tanımadığı ülkeye doğru yola çıktığında oldukça idealist düşüncelerle yüklüdür. Fakat bu düşüncelerinin yerini büyük bir karanlığın alması uzun sürmez. Son derece katı ve barbar bir yönetim şekli yürüten Idi Amin'in emirleri altında, hareket sınırları oldukça dardır. İlk zamanlar bunun onurunu yaşasa da Garrigan'ın, nasıl bir barbarlığın parçası yapılmak istendiğini anlaması uzun sürmeyecektir. Ama yanlışlardan geri dönüş, sandığı kadar kolay olmayacaktır.

Film yıldızı Veronika Voss uyuşturucu bağımlısı olur ve yozlaşmış bir doktor olan Marianne Katz’ın eline düşer. Yazar Robert Krohn ile tanıştıktan sonra yeniden yıldız olmanın hayalini kurmaya başlar. İlişkileri ilerledikçe Veronika, bağımlılığın kendisini nasıl mahvettiğini fark eder.

Genç Ben Carson, şanslı bir çocukluk geçirmemiştir. Yoksulluk ve önyargı arasında, eski bir evde geçirilen çocukluk, beraberinde kötü ders notları ve öfke getirmiştir. Tüm bunlara rağmen yine de, annesi ona inancını hiç kaybetmemiş, hayal gücünü ve inancını asla yitirmemesi için ona sürekli destek olmuştur. Artık O dünyanın en iyi beyin cerrahlarından biridir…

Tiyatro yönetmeni Caden yeni bir oyun üzerinde çalışmaktadır. Karısı Adele Berlin'deki tablolarını takip edebilmek için küçük kızları Olive'yi de alarak onu terk eder. Terapisti Madeleine ona tavsiyeler vermek yerine çok satan kitabının sayfalarında gezinmektedir. Çekici ve samimi Hazel ile olan ilişkisiyse beklenmedik şekilde karaya oturur. Kendi var oluşunu anlamlı kılmak ve ölümsüzlük saplantısını tatmin etmek için bir binayı tiyatro sahnesi olarak düzenleyip, her bir bölümünde çeşitli yaşamları oynayacak oyuncuları içine yerleştirme ve yönetme kararı alır * Eternal Sunshine of the Spotless Mind ve Being John Malkovich gibi filmlerin hayalgücü sınır tanımayan senaristi Charlie Kaufman'ın yazıp, ilk defa yönetmen koltuğuna oturduğu filmi Synecdoche, New York, ilginç senaryosuyla dikkatleri üzerine çekiyor.

Richard Jewell, 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda Centennial Olympic Parkı’nda yaşananlara odaklanıyor. 1996 yılında düzenlenen Yaz Olimpiyatları sırasında Centennial Olympic Parkı’nda bombalı saldırı düzenlenmiştir. Yaşanan olayların suçlusu ise Richard Jewell görülür. Güvenlik görevlisi olarak çalışan Richard Jewell, saldırı sırasında onlarca insanın hayatını kurtarsa da basında çıkan haberler onun terörist olduğunu söylemektedir. Olayın ardından hayatı tepetaklak olan Jewell’in suçsuz olduğu ise birkaç ay sonra ortaya çıkar. Gerçek suçlunun ortaya çıkması ile aklanan Richard Jewell’in hayatı ise asla eskisi gibi olmaz.

Rudy Baylor, henüz okulu yeni bitirmiş olan çiçeği burnunda bir hukuk mezunudur. Genç yaşına rağmen mesleğine karşı son derece idealist bir tavırla yaklaşmakta ve hukuksal haksızlıklara karşı gelmeye çalışmaktadır. Rudy, girdiği bu camiada büyük bir şirkete kapak atabilmek için yoğun bir şekilde çalışmaktadır. En sonunda amacına ulaşır ve kendisini büyük bir şirketin avukatlarından biri olarak bulur. Şimdi sırada adaletin ikiyüzlülüğünü kabullenmek vardır. Matt Damon, Danny DeVito, Virginia Madsen ve Jori Voight gibi oyuncularla dikkat çeken Rainmaker, tüm zamanların en önemli yönetmenlerinden biri olan Francis Ford Coppola tarafından yönetiliyor.

Aniden akli dengesini yitirmeye başlayan Susannah Cahalan'ın öyküsüne ev sahipliği yapıyor. Susannah Cahalan New York Post'ta çalışan bir gazetecidir. Ancak ciddi sağlık sorunları yaşamaya başlamıştır. Sesler duyuyor ve krizler geçiriyordur. Doktor doktor gezen genç kadın bir sürü yanlış teşhis ve tedavinin ardından hayatını yoluna koyabilecek bir doktor bulur. Ancak günün birinde geçtiğimiz bir ayı unutmuş vaziyette hastanede uyanır ve hafızasındaki boşlukları doldurmak için zorlu bir mücadeleye girer.

Oskar (Thomas Horn) dokuz yaşlarında, zeki, meraklı ve keşfetme düşkünü bir çocuktur. Babası,11 Eylül saldırısında hayatını kaybedince, Oskar depresyonun eşiğindeki annesi gibi mutsuzluğa ve karamsarlığa kapılmaktansa, babasının New York şehrinde kendisi için bıraktığı bir iz, gizemli bir ip ucu aramaya başlar. Elinde sadece dolaptan çıkan bir anahtar ve keşfetme azmi vardır. Babasını kaybetmiş olmasının acısını, hiç bilmediği hayatları yeniden öğrenerek başka bir boyuta taşır...

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

Yazar olma hayali olan Joanna, J.D Salinger’ın eski moda ve huysuz edebiyat ajansının sahibi Margaret’in asistanı olarak işe başlar. Joanna’nın ana işi Salinger’ın hayranlarından gelen yüzlerce mektubu okumaktır, ancak dünyanın dört bir yanından gelen dokunaklı mektupları okudukça, ajansın standart yanıtlarını bir kenara bırakır ve içinden gelenleri yazmaya başlar. Joanna mektuplarında büyük bir yazar gibi davranırken aslında kendini keşfetmeye başlamıştır.

Brian Selznick’in aynı adlı çocuk romanından uyarlanan filmde, Ben (Oakes Fegley) ve Rose (Millicent Simmonds) gizlice hayatlarının daha farklı olmasını dileyen, iki ayrı çağdan iki farklı çocuktur. Ben, hiç tanımadığı babasının özlemini çekerken, Rose da hayranı olduğu ve yaşamını gazetelerdeki haberlerden kestiği bir kupür albümünde toparladığı bir aktrisi bulma hayali kurmaktadır. Ben’in evinde gizli bir ipucu bulması ve Rose’un onu çok heyecanlandıran bir gazete başlığını okumasıyla, her iki çocuk da hayatlarındaki eksik şeyleri bulmak için büyüleyici bir simetriye sahip olan maceralara atılır.

1960’ların başlarında Hong Kong’da, bitişik dairelerde yaşayan iki komşu, Bay Chow ve Bayan Chan, eşlerinin kendilerini aldattığını öğrendikten sonra birbirlerine yakınlaşmaya başlarlar.

Rachmaninoff'un unutulmaz 'İkinci Piano Koncertosu' eşliğinde, sıradan insanların sıra dışı aşklarına tanıklık etmek istiyorsanız, İngiliz gerçekçiliğinin başyapıtı kabul edilen bu filmi mutlaka izleyin! Lean'e Cannes'da 'Festival Büyük Ödülü'nü kazandıran film, bir rastlantı sonucu tren istasyonunda karşılaşan iki evli yetişkinin yaşadıkları büyük aşkın öyküsünü anlatıyor.

Ray Kinsella ( Kevin Costner), ailesiyle Iowa'ya yeni yerleşmiş ve çiftçiliğe başlamıştır. Bir gün yine tarlasında çalışırken gizemli bir sesin ona "İnşa ederse geleceklerini" söyler. Ray bunu tek şekilde yorumlar : ses, tarlasına beysbol stadyumu inşa etmesini söylemektedir. Eşi bu yoruma çok güvenmese de Ray'e kalbindeki sesi dinlemesini söyler. Ray stadyumu inşa etmeye başlar, bu sırada gizemli sesler kendisini bir beysbol uzmanı olan Terence Man'e (James Earl Jones) yönlendirir ve ikili Ray'e gaipten ve düşlerinde gelen mesajların izini sürmeye başlar... Bu mesajlar ikiliyi tek kelimeyle inanılmaz bir maceraya sürükleyecektir.


İtalyan göçmen Francesca Cabrini, 1889'da New York'a vardığında hastalık, suç ve yoksul çocuklarla karşılaşır. Cabrini, toplumun en savunmasız kesimleri için barınma ve sağlık hizmeti sağlaması konusunda düşmanca davranan belediye başkanını ikna etmek için cesur bir misyona atılır. Kıt İngilizcesi ve zayıf sağlığına rağmen Cabrini, girişimci zekasını kullanarak dünyanın daha önce hiç görmediği bir umut imparatorluğu inşa eder.

Robert Bilott, işinde oldukça başarılı olan bir avukattır. Genç adamın ele aldığı yeni dava, toplumu yakından ilgilendirir. Giderek artan ve nedeni açıklanamayan ölüm vakalarını araştıran Robert Bilott, yaşananların arkasında dünyanın en büyük şirketlerinden birinin olduğunu keşfeder. Olayı iyice araştırmaya başlayan Robert, gerçekleri ortaya çıkarmak için geleceğini, ailesini ve kendi yaşamını riske atar.

Fedakar bir annenin, kızının hastalığı sürecinde yaşadıkları ve onu iyileştirmek için verdiği mücadeleyi konu alan roman Christy Beam ve kızı Annabel Beam‘in hikayesi…

Başkan Nixon, Amerikan tarihinde istifaya zorlanmış ilk ve -şimdilik- tek başkandır. Her şey, Washington Post gazetesi muhabiri iki gözüpek gazetecinin, Carl Bernstein ve Bob Woodward'ın, bir dedektif kalitesinde yaptıkları takip sonucu tarihe Watergate Skandalı olarak geçecek vaka ortaya çıkar: 17 Haziran 1972 günü, Nixon'ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti'den bir kaç kişi, seçimi kazanması muhtemel olan Demokratların merkezine sızıp dinleme cihazı yerleştirmiştir. İki gazetecinin yakın takibi, olayın sorumlusunun, Cumhuriyetçi Parti'nin en tepesinde bulunduğunu gözler önüne serer. 4 Oscar'lı filmin merkezindeki gazetecileri Dustin Hoffman ve Robert Redford canlandırıyor.Alan J. Pakula'nın filmi aradan geçen yıllara rağmen gücünü fazlasıyla koruyor. Medyanın gücünü olumlu yönde kullandığında nelere kadir olduğunu gösteren çarpıcı bir yapım.

New York City newspaper The Day is in trouble. Even though editor Ed Hutcheson has worked hard running the paper, its circulation has been steadily declining. Now the publisher's widow wants to sell the paper, which will most likely mean its end. Hutcheson's only hope is to finish his exposé on a dangerous gangster before the sale is finalized.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir