
Tommy Lee Jones
Hewey Calloway


Tommy Lee Jones
Hewey Calloway

Terry Kinney
Walter Calloway

Frances McDormand
Eve Calloway

Sam Shepard
Tarnell

Sissy Spacek
Spring Renfro

Wilford Brimley
C.C. Tarpley

Walter Olkewicz
Fat Gervin

Matt Damon
Cotton Calloway

Blayne Weaver
Tommy Calloway

Bruce McGill
City Marshall

Larry Mahan
Blue Hannigan

Richard Andrew Jones
Alvin Lawdermilk
Karen Jones
Cora Lawdermilk

Park Overall
Florence

Laura Poe
Betsey

31 Aralık 1931'de, yalnız bir avcı olan Albert Johnson, dağdaki kulübesinde bir adamı kendini savunurken vurarak öldürür. Bunun üzerine Çavuş Edgar Millen, Johnson’u tutuklamak için ağır silahlarla donatılmış bir ekiple dağa çıkar. Ancak bu acımasız kuşatma sırasında, Johnson buz gibi dağlık bölgeye kaçmadan önce dört kişi daha hayatını kaybedecektir...

Kötü niyetli bir müteahhit, yeni projesinin önünde engel teşkil eden hırçın bir kiracıyı evden çıkarmak için aşırı önlemlere başvurduğunda, bu görünüşte zararsız yaşlı kadının eğitimli bir katil olduğunu ve sevgili evini korumak için her şeyi yapacağını hesaba katmaz.

Zengin olma hırsıyla son parasını da piyangoya yatırarak tüketen Fred (Humphrey Bogart) Meksika’da dostu Curtin’la buluşur. Birlikte çalıştıkları McClane’den paralarını almakta zorlanırlar. Diğer yandan, beraber vakit geçirdikleri ve oldukça geveze bir araştırmacı olan Howard’a göre etraftaki tüm tepeler altın hazineleriyle doludur. Bu, Dobbs ve Curtin için kaçırılmaz bir fırsattır. Beraber tepeleri aşan üçlü, döndüklerinde dostlukları mı yoksa paraya olan tutkuları mı ağır basacaktır?

Hugh Glass kürkleri için hayvanları avlayan bir kuruluş için çalışan deneyimli bir tuzakçıdır. Fakat avlandıkları bölgelerde kendilerinden başka hem yerli Kızılderililer hem de Fransız birlikleri kol gezmektedir. Bir av ertesinde bir boz ayı tarafından ölümcül bir biçimde yaralanan Glass'ı, yavaşlamamak adına ekibi ölüme terk eder. Fakat bölgeyi herkesten iyi bilen avcı Glass hayata tutunur ve yavaş da olsa yaraları iyileşir. Zira yaşama tutunması için oldukça geçerli bir sebebi vardır.

Charles Portis'in 1969 tarihli ilk filmin de uyarlandığı romanından tekrar uyarlanacak filmde, babasının bir cinayete kurban gitmesinin ardından işe “gerçekten yürekli” bir yardımcı olan Tom Chaney’i alan ve babasının katilini bulmayı kafaya koyan 14 yaşındaki çiftçi kızı Mattie Ross’un hikayesi anlatılacak.

Deadwood, 1870'li yıllarda Güney Dakota’da küçük bir madenci kampı olarak kurulan bir yerleşim yerinin giderek büyüyerek adeta bir kent haline gelmesini konu edilen aynı isimli seriden beyaz perdeye uyarlanıyor. Karakterler, Güney Dakota’nın eyalet olmasını kutlamak için on yılın ardından yeniden bir araya geliyor. Onların bir araya gelişi eski rekabetlerin canlanmasına, ittifakların test edilip, eski yaraların yeniden açılmasına neden oluyor.

Yıl 1878. Lincoln kasabası. Çiftlik sahibi ve eğitimli bir İngiliz Centilmen olan John Tunstall, çiftliğinde kimsesiz gençleri toplayarak topluma kazandırmaya çalışıyordur. Örneğin bu gençlere birbirlerine "Centilmen" diye hitap etmelerini, şiir okumalarını ister. Tunstall bir çiftlik ağası olan Lawrence G. Murphy ve adamları tarafından kurulmuş Santa Fe çetesi tarafından tuzağa düşürülüp öldürülünce gençler efsanevi Billy the Kid önderliğinde acımasız Santa Fe çetesine ve hükümet görevlilerine karşı savaş açarlar. İntikamları kanlı bir saldırıya dönüştüğünde kanunsuz kimseler olarak ilan edilir ve aranmaya başlarlar. Böylece Vahşi Batı tarihinin en büyük kovalamaca serüveni başlar.

Yüksek tempolu bir film olan ve müzikleri ünlü besteci Qincy Jones'e ait olan filmde, aslen Apaçi kabilesine ait olan büyük miktarda altının nerede olduğunu bilen tek kişi Mackenna'dır. Bu durum onu altının peşine düşen grupların ilgi odağı haline getirecektir.

Rose Creek adlı küçük bir kasabanın halkı, kasabayı yöneten Bartholomew Bogue adlı sanayicinin insanlık dışı uygulamalarından usanmıştır. Onları bu zor durumdan kurtarmak için bir araya gelen, farklı yeteneklere ve karakterlere sahip, aralarında ödül avcılarının, kanun kaçaklarının, kumarbazların da bulunduğu 7 silahlı adam ortak bir amaç uğruna güçlerini birleştirirler.

1870’lerin Montana’sında Isaac Broadway, işlemediğini söylediği bir suç nedeniyle idam edilmeden önce oğlu Henry’den kendisini tuzağa düşüren adamı öldürmesini ister. Yıllardır görüşmediği babasının isteğinin peşinden Trinity’ye giden Henry, bir çatışmanın ortasında kalır. Babasının geçmişini araştırdıkça, kasabada saklanan sırların ve kayıp bir servetin kendi ailesiyle bağlantısını keşfetmeye başlar.

Genç Will Andrews, akademik kariyerini geride bırakıp Harvard'ı terk etmeye ve doğanın çağrısına uymaya karar verir. Bu yüzden yeni hayatına başlamak ve kendini bulmak için batıya taşınır. Yolculuğu sırasında sakin Butcher's Crossing kasabasından geçerken vahşi bir bufalo sürüsü avlayan yerel Miller ile tanışır. Birlikte her şeye rağmen ava çıkmaya karar verirler ancak kısa bir süre sonra ikisinin asıl planı ortaya çıkar. Çünkü av ne kadar uzun sürerse bedeniniz ve zihniniz o kadar çok teste tabi tutulur.

Film 1970 yılında bir huzur evi koğuşunda başlar. Konuşmalarından antropolog olduğu tahmin edilen bir adam, 121 yaşında olduğunu söyleyen çok yaşlı bir huzur evi sakiniyle söyleşi yapmaktadır. Sigarasından derin bir nefes çeken yaşlı adam açık olan makara teybe inanılmaz hayat öyküsünü anlatmaya başlar: Adı Jack Crabb (Dustin Hoffman) olan bu adam 111 yıl önce 10 yaşındayken ailesiyle birlikte Vahşi Batı düzlüklerinde Pawnee kızıl derilerinin saldırısına uğrarlar. Kervandan tek sağ kalanlar ablası ve kendisidir....

Savaş ve şiddetin etkisiyle karakteri sertleşmiş olan yüzbaşı Joseph J. Blocker'a (Christian Bale), bir Cheyenne savaş şefi ve ailesinin Montana'daki kabile topraklarına geri dönüş yolculuğunda eşlik etme görevi verilir. Blocker hayatı boyunca içinde yaşadığı şiddet dolu hayattan yorgun düşmüş olsa da bu görev onun için oldukça zor olacaktır; zira eşlik ettiği şef yıllar boyunca en büyük düşmanlarından biri olmuş ve birçok arkadaşının hayatını ellerinden almıştır. Ancak kayıplar konusunda şef de en az Blocker kadar payına düşeni almıştır. Tehlikeli topraklardan yola çıkarak, vahşi ancak etkileyici batıya doğru ilerleyen kafile bu yolda birçok zorlukla karşılaşacaktır. Zorluklar arttıkça, Blocker emirleri yerine getirirken kendi bağnazlığıyla yüzleşmeye mecbur kalacak, bir yandan da bu yolculuğa ailesinin bir baskında katledildiğine tanıklık eden intihara meyilli bir dul kadın da (Rosamund Pike) dahil olacaktır.

1847 yılında Meksika-Amerika iç savaşında, Yüzbaşı John Boyd (Guy Pearce) terfi alır. Bu terfi sonrası Boyd, Nevada'nın karlı dağlarında ıssız bir savaş biriminde üçüncü adam olarak görev alacaktır. Bu görevde kumandan Hart , inançlı Toffler ve Cleaves ile tanışacaktır. Boyd bu gruba katıldıktan sonra, donmaktan ve açlıktan ölmekten son anda kurtulan bir yabancı olan Colqhoun (Robert Carlyle) de gruba dahil olur. Colqhoun'un anlatıklarına göre şefleri Ives, karlar altında bir mağarada kalınca, bölüğündeki bazı insanları yiyerek hayatta kalmıştır. Bundan sonra Boyd ve diğerleri bu olayın geçtiği mağarada başka sağ insan olup olmadığını bulmak için yola çıkarlar. Fakat Boyd, eski bir Kızılderili efsaneside anlatılan Weendigo adlı canlı et yiyerek beslenen, beslendikçe daha çok isteyen insanüstü bir yamyamın saldırısından korkmaktadır. Acaba kendisi de bu yamyam tarafından yenilecek midir yoksa onun oluşturduğu yamyam sürüsüne mi dahil olacaktır ?

Hollywood, Meksikalı devrimci Pancho Villa ile savaşını filme çekmesi ve hayatını yeniden yaratması için bir anlaşma sağlar.

Varlıklı bir İskoç aileden gelen 17 yaşındaki Jay, bir kaza sonucu İskoçya'yı terk etmek zorunda kalan sevdiği kadın Rose'un peşinden Vahşi Batı'ya yola çıkar. Suçun yasa haline geldiği Vahşi Batı'da amacını tek başına gerçekleştiremeyeceğini kısa sürede anlar ve gizemli kovboy Silas'ın onu hedefine ulaştırmasına razı olur. Yolculuk boyunca karşılaştığı şiddet, dalavere ve türlü türlü tehlike ona, Amerika'nın masum insanlara göre olmadığını gösterir.

19. yüzyılda, hayatı boyunca dünyanın en iyi kılıç ustası ve en korkunç savaşçısı olması için eğitilen Yang adında bir savaşçıya, bir düşman klanında hayatta kalan son kişi olan bir bebeği öldürmesi emri verilir. Yang, aldığı bu görevi yerine getiremez. Bebeği de alıp Amerika'nın batısında bir kasabaya yerleşir. Fakat tüm çabasına rağmen düşman Yang'ın izini bulmuştur. Bebeği koruması için tek çaresi savaşmaktır... Bu savaşta ona kasabada tanıştığı Ron ve Lynee de yardım edecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir