
Marguerite Chapman
Deborah Matthews

A stubborn farmer is raising his children alone. When his oldest daughter gets a suitor, the father nearly goes on the rampage, but he is forced to change his tune when he is injured, leaving her in charge of the farm.

Marguerite Chapman
Deborah Matthews

Walter Brennan
Mr. Matthews

Natalie Wood
Susan Matthews

Robert Paige
David Barkley

Ted Donaldson
Phineas Matthews

Connie Marshall
Abigail Matthews

Irving Bacon
Julius Larkin

Milburn Stone
Rev. Benton

Will Wright
Mr. Grenstedt

Robert Ellis
Buzz Wexford

Martin Milner
Joe

Sam Flint
Dr. Pomeroy

Dick Wessel
Mr. Clairborne


Bir ev kadını ve uyuşturucu bağımlısı kocası… Birbirine aşık iki polis dedektifi… Afrika-Amerikalı bir yönetmen ve karısı… Meksikalı bir çilingir… İki araba hırsızı… Orta yaşlı Koreli bir çift ve çaylak bir polis…Los Angeles’ın günlük monotonluğunda birbirinden habersiz yaşayan sıradan insanlar… 36 saat içinde birbirleriyle tanışırlar. Bu birbirinden farklı hayatları nasıl bir öykü bir araya getirir?Irk farklılıklarının ne kadar önemsiz olduğunu, suçlu ve saldırganın, siyahla beyaz kadar yakın, bir o kadar da uzak, olduğunu savunan, doğruyla yanlışın görecesinde kaybolan bir film. Eleştirmenlerin büyük beğenisini toplayan filmde, insanlığın gölgesinde kalan gerçekler gün ışığına çıkıyor...

When Tragedy Strikes three Families, their Destiny forces them on a coverging path and mercy as the challenges of their fate could also resurrect their beliefs

Güney Koreli göçmen Yi ailesinin 1980’ler Amerika’sında yeni bir hayat kurma hikayesini anlatıyor. Baba Jacob’un çiftlik kurma hayaliyle Kaliforniya’dan Arkansas’a taşınan aile, kendi kimlik krizleri ve Reagan döneminin ekonomik zorlukları arasında sıkışıp kalır. İdeallerindeki hayattan uzaklaştıkça, Jacob ve Monica çiftinin birbiriyle olan bağları zayıflamaya başlar. Çocuklarının bakımına yardım etmesi için, anneanne Soonja’yı (büyük övgü alan performansıyla Yuh-jung Youn) davet ederler. Muzip anneannenin gelişi, aileye kolay pes etmemeleri gerektiğini hatırlatacaktır. Tıpkı her tür koşulda zorluklara dayanıp kök salmasıyla bilinen, Kore’ye özgü “Minari” bitkisi gibi…

Seksen yaşındaki Craig ve Irene Morrison’ın yaşamı yavaş yavaş değişmeye başlamıştır. Değişen zaman ve kurallar nedeniyle, küçük çiftliklerinden yeteri kadar para kazanamamaktadırlar. Irene’de bunama belirtileri baş göstermiştir. Hala aynı yerde yaşayan ve Irene’in daha profesyonel bir yardım almasını isteyen çocuklarının isteklerinin aksine, Craig içinde sadece karısıyla kendisinin yaşayabileceği küçük bir ev yapmak ister. Bu projeye aklında tek bir fikirle başlayan Craig arkadaşlarından da destek alır. Ancak bu süreçte Craig birçok zorlukla karşılaşır

When a rebellious teen embarks on a solo summer journey to connect with her roots, she finds herself in a new world, geared up for the ride of her life, and discovers she had the drive in her all along.

A young girl tries to help her grandfather, who is suffering from Alzheimer’s, navigate his increasing forgetfulness, and ends up going on a remarkable adventure with him.

İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.

Birbirlerinden farklı ama ortak olarak hayattan beklentileri olmayan karakterle dolu koca bir sınıf öğrencinin arasında idealist duygularla öğretmenlik yapmaya yeni başlayan Erin'in işi, sandığından da zordur. Farklı ırk ve toplum katmanlarından gelen öğrenciler için okul, sadece yaşları gereği orada bulunmaya katlanmaları gereken bir yerdir.Erin, kendince yöntemlerle onlara yakınlaşmaya çalışsa da bu niyeti daha da büyük tepkilere yol açar. Çünkü öğrenciler, hayatta yüzleştikleri ırksal ve toplumsal acı gerçekleri farkına vararak öğretmenlerinin saf idealizmi bırakmasını isterler. Zaman içinde onlarla iletişim kurmayı başaran Erin, herbiri birbirinden farklı hikayesi olan bu gençleri, kendi hikayelerini yazmaları ve bunu da birbirleri ile paylaşmaları konusunda cesaretlendirir. Basit bir günlük işlevi görmenin ötesine geçen bu yazılar, öğrencilerin hayata tutunmalarını sağlayan bir araca dönüşecektir.

Hayatı pek yolunda gitmeyen bir kasap, hapisten yeni çıkmıştır ve yeni bir başlangıç yapmak istemektedir. Zihinsel engelli kızını bir akıl hastanesine yerleştirdikten sonra, hamile sevgilisi ve onun annesi ile Lille’e yerleşir. Sevgilisini sevmemektedir; fakat sevgilisi ona yeni bir kasap dükkânı açmayı vaat etmiştir. Kısa zaman sonra kadının ona yalan söylediğini anlar, onu terk eder. Tekrar Paris’e dönmeye ve kızını bulmaya karar verir. Yanındaki tek şey tabancasıdır ve yollara düşer… Artık kendi kendiyle baş başadır, hayatın amacını ve anlamını bulma çabaları arasında gelgitler yaşar. 1998'de aralarında Cannes Eleştirmenler Haftası Ödülü, Sarajevo Film Eleştirmenleri Ödülü, Stockholm En İyi İlk Film ve En İyi Görüntü olmak sayısız ödülün sahibi oldu...

Ray Kinsella ( Kevin Costner), ailesiyle Iowa'ya yeni yerleşmiş ve çiftçiliğe başlamıştır. Bir gün yine tarlasında çalışırken gizemli bir sesin ona "İnşa ederse geleceklerini" söyler. Ray bunu tek şekilde yorumlar : ses, tarlasına beysbol stadyumu inşa etmesini söylemektedir. Eşi bu yoruma çok güvenmese de Ray'e kalbindeki sesi dinlemesini söyler. Ray stadyumu inşa etmeye başlar, bu sırada gizemli sesler kendisini bir beysbol uzmanı olan Terence Man'e (James Earl Jones) yönlendirir ve ikili Ray'e gaipten ve düşlerinde gelen mesajların izini sürmeye başlar... Bu mesajlar ikiliyi tek kelimeyle inanılmaz bir maceraya sürükleyecektir.


1920'li yılların ortaları, Arjantin... Rosa, oldukça zengin bir adamın kızıdır; ancak aşığı olan Esteban fakir bir oğlandır. Rosa'yla evlenebilmesi için onun da zengin olması gerekmektedir. Bu nedenle Esteban altın madenlerinde çalışmaya başlar. Ancak Rosa'nın başına gelecek olan kötü bir olay, herkesin hayatını kökünden değiştirecektir.


Anne Shirley, an orphan, is fostered by farmer Matthew Cuthbert and his sister Marilla, who were expecting a boy to be sent them to help with their farm work. They accept Anne, who quickly endears herself to them and to the local villagers.

Swiss girl Adelheid 'Heidi' is orphaned young. Aunt Detie brings her to grandpa Alp and his wife, who live isolated in the Alps since his murder charge. Heidi soon takes to the wild country, especially accompanying young goatherd Peter. Grandpa refuses to send her to school in the city, but aunt Detie returns and forces him to give in. She's sent to a posh lady in Frankfurt, where she'll be a companion for crippled daughter Clara after school hours.

Dünya Savaşı sırasında hüküm giymiş bir Nazi savaş suçlusunun kızı olan Alicia'yla Amerikan Hükümeti adına casusluk yapması için temasa geçilir. Aşk, gerilim ve tutku gibi Hitchcock temaları etrafında dönen film, ustanın en iyi filmlerinden birisi olarak kabul ediliyor. Film diğer Hitchcock filmleri gibi gerilim türünde olsa da; alt metin olarak asıl aşkı ele alıyor. Filmde Grant, ajan rolünde; Bergman da Almanya vatandaşı olan, babası kirli işlere karışmış, babasının yaptığı pis işleri öğrendiğinde Amerika hükümetine çeteye sızan birini canlandırıyor.

On dokuzuncu yüzyılda ekonomik açıdan başarılı olmak için şeytanla anlaşan New Hampshire'lı bir çiftçi, anlaşmayı bozmak için Daniel Webster'ın desteğini alma hikayesi...Fantastik ögeler barındıran ,yapıldığı yıla göre ortalamanın üzerinde bir film.

İflasın eşiğindeki tüccar bir oğlu ve üç kızı ile bir köyde yaşamaktadır.Kızlardan kendini beğenmiş,bencil ve şirret olan Felicie ve Adelaide, üçüncü kız Belle üzerinde tahakküm kurmuş ve onu adeta bir hizmetçi gibi kullanmaktadırlar.Bir gün ormanda yolunu kaybeden tüccar karşısına çıkan garip bir şatoya girer. Kızı Belle için bir gül kopardığı esnada şatonun sahibi çıkagelir.Şatonun sahibi sihirli güçlere sahip yarı hayvan yarı insan bir yaratıktır.Tüccar'a kızlarından birisini kendisine vermediği takdirde onu öldüreceğini söyler.Kızlarından Belle babasını kurtarabilmek için kendini feda eder ve şatoya gider..

Katy McLaughlin desires to work on her family's mountainside horse ranch, although her father insists she finish boarding school. Katy finds a mustang in the hills near her ranch. The headstrong 16 year old then sets her mind to tame a mustang and prove to her father she can run the ranch. But when tragedy happens, it will take all the love and strength the family can muster to restore hope.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir