
Barbara Stanwyck
Joan Phillips Boothe

When Joan Boothe accompanies husband-reporter David to Las Vegas, she begins gambling to pass the time while he is doing a story. Encouraged by the casino manager, she gets hooked on gambling, to the point where she "borrows" David's expense money to pursue her addiction. This finally breaks up their marriage, but David continues trying to help her.

Barbara Stanwyck
Joan Phillips Boothe

Robert Preston
David Boothe

Stephen McNally
Horace Corrigan

Edith Barrett
Ruth Phillips

John Hoyt
Dr. Rojac

Elliott Sullivan
Barky

John Harmon
Frenchy

Philip Van Zandt
Chuck (as Phil Van Zandt)

Leif Erickson
Tony

Curt Conway
Bank Clerk

Houseley Stevenson
Pawnbroker

Don Beddoe
Mr. Dennis Sutherland

Nana Bryant
Mrs. Dennis Sutherland

Tony Curtis
Bellboy (as Anthony Curtis)

Peter Leeds
Jack Harris - Hotel Clerk

Guido Anselmi son filminin hazırlıkları ile uğraşan bir yönetmendir. Herkes onun eski işlerine bakmakta ve ondan büyük bir iş beklemektedir. Çevresindekilerden bir huzur bulamayan Guido yeni filmi için parlak bir fikir de bulamamaktadır. Tüm bunlar yetmezmiş gibi hayatındaki kadınlar da ona rahat vermez. Guido giderek boğulduğunu hissetmektedir.

Frankie Dunn ringlerde yaşadığı yıllar boyunca müthiş dövüşçüler yetiştirmiştir. Öğrencisi olan boksörlere öğrettiği en önemli ders ise kendi hayatı için de temel kabul ettiği, her şeyden önce kendini korumaktır. Onu kızından soğutan ve uzak tutan acı deneyimi yüzünden uzun zamandır hiç kimse ile yakın olmamaya çalışmaktadır. Tek arkadaşı Scrap, onun spor salonuna göz kulak olmakta ve kaba dış görünümünün altında, 23 yıldır yakasını bırakmayan bir affedilme beklentisi olduğunu bilmektedir ve bir gün Maggie Fitzgerald, spor salonuna gelir.

San Fernando Valley'de sıradan bir günde ölmek üzere olan bir baba, genç karısı, bir erkek bakıcı, kaybolmuş ünlü bir oğul, aşık bir polis, dahi bir çocuk, eskiden dahi bir çocuk olan bir adam, bir şov programı sunucusu ve yabancılaşmış bir kız bir hikayenin farklı parçalarında yerlerini alacaklardır. Bu insanlar, unutulmaz bir heyecanla sonlanacak bu gün içinde, şans, hareket, geride bırakılan zaman ve rastlantılar yumağında adeta birbirlerinin hayatlarının içinden zikzaklar çizerek geçecek ve birbirlerini çözümleyeceklerdir.

Yıllar önce ringlerden uzaklaşmış olan eski boks şampiyonu Billy karısından ayrılmış ve kendisine adeta tapan küçük oğluyla birlikte yaşamakta önemsiz maçlara çıkarak içki parasını denkleştirmektedir. Bu esnada ortaya çıkan eski karısı çocuğun vekaletini isteyince iyice yaşlanmış ve çaptan düşmüş bu eski boksör oğlunu tekrar kazanmak için ringlere geri dönecektir.

Oscar ödüllü oyuncu ve yönetmen Robert Redford'un yaşanmış bir öyküden yola çıkarak çektiği bu film, babalar ve oğullarını konu alır. Sevginin varolduğu ama duyguların açığa vurulmadığı bir ailede yetişen iki erkek kardeş, Norman ve Paul, kendilerine farklı yollar çizme çabasındadırlar. Kuralcı bir din adamı olan babalarıyla çıktıkları balık avları onları doğaya yakınlaştırsa da birbirlerini tam olarak anlamalarına yardımcı olamaz. Sonunda iki genç babalarına baş kaldırır; Norman eğitimine evden uzakta bir üniversitede devam eder, Paul ise Montana'da kalır ancak içki ve kumar dolu yıkıcı bir yaşam sürer. Aradan geçen yıllar aile bağlarını zayıflatsa da, onların hikâyesindeki ipuçları hala balık avlama sanatının gizeminde yatar. Montana'da büyüleyici manzaralar eşliğinde anlatılan bu şiirsel öykü, hayatın ritmini yakalıyor. Yönetmen Redford, kendi duygularının derinliğini yansıtamayan insanların hislerini bu filmde başarıyla aktarıyor.

Profesyonel bir poker oyuncusu olan ve The Cincinatti Kid lâkabıyla tanınan Eric Stoner, ülkedeki en iyi pokerci olduğunu kanıtlamak için, büyük poker ustası Lancey Howard'ı yenmek üzere New Orleans'a gelir. Burada, eski arkadaşı Shooter'ın yardımıyla, poker dünyasının en büyük isimlerinin kapıştığı masaya oturma fırsatını yakalar.

An unscrupulous boxer fights his way to the top, but eventually alienates all of the people who helped him on the way up.

40'ına yaklaşmış olan Johanna Perry , 14 yaşından beri yanında yaşadığı ve bakıcılık yaptığı kadın ölünce, yeni bir ailenin yanına gelir. Zengin bir avukat 16 yaşındaki torunuyla beraber yaşamaktadır ve Johanna'dan torununa bakıcılık yapmasını ister. yıllardır bir rutin içerisine ve asosyal olarak devam eden Johanna'nın hayatı bu ailenin yanına gelince kökten değişir.

Lester Burnham, çevresindeki insanlar tarafından sevilmediğini ve horgörüldüğünü düşünmektedir. Karısı Carolyn, bunca yıllık evliliklerinden sonra sanki ondan nefret eder gibi davranmaktadır. Kızı Jane, onu küçük görmektedir. Patronu ise sürekli onun girişimlerini baltalamaktadır. Yıllardır gizlemekte olduğu tutkuları sonucunda Lester, hayatında birkaç küçük değişiklik yapmaya karar verir. Böylelikle orta yaş krizini de kolaylıkla atlatabileceğine inanmaktadır. Aldığı kararlar sonucunda giderek özgürleştikçe ve mutlu olmaya başladıkça karısıyla kızını daha çok sinirlendirmeye başlar.

İkinci dünya savaşında çok direnişli örgütün lideri Victor Lazlow Alman konsantrsayonu kampından kaçarak Casablanca'ya gelir. Amacı Lizbon'a oradanda ABD'ye iltica etmektir. Fakat bütün umutları şans eseri Casablanca'nın en meşhur gece kulübünün sahibi olan Rick'e bağlamıştır. Rick kaçış için gerekli olan pasaportlara sahib olan tek kişidir. Öte yandan Ricky'in Victor'un yakalanması ya da öldürülmesi için gerekli nedeni vardır. Victor'un karısı Ilsa Ricky bir zamanlar kendisini terk ettiğine inandığı ve kalbinin derinliklerine gömdüğü büyük aşkıdır.

Ace Rothstein, 1970'lerin Las Vegas'ında bir kumarhane işletmecisidir. İşini korumak için gereken her yola başvuran Ace, işletmesinin bol miktardaki kârının büyük kısmını patronlarıyla paylaşmaktadır. En iyi dostu Nicky Ace'in işletmenin çalışanlarına ve zaman zaman da müşterilere göz kulak olmasına yardım etmeye başlar. Ace'in amacı gelirini belli bir seviyede tutmak, patronlarla başını belaya sokmamak ve kumarhanesinin güvenilir ve sevilen bir yer olarak kalmasını sağlamaktır fakat Nicky işletmeye adımını attığı günden itibaren tüm kumar piyasasını eline geçirmeyi ve Vegas'ın kralı olmayı hayal etmektedir.

19. yüzyıl sonlarında büyümekte olan Polonya şehri Łódź'de geçen film, bir tekstil fabrikası inşa ederek büyük para kazanmayı hedefleyen üç arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Polonya'nın sanayileşme dönemine ve özellikle de endüstri kenti Łódź'e dikkat çeken kayda değer bir portre sunuyor.

Alkol sorunları yüzünden herşeyini kaybetmiş olan Hollywood senaristi Ben Sanderson ölümüne içmek için Las Vegas'a gelir. Burada tesadüfen tanışacağı hayat kadını Sera ile aşka dönüşen ilişkisi ise artık hayata farklı bir açıdan bakmasına sebep olacaktır.

Günümüz Amerika'sının en çok tartışılan konularından biri: Uyuşturucu. Drugstore Cowboy da bu konuyu temel alan ve 1970'li yıllarda uyuşturucu bağımlılarının suçun içinde geçen hayatlarını ve kendilerini kurtarma hikayelerini anlatan güçlü bir film. Günümüzde uyuşturucuya karşı yürütülen mücadeleye rağmen bağımlıların dünyası hala bir gizem örtüsünün içinde. Drugstore Cowboy, bu kişilerin hayatını anlatan, özenle hazırlanmış gerçekçi bir film. Filmde uyuşturucunun yıkıcı/yok edici dünyasını izlerken, insan doğasının eşitsizliklere karşı kurtulma güdüsü ve umut arayışının etkileyici öyküsünü de izleyeceksiniz.

Paul Javal isimli bir senarist Fritz Langin yeni filmi için bir senaryo yazması için işe alınır. Maddi sıkıntılar nedeniyle hayatını düzene oturtmakta zorlanan Paul, genç ve güzel karısı Camilee'i çok sevmektedir. Homeros'un Odysseia eserinden uyarlanacak olan filmin senaryosu için aldığı sipariş bir süre sonra Paul'ün hayatını allak bullak eder ve karısı ile olan mutluluğu da bozulmaya başlar. Üstelik bunda en büyük sorumluluk da filmin yapımcısındadır. Filmde Alman sinemasının büyük ismi Fritz Lang kendisini canlandırmaktadır. Camille Javal, ismi ise Bardotun gerçek adıdır. Godard'ın seyircilerle en fazla yakınlık kuran filmlerinden biri de denilebilir. Filmdeki senarist, bir zaman sonra kendi yazdığı filmin başkahramanına dönüşürken Godard sinema dili üzerine yine özgün fikirler vermektedir.

"Garsoniyer - The Apartment" büyük bir şirkette çalışan ve yükselmek amacıyla, evini garsoniyer olarak kullanması için patronuna vermekte sakınca görmeyen ve bu arada patronun metreslerinden birine aşık olan adamın komik hikayesini konu alıyor... Sevgisine karşılık bulduğundan emin olamadığı için bir süre sesini çıkarmasa da, her şey olacağına varıyor. Kadının güzelliği aklını başından alıyor ve işini kaybetmek pahasına da olsa mücadele etmeye karar veriyor. Fakat adam, genç kadının kimi sevdiği ile ilgili şüpheleri son adımı atmaktan onu hep alıkoyuyor...

Mildred Pierce, dönemin tipik kadın portresinin sıradan bir ürünü gibidir. Ancak kendisini aldatan kocası kısa bir süre sonra kendisini terk eder. Mildred, bir anda kendisini daha yalnız ve daha güçlü bir halde bulur. Artık çevresindeki herkese bağımsızlığını ve kusursuzluğunu ilan edecektir. Önünde ise kızının velayetini almak üzere bir dava vardır.

Bu etkileyici gangster klasiğinde sahne dışında da arkadaş olan James Cagney ve Pat O'Brien, kamera önüne altıncı kez geçiyorlar. Cagney'in canlandırdığı Rocky Sullivan, yeraltı dünyasındaki başarısı sonucu bir grup serserinin gözünde onu kahramana dönüşmüş karizmatik bir ghetto kabadayısıdır. O'Brien ise Sullivan'ın sonradan rahip olan çocukluk arkadaşı Peder Connollydir ve onun hükmünü bitirmeye yemin etmiştir.

Expecting the usual loss, a boxing manager takes bribes from a betting gangster without telling his fighter.

When housewife Trina wins the lottery, her comfortable life with her dentist husband John slowly deteriorates, in part by her own increasing paranoia and partly by the machinations of villainous acquaintance Marcus.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir