
Jed Brophy
Liam Andrews

When a terrified family flees a desolate southern New Zealand farmhouse, two cynical scientists and a young psychic are sent to investigate their claims of a haunting. There they encounter a powerful spirit that will protect the house's secrets at all costs.

Korku sinemasının ustalarından John Carpenter'ı üne kavuşturan filmi "Cadılar Bayramı", ilk cinayetini altı yaşında işleyen bir çocuğun onbeş yıl sonra hapisten kaçarak geçmişini tekrarlamasını anlatıyor. Azizler günü arifesinde işlediği cinayeti hayatının merkezi haline getiren ve sıradan insanları öldürerek adeta sorunlarıyla hesaplaşan gencin hikayesi.

Ed ve Lorraine Warren'in, gözlerden uzak bir çiftlik evinde karanlık varlıklar tarafından dehşete sürüklenen bir aileye yardım etmeğe gelirler. Güçlü bir şeytani varlıkla yüzleşmek zorunda kalan Warren çifti kendilerini hayatlarının en korkutucu vakasıyla karşı karşıya bulurlar.

Küçük oğullarının açıklanamayan bir şekilde komaya girmesiyle sarsılan aile, evlerinde tekinsiz olaylar yaşamaya başlar. Çareyi bir medyumdan yardım almakta bulduklarında ise asıl tehlikenin evde değil, doğrudan kendi geçmişlerinde saklandığını fark ederler.

Karanlık varlıkların peşini bırakmadığı Lambert ailesi, kendilerini ruhlar alemine bağlayan tehlikeli bağı koparmak için geçmişteki çocukluk sırrını aydınlatmak zorundadır.

Medyum Elise Rainier ve ekibi, evinde doğaüstü olaylar yaşandığını söyleyen bir adamın çağrısıyla New Mexico'ya gider. Ancak Elise, araştırmaya gittiği bu yerin kendi çocukluğunun geçtiği aile evi olduğunu fark edince geçmişindeki en karanlık kabusla yüzleşmek zorunda kalır.

Campbell ailesi Connecticut'ın sakin bir köşesine taşındıktan kısa süre sonra, Viktorya tarzı şirin evlerinin rahatsız edici bir geçmişi olduğunu öğrenirler: Evleri akıl almaz olaylara tanık olmuş bir cenaze evinden dönüştürülmüştür; daha da önemlisi evin sahibinin medyum oğlu Jonah, ruhani varlıkların diğer tarafa geçebilmesine fırsat yaratan şeytani bir ulak görevi görmüştür.Şimdi, ölülerle iletişim kurabilen Jonah, masum ve her şeyden habersiz aileyi farklı türde bir dehşete boğmak üzere dönmüştür ve korkunç şeyler olmak üzeredir...

After a family tragedy, Chuck Wilson hopes to start a new life in Ashland Falls with his wife Maria and little sister Elizabeth, but he quickly discovers that the town has a dark history of being haunted by a ghostly woman who drives residents to suicide.

Johnny Smith bir araba kazası ile girdiği komadan tam beş yıl sonra çıkar. Uykuda olduğu dönemde dünya şüphesiz çok değişmiştir. Fakat kısa sürede kendisinde de bazı önemli değişiklikler olduğunu fark eder. Smith bazı olayların ardından medyumluk özellikleri gösterdiğini fark eder. Bu yeni özelliğini bir cinayet davası için kullanmaya başlayınca da ürkütücü deneyimler yaşamaya başlar.

Film, küçük kızlarını trajik bir şekilde kaybeden bir çiftin (John ve Laura Baxter) yaşadığı yas, suçluluk ve doğaüstü olaylar etrafında döner. John ve Laura, kızlarının ölümünden sonra acılarını hafifletmek umuduyla Venedik’e taşınır. John burada bir kilisenin restorasyon işinde çalışmaktadır. Ancak şehirde tuhaf ve karanlık olaylar yaşanmaya başlar.Laura, iki yaşlı kadınla tanışır — içlerinden biri medyumdur ve ölen kızlarının ruhuyla iletişim kurduğunu iddia eder. John ise bu duruma inanmaz, ama zamanla Venedik’te gördüğü kırmızı pelerinli küçük bir figür onu rahatsız etmeye başlar — tıpkı ölen kızına benzeyen bir figür

Öldürülmüş bir kadının ruhu mütevazı bir Chicago evinde dolaşmakta ve umutsuzca onu duyabilecek biriyle, herhangi biriyle temas kurmayı beklemektedir. Beklentisi karşısına 3 kişilik sıradan bir aile olarak çıkar. Ruhla ilk konuşan 6 yaşındaki Jake olur, fakat mantıklı ebeveynleri Tom ve Maggie oğullarının hayali arkadaş fikrine gülerler. Bir partideki hipnoz sonrasında tecavüz edilip öldürülen bir kadının korkunç ve vahşi görüntüleri Tom'un beynini istila eder. Günler geçtikçe Tom ruhani sesler ile geçmişten gelen görüntilerin işgaline uğrar. Kimdir bu kadın?.. Tom, bu kadına gerçekte ne olduğunu araştırmaya karar verir. Gömülmüş kemikler değil, aynı zamanda ölümcül bir teori de açığa çıkmak üzeredir...

Noel akşamıdır. Frank Harrington her yıl yaptığı gibi karısını ve çocuklarını arabayla Noel kutlaması için kayınvalidesinin evine götürmektedir. Ancak bu sene, ilk defa, hayatının en büyük hatasını yapmak üzere olduğunu bilmeden, kestirmeden gitmeye karar verir. Ormanda etrafına ölüm saçan beyaz elbiseli gizemli bir kadın belirir. Yoldaki tabelalar erişilmesi mümkün olmayan bir kasabayı işaret etmektedir. Kilometreler bitmek tükenmek bilmeksizin birbirini izlerken artık Harrington'lar kontrol edemedikleri tek bir arzunun pençesinde kıvranmaktadırlar; izledikleri yoldan kurtulabilmek. Ancak kabus daha yeni başlamıştır... Sinirlerinizi gerecek, vahşi, bir anlamda komik, gece kadar karanlık olan bu filmde sıradan bir ailenin dağılıp yok olmasını soluğunuz kesilerek izleyeceksiniz...

Adli psikiyatr Cara Harding, kişilik bölünmeleriyle ilgili hastalıklar konusunda uzmandır ve çözümü zor olan birçok davanın üstesinden gelmiştir. Kocasının ölümünden sonra kendini tamamen işine veren başarılı doktor, aynı zamanda büyük bir özveriyle kızı Samantha'yı da eğitmeye devam ediyordur. Şimdilerde babasının ricası üzerine yeni bir vakayı incelemeye başlayan Cara, tamamen sırlardan oluşan ve kendi uzmanlık alanına oldukça uyan David isimli bir adamı tedavi edecektir. Fakat durum göründüğü kadar basit değildir... Cara davanın içine girdikçe büyük bir karmaşaya tanıklık edecek, beklediğinden de zor bir işin içerisinde olduğunu fark edecektir. David birden fazla kişiliğe sahiptir ve bunların hepsi birer katildir.

Collingwood ailesi tatil için bir dağ evine giderler. Ailenin kızı Mari, orada Paige ile arkadaş olur. Fakat bir çete tarafından iki arkadaş kaçırılır ve Mari ellerinden kurtulmaya çalışırken vurulur. Çete üyeleri kendilerine sığınacak bir ev ararken tesadüfen Mari'nin ailesinin evini bulur. Herşey ortaya çıktığında failler kurban durumuna düşecektir. The Last House On The Left, 1972 tarihli, Wes Craven imzalı kült korku filminin yeniden yapımı.

Hill House malikanesi sınırlarında meydana gelen paranormal olaylarla nam salmıştır. Evde yaşanan mistik olaylar, Jeffrey Marrow isimli bir profesörün dikkatini cezbetmiştir. Marrow ev ve evdeki ruhlar üzerine deneyle yapmaya karar verir. Deneylerden rahatsız olan ruhlar evin içerisinde yeniden beliriverir. Ruhlarla insanlar arasında oldukça ürkütücü olaylara meydan olacak bir korku süreci başlamıştır. Speed filmiyle tanınan Jan de Bont'un bir roman uyarlaması olan filminin başrollerini Liam Neeson, Catherine Zeta-Jones ve Owen Wilson paylaşıyorlar.

Jonathan Walker'ın (Kevin Conway) amacı, dünya üzerindeki tüm bilgisayarlarlar bağlanabilecek özel bir çip üretmektir Böylece bütün bilgisayarları kontrol edebilecektir Bunun için de Jobe'ı (Matt Frewer) kullanacaktır Ancak bir grup genç hacker, onun planını sekteye uğratır

Evlerinin bir mezarlık üzerine kurulu olduğunu bilmeyen Freeling ailesi kısa zamanda kötü günler geçirmeye başlar.Kötü Ruhlar yani hayaletler bazı özel güçlere sahip evin küçük kızı Carel Annie'yi evdeki televizyon aracılığıyla kendi boyutlarına çekerler.Artık onu kurtarmaya çalışmacak anne ve babasınındır.Ama Carel Annie için zaman gittikçe daralmaktadır.Üstelik şeytan Carel'ı etkisi altına almaya çalışmaktadır.Öfkeli hayaletler tekrar yaşama dönmek için küçük kızın gücünü kullanmak isterler...

Ülkemizde Zombi adı ile vizyona giren korku klasiği 1978 yapımı Dawn of the Dead, zombi filmlerinin babası ünlü yönetmen George A. Romero’nun ‘Yaşayan Ölüler’ serisinin ikinci filmi. Zombi istilasından kaçarken bir alışveriş merkezine sığınan dört kişinin başına gelenleri konu edinen filmde Romero, ilk film Yaşayan Ölülerin Gecesi’nin (Night of the Living Dead, 1968) sahip olduğu politik alt metnin dozunu bir miktar daha arttırıyor.

Paranormal olayları soruşturan araştırmacılardan oluşan bir ekip, karanlık bir geçmişe sahip bir evde meydana geldiği iddia edilen bir dizi rahatsızlığı araştırmak üzere Malezya'nın Fraser Tepesi'nin dağlık bölgelerine doğru yola çıkar.

Salgın bir hastalık Amerika'da yaşayan insanları et yiyen zombilere çevirmiştir. Yaşadıkları şehir zombiler tarafından tam anlamıyla istila edilen bir grup insan çareyi kaçmakta bulur. Diğerlerinin kolay kolay bulamayacağı bir alışveriş marketinde karar kılırlar.Başlangıçta buradaki ortam herkesin hoşuna gider. Ellerinin altında binlerce çeşit eşya bulunmaktadır. Fakat zamanla mağazanın çevresinde biriken zombilerin sayısı artmaya başlar...

Ailesinin katili olarak suçlanan erkek kardeşini aklamak isteyen genç bir kadın, cinayetlerin antika bir aynanın doğaüstü etkisiyle işlendiğini kanıtlamaya girişir. Ancak geçmişin izini sürdükleri bu nesne algılarını adım adım manipüle etmeye başladığında, iki kardeş neyin gerçek neyin halüsinasyon olduğunu ayırt edemez hale gelir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir