
Buster Keaton
The Goat


Buster Keaton
The Goat

Virginia Fox
The Police Chief's Daughter

Joe Roberts
Police Chief

Malcolm St. Clair
Cab Driver (uncredited)

Edward F. Cline
Cop by Telephone Pole (uncredited)

Jean C. Havez
Detective (uncredited)

Joe Keaton
Minor Role (uncredited)
Louise Keaton
Minor Role (uncredited)

Myra Keaton
Minor Role (uncredited)

Borat Sagdiyev, Kazakistan'da popüler bir programın TV muhabiri ve önde gelen bir gazetecidir. Kazakistan hükümeti, Borat'ı Amerikan toplumu ve kültürü hakkında bir belgesel hazırlaması için Amerika'ya gönderir. Borat, Amerikan mizahını anlamak için New York'ta dersler alır. Bir gün Borat, televizyonda Baywatch'ı izlerken C.J. Parker rolündeki Pamela Anderson'a aşık olur ve onunla evlenmeyi kafasına koyar. Pamela Anderson'u karısı yapmak ve ülkesine geri götürmek için New York'tan Kaliforniya'ya giderek ülkeyi bir uçtan bir uca kat edecektir.

Ryan ve Justin oyuncu olmaya çalışan ancak her seferinde çuvallayan iki kafadardır. Son başarısızlıklarının ardından soluğu arkadaşlarının düzenlediği kostüm partisinde alan ikili polis kostümleriyle mekana giriş yaparlar. İçeriye girdiklerinde bunun maskeli balo olduğunu fark edip partiyi terk ederler. Üzerlerindeki polis kıyafetlerini gören sokaktaki insanlar iki arkadaşı gerçek birer polis zanneder ve ikili yaşanan bazı olayların ardından bir nevi birer kahraman haline gelir.

86 yaşındaki Irving Zisman (Johnny Knoxville), en benzersiz yoldaşları ile birlikte Amerika boyunca seyahat etmektedir, yani 8 yaşındaki Grandson Billy (Jackson Nicoll) ile birlikte. Yol boyunca Irving genç ve etkileyici Billy’i çocuk yetiştirme terimine anlam katacak insanlarla, yerlerle ve durumlarla tanıştırır. İkili erkek striptizcilerle, canı sıkılmış çocuk güzellik yarışması adaylarıyla (ve onların aynı derecede sıkkın anneleriyle), cenaze evi yasçılarıyla, bisikletçi bar patronlarıyla ve bir sürü masum vatandaş ile karşılaşırlar. Gerçek olmayan durumlardaki gerçek insanlar, tam bir komedi yaratmaktadır...

Seth (Jonah Hill) ve Evan (Michael Cera) üniversiteye gitmeden önce hoşlandıkları kızlarla takılmak dışında başka dertleri olmayan iki gençtir. Bunu yapabilmeleri için büyük partiye içki bulmaları gerekiyordur. Sahte kimliği olan arkadaşlarının yardımı ile amaçlarına ulaşmaya çalışırlar. Panikle hareket ederek, beğendikleri kızlara yanaşmak ve onlarla beraber olmak için yanlışlarla dolu çabalarıyla, bu gece hafızalarınıza yer edecek.

New York Times çoksatan romanı Aşk Hipotezi'nden uyarlanan film, doktora öğrencisi Olive'ın, bölümünün en korkulan profesörü Adam Carlsen'ı ani bir dürtüyle öpmesiyle başlayan hikâyesini konu alıyor. İkisinin de ihtiyaç duyduğu sahte ilişki, zamanla kimyalarını sınayan ve belki de aşkın formülünü ortaya çıkarabilecek bir deneye dönüşüyor.

Özgürlük hareketlerinin kasıp kavurduğu 1970'lerde, Patrick 'Kitten' Braden isimli bir gencin büyüleyici ve dokunaklı öyküsü Plüton'da Kahvaltı. Patrick, daha ufacık bir bebekken ailesi tarafından terk edilmiş ve Peder Bernard'ın kapısına bırakılmıştır. Daha henüz büyüme sancıları çektiği ufak yaşlarında bile kendi farklılığının bilincindedir ve bütün tepkilere ve baskılara rağmen değişmeyi reddeder. Yıllar geçip de kendi başına hareket edebileceğinin bilincine varır varmaz, Londra'ya gidip annesini aramaya karar verir. Bu yolculuk, onu hem kendisi ile ilgili hem de bilmediği bambaşka dünyalarla ilgili yenilikleri keşfetmesini sağlayacaktır.

Eski bir suçlu olan H.I. McDunnough ile onun kayıt için fotoğraflarını çeken eski polis Edwina evlenir ve Arizona'da bir çiftliğe yerleşirler. Eski yaşamına veda eden ve Edwina'ya söz verdiği gibi kirli işlere karışmayan H.I fabrikada işe girer. Huzurlu ve mutlu giden evlilikleri Edwina'nın çocuk beklentisi ile sekteye uğrar. H.I'nın çocuğu olmamaktadır ve çift bir çocukları olmasını çok istemektedir. Bunun üzerine çift Arizona'nın en zengin adamlarından birinin yeni doğmuş beşizlerinden birini çalmaya karar verir.

Kevin Costner ve Whitney Houston’ın başrollerini paylaştıkları The Bodyguard filminin komik bir parodisi. Dünyanın en berbat dedektifi Torrente, serinin üçüncü filminde bir yakın koruma olarak görev alıyor.

Sherlock, bir sinema salonunda film oynatıcısıdır ama hayal dünyasında yaşar. Esas hayali sıkı bir dedektif olmaktır ve tabi bir de sevdiği kızla evlenmek. Ama beş parasızdır ve bu biraz zor gözükür. Derken dedektif olma fırsatı eline geçer. Ama gerçek hayatta değil rüyada. Çünkü Sherlock oynattığı bir gangster filminin içerisine girerek oradaki dedektif olmuştur...

Sakar ve kendini beğenmiş dedektifimiz Clouseau (Peter Sellers) The Pink Panther serisinin bu ilk bölümünde The Phantom adındaki bir mücevher hırsızının peşine düşer. Pembe Panter isimli bir mücevherin çalmayı planlayan, kimliğiyle ilgili hiç kimsenin bilgisinin olmadığı bu hırsız aslında Clouseau'nun burnunun dibindedir.

Baş müfettiş Jacques Clouseau polis şefi Charles’ın akıl hastanesine gönderilmesine neden olur. Sonra polis şefi bir yolunu bulup oradan kaçar ve müfettişi öldürmek için peşine düşer. Bu sürecin akabinde polis şefi farklı şeyler düşünüp dünyayı yönetmek istese de müfettiş kendi yöntemleri ile bu duruma el koyacak.

Nelson Hibbert expects to become the new president of Nagel Industries, but Mr. Nagel gives the promotion to another employee. When Nelson barges into Nagel's office to confront him, he finds Nagel's been murdered. Fearing that he will be implicated, Nelson decides to run from the law...despite the fact that the police already know the killer's identity.

When an upwardly mobile couple find themselves unemployed and in debt, they turn to armed robbery in desperation.

İşlerinden atılan iki arkadaş, Skip ile Harry, iş bulmak için California'ya giderler. Bir süre iş bulamayan kafadarlar, geçiçi olarak bir iş bulurlar. Skip ve Harry, kuş kostümleri içinde dans ederek, bir bankanın promosyonunu yapmaktadırlar. Fakat iki banka soyguncusu, Harry ve Skip'den çaldıkları kostümlerle bankayı soyar. Ve soygun Skip ile Harry'nin üstüne kalır.

Küçük bir Fransız köyündeki gündelik yaşam, yeni taşınan gizemli bir genç kadın ve kızı sayesinde bir anda değişiverir. Oldukça kasvetli ve birbirinin aynı günler geçiren kasaba halkı, anne-kızın birlikte açtıkları son derece sevimli çikolata dükkanı sayesinde, farkında olmadıkları bambaşka bir hayatla tanışırlar. Zevkin, eğlencenin, neşenin ve en önemlisi çikolatanın olduğu bir hayattır bu. Fakat kasabadaki bu değişimden memnun olmayan insanlar da vardır. Bunların en başında, ahlak bekçiliği yaparak kasabada dilediği gibi bir ortam yaratan belediye başkanı gelmektedir. Ama birbirinden lezzetli çikolataların karşısında durmak, o kadar da kolay değildir.

Clark Kellogg, New York'ta bir film okulunda ilk yılına başlayan genç bir adamdır. Kısa bir zaman sonra bir hırsız tüm eşyalarını çalar. Clark Carmine Tukan Jimmy Sabatini adında sinematik bir mafya baabsına çok benzeyen bir ihracatçı ile tanışır. Sabatini Clark'a reddedemeyeceği bir teklif yapınca Clark kendini çok farklı bir dünyanın içinde bulur.

Tim Allen (Galaxy Quest, The Santa Clause) ve Rene Russo (The Thomas Crown Affair, Lethal Weapon 4) nun başrolleri paylaştığı, kadrosunun tamamı yıldız oyunculardan oluşan bu muhteşem komedi filminde hızlı ve öfkeli kahkalar etrafı sarıyor. Get Shorty ve Men In Black'in yönetmeni Barry Sonnenfelt tam bir komedi kaosu yaşatıyor. Miami'nin güvenliğini tehdit eden bir bavul, boşanmış bir baba, mutsuz bir ev kadını, 2 hit adam, bir çift sokak serserisi, 2 aşk mağduru, 2 FBI adamı ve insan aklına sahip bir kurbağanın hayatını değiştirir. Bela herkesi bulabilir, kimin onu aradığına bakmadan! Ve sonunda yıldızların komedisi hepsini keşfeder.

Malcolm Turner oldukça akıllı bir FBI ajanıdır. Ele aldığı olay ne kadar karmaşık olursa olsun, işin içinden bir şekilde çıkmayı ve olayı sorunsuzlaştırmayı başarmaktadır. Malcolm, bu sayede kendi çevresinde geniş bir ün yapmıştır. Malcolm'ın yeni görevi bellidir. Hapishaneden çıkan bir banka soyguncusunu enselemek üzere bir güney kasabasına doğru yol alır. İşlerin çığırından çıkmasına ise çok kısa bir süre kalmıştır.


Radyasyona maruz kalan dört küçük kaplumbağa insan boyutlarına gelir ve büyük bir şehrin kanalizasyonunda kendileri gibi değişime uğramış fare Splinter efendi tarafından dövüş sanatlarında eğitilir. Kaplumbağalara çok sevdiği rönesans ressamları Michelangelo, Raphael, Leonardo ve Donatello'nun isimlerini veren Splinter, onları suçla savaş konusunda yönlendirir.Güzel televizyoncu April ninja kaplumbağaların varlığını keşfedip güvenlerini kazandığında, birlikte kötü savaş beyi Shredder'ın planlarını engellemeye girişirler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir