
Pat Roberts
Self (archive footage)


Diyalogsuz ve görsel anlatımıyla ön plana çıkan belgesel niteliğinde bir film olup, insanlık, doğa ve medeniyet arasındaki ilişkiyi keşfeder. Dünya genelinde 6 kıtada, 24 farklı ülkede çekilmiştir. Baraka kelimesi Arapça kökenli olup "nefes", "hayat gücü" veya "bereket" anlamına gelir. İnsanlığın doğa ile olan bağını, modern dünyanın getirdiği değişimleri ve insanın kendine verdiği zararları gözler önüne seren bir sanat eseri olarak kabul edilir. Herhangi bir anlatıcı veya diyalog kullanmadan, yalnızca görüntüler ve müzik aracılığıyla derin bir hikâye anlatır. Doğanın saf güzelliği ile insan eliyle yaratılan kaos arasındaki karşıtlığı vurgulayan film, izleyiciye düşündürücü bir deneyim sunar. Her sahnesi ustalıkla çekilmiş olan Baraka, sinematografi açısından büyüleyici bir başyapıttır ve insanlık tarihine dair güçlü bir mesaj vermektedir: Doğa ile uyum içinde yaşamayı unutan bir medeniyet, kendi kendini yok etmeye mahkumdur.

Joaquin Phoenix ve Persia White’in anlatıcılığını, Moby’nin müziklerini yaptığı 2003 yapımı belgesel. İnsanların hayvanlar üzerindeki egemenliğini anlatan belgesel film EARTHLINGS, "dünyalılar"ın "öteki" ile ilişkilerini ve davranışlarını 5 ana konu başlığı altında inceliyor: evcil hayvan ve üretim sektörü, gıda sektörü, giyim sektörü, eğlence sektörü, bilimsel araştırmalar. EARTHLINGS, insanın ne kadar vahşileşebileceği hakkında kendimizi zorlayarak hayal edebileceğimiz limitleri bile aşarken, aslında "öteki" olarak gördüğümüz hayvanların insan zulmüne bildiğimizden çok daha fazla ve farklı şekillerde maruz kaldığını da açıkça gözler önüne seriyor.

NSA ve CIA'de çalıştığı dönemlerde edindiği çok gizli belgeleri basına sızdırdıktan sonra çok tartışılan ve bir daha ülkesine dönemeyen Amerikalı gazeteci Edward Snowden'ın, Citizen Four takma adıyla gazeteci Laura Poitras'la iletişime geçme ve Hong Kong'da kendisiyle yaptığı röportajlar, gerçek kamera kayıtlarıyla anlatılıyor.

Batı’nın Afganistan’daki varlığına dair epik bir belgesel olan Acı Göl, BBC News için çekilmiş ve hiç gün güzüne çıkmamış 26 terabaytlık arşiv görüntülerinin bir araya getirilmesinden oluşuyor. Şok edici sahnelerin araya virgül koyduğu bu muazzam montaj, bahsettiği şeylerin garipliğiyle birlikte adeta rahatsız edici bir düş gibi ilerliyor. Curtis’in üstsesi bu anlarda yardımcı olmaya çalışıyor izleyiciye: “İktidardakiler gerçekliğin karmaşıklığını anlamamız için hikâyeler uydururlar, ama bu hikâyeler giderek daha az inandırıcı ve yavan gelmeye başlıyor.” Biçimsel anlamda bir başyapıt düzeyine erişen bu son Adam Curtis işi müziği ve arşiv görüntülerini kullanma biçimi ve kurduğu bağlantıların dudak uçuklatıcılığıyla neredeyse katartik bir etkiye erişiyor. Savaşlar ve bunların etrafına inşa edilmiş söylemler hakkındaki öngörüleri, Acı Göl’ü çok önemli bir izleme deneyimine dönüştürüyor.

Film, 2010 yılında hayata veda eden ünlü İngiliz tasarımcı Lee Alexander McQueen’in efsanevi dünyasını anlatıyor. Tasarımcının çocukluk ve ilk gençlik yıllarını sarsıcı bir atmosferle aktaran belgesel, McQueen’in efsanevi şovlarının arkasındaki çarpıcı gerçeklere de odaklanıyor. 27 yaşında Givenchy‘nin başına geçen tasarımcının ikonik tarzı, onu endüstrinin gotik yüzü hâline getirirken; belgesel McQueen’i tanımak için de ideal bir ortam yaratıyor.

A look at the origins, history and conspiracies behind the "Majestic 12", a clandestine group of military and corporate figureheads charged with reverse-engineering extraterrestrial technology.

Oscar® ödüllü yönetmen James Cameron ve oyuncularla gelmiş geçmiş en çok beklenen devam filmlerinden birine yakından bir bakış.

For a year, acclaimed British filmmaker Jeanie Finlay was embedded on the set of the hit HBO series “Game of Thrones,” chronicling the creation of the show’s most ambitious and complicated season. Debuting one week after the series 8 finale, GAME OF THRONES: THE LAST WATCH delves deep into the mud and blood to reveal the tears and triumphs involved in the challenge of bringing the fantasy world of Westeros to life in the very real studios, fields and car-parks of Northern Ireland. Made with unprecedented access, GAME OF THRONES: THE LAST WATCH is an up-close and personal portrait from the trenches of production, following the crew and the cast as they contend with extreme weather, punishing deadlines and an ever-excited fandom hungry for spoilers. Much more than a “making of” documentary, this is a funny, heartbreaking story, told with wit and intimacy, about the bittersweet pleasures of what it means to create a world – and then have to say goodbye to it.

ABD eski Başkan Yardımcısı Al Gore'un, küresel ısınmanın siyasi bir problemden çok, dünya için ciddi sorunlar teşkil ettiğini gösterme çabaları, bir belgesel şeklinde seyircilerin karşısına çıkıyor.

Bu özel bölüm, Obi-Wan Kenobi ve Anakin Skywalker'ın ekrana dönüşünün yanı sıra Ewan McGregor ve Hayden Christensen'ın klasik rollerine dönüşlerini de inceliyor. Yönetmen Deborah Chow, hem sevilen Star Wars karakterlerinin yeniden canlandırılmasına hem de yeni kahramanların ve kötü adamların yaratılmasına liderlik ederken, aynı zamanda klasik filmleri dramatik bir şekilde birbirine bağlayan destansı bir hikaye yaratan oyuncu kadrosuna ve ekibe yön gösteriyor.

Reggio'nun "Qatsi" üçlemesinin son parçasıdır ve teknolojinin insan yaşamı üzerindeki etkilerini sorgulayan derin bir anlatım sunar. Görsel olarak çarpıcı sahnelerle doludur ve izleyiciyi modern dünyanın karmaşasıyla yüzleşmeye davet eder. "Naqoyqatsi," kelime anlamıyla "savaşın yokluğu" demektir ve bu bağlamda, savaş ve şiddetin yerini alan teknolojik gelişmelerin, insan ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü araştırır. Film, görüntülerin yanı sıra, Philip Glass’ın büyüleyici müziğiyle de desteklenmektedir; bu müzik, filmin atmosferine derinlik katarak izleyicilerin duygusal tepkilerini güçlendirir. Hem görsel hem de işitsel düzeyde zengin bir deneyim sunarak, izleyiciyi düşündüren ve sorgulatan bir yapıt olarak öne çıkmaktadır.

Reeve "Çelik Adam"dı, bir süper kahramandı, Clark Kent’in ta kendisiydi, birçok kuşak için Süpermen, oydu. Tanınmamış genç bir oyuncuyken ikonik bir film yıldızına dönüşerek kusursuz canlandırdığı Clark Kent/Superman, günümüzün sinemasal evrenlerine hâkim süper kahramanları için bir ölçüt oluşturdu. 1995’te neredeyse ölümüne sebep olan binicilik kazasında boynundan aşağısı felçli kaldı; bu durum 2004’teki ölümüne kadar değişmedi. Sundance’te büyük beğeni toplayan bu belgesel filmde, Reeve’in gün yüzüne çıkmamış özel videoları, geniş kişisel arşivi, üç çocuğuyla aralarında Susan Sarandon, Glenn Close ve Robin Williams’ın da bulunduğu Hollywood’dan dostlarıyla yapılan röportajlar yer alıyor. Filmin büyük bir bölümü, geçirdiği kazadan sonra omurilik yaralanmalarına tıbbi bir çare bulma arayışında karizmatik bir lider ve aktiviste dönüşen, aynı zamanda engelli haklarının tutkulu bir savunucusu olan Reeve’in kendi sesinden anlatılıyor.

Usta yönetmen Werner Herzog son filminde, amatör boz ayı uzmanı ve vahşi doğa eylemcisi Timothy Treadwell’in yaşamını ve ölümünün ardındaki gerçekleri gözler önüne seriyor. Treadwell, Alaska’daki bir Ulusal Park’ta, ayılar arasında silahsız olarak on üç yaz boyunca yaşadı ve deneyimlerini filme çekti.Ekim 2003’te, Treadwell’in ve kız arkadaşının bir boz ayı tarafından parçalanıp yenmiş cesetleri bulundu. Herzog’un hayvanlara duygusal açıdan yaklaşmayan bu alışılmadık belgeselinde Treadwell’in kendi belgesel filminden parçalar da kullanılarak doğa ve insan arasındaki hassas ilişkinin sınırları sorgulanıyor.

Sama İçin, savaşın kadınca deneyimlenmesinin samimi ve destansı bir yolculuğu… Genç bir anneden kızına sevgi dolu bir mektup… Film Waad El Katib’in Suriye’nin Halep şehrindeki başkaldırı sırasında, etrafında dehşetli bir çatışma tırmanırken, âşık olduğu, evlendiği ve Sama’yı doğurduğu beş yılını anlatıyor. Waad’ın kamerası inanılmaz kayıp hikâyeleri, kahkaha ve hayatta kalma hikâyelerini yakalıyor, bu sırada Waad imkânsız bir seçimle boğuşmakta: Kızının hayatını korumak için şehirden kaçmalı mı yoksa kaçmamalı mı? Hele de kaçmak, şimdiye kadar oldukça fazla şeyi feda ettiği özgürlük mücadelesini terk etmek anlamına gelirken.

As the Russian invasion begins, a team of Ukrainian journalists trapped in the besieged city of Mariupol struggle to continue their work documenting the war's atrocities.

Okyanuslardaki yaşama hayranlık duyan bir film yapımcısı, insanların deniz canlılarına verdiği zararı araştırırken küresel boyutta korkunç bir yolsuzluğu ortaya çıkarır.

Polis, yeni doğum yaptığını söyleyen bir kadını durdurur; ama ne bebek ne üzerindeki kan kadına aittir. Bu gerçek suç belgeselinde sapkın yalanlar açığa çıkıyor.

Dört Kız Kardeş, bir ailenin dört kızın ikisinin evi terk etmesinin ardından yaşananları konu ediyor. Dört kız çocuğu annesi Tunuslu Olfa'nın hayatı, ışık ve gölge arasında gidip gelir. Bir gün iki büyük kızı ortadan kaybolur. Film yapımcısı Kaouther Ben Hania, onların yokluğunu doldurmak için profesyonel aktrisleri davet eder ve Olfa ile kızlarının hayat hikayelerinin üzerindeki perdeyi kaldıracak eşsiz bir sinema deneyimi icat eder.

Einstein, Nazi Almanyası'ndan kaçtıktan sonra neler yaşandı? Arşiv görüntülerinden ve Einstein'ın kendi sözlerinden faydalanan bu belgesel-drama, bir dâhinin zihnini inceliyor.

Bu karanlık belgesel, canlandırmalar ve amatör çekimlerden faydalanarak küçük bir çocuğun içine şeytan girdiği iddialarını ve daha sonra gerçekleşen vahşi cinayeti inceliyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir