
Charlton Heston
Whip Hoxworth


Charlton Heston
Whip Hoxworth

Tina Chen
Nyuk Tsin

Geraldine Chaplin
Purity Hoxworth

Mako
Mun Ki

John Phillip Law
Noel Hoxworth

Alec McCowen
Micah Hale

Don Knight
Milton Overpeck

Miko Mayama
Fumiko

Virginia Ann Lee
Mei Li

Chris Robinson
Dr. Whipple Jr.

Naomi Stevens
Queen Liliuokalani

Keye Luke
Foo Sen

Khigh Dhiegh
Kai Chung

Mary Munday
Malama Hale

Harry Townes
Houghton

A 12-year-old boy manages to flee a Communist concentration camp on his own, through sheer will and determination. All he has in his possession is a loaf of bread, a letter to deliver to someone in Denmark, and a compass to help get him there.

Olağanüstü gerçek bir hikâyeden uyarlanan bu film, Everest'in zirvesine ulaşan ilk insan olma hayalinin peşinden giden ve aşılması imkânsız gibi görünen tüm engellere meydan okuyan kararlı bir adamın nefes kesen mücadelesini konu alıyor.

The Doctor and Clara face their Last Christmas. Trapped on an Arctic base, under attack from terrifying creatures, who are you going to call? Santa Claus!

Britanya İmparatorluğu donanmasının en parlak dönemini yaşadığı 18. yüzyıl sonlarında geçen filmde. Bounty gemisinin mürettebatı aylar süren kötü muamelenin sonunda isyan çıkarır. Fletcher Christian’ın liderliğindeki mürettebat, acımasız Kaptan Bligh’ı denize bırakır. Kaptan olağanüstü şaşırtıcı bir gayretle limana geri dönmeyi başarırken, Bounty’ ise çeşitli zorluklarla mücadele ederek Güney Pasifik’e yelken açar.

1970 yılında John Wayne canlandırdığı korkusuz ve tek gözlü Rooster Cogburn rolüyle Oscar® almış ve unutulmaz bir performans sergilemişti. Rooster Cogburn, genç bir kadın tarafından (Kim Darby), babasını öldüren ve ailenin tüm parasıyla ortadan kaybolan adamı bulmak üzere kiralanır. Genç kadın bu yolculukta Cogburn'e eşlik etmek konusunda ısrarlıdır. Yanlarına tecrübesiz bir Texas polisinin (Glen Campbell) katılışıyla işler iyice karışır. Bu sıradışı Western'e Robert Duvall ve Strother Martin de performanslarıyla katılmakta.

Napolyon kumandanlığındaki savaşlar zirve noktasındadır. Napolyon'un dünyanın hakimiyetini ele geçireceği korkusu en çok İngiltere'de hissedilmektedir.İngiliz hükümeti, Brezilya sahillerinde bulunan Yüzbaşı Aubrey(Russell Crowe) komutanlığındaki savaş gemisini, Fransızların Acheron adlı dev savaş gemisini yoketmekle görevlendirir. İki geminin ilkkarşılaşmasında İngiliz gemisi çok büyük hasar alır ve sis sayesinde batmaktan kurtulur. Fakat Yüzbaşı Aubrey, kendisinden çok daha hızlı olan ve güçlü silahlarla donatılmış Fransız gemisini takipte kararlıdır. Pasifik Okyanusunda devam eden takip uzadıkça, yaşam ve ölüm arasında gidip gelirler.

Jilet haline getirilmek üzere hurdaya gönderilmeden önceki son yolculuğuna çıkan dev yolcu gemisi Poseidon'un yorgun bedeni, çok zorlanınca yılbaşı gecesi denize yenik düşer. Alabora olan gemi su almaya başladığında, bir papazın örgütlediği hayatta kalanlar yaşam mücadelesine başlar.Kazazedelerin kurtulmak için tek şansı, şimdi tersyüz olmuş ve giderek su alan geminin derinliklerinden deniz seviyesinin üzerine doğru imkansız bir yolculuğa çıkmaktır. Geminin labirent gibi dehlizlerinde yaşam savaşı grubun pek uyumlu olduğu ise söylenemez: başı çeken bir papaz, İsrail'deki torunlarını görmeye giden yaşlı bir çift, bir tüccar, New York'lu bir dedektif ile eski bir olan karısı, iki çocuk, ünlü bir şarkıcı ve bir garson...

Paulette Jiles’in aynı isimli romanından uyarlanan filmde, Amerikan İç Savaşı’ndan 5 yıl sonra, kimi kimsesi olmayan savaş gazisi Yüzbaşı Jefferson Kyle Kidd, kasaba kasaba gezerek okuma yazması olmayan insanlara haberleri okumaktadır. Bir gün Kidd’in yolu, 6 yıl önce Kiowa kabilesi tarafından ebeveynlerinin öldürüldüğü ve onlar tarafından büyütülen 10 yaşındaki Johanna Leonberger ile kesişir. Daha önce hiç deneyimlemediği bu dünyaya düşman olarak büyüyen Johanna’nın hayatta kalan son akrabalarına verilmesi gerekmektedir. Kidd, çocuğu kanunun belirlediği vasilerine teslim etmeyi kabul eder. Acımasız vahşi doğada ikisi de ev diyebilecekleri bir yer bulmak için yüzlerce kilometre yol kat ederken, hem zorlu doğa şartları hem de peşlerine düşen haydutlara karşı mücadele edeceklerdir.

Alexandre Dumas'nın klasik romanının televizyona uyarlaması. Edmond Dantes iyi talihini kıskananların hasız suçlamalarıyla mahkum olur ve hayatının geri kalanını If adasındaki şatoda hapis olarak geçirmesine karar verilir. Hapiste herkesin deli olduğunu düşündüğü Abbe Faria isimli mahkumla tanışır ve Abbe ona yerini sadece kendisinin bildiği küçük bir adada saklı hazineden bahseder. Abbe zaman içinde hapiste ölür ve Edmond da ceset kılığında kaçar. Artık hazineyi bulma ve onu hapsettirenlerden intikam alma vaktidir.

Hiçbir yetişkinin hayatta kalmadığı bir uçak kazası sonrasında ıssız bir adaya düşen bir grup küçük çocuk, kendi küçük topluluklarıyla hayatta kalma savaşı verirler. Fakat çocuklar ister istemez iki gruba ayrılmışlardır: Ralph'ın başında olduğu bir grup sığınak yapmak ve yiyecek toplamak isterken, Jack'in grubu eğlenmek ve avlanmak isterler. Bu grup ayrılığı Ralph ve Jack arasında acı bir rekabeti başlatır. Aralarında gelişen bu düşmanlık da sonunda onları kanlı ve korkutucu bir noktaya getirir. William Golding'in Nobel ödüllü romanından uyarlanan bu film medeniyet ve ilkellik arasındaki ayrımı ortaya koyuyor.

Bu yapmacık dünyada gerçek bir şey bulmak ve ona bağlanmak isteyen Amerikalı gezgin Richard, Thailand'a gelir. Bangkok'ta ucuz bir otelde kalan çılgın gezgin, Fransız bir çift ve Daffy adında ilginç bir adamla tanışır. Dünya üzerinde hiç kimsenin dokunmadığı, turistler tarafından işgal edilmemiş gizli bir cennetten, bir adadan söz eden Daffy, Richard'a elde çizilmiş bir harita bırakarak ortadan kaybolur. Fransız çifti de yanına alan Richard, keşfedilmemiş sahili bulmak üzere yola çıkar.

Yönetmen Stanley Kubrick, Full Metal Jacket filminde savaşın ve askerliğin, insanların duygularını nasıl yok ettiğini gün yüzüne çıkarıyor. 18 yaşındaki acemi bir askerin gözünden, acemi askerlerin Deniz Kuvvetleri'ndeki ilk günlerinden başlayarak nasıl insani duygularının yok edildiğini ve bireysellikten çıkarılıp Deniz Piyadesi olarak nasıl tekrardan yaratıldıklarını anlatıyor. Film, 1968 yılında Vietnam harekatı için yetiştirilen askerlerin ruhlarında bıraktığı zarar ve savaşın nasıl insanlık dışı bir şey olduğunu açığa çıkartıyor. Gustav Hasford'un "The Short-Timers" isimli romanından uyarlanmıştır.

Kült klasiği filmde Ewan McGregor, eroini ve ‘kötü arkadaş’ları ardında bırakmak isteyen Mark Renton’u oynuyor. Renton, zor da olsa (akıllardan silinmeyecek bir sahne sonunda) temizlenir ve Londra’ya gider. Ama geçmişten kurtulmak o kadar kolay değildir, hele eski arkadaşları kapısında bitiverirse!

1843 yılında Missouri'den yola çıkan bir göçmen kafilesi, William Tadlock liderliğinde 2.500 kilometre uzaklıktaki Oregon’a ulaşmayı hedefler. Zorlu çöller, kanyonlar ve Kızılderili topraklarından geçilecek bu tehlikeli yolculukta rehber olarak tecrübeli Dick Summers tutulur. Ancak Tadlock’un acımasız ve takıntılı liderliği, özellikle Lije Evans ile çatışmalara yol açar. Gerilim giderek artar ve kaçınılmaz bir yüzleşmeye dönüşür.

Hitler ve yakın arkadaşları kendilerini sığınaklarda güvene almışlardır. Aralarında Führer'in özel sekreteri Traudi Junge de vardır. Berlin artık düşmüş bir kaledir fakat Hitler, şehirden çıkmayı ve teslim olmayı kabul etmemektedir. Halkının tüm fertleri dışarıda yok edilirken o, son yolculuğuna hazırlanmaktadır. Birlikte intihar etmeden birkaç saat önce Eva Braun ile evlenirler. Cesetleri düşman eline geçmemesi için yakılır. Führer'in peşinden yıllarca sadık bir şekilde gitmiş birçok insanın durumu da farklı değildir. Berlin düşerken herkesin ölümle yaşam arasında seçim yapma saati giderek yaklaşmaktadır.

1870'lerin Japonya'sında Amerikan ordusundan Yüzbaşı Nathan Algren, Japon İmparatoru'nun davetlisi olarak ülkenin ilk ordusunu eğitmek üzere doğuya gelir. Modernleşme eğilimleri gösteren feodal kültür, samuray tarzını da devam ettirmektedir. Algren, bir kaza geçirip samurayların lideri tarafından kurtarılınca köklü samuray kültürüyle tanışır ve etkilenir. Bir samuray savaşçısı gibi hareket etmeyi öğrenince büyük bir kararın eşiğine gelecektir. İki taraf arasında kalmıştır ve onurunun doğru yolu göstermesini beklemektedir.

Halası ve amcasıyla çiftliklerinde mutlu bir yaşantısı olan Dorothy, sevimli köpeği Toto komşusu tarafından elinden alınmak istenince evden kaçar. Pişman olup geri dönmeye çalıştığı sırada bir hortuma yakalanır ve kendisini Oz'un renkli dünyasında bulur. Üzerine düştüğü ev, Doğu'nun Kötü Cadısı'na aittir. Onu öldüren Dorothy, birden bire Oz'un en ünlü şahsiyeti haline gelir. Kardeşini öldüren Dorothy'den intikam almak isteyen Batı'nın Kötü Cadısı, genç kızın peşine düşer. Cadıdan kaçan Dorothy, Oz Büyücüsü'nün yardımını istemek için onun yaşadığı Zümrüt Şehri'ne gider.Dorothy, yolda 3 yeni arkadaş edinir. Kalpsiz Teneke Adam, beyinsiz Korkuluk ve korkak Aslan, uzun yolculuklarında Dorothy'e yardım eder ve onu korurlar. Yolculuğu başarıyla atlatmaları, kahramanlarımızın dileklerinin olmasını sağlayacaktır.

Yıl 1791. New Orleans'ta yaşayan Louis karısını kaybetmiş olmanın üzüntüsüyle, yaşama sevincini kaybetmiştir. Lestat adındaki bir vampir, ona gecelerin yaratığı, yani bir vampir olmasını önerir. Louis bu öneriyi kabul eder.Lestat, Louis'in ölümcül kanını akıtarak onu da bir vampire dönüştürür. Ancak Louis, vampirliğe alışamaz. Açlığını gidermek zorundadır ama insanları öldürmek istemez. Ona, vampirliği Lestat öğretecektir.

Dokunduğu her şeyi altına çevirmesiyle ünlenen efsanevi Frigya kralı Midas’ın uğursuz gücüne sahip bir adam, hain planları uğruna birçok insanın hayatını gözünü bile kırpmadan tehlikeye atacak kadar hırslı bir altın taciri ve James Bond.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir