Emile Charles
Eddie

Eddie and Michael are two 16-year-old gay friends from Liverpool. Berated by his father for his camp behavior, Eddie runs away from his Liverpool home and joins Michael, a streetwise hustler, who is also on the run.
Emile Charles
Eddie
Tony Forsyth
Michael

Robert Stephens
Vincent

Clare Higgins
Eve

Bruce Payne
Echo

Robbie Coltrane
Annabelle

Carsten Nørgaard
Dolphin Man
Kim Christie
Jean

Louis Emerick
Billy
Joseph Carrington
Ray

Julie Graham
Hazel
Paula Ann Bland
Beverley
Niven Boyd
Dave

Claire Parker
Young Jean

Caroline Milmoe
Lillie

Latin kökenli bir Amerikalı genç babasını bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle birinci dereceden cinayetle suçlanır ve mahkeme önüne çıkarılır.

Sessiz sinema doneminin unutulmaz yapitlari arasinda yer alan ve kurgu ile belgesel anlayisin icice gectigi film, 1920’lerin Berlin’inde yasayan kendisini canlandiran, oyunculuk deneyimi olmayan bes genc Berlinli’nin bir Pazar gununu anlatiyor. Bir hikâye anlatmaktan ziyade o tatil gununun rahatligini pelikul uzerinde belgelemektir amaci. Kamera filmin buyuk bolumunde sokaklarda, gercek mekânlardadir. Bu baglamda hem Siirsel Gercekcilik’in hem de Italyan Yeni Gercekciligi’nin oncusu sayilir. Nazi Partisi’nin iktidara gelmesinden sadece birkac yil oncesinin Almanyasi’ni ve bambaska bir ruh halini gostermesi bir yana, yaraticilarinin tumunun III. Reich doneminde Hollywood’a kacip, orada une kavusmasiyla da ayrica sinema tarihinde onemli bir yere sahiptir…

Joe Buck, geçmişini bir kenara bırakır ve New York’a doğru bir yolculuğa çıkar. Niyeti orada zengin kadınlarla tanışıp, jigololuk yapmaktır. Ancak şehir hiç de onun beklediği gibi değildir. Kısa bir süre sonra fakir bir dolandırıcı olan Ratzo ile tanışır ve bu iki adam, çaresizliklerle dolu hayatlarında birbirlerinin en yakın dostu olur.

Eski mahkum Max ile karısı tarafından terk edilen ve tek arzusu yeni doğan bebeğini görmek olan Lionel’in birlikte çıktıkları yoldaki sıradışı öyküleri.

1968'de New York'taki bir yaş günü partisinde sürpriz bir konuk ve bol alkollü bir oyun, yedi eşcinsel arkadaşın gizlenen duygular ve gerçeklerle hesaplaşmasına yol açar.

Farklı insanların bir araya geldikleri bir striptiz kulübü. Bu klübün liseli genç kız kıyafeti ile sahne alan dansçısı, o dansçıya tutulmuş olan DJ, DJ'in hamile karısı, kaybettiği kızını bu striptizci kızda arayan bir mali denetçi, bu denetçinin uğradığı pet-shop'un bastırılmış eşcinsel sahibi... Bütün bu farklı insanların striptiz kulübüne gelmesi ve bastırdıkları tutkularının gün yüzüne çıkması.

David "Noodles" Aaronson ve arkadaşları, 1920'lerin New York'unda beraber büyümüşlerdir. 1930'larda gangster dünyasında fırtına gibi esen sıkı dostlar zamanla dağılırlar. Fakat 1960'ların sonunda Aaronson, New York'a geri dönecek ve geçmişiyle yüzleşecektir.

Gelmiş geçmiş en iyi western filmleri arasında gösterilen filmde, Şerif John T. Chance ve iki yardımcısı kasabada işlenen cinayetlerin peşine düşerler. Ancak yardımcılarının birinin çok genç, birinin de alkolik olması onun başına türlü belalar açar...

İki erkek ve bir kadın arasındaki üç kişilik aşkın sinema tarihindeki en güzel anlatımlarından biri olan Jules ve Jim, sadece aşk değil, dostluk üzerine de sözleri olan bir film. Yakın arkadaş olan Jules ve Jim’in hayatları, Catherine ile tanışınca bambaşka bir yöne doğru savrulur. Her ikisi de aynı kadına aşık olsa da Catherine, ilk başlarda sadece Jules’a ilgi duyar. Bildik kadın kimliğinin çok dışında bir karaktere sahip olan Catherine için hayat, alışıldık sınırların çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. İlk zamanlardan beri Jim’in ilgisinin de farkında olan Catherine, yıllar sonra onunla da bir yakınlaşma içine girer. Catherine’i terketmeyi düşünmeyen Jules’un da varlığıyla bu unutulmaz üçlü, birlikte yaşamaya başlarlar.

Yıl 1959, New Yorker dergisi için çalışan yazar Truman Capote, New York Times gazetesindeki bir makaleye takılır. Yazıda, Kansas eyaletinde vahşice işlenen bir katliam ve aynı aileye mensup 4 kişinin öldürülmesi anlatılmaktadır. Capote, daha önce buna benzer çok haber okumuştur ama nedense bu olayda onu çeken birşey vardır. Dergi yazı işlerini de ikna ederek, olayı araştırmak üzere kendisi gibi dergiye yazan çocukluk arkadaşı Harper Lee ile beraber olayın geçtiğe yere yola çıkarlar. Bu olayın, geçtiği kasaba üzerindeki etkilerinden, görgü tanıklarına ve polis raporlarına dayanarak yazılan öykü, katil zanlıların yakalanması ve ölüm cezasına çarptırılması ile Capote'nin sanıklarla yaptığı görüşmeler ve nihayetinde onlara destek olmak istemesi ile uzadıkça, Amerikan edebiyatının önemli eserlerinden In Cold Blood (Soğukkanlılıkla) adlı romanın da temeli oluşur...


Andy Garcia (When A Man Loves A Woman, Ocean's Eleven) bu özgün ve sürükleyici gerilim filminde yıldızlardan oluşan muhteşem bir kadronun başını çekiyor. Patronu (Christopher Walken - Pulp Fiction) eski gangster Jimmy'ye (Garcia) son bir iş için reddedemeyeceği bir teklifte bulunur. Fakat işler ters gitmeye başladığında Jimmy ve arkadaşları ölümle karşı karşıya gelir. Jimmy'nin, arkadaşlarını ve hayallerinin kadınını (Gabrielle Anwar - Scent Of A Woman) kurtarıp işleri yoluna koymak için sadece 48 saati vardır. Her yerde eleştirmenler tarafından övgüyle bahsedilen KARIŞIK İLİŞKİLER, keyifle izleyeceğiniz benzersiz bir gerilim!

Film, barlar veya keyifsiz daireler dünyasında yakışıklı, Meksikalı bir göçmenle onunla karşılaşan romantik bir asi tembelin izini sürüyor. Yönetmenin işlerine konu olmaya devam eden olağanüstü bir zaman kapsülü.

Los Angeles'ın banliyösündeki bir otelde geçen hikayede, Tom Tom (Jeremy Davies) saf ve masum bir gençtir ve bir sokak kızı olan Eloise’ye (Milla Javovich) deli gibi tutulmuştur. İlişkileri devam ederken bulundukları otelde bir cinayer işlenir, öldürülen çok büyük bir medya kralının oğludur. Otelde bir soruşturma başlar ve FBI tarafından görevlendirilen dedektif Skinner (Mel Gibson) devreye girer. Oteldeki herkes potansiyel suçlu haline gelir. Arkadaşlığın, ihanetin ve karşılıksız aşkın hikayesi…

Bir hayat hikayesi geriye doğru anlatılırsa... Alexander Masters’ın aynı adlı biyografik romanından uyarlanan Stuart: A Life Backwards, Masters’ın sokakta tanıştığı evsiz alkolik Stuart Shorter’ın gerçek hayat hikayesini tersten anlatıyor. Stuart’ın sokaklara düşmesinden başlayıp eski yaşamına çark eden öykü geriye doğru akarken, merak katsayısı da gittikçe artıyor. Film, Tom Hardy’ye BAFTA adaylığı getirmişti

Aynı evde yaşayan iki parlak üniversite öğrencisi Philip ve Brandon 'kusursuz cinayet'in var olduğunu kanıtlamak ve böylecekkendi zekalarını ispatlamak için eski sınıf arkadaşları David Kentley'i iple boğarak öldürürler. Cesedi evdeki eski bir sandığın içine saklayan Brandon ve Philip son derece soğuk kanlı bir şekilde bir akşam yemeği daveti verirler. Üstelik bu yemekte yer alan davetliler arasında, öğretmenleri, Kentley'in ailesi ve nişanlısı gibi isimler vardır. Hiçbir şeyden haberi olmayan davetliler tüm olağanlıkla yemeklerini bitirirken misafirler arasından bir kişi bir şeylerin yolunda gitmediğinden şüphelenmeye başlar.

Nick is desperate, holed up in a cheap hotel, suffering from an ulcer and convinced that a local mob boss wants him killed. Terrified, he calls Mikey, his friend since childhood and a fellow gangster. So begins a long night…

French sailor Querelle arrives in Brest and starts frequenting a strange whorehouse. He discovers that his brother Robert is the lover of the lady owner, Lysiane. Here, you can play dice with Nono, Lysiane's husband: if you win, you are allowed to make love with Lysiane; if you lose, you have to make love with Nono... Querelle loses on purpose.

Sene 1929... Yer, Chicago... Hapishanede bir araya gelen iki kadın... Biri kocasını öldürmüştür diğeri ise erkek arkadaşının ölümüne sebebiyet vermiştir. Kısa süre sonra düştükleri bu mahkumiyet sürecinden kurtulmanın yollarını arayacaklardır. Bu emellerine ulaşmaları için tuttukları avukat ise, cinayet davaları üzerine yaptığı ünle bu çevrelerin en ünlü simalarından biri olacaktır.

Dito, New York'un fakir ve tehlikeli mahallelerinde yaşayan, serseri bir yaşamla farklı arayışların arasında kalmış genç bir adamdır. Sürekli birlikte takıldığı üç arkadaşı arasında en büyükleri olan Antonio'ya sevgi ile birlikte ayrı bir saygı beslemektedir. Fakat Dito, birlikte sokaklarda takılırken yaşadığı hayattan çok daha farklı bir naifliği de içinde barındırır. Özellikle son derece zeki olan kız arkadaşının yanında bu yönünü daha fazla ortaya çıkarabilen Dito'nun hayatı, İskoçya'dan New York'a taşınan arkadaşı Mike sayesinde önemli bir dönemece gelecektir. Sanata çok düşkün olan ve şiir yazan Mike, Dito'ya sokaklar ve şiddetin haricinde de yaşanabilecek keyifli bir yaşam alternatifi sunar. Gittikçe Mike'dan daha çok etkilenen Dito için seçimini yapma vakti gelmiştir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir